Ana Sayfa Blog Sayfa 8

Ghost (Hayalet) Müzikali Zorlu PSM’de Sahnelendi

3

Ah, ne ikonik zamanlardı 90’lar! Şarkıları, dansları, eşsiz benzersiz modası… Hele de o döneme damgasını vuran birbirinden güzel aşk filmleri… İşte onlardan biri de;  “Ghost” (Hayalet) ismiyle Patrick Shwayze‘nin “Sam” ve Demi Moore‘un “Molly” rolleriyle bütünleştiği; hatta o meşhur seramikten çömlek yapma sahnesiyle akıllara kazınan unutulmaz film. Whoopie Goldberg‘ün dünya tatlısı “Oda Mae” karakterine can verdiği eşsiz komedi performansıyla, ilk Oscar heykelciğini kazandığı bu hikayeyi, eminim ki hepimiz büyülenerek izlemişizdir.  İşte o efsane filmin müzikal versiyonu “Ghost The Musical” (Hayalet Müzikali) geçtiğimiz günlerde Zorlu Performans Sanatları Merkezi‘nde (Zorlu PSM) sahnelendi ve izleme fırsatı bulduğum için “İyi ki” dediğim bir deneyim oldu.

ghost-the-musical-hayalet-muzikali-usengec-sef-zorlu-psm

Patrick Swayze ve Demi Moore

Daha önce televizyonda TRT1’de yayınlanan ve Amerikan iç savaşını konu alan, “Kuzey ve Güney” dizisinden tanıdığım Patrick Swayze”yi, 1987’de vizyona giren ve muhteşem danslarıyla herkesi kendisine hayran bırakan “Dirty Dancing“le çok sevmiştim zaten. Henüz bir çocukken, yazlıktaki arkadaşlarımla videosunu durdura durdura “Now I’ve had the time of my life” diye başlayan şarkıda nefeslerimizi tutup, onları tekrar tekrar izleye izleye, dans adımlarına çalıştığımızı hatırlarım. 1990 yılının, yapımcısına en çok kazandıran filmi olan Ghost ile Patrick Swayze kadar, Demi Moore‘un da o sade ve çıtı pıtı hallerine hayran kalmıştım tek kelimeyle…

Ghost’un efsane şarkısı “Unchained Melody”

Hiç unutmam, sinema salonundan, filmin o kalpleri eriten şarkısı “Unchained Melody“nin yumuşacık ve naif melodisini mırıldanarak çıktığımda, “Ay inşallah Blue Jean Dergisinde bu ay bu şarkının sözlerini verirler de hemen alır, ezberlerim” diye geçirmiştim içimden. O zamanlar Google nerdeee! O dönem okulda Fransızca eğitim aldığım için, kocaman İngilizce sözlüğü karıştırarak, şarkının anlamını çözmeye çalışırdım büyük bir heyecanla…

ghost-the-musical-hayalet-muzikali-usengec-sef-zorlu-psm

Ghost Müzikali Zorlu PSM’de

Baştan şunu söyleyeyim: 19 Ekim ile 28 Ekim tarihleri arasında, toplamda 13 performans  ile Zorlu PSM’nin dev salonunda oynanan Ghost Müzikali, o kadar sevildi, o kadar ilgi gördü ki, bunca gösteri sayısı bile kimseciklere yetmedi. Kulaktan kulağa yayılarak, çığ gibi büyüyen bu muazzam beğeni karşısında, sürenin uzatılması için büyük talep geldiğine bizzat şahit oldum ama sanırım ekibin turne programı çok önceden belli olduğu için bu seferlik mümkün olamadı.

ghost-the-musical-hayalet-muzikali-zorlu-psm

3 Tony ödülü adaylığı bulunan bu gösteri, belki yakın gelecekte, yeniden sahnelenir diye umutluyum açıkcası. Bir düşünüyorum da, Zorlu PSM de olmasa, koskoca İstanbul’da böyle bir yapımı misafir edebilecek, başka bir dev sahne de yok, bakar mısınız? İstanbul böyleyse, diğer şehirlerimiz ne yapsın?

ghost-the-musical-hayalet-muzikali-zorlu-psm

Filmi daha önce izleyenler konuya zaten hakimdir ama izlemeyenleri de düşünerek, “spoiler” verip, sürprizi bozmak istemem. (Çünkü diyorum ya, bu müzikal bence ilk fırsatta yine İstanbul’a gelecek, çünkü gelmeli!)

ghost-the-musical-hayalet-muzikali-zorlu-psm

Kendi deneyimimden yola çıkarak şunu rahatça belirtebilirim ki; Sam ve Molly karakterleri aracılığıyla “sınır tanımayan ölümsüz bir aşkı” anlatan, zamanın kült filmi “Ghost”; oyuncularının kusursuz performansı, güzelce kotarılmış kurgusu ve özel efektleri aracılığıyla, tutkusunu izleyenlere iyice hissettiren Zorlu PSM’deki bu müzikal versiyonuyla, beni sanki filmden daha da fazla büyüledi desem yalan olmaz.

ghost-the-musical-hayalet-muzikali-zorlu-psm

Romantik melodiler kadar, müzikal versiyonuna özel bestelenen capcanlı müziklerin ve dansların da hikayenin büyüsüne eşlik ettiği sahne kurgusuyla, tüm izleyiciler bu unutulmaz performansı yine ayakta alkışladık.

ghost-the-musical-hayalet-muzikali-zorlu-psm

Kısaca Ghost Müzikali mükemmeldi ve umarım imkan olur da yine gelirlerse, duyurulduğu anda hemen bilet almaya kesinlikle değer.

Bu arada unutmadan… Zorlu PSM’de 16-17 Kasım’da da Mix Festival başlıyormuş. Baba Zula, Aurora, Polo & Pan gibi müzisyen ve müzik gruplarını seven ve ilgilenenlere onu da bu vesileyle duyurmuş olayım.

zorlu-psm-mix-festival-baba-zula-aurora

Cruise ile Yunan Adaları Gemi Turu

1

70 ve 80’lerin efsanevi dizisi “Aşk Gemisi“yle ve Kaptan Stubing’in karizmatik selamıyla büyümüş bir nesil olarak, “Bir Gemi turu nasıl olurdu acaba?” diye içten içe hep bi’ merak ederiz. İstediğimiz destinasyonları içeren, “Her şey dahil” konseptli” iyi bir gemi turu paketi bulunca, biz de, daha önce hiç yaşamadığımız bir deneyim olsun istedik ve gemi turu ile, Pronto Tour‘un 4 gece – 5 günlük Yunan Adaları “Cruise ” seyahatine katıldık. Kuşadası Limanı’ndan hareketle, sırayla Patmos – Rodos – Girit – Santorini – Pire (Atina) – Mikonos ve Kuşadası‘na uğranılan ilk gemi turumuz oldu bu. “Bavul aç – bavul kapa” derdi olmadan, bunca farklı yeri, ardı ardına görebilmenin konforu gerçekten bi’ başkaymış. Öncesinde “Gemi seyahati sıkıcı olur mu?” derken, umduğumuzdan çok daha eğlenceli geçen bu cruise turu deneyimimizi,  sizlerle de paylaşmayı ve en merak edildiğini düşündüğüm soruların cevaplarını bu yazımda bulabilmenizi istedim. Hazırsanız başlayalım o zaman! 🙂

yunan-adalari-gemi-turları-cruise-usengec-sef-santorini

Kuşadası Limanı’nda Gemi Turu Öncesi

Kendi imkanlarımızla İstanbul’dan İzmir’e uçakla geçtikten ve transfer aracıyla Kuşadaşı Limanı’na vardıktan sonra, artık gemi turumuza başlamaya hazırdık! Tabelaları takip ederek bavul ve pasaportlarımızı teslim edeceğimiz yere ulaştığımızda, eşim de ben de çocuklar gibi heyecanlıydık. Ne de olsa ilk defa bir cruise seyahatine çıkıyorduk.

Öncelikle güleryüzlü yabancı bir ekip tarafından karşılandık. Bavullarımızı listelerinde bulunan oda numaralarına göre etiketleyip, sıraya koydular. “Arzu ederseniz beklemek için Cafe kısmında oturabilirsiniz” dediler. Orada kahvaltı niyetine, hiç umutsuzca aldığım bol kaşarlı tostun tadını hala unutamıyorum. Giderseniz benim yerime de yeyin, olur mu? 🙂

Gümrükten Geçiş ve Pasaportları Teslim Etme Aşaması

Anonslar yapıldığında herkes, sıralı halde bekleyen bavullarının başına geçti ve tek tek gümrükten geçip pasaportlarını damgalattı. Ve işte artık limanda, hemen gemimizin yanındaydık. 210 metrelik bembeyaz renkte ve Ege mavisi detaylarına sahip bu gemiye binmeden önce kurulan standlarda, pasaportlarımızı gemi ekibine teslim edip, karşılığında herkes için özel hazırlanan “Gemi kartları”ndan (Cruise Card) aldık.

yunan-adalari-gemi-turları-cruise-usengec-sef-santorini

Cruise Card Nedir? Ne işe yarar?

Artık pasaportunuz onlarda. Tüm seyahat boyunca, bu “Cruse Card” sizin aynı zamanda hem kimlik, hem anahtar, hem de bir kredi kartı gibi kullandığınız ve asla yanınızdan ayırmamanız ve kaybetmemeniz gereken değerli bir şey. Gemi içinde bir şey satın alırken, bir yemek yerken, bir su bile içerken, hatta odanıza (gemi odalarına “Kamara veya Kabin” deniliyor) girmek için bile okutmanız gereken önemli bir kart. Ben “Her şey dahil” konseptle geldim yine de taşıyacak mıyım demeyin, evet her seferinde, su bile alırken okutulması için istiyorlar.

Durulan limanlarda gemiden inerken ve gezip dolaştıktan sonra, gemiye tekrar binerken de yine bu kartları okutarak geçiyorsunuz. Yolculuğunuzun bitiminde pasaportlarınız geri dağıtılırken, kartlar sizde hatıra olarak kalabiliyor.

Seyahat boyunca gemideki tüm harcamalarınızda cebinizden nakit çıkmadığı için, “Aman hesabımın kontrolünü kaçırmayayım” derseniz, her gün kabin televizyonunuzdan harcamalarınızı inceleyebiliyorsunuz.

yunan-adalari-gemi-turları-cruise-usengec-sef-santorini

“Cruise Gemisi” Değil, Adeta bir “Yüzen Ada”

Cruise gemileri, insana bir nevi 5 yıldızlı otel hizmeti sunuyor. Kocaman gemi, yüzen bir adadan farksız. Broadway tarzı müzikaller, “Cirque du Soleil” benzeri akrobasi showları, dans gösterileri, canlı müzik performansları, gümrüksüz alışveriş mağazaları (Duty Free), A la Carte restoranlar, karaoke bar, spor salonları, casino… Ne ararsanız var, dolayısıyla gemide sıkılmaya pek zaman yok diyebilirim.

Bizim gemi turuna, Pronto Tour ile gelen Türk yolcular arasında, Heybeliada Deniz Okulu ’74 mezunlarından oluşan ve eşleriyle gelen geniş bir ekip vardı. O kadar nezih bir topluluktu ki, çoğu ile tanıştık sohbetler ettik. Çocuklu aileler, balayı çiftleri, bizim gibi yeni yerleri keşfetmeyi sevenler veya sadece kafa dinlemek isteyenler, hep beraber aynı gemide denize açıldık.

yunan-adalari-gemi-turları-cruise-pronto-celesta

“Güvenlik ve Acil Durum Toplantısı”na Katılım Zorunluluğu

İlk gün, tüm personel ve misafirlerin katılmak zorunda olduğu bir güvenlik toplantısı düzenleniyor ve acil durumlara karşı, yapılması gerekenler detaylarıyla anlatılıyor.

Biz de gemiye bindiğimizden”Yaklaşık bir saat sonra, yapılan anonsla, şu saatte, şu salonda toplanıyoruz” denildi ve Türk personel tarafından, acil durumda neler yapılması, nerelerde toplanılması, canyeleklerinin nasıl giyilmesi gerektiği gibi konulara yer verilen bir seminere katıldık. Sonrasında da gemide geçerli kurallar, içinde hangi bölümler olduğu, seyahat durakları ile ilgili bilinmesi gereken detaylar anlatıldı. Başka bir gün güvenlik tatbikatı yapıldı ama bizim son günümüze denk geldiği için ona sadece gemiye daha yeni binenler katıldı.

Yolcu sayısı 1600 civarı ve gemi personeli 550 Kişi. Yani neredeyse her 3 yolcuya bir personel düşüyor. Bu arada, gemide sadece Türkler var sanmayın! Japon’undan Avusturalyalı’sına, Brezilyalı’sından Amerikalı’sına, dünyanın dört bir yanından yolcu bulunuyordu. Özellikle yemek esnasında, pek çok ülkeden yeni yeni insanlar tanıma fırsatı da bulduk. Gemi turu bize aynı zamanda, keyifle görüşmeye devam ettiğimiz güzel dostluklar da kazandırdı.

yunan-adalari-gemi-turları-cruise-usengec-sef-mikonos

Her Şey Dahil Konseptte Gemideki Yemeklerin Lezzeti ve Çeşitliliği Nasıl?

Açıkcası gemi turları için, bu konuda benim gözümü baştan biraz korkutmuşlardı, ama hiç de öyle çıkmadı. Sabah kahvaltısı-öğlen ve akşam yemekleri “Açık büfe” tarzında hazırlanmış. Kahvaltı belki alışkın olduğumuz “kallavi bir Türk kahvaltısı” kadar çılgınca olmasa da bizlere de hitap eden, peynirinden yumurtasına, kruasanından, Yunan usulü peynirli böreğine kadar her şey vardı. Özellikle Yunanlıların “Bougatsa” denilen, içi muhallebili, üstü pudra şekerli, irmikli hamur işi tatlısını mutlaka deneyin derim. Kahvaltının en güzel anları, onunla kapanış yaptığımız zamanlardı desem yalan olmaz.

yunan-adalari-gemi-turları-cruise-usengec-sef-yemek

Öğlen ve akşam yemeklerinde de zeytinyağlı, meze çeşitleri, makarna çeşitleri ve et-balık-tavuk gibi ana yemeklere yer verilmiş ve lezzetleri gayet de yerindeydi. Yemek öncesi o leziz ekmeklere, tereyağlarından da sürüp, güzel bir altlık yapmayı da ihmal etmemiş olabiliriz. Evet şu anda neden diyet yaptığım anlaşıldı! 🙂 Bazı yemek seanslarında barbekü kuruluyor, havuz kenarında açık havada da öğle yemeğinizi alabiliyorsunuz. Hatta bazı akşamlar açık büfe yerine, A la Carte Restaurant bölümünde oturursanız, açık büfeyle uğraşmadan, menüden bizzat kendiniz seçerek de yemeğinizi alabiliyorsunuz. Fikir edinmeniz için, Şefin Tavsiyesi olan örnek bir menüyü yukarıda paylaştım.  Tiramisusundan, dondurmasına, her çeşit tatlınıza kadar hiç bir şeyden geri kalmıyorsunuz. Damak zevkinize uyar uymaz, o kısım size kalmış tabi 🙂

yunan-adalari-gemi-turları-cruise-usengec-sef-girit

Geminin Gösteri Merkezindeki Aktiviteler

Gösteri merkezindeki bütün showlar, tüm misafirlere ücretsiz olarak sunuluyor. 5 çayları, gündüz canlı müzikler, casino, gece barları derken, farklı farklı bölümlerde gün boyunca keyifli zaman geçirmeniz mümkün. İşte Sirtaki danslarıyla devam eden Yunan akşamından bir kare…

yunan-adalari-gemi-tur-cruise-show-eglence

Gün içinde, bakıyorsunuz, bir yanda bir grup, kağıttan çiçek yapmayı öğreniyor, diğer yanda birileri havuz katında güneşleniyor. Hangisine katılmak isterseniz keyfiniz bilir. Ya da çıkın güverteye, kurulun rahat bir sandalyeye… Masmavi denizi ve  ardınızda bıraktığınız bembeyaz dalgaların köpüklerini izleyerek gidin. O da olmadı, benim gibi kamaraya geçip, yeni durağınıza kadar enerji toplamak için, biraz dinlenmeyi seçin.

Karaoke bar özellikle gençlerin buluşma noktası. Uzak doğulu gençlerin, meşhur Boy Band’lerin İngilizce şarkılarını tüm ciddiyetleriyle söyleme çabalarını bi’ görmeniz lazım. Mesela “Backstreet Boys”dan “Show me the meaning of being lonely”yi bir de böyle dinleyin, bakalım bir daha aynı romantik hisleri duyabilecek misiniz? Hihihi

Deniz Tutması Oluyor mu? Gemilerde sağlık ve hijyen kuralları

Deniz tutması konusu da gemi yolculuğu öncesi çekindiğim bir şeydi. Havanın seyahat boyunca açık ve rüzgarsız olması ve büyük gemilerde bulunan hidrolik stabilizatör denilen ve  geminin dalgalarda “yalpalamasını” minimuma indiren bir sistem sayesinde, rahatsızlık verecek bir sallanma yaşamadığımız için, Allah’tan böyle bir sıkıntımız olmadı. Ama siz yine de tedbirli olayım derseniz, yanınıza bulantı önleyici bir ilaç da alabilirsiniz.

Unutmadan… Gemi turuna kabul edilmeden önce bir sağlık belgesi dolduruyorsunuz. İçeride de bu konuya dikkat ediliyor ve mesela yemek yemek üzere, restorana girerken ellerinize antiseptik sıkıyorlar. Geminin içinde bir de revir bulunuyor.  Allah muhtaç etmesin ama herhangi bir rahatsızlık durumunda yüksek bedeller ödemek zorunda kalmamak için, önceden acentenize sağlık sigortası yaptırmanız doğru bir hareket olabilir.

yunan-adalari-gemi-turları-cruise-usengec-sef-mikonos

Pronto Tour ile 4 gece-5 gün Yunan Adaları Gemi Seyahati Programı

Dediğim gibi Kuşadası’ndan başlayıp, yine Kuşadası’nda biten bu 4 gece – 5 günlük gemi turunda, toplamda 4 ada Patmos – Rodos – Girit – Santorini – Mikonos‘a ve Yunanistan’ın başkenti Atina‘nın Pire limanına uğradık. Her durağımızda geçirilecek süreler farklılık gösteriyordu. Bunu zaten en baştan bir program olarak size veriyorlar. Neyin ne kadar süreceğini baştan herkes biliyor. Zaten ertesi günün programı olan gemi aktivite ve liman bilgilendirme gazetesini, her gün odanızın kapısının altından atıyorlar. Günlük olarak da bilgilendiriliyorsunuz yani. İçinde, gidilecek yerle ilgili küçük tavsiyeler de oluyor, onu yanınızdan ayırmazsanız bayağı faydasını görebilirsiniz.

yunan-adalari-gemi-turları-cruise-usengec-sef-mikonos

Diyelim ki Patmos adası’nda 4 saatiniz var, o süre dolmadan, muhakkak gemiye geri dönmeniz lazım. Bu konuda yolcuları sıkı sıkı tembihliyorlar. Aksi takdirde “Gemiyi kaçırmanız durumunda, akşama gemide yapacağınız Sirtaki dansını, kendi başınıza Patmos limanında yaparken bulabilirsiniz kendinizi” diye bir espri yaptılar ki aslında gerçekti; işte bu örnekle, herkes konunun ehemmiyetini iyice kavradı. Kimsecikler gemiye geç kalma riskini almadı, alamadı 🙂

yunan-adalari-gemi-turları-cruise-usengec-sef-santorini

Gemi Turundaki Seyahat Noktalarında Nasıl Geziliyor?

Arzu edenler gemiden indikten sonra kendi imkanlarıyla limanı ve civarını geziyor. Yakın mesafe yerlere araç veya motorsiklet kiralayanlar, canı istediği bir plaja veya tarihi-turistik yerlere kendi olanakları dahilinde gidip gelenler olabiliyor. Arzu edenler de, ekstra ücrete tabii olarak, gemi şirketlerinin düzenlediği turlara katılabiliyor ve bulundukları yerin en ikonik noktalarına götürülüp gezdiriliyor. Tur rehberlerinden, bu gezi esnasında dağıtılan kulaklıklar sayesinde anlık bilgiler de alıyorlar.

Mesela Mikonos’da geminin “pakete dahil bir yürüyüş turu” vardı. Limandan transfer otobüsleriyle Mikonos merkezine getirildik. Sahil yolu ve ara sokaklarda grup halinde dolaşırken,  dağıtılan kulaklıklarla tur rehberimizin Mikonos hakkında anlattığı bilgileri dinleyip, ben de anında kendi takipçilerime instagramda yaptığım yayınlarla anlatmıştım. Gittiğimiz yerleri öncesinde kendimiz araştırsak da, bilen birisinden o anda dinleyerek gezmenin tadı bi’ başka oluyor tabi.

yunan-adalari-gemi-turları-cruise-usengec-sef-rodos

Ekstra Ücretli Şehir Turlarına Katılırsanız Ne Oluyor?

Ücretli tura katılacağınızı belirterek kayıt yaptırdığınızda, önceden saat kaçta geminin neresinde buluşulacağını biliyor ve orada hazır oluyorsunuz. Mesela Atina‘ya gittiniz diyelim… Tur rehberleri sizi grup halinde Pantheon Tapınağının bulunduğu Akropolis gibi veya ponponlu ayakkabıları ve etekli uniformalarıyla meşhur Efsun askerlerinin tören yaptığı Syntagma Square gibi yerlere götürüp, oralar hakkında tarihi ve genel bilgiler de verip, geri getiriyorlar, kendiniz uğraşmamış oluyorsunuz.

Gemide İç Kabin ve Dış Kabin Ne Demek?

Gemilerde farklı kategorilerde kabinler bulunuyor. En uygun fiyatlılar, tahmin edeceğiniz gibi “İç kabinler“. Dışarı bakan bir pencereleri olmadığı için, hiç deniz vs. görmüyor. Her tarafı kapalı yani. Eğer klostrofobikseniz yani” kapalı alan” fobiniz varsa, bunu seçmeye hiç yeltenmeyin derim. Ama “Benim için sorun değil, uyumadan uyumaya gireceğim zaten odama” derseniz de, siz bilirsiniz.

Daha pahalı olan Dış kabinlerin ise bir penceresi var, arzu ederseniz dışarıyı görebiliyorsunuz ama bu pencereler açılmıyor. Sabah uyandığınızda gelinen limana odanızdan da bir bakabiliyorsunuz veya gemi yoldayken denizi izleyebiliyorsunuz. her şeyi geçtim, içeri gün ışığı giriyor en azından. Kapalı alandan hazetmeyenler için bence bu daha tercih edilebilir kabin tipi.

yunan-adalari-gemi-turları-cruise-usengec-sef-oda

Hem iç hem de dış kabinler; TV, telefon, kasa, klima ve saç kurutma makinesi ve priz gibi, seyahette ihtiyacınız olabilecek şeylerin en kompakt şekilde bir arada bulunduğu odacıklar şeklinde. Tüm odalarda, kendinize ait minik bir tuvalet ve duşunuz var. Her gün odanıza gelip yatağınızı topluyor, genel oda ve banyo temizliğinizi yapıyorlar. Bir de her gün yatağınızın üzerine havlulardan yaptıkları öyle sevimli karakterler var ki, sayelerinde havlu sanatında kuğu yapmaktan öteye gidemeyen bizdeki housekeeping’lerden artık daha yaratıcı şeyler bekler hale geldik. Bakar mısın ama, haksız mıyım? 🙂

gemi-turları-cruise-havlu-sanat-housekeeping

Arzu edenler için diğerlerinden de pahalı olan VIP kabinler de mevcut. Bunlar balkonlu kabinler… Kendi odanızın balkonunda manzaranın tadını çıkarabiliyorsunuz. Ama zaten odanızdan çıkıp, gemideki 8 asansörden birine binerek de, güverteye çıkıp aynı manzarayı yine de izleyebilirsiniz. İşte benim deniz havası alırken, gemi güvertesindeki keyfim… Darısı “Maşallah!” diyenlerin başına!

yunan-adalari-gemi-turları-cruise-usengec-sef

Gemi Yolculuğuna Çıkacaklara Son Bir Tavsiye Daha

Aylardan Yaz bile olsa mont, ceket, hırka, şal gibi bir şey bavulunuzda olsun

Açık havada seyahat ederken soğuk olacağını zaten tahmin ediyorsunuzdur ama gemi içindeki gösteri salonu, restaurant gibi toplu zaman geçirilen yerler, sanırım hijyen sebebiyle, oldukça soğutulduğu için, içeride de üşüyebiliyorsunuz. O yüzden yanınıza illa ki bir kazak veya mont yada şal almanızı tavsiye ederim. Bizdeki örnekte; gideceğimiz adalarda hava sıcaklığı 30 C dereceler göstermesi nedeniyle, eşimin “Abartmasaydın canım, cekete ne gerek var?” demelerine rağmen, bavulumda en alta güzeeelce serdiğim sweatshirt’üme, normalde de çabuk üşüyen birisi olarak, gemi içindeki salonlarda ihtiyaç duyduğum için, “Oh! İyi ki de yanıma almışım” dedim. 🙂

Çiğdem Akın MBFW Istanbul Moda Haftası Defilesi

0

Türkiye’ nin en önemli moda etkinliklerinden biri kabul edilen MBFW Istanbul Moda Haftası‘nın 12. sezonu, 11-14 Eylül 2018 tarihleri arasında Zorlu Performans Sanatları Merkezi‘nde (Zorlu PSM) gerçekleşti. Eskiden Mercedes-Benz Fashion Week (MBFW) Istanbul‘u, hatta Milano‘yu bile bizzat yerinde ve yakından takip edip, izlenimlerini sizlere de aktarırdım hatırlarsınız. Artık sadece bir-iki tasarımcı arkadaşımın koleksiyonunu merak ediyorum. Onlardan birisi de her zaman ilham aldığı derin bir hikayesi ve koleksiyon yaratım aşamasında kullandığı sıra dışı kuplar sayesinde, zamansız ve her bedene uyan parçalar ortaya çıkaran Modacı Çiğdem Akın. Bu kez güzel bir süprizle, kızı Ayşe Akın ile birlikte ortaya çıkardıkları CHA markasıyla karşımıza çıktı ve “Ukte” ismini verdikleri 2019 İlkbahar/Yaz Koleksiyonunda, 16-25 yaş arası gençler için tasarladıkları plaj giysilerini modaseverlerle buluşturdu.

çiğdem-akın-moda-haftasi-mbfw-istanbul-cha

Çiğdem Akın’ın kızıyla kurdukları CHA markasının ilk koleksiyonuna neden “Ukte” ismi verilmiş?

Aslında kızıyla birlikte yeni bir marka yaratmayı uzun zamandır hayal ediyormuş. Bir yandan da Çiğdem Akın markası için tasarladığı koleksiyonlarla, moda camiasının hızına yetişmeye çalışırken, uzun zamandır ertelenerek, adeta içinde ukte kalan bir konuyu, artık hayata geçirmeyi başardığı için “Ukte” ismini verdikleri koleksiyon, mayodan plaj aksesuarlarına, kimonolardan plaj elbiselerine geniş yelpazede ürünlerden oluşuyor.

çiğdem-akın-moda-haftasi-mbfw-istanbul-cha

CHA’nın “Ukte” koleksiyonu kimlere hitap ediyor?

Aslında 16-25 yaş arası gençler için hayal edilse de, aslında stil sahibi, geçmişiyle bağlarını koparmamış, modern, zevkli ve kendini genç hisseden herkes için olmuş bu koleksiyon.

çiğdem-akın-moda-haftasi-mbfw-istanbul-cha

Çintemani Deseni

Özel olarak hazırlanan baskılı kumaşlarda klasik desenleri modern bir anlayışla yorumlamışlar. En çok da Osmanlı döneminde padişah ve şehzadelerin kostümlerinde sıkça yer verilen ve gücü simgeleyen “çintemani” desenine rastlıyoruz koleksiyonda. Üçgen şeklinde konumlanmış 3 daire formundan oluşan bu desende,  gönül gözü – akıl gözü ve dünya gözü kavramları imgeleniyor ve bunlar aynı zamanda bereketin, üremenin ve uğurun da simgesi olduğu belirtiliyor.

çiğdem-akın-moda-haftasi-mbfw-istanbul-cha

Çiğdem Akın ve kızının markası CHA’nın Ukte Koleksiyonunda Neler Var?

Koreografisini her sene olduğu gibi Ferhan Aral’ın gerçekleştirdiği defilede, CHA’nın genç ruhu yansıtan marin konseptli parçalar arasında pamuklu elbiseler, pijama görünümlü gömlek ve pantolonlar, modern kimonolar, plajda mayo üzerine giyilen havlu kaftanlar göze çarpıyor.

çiğdem-akın-moda-haftasi-mbfw-istanbul-cha

çiğdem-akın-moda-haftasi-mbfw-istanbul-cha

(Photo Credit: Levent Kulu – Evren Kalinbacak/Getty Images for IMG)

Givenchy L’Interdit Parfüm ve Audrey Hepburn

3
Photo by Sarper Kesim

Audrey Hepburn… Narin duruşu sayesinde, maskülen de giyinse feminenliğinden ödün vermemesi ve hala bir o kadar zarif ve asil görünmesiyle, o bir ikon. Rivayete göre bir gün, Modacı Hubert de Givenchy‘den kendi gardrobunu tasarlaması için randevu alıyor. “Hepburn” soyadını görünce, “Katherine Hepburn” gelecek diye umutlanan Givenchy, karşısında Audrey’i görünce  bayağı bir bozulup, fyuvarlak hatlardan uzak, bu son derece zayıf hanım için, hayalindeki gibi kadınsı bir şeyler ortaya koymasının imkansız olduğunu söylüyor. Audrey kendisini bu önyargısı için sonradan nasıl pişman ediyorsa artık, hayat boyu sürecek bir arkadaşlığa ve profesyonel ortaklığa, ilk adımı orada atıyorlar. Bu özel bağ, Givenchy Modaevinin geleceğine yön veriyor ve ilham meleği olan Audrey için özel bir parfüm tasarlanıyor. Yine rivayete göre Hubert de Givenchy kokuyu ticarileştirmek için izin istediğinde Audrey ona “Je vous l’interdis!” (Sana bunu yasaklıyorum!) diyor. İşte 1957’de Givenchy’nin ilk cesur kokusu olan L’Interdit (Yasak) , şimdi 2018’de “özgürlüğe bir davet” misyonuyla yenilenen formülüyle karşımıza çıkıyor.

audrey-hepburn-hubert-de-givenchy-l'interdit

Geçtiğimiz hafta gerçekleşen ve kurgulanmasındaki detaylardan keyif aldığım bir lansman davetinde de ben bu hikayeyi öğrenip, işte şimdi sizlere de aktarıyorum. Normalde bu tarz lansmanlarda tanıtımı yapılacak yeni ürün her neyse, davet mekanının her yerine serpiştirilmiş olur ve girer girmez kendisiyle tanışır/tanıştırılırsın. İlginç olanı ise, bu kez ortada hiç bir parfüm şişesinin olmamasıydı. O ilk buluşma anının büyüsünün bozulmaması için, sunum öncesi tanışmamız bi’ nevi “Yasak”lanmıştı adeta.

givenchy-linterdit-parfum-audrey-hepburn-teha-kozmetik

1957’de Audrey Hepburn için tasarlanan o ilk L’Inderdit parfümünün sıkıldığı bir Givenchy eşarpla buluştum ilk başta. Zaman içinde gelinen formülü karşılaştırmak için, 5 duyuya dokunan, anlamlı bir deneyim oldu bu.

Sonrasında da yasak bölgelere girilmemesi için girişine konulan “D’ont Cross the Line” (Çizgiyi Geçmeyiniz) uyarısının, tam tersine, kişiyi “sınırlarını aşmaya” cesaretlendiren bir mesajın ardındaki L’interdit parfümle, ilk tanışmamızı gerçekleştirdik. İnce düşünülmüş lansman diye, ben buna derim. 🙂

givenchy-l'interdit-parfum-usengec-sef-teha-kozmetik

“Özgürlüğe giden kapının anahtarı Cesarettir” mottosunu kadınlara hatırlatmayı amaçlayan ve “Bazen tek engel ya da tek yasak kendi içimizde olandır” ve “Sizi yasakların ve özgürlüğün getirdiği heyecanı tatmaya davet ediyoruz” diyen yeni L’interdit ile, beyaz çiçek notalaro ile odunsu notaların “yasak” birleşimiyle, zıtlıktan ilham alan zarif bir koku ortaya çıkarmış Givenchy.

givenchy-l'interdit-parfum-ciceksi-lansman-teha

L’Interdit içeriğindeki beyaz çiçek buketi, portakal çiçeği, yasemin ve sümbülteberin müthiş uyumundan oluşuyor. Beyaz notalara zıt olarak, formülündeki vetiver ve paçuli topraksı koyu notaları oluştuyor.

Benim gibi kullandıktan hemen sonra, başını ağrıtmayan parfüm bulmakta zorlananlardansanız, Sephora’larda satışa çıkan Givenchy L’Intedit’yle siz de bir tanışın bakalım, bu güzel hikayeyi de düşünerek önce güzelce bir test edin. Sonra kendinizi Audrey Hepburn gibi hissedeceksiniz. 🙂

Uzman Diyetisyen Ceylan Akiş’ten Diyetin Püf Noktaları

0

Herkese Merhaba! Yazın rehavetiyle, yok bayram izinleriydi, yok deniz tatilleriydi, yok memleket ziyaretleriydi derken, sınırsızca yedik-içtik değil mi? Oh! Afiyet şeker olsun hepimize! Eh! O zaman şimdi artık şehre döndüğümüze göre, sıra geldi bir an önce hayatımıza çeki düzen vermeye! Bunun da ilk adımı sağlıklı beslenme ile kilomuzu şöyle güzeeelce bi’ olması gereken noktaya taşımak. Ben ve eşim, her sene olduğu gibi, tatil dönüşü yine hemen soluğu, Sevgili Uzman Diyetisyen Ceylan Akiş‘in ofisinde aldık. Çünkü biliyoruz ki; Her isteğini yersen, her istediğin giyemezsin! Maalesef öyle! 🙂 Bunun da ötesinde, sağlığımız için kilo kontrolü yapmamız hayati önem taşıyor. Sizleri de düşündüm ve Uzman Diyetisyenimizden bu konuda güzel tüyorlar da aldım. Haydi röportajımızı keyifle okuyun ve hayata geçirmeye bugünden başlayın! Ben diyetime başladım bile! Şimdi sıra sizde!

Bayram ve yıllık izinler sağolsun! Çoğunu tatillerde geçirip, harika anılar ama sevimsiz fazlalıklarla, işte bir Yaz mevsimini daha bitirdik. Şimdi bize bu fazlalıklar henüz vücudumuza oturmadan ve giyinmeyi tam bir zulme çevirmeden, güzel, sağlıklı ve kalıcı bir şekilde kurtulmak için neler önerirsin?

Öncelikle kesinlikle bir sonraki Pazartesiyi beklemeden hemen bu dakika itibariyle aksiyona başlayın derim. Yani eğer yarın diyete başlıyorum bugün nasılsa serbestim diye koca bir dilim keki mideye indirmek üzereyseniz, olay mahalini derhal terkedin. Çünkü siz erteledikçe kilolarınız vücudunuzu daha da benimseyecek ve terkederken de her türlü zorluğa başvuracaklardır.

Kendinize güzel bir plan yapın ve yemekten hoşlandığınız sağlıklı besinlerin listesini çıkarın. Hiç vakit kaybetmeden alışverişe çıkıp (çikolata ve pastane reyonunu es geçerek ) listenizdeki tüm yiyecekleri tamamlayın. Tüm öğünlerinizde ne yiyeceğinizi aşağı yukarı planlayın, son dakika sürprizlerine ve açlık krizlerine yenik düşmeyin. Özellikle kan şekerinizi düzenleyen ve ana öğünlerde çılgınca yemenizi engelleyen, sağlıklı ara öğünleri unutmayın. Ara öğünler diyetlerin en keyifli kısımlarıdır kendinizi bir avuç kuruyemiş ve latteyle şımartıp akşam yemeğine keyifle oturun. Eh! Bir de porsiyonları küçültüp, bol su tüketimini de eklersek “Güle güle pis yağlar!” diyebiliriz.

diyet-listesi-diyetisten-tavsiye-ceylan-akis

Peki “Hızlı alınan kilolar, hızlı verilir” diye bir kural var mıdır?

Genellikle bu kural gecerli olmak üzere, her şey sizin kendi metabolizmanızda biter. Eğer kilo verirken dirençli bir yapınız varsa, ne kadar çabuk alırsanız alın, veriş hızınız yine size özgü olacaktır. O zaman ne yapmalıyız dersen, önlemi önceden alıp kontrolü elden bırakmamak en doğrusu olacaktır.

Zaten kontrolü elden bırakmamak, aslında kilo korumanın da anahtarı gibi. Doğru mu?

Evet çok doğru bir tespit aslında. Maalesef insanlar diyet olayına sanki bir süre yapılıp, sonrasında prensipleri tamamen rafa kalkacak bir süreçmiş gibi yaklaşıyor. Aslında diyet dediğimiz şey; “Sağlıklı beslenme” biçimidir ve size özgü küçük değişikliklerle, genel sağlık kurallarına uygun olarak benimsediğiniz bu prensipleri tüm yaşantınızda uygulamanız gerekmektedir. Ancak o zaman hem sağlığınızı hem de kilonuzu korumanız ve mutlu olmanız mümkün olacaktır.

İyi ama diyet yapmak bazılarımızı, hem çok sıkar, hem de mutsuz eder. Kısıtlamalar bir süre sonra hayatı iyice sıkıcı yapmaya başlar. Yok mudur şöyle yasaksız, kısıtlamasız bir diyet programı?

Aslında bu iş, tamamen sizin sağlıklı beslenmeye nasıl baktığınızla alakalı. Sağlıklı beslenme vücuda sağlıklı besinler almanın yanında, ruhu da beslemeyi içerir. Ve ruhlarımız bazen çok da sağlıklı kategorideki besinleri istemez. İşte o zaman orada kişinin kendisini çok kısıtlayıp sonrasında önüne geleni kontrolsüzce tüketmesi yerine, normal bir porsiyonda yemek istediği her ne ise yeyip, sonra sağlıklı beslenme yolcuğuna devam etmesi, yapabileceği en doğru şey olacaktır.

Gerekirse sonraki öğünlerde bu yaptığı kaçamağı dengeleyerek ya da porsiyon ayarlamaları yaparak, her şeyi tüketerek formda olmak mümkündür. Her zaman söylediğim bir söz vardır: “İnsanları şişmanlatan; canları çok istediğinde veya özel günlerde tükettikleri besinler değil, rutinlerinde yani geri kalan çoğu zamanda tükettikleri besinlerdir.” O yüzden genel olarak sağlıklı beslenirken küçük kaçamaklara elbetteki yer vardır. Ama eğer kaçamak dedikleriniz bir gün tüm hayatınızı ele geçirir ve “rutinleriniz” haline dönüşürse, işte o zaman şişmanlama ve buna bağlı hastalıklar kaçınılmaz olacaktır.

diyet-listesi-diyetisten-tavsiye-ceylan-akis

Hayatta her şeyde olduğu gibi burada da önemli olan “Denge”. Peki diyete başlamak isteyen sevgili takipçilerime birkaç motivasyon tüyosu verebilir misin?

Tabi ki seve seve.:)

  • Öncelikle değişimi ve hatalarınızı düzeltmek isteyen kişi “Siz” olun!
  • Zayıflamanın ve sağlıklı beslenmenin sizi ne kadar iyi hissettirdiğini kendinize hep tekrar edin.
  • Sosyal medyada takip ettiğiniz, sizi yoldan çıkartıcı yemek sayfalarını bir süre askıya alın.
  • Evinizde sizi uyarabilecek, zaafınız olan zararlıları kesinlikle evden çıkarın. “Dolapta 1 kutu en sevdiğim çikolata var ama ben asla yemiyorum” dediğiniz son seferi hatırlayın.
  • En önemlisi de sizin de duyguları ve yanlışları olabilen bir insan olduğunuzu unutmayın.
  • Yediğiniz en ufak yanlış besinde kendinize kızıp daha büyük yanlışlıklara sürüklenmeyin.
  • Hemen toparlanın, yanlış yapabileceğinizi ve bunun çok normal olduğunu kendinize tekrar edin ve DEVAM EDİN!

Evet değerli okuyucularım… Ben 2 gün önce çok motive bir şekilde diyetime başladım ve kendimi şimdiden çok iyi hissediyorum. İhtiyacınız varsa haydi darısı sizin de başınıza!

Instagram’dan da beni ve diyet serüvenimi takip etmek isterseniz hesabım: UsengecSef

Beslenme Uzmanı/ Uzman Diyetisyen Ceylan Akiş İletişim Bilgileri

Adres:  Mısra Sokak, No:5 Emel Apt. D:1 Feneryolu, 34724 Kadıköy/İstanbul

Tel: (0531) 868 88 52

Instagram: Ceylight

Web: www.ceylanakis.com.tr

CEPTETEB’den Bayram Tatili Öncesi İki Fırsat Birden!

0

Çok sık seyahat eden biri olarak, daha konforlu olduğu ve daha kısa sürdüğü için uçak yolculuğunu tercih edenlerdenim. Ancak özellikle tatil veya bayram başta olmak üzere, çok yoğun olduğu dönemlerde, havaalanlarındaki güvenlik kontrol ve pasaport sıraları çoğu zaman çılgınca kalabalık olabiliyor. Saatler sürebilen o kuyrukta beklemek yerine, “Ah! Keşke bir hızlı geçiş imkanı olsa da,hemen içeri geçip, şöyle rahat koltuğumda çayımı-kahvemi içsem” diye düşünenlerdenseniz, bunun da yöntemi: “Fast Track” yani “Hızlı Geçiş” satın almak. Peki şimdi size, Sabiha Gökçen Havalimanı‘nda Hızlı geçiş (Fast Track) imkanından “ücretsiz” yararlanmanın yönteminin  cep telefonuna indireceğiniz CEBTETEB uygulaması olduğunu söylesem? Hatta havalimanındaki Workinton Ofisi’ni de ücretsiz kullanabiliyorsunuz desem?

Evet! Hazır Bayram öncesi… İşte size müjdem! Bayram tatili süresince Sabiha Gökçen Havalimanı’ndan seyahat edeceklere CEPTETEB’den iki büyük sürpriz var. CEPTETEB’liler, Sabiha Gökçen Havalimanı’nın Fast Track özelliğiyle hem hızlı geçişten, hem de havalimanında bulunan Workinton Ofisi’nden ücretsiz yararlanabiliyor.

CEPTETEB’in Ücretsiz Fast Track Özelliği Nerelerde Hızlı Geçiş Avantajı Sağlıyor?

QR kodunu oluşturarak, oldukça kolay bir şekilde hızlı geçişten yararlanabilen CEPTETEB’liler, Sabiha Gökçen havalimanındaki CIP geçiş noktalarını kullanarak; Terminal ana girişi, İç Hatlar Gidiş Güvenlik kontrolü, Dış Hatlar Gidiş Güvenlik ve Pasaport Kontrolü ve Dış Hatlar Geliş Pasaport kontrolü olmak üzere toplam 4 (dört) noktada hızlı geçiş yapabiliyor.

cepteteb fast track 1

Ücretsiz Fast Track için CEPTETEB’de QR Kodu Nasıl Oluşturulur?

QR kodu oluşturmak çok kolay! CEPTETEB Mobil Uygulaması’nı açıp, sağ altta yer alan “Cüzdan” menüsünü tıklayıp, açılan menüde “Fast Track-Sabiha Gökçen”  butonuna tıklamanız ve iç/dış hat uçuşuna göre QR kodunu oluşturmanız yeterli.

CEPTETEB’in Ücretsiz Fast Track Özelliğinden Ailece Faydalanabilir miyiz?

Artık bu hem pratik hem de ücretsiz hızlı geçiş sayesinde, tatil keyfine daha ilk adımdan başlayabilirsiniz. Aile boyu öncelik özelliği ile CEPTETEB’lilerin aile fertleri (2 yetişkin ve 18 yaş altı çocuklar) de hızlı geçiş hakkından yararlanabiliyormuş.

cepteteb fast track workinton 2

CEPTETEB’in Ücretsiz Fast Track imkanıyla Hızlı Geçiş Sonrası “Workinton Ofisi”ni de Ücretsiz Kullanmak Mümkün

Fast Tack özelliğiyle hızlı geçişten sonra Workinton’da kahvenizi yudumlarken uçağınızı bekleyebilirsiniz. İsterseniz açın diz üstü bilgisayarınızı, işlerinizi halledin, maillerinizi kontrol edin. Üstelik Workinton ofisini ziyaret edenleri bir de sürpriz bekliyor.

Ücretsiz Fast Track ve Workinton imkanından faydalanmak için ne yapmalıyım?

Bu arada unutmadan… CEPTETEB ile Sabiha Gökçen ayrıcalıklarından ücretsiz yararlanabilmek için, bir gün öncesine kadar CEPTETEB’li olmanız yeterli.

CEPTETEB müşterisi olmak için, başvuru linkine buradan ulaşabilirsiniz.

Mandarin Oriental Bodrum – Lüks, Konfor ve Prestijin Adresi

0

2015 yılında, ilk kez konakladığımızdan beri, eşimle aklımızdan hiç çıkmayan bir resort otele gidiyoruz bugün sizinle. Hazır mısınız? Öyle bir otel ki, onu tarif etmek için lüks, prestij ve konfor kelimeleri yetersiz kalıyor desem yeridir. Audi tarafından, bu gezimizde bize özel olarak tahsis edilen ve o kıpkırmızı rengiyle Bodrum güneşi altında ışıl ışıl parlayarak, her görenin gözlerini kamaştıran, yepyeni A3 Model Cabrio aracımıza atlayıp, Bodrum Yarımadası‘nın kuzey kıyısında bulunan Göltürkbükü‘ndeki Cennet Koyu‘nda yer alan Mandarin Oriental Bodrum‘a varıyoruz. Haydi hemen check-in yapıp, o eşi benzeri olmayan odaya yerleşelim bir an önce! 🙂

mandarin-oriental-bodrum-en-luks-otel

Güya geçen seneden tecrübeliyim… Buradaki “welcome teras”ın manzarasında, masmavinin ve yemyeşilin eşsiz birlikteliğinin üzerine, koca bir kış boyunca hasret kaldığım güneşin bir mücevher misali yansıması karşısında, yine nutkum tutulmadan edemiyorum.

mandarin-oriental-bodrum-audi-a3-cabrio-usengec-sef

Adım attığınız andan itibaren bu otelde tüm detaylar, insana kendini iyi hissettirmek için kurgulanmış sanki. Yok yok, vazgeçtim, bence hemen odaya geçmek için acele etmeyelim ve önce biraz burada olmanın keyfini çıkaralım. Zeytin ağaçları ve çam ormanları arasında derin bir nefes almak ve başımdan geçen tüm sağlık sorunlarına rağmen, şu anı yaşayabildiğime şükretmek üzere, burası bence biçilmiş kaftan 🙂

mandarin-oriental-bodrum-deniz-usengec-sef

Doğayla tam anlamıyla iç içe; bir milyonun üzerinde bitki, çiçek ve ağaçla donatılmış, cennetten bir köşe burası… 600 dönümlük büyük bir yamaç üzerine kurulan Mandarin Oriental Bodrum‘un hem otel, hem de residence bölümlerinden oluştuğunu ve otelde her biri güneşlenme alanı, teras veya balkona sahip, çoğu özel bahçeli ve kendine ait sonsuzluk havuzları da bulunan 109 oda ve suit bulunduğunu bir önceki yazımda anlatmıştım hatırlarsanız.

mandarin-oriental-bodrum-cennet-koyu

Otelin bağlı bulunduğu ve 25 ülkede toplamda 44 oteli işleten Uzak Doğu kökenli Mandarin Oriental Hotel Group, pek çok kereler sunduğu üstün hizmet sayesinde, turizm alanında en prestijli ödüller kazanmış bir oteller zinciri. Sektörde zirveyi temsil eden bu derece kaliteli, lüks ve ayrıcalıklı hizmetin karşılığında, otelin oda fiyatları da doğal olarak en üst seviyede.

mandarin-oriental-bodrum-usengec-sef

Saflığı, mutluluğu ve aşkı simgeleyen bembeyaz orkidelerle bezenen lobiden odamıza geçerken, otelin ahşap ağırlıklı tarzına hayran olmamak elde değil. İşte yine özelliklerini anlata anlata bitiremediğim 72 metrekarelik odamızdayız. Giysi odasına eşyalarımızı yerleştirmek bile büyük zevk burada:)
mandarin-oriental-bodrum-oda

Lüks segmetteki otellerin şahı sayılan mandarin Oriental Bodrum’u bir de benim perspektifimden gezmek isterseniz videosu işte tam da burada

Şu andan itibaren, ister kendi özel terasındaki şezlonglarda sessizlik ve dinginliğin tadını çıkarın, ister kitabınızı okuyun, isterseniz dev ekran Bang&Olufsen televizyonlardan birinin karşısına kurulun ya da tek düğmeyle hazırladığınız mis gibi Nespresso’nuzu yudumlayın… Tercih tamamen sizin! 🙂

mandarin-oriental-bodrum-oda-teras

Aa unutmadan! Gün boyu bir sevgi kelebeği misali, otelin her bir köşesinde fotoğraf ve video çekmeyi ve değerli takipçilerime Snapchat yayınları yapmayı planladığım için telefonlarımızı iyice şarj etmemiz önemli. Bir otel odasına girdiğimde, bu sebeple ilk aradığım özelliklerden biri, yatağın yakınında priz bulunup bulunmadığı olur. Ve biliyorum ki burada, hemen başucumdaki çekmecenin içinde, gizli bir priz beni bekliyor. Sizi bilmem ama ben, etrafta kalabalık yapmayan, tasarımdaki bu tür ince dokunuşlara bayılıyorum.

mandarin-oriental-bodrum-oda-cennet-koyu
Böyle enfes bir otele gelip de bütün günü odada geçirmek olmaz. O zaman, her sabah özel olarak düzleştirilen, Maldivlerden getirilmiş o bembeyaz kumlara ilk ayak basanlardan olmak üzere, mayoları giyip, begonviller arasından süzülerek, Buggy ile sahile inelim haydi! 🙂
mandarin-oriental-bodrum-cennet-koyu

mandarin-oriental-bodrum-cennet-koyu-sahil
usengec sef mandarin oriental bodrum 3

2 kilometrelik sahil şeridinde, biri rezidans sahiplerinin hizmetinde olmak üzere, toplam 3 özel plajı bulunan tesiste, Blue Beach isimli plaja bizim gibi sadece otelde konaklayanlar girebiliyor.

mandarin-oriental-bodrum-cennet-koyu-blue-beach-sahil
mandarin-oriental-bodrum-sahil-blue-beach-kum-deniz

Arzu ederseniz, burada bulunan restoranda hafif bir şeyler yiyebileceğiniz gibi, sadece ferahlatıcı bir şeyler de içebilirsiniz. Menüdeki alternatifler arasından seçtiğimiz, Adana kebabını biraz vasat bulsam da, hakkını vermeliyim ki, hayatımda denediğim en lezzetli Club Sandöviç’i burada tatmış olabilirim. Aklım fena halde onda kaldı desem yeridir hatta:)

mandarin-oriental-bodrum-deniz-usengec-sef

Mandarin Oriental’ın ev sahipliği yaptığı diğer bir özel plaj ise, Ibiza’nın en eğlenceli ve avant-garde beach club’larından biri olan ve ülkemizde kapılarını bu sene ilk kez açan Blue Marlin Ibiza… Yerli ve yabancı birçok tanınmış DJ’i, sanatçıyı ve ünlüyü Bodrum’da ağırlayacak olan bu Beach Club, 5 yıldızlı yeme içme ve lounge-bar deneyimi de sunmak üzere, bu hafta hizmete girdi. Bodrum’a böylesine değer katan bir yatırım yapılınca, bir sonraki Bodrum turumda, izlenimlerimi sizlere de anlatmak üzere gidilecekler listesinde, tabi ki o da en üstlerdeki yerini aldı:)

mandarin-oriental-bodrum-sahil-blue-beach-kum-deniz

Pek çok insandan farklı olarak, denize ayrı, havuza ayrı hayran olduğumu beni tüm sosyal medya hesaplarımdan takip edenleriniz bilir. Mandarin Oriental Bodrum’un etraftaki yemyeşil bitki örtüsüyle uyum içinde olması için, yeşil zeminli olarak yapılan sonsuzluk havuzları ve cabanalarla yaratılan ambiyansı, insana hiç uyanmak istemeyeceği bir rüyada gibi hissettiriyor kendini.

mandarin-oriental-bodrum-deniz-sonsuzluk-havuzu

Böyle bir sonsuzluk havuzunun köşesinde, Bodrum’un göz alıcı güzelliğine bu güzel koyun tepesinden bakmak, bence paha biçilemez bir tatil anlayışı 🙂
mandarin-oriental-bodrum-deniz-sonsuzluk-havuzu
Bu huzur ve dinginlik içinde, bol bol yüzdükten sonra, hani olur da acıkmak aklınıza gelirse, Pool Restaurant hemen yanı başınızda.

mandarin-oriental-bodrum-deniz-sonsuzluk-havuzu

İster bolonez soslu ve köfteli bir Spagetti, ister karamelize soğanlı, bol çedarlı kocaman bir gurme burger. Üzerine de belki bir tatlı, ama illa ki bir Türk kahvesi… 🙂

mandarin-oriental-bodrum-pool-restaurant

mandarin-oriental-bodrum-burger-pool
Yemekten sonra havuzun içinde yer alan şezlonglarda ve cabanalarda, şehir hayatında o en çok hasret kaldığımız şey olan, sessizliğin tadını çıkarıp, kafa dinleyerek, gönlünüzce güneşlenmeye ne dersiniz? 🙂
mandarin-oriental-bodrum-deniz-sonsuzluk-havuzu
Mandarin Oriental Bodrum’da konakladığım süre boyunca yaptığım Snapchat yayınlarından oluşan videoyu şuradan izleyebilirsiniz.

Burada konakladığınız süre boyunca, muhakkak yapılması gereken şeyler konusunda naçizane tavsiyelerim devam ediyor tabi ki. Mesela bence hiç şüphesiz ki, 2.700 metrekarelik büyüklüğüyle 3 kata yayılan ve Bodrum bölgesindeki en kapsamlı sağlıklı yaşam ve güzellik merkezlerinden biri olan The Spa at Mandarin Oriental’da birinci sınıf bir masaj deneyimi yaşamadan dönmemelisiniz.

mandarin-oriental-bodrum-the-spa-masaj
Otel işletmesi Uzak Doğu kökenli olunca, zencefilli yeşil çayınızdan yudumladıktan sonra uzandığınız masaj yatağında, fonda sessizce tınılarını duyduğunuz birbirinden dinlendirici müzikler eşliğinde, işinin ehli Balili masözlerin uyguladığı masajlarla, ruhen ve fiziken şifa bulmanız an meselesi 🙂 Siz sadece aromatik yağlar arasından en beğendiğinizi seçin yeter 🙂

mandarin-oriental-bodrum-the-spa-masaj
Geçen seneki yazımdan hatırlarsanız, bünyesindeki A la carte restaurantlar arasından, Japon mutfağından modern örnekler sunan Kurochan Restaurant‘ı denemiştim. Bu sene ise, mutfağında Papermoon ve Da Vittorio’dan aşina olduğumuz ünlü İtalyan Şef Vittorio Sindoni bulunan Assaggio Restaurant‘dan yana yapıyorum tercihimi.

mandarin-oriental-bodrum-assaggio-italyan-restaurant

Trattoria tarzında leziz İtalyan yemekleriyle meşhur Assaggio Restaurant’ın, Blue Marlin Ibiza Beach’e komşu lokasyonuyla, harika gün batımı olduğunu öğrenince, henüz güneş batmadan tabi ki soluğu burada alıyoruz.

mandarin-oriental-bodrum-assaggio-restaurant-italyan

Arzunuza göre kahvenizi ya da kokteylinizi yudumlayabileceğiniz bu etrafı çiçeklerle sarılıp sarmalanmış, hemen deniz üzerindeki iskelede konumlanan, huzur ve dinginlik dolu ambiyans, eminim size de kendinizi harika hissettirecektir.

mandarin-oriental-bodrum-assaggio-restaurant-italyan

Şu hemen karşımızdaki tepelerin arasından yavaş yavaş kaybolan gün batımı kadar, gecenin de ayrı güzellikte yaşandığı bu romantik ortamda, favori İtalyan yemeklerimiz arasından menüde en merak ettiklerimizi seçiyoruz.

mandarin-oriental-bodrum-assaggio-restaurant-usengec-sef

İnanılmaz lezzetli bir Burrata peyniriyle yapılan başlangıç ve üzerine Gamberi e Zucchine (Kızarmış Kabak ve Karides), Napoli usulü pizza ve pestolu Levrek ile devam eden ziyafet, tabi ki İtalyan mutfağının olmazsa olmazı, gerçek usülde hazırlanmış bir Tiramisu ile tamamlanıyor.

mandarin-oriental-bodrum-assaggio-restaurant-italyan

Başka bir akşam ise, otelin bünyesinde yer alan A la Carte restoranlardan Bodrum Balıkçısı‘na rezervasyon yaptırıyoruz. Sahile bakan harika lokasyonuyla insanı büyüleyen, duvarları kurutulmuş biber ve baharatlarla dekore edilmiş, zengin mostrasında taptaze balıkların buza yatırıldığı bir restoran burası. Mutfağı tam 40 senedir bu mesleğe gönül veren ve yıllarca Bebek Poseidon’un şefliğini yapan Dursun Ali’ye emanet. Onun ve ekibinin hünerli ellerinden çıkan birbirinden şaheser mezeler ve kabuklu deniz ürünleriyle kendinizden geçmeniz an meselesi.

mandarin-oriental-bodrum-balikcisi-balik-restaurant

İstanbul’da hasret kaldığımız leziz saçaklı kalamar ve düğmeli yumuşacık ahtapotla, geleneksel, sıcak ve samimi bir yemek deneyimi yaşadığımız için öyle mutluyuz ki, ana yemek tercihini tamamen şefimize bırakıyoruz. O da bize hayatımızda denediğimiz-deneyeceğimiz en lezzetli dülger balığını hazırlıyor ve o gece yine destan yazıyor.

mandarin-oriental-bodrum-balikcisi-balik-restaurant

Oda-kahvaltı hizmet verilen Mandarin Oriental’ın kahvaltısı ise,  mavi ve yeşilin her tonunu gözler önüne seren terasıyla, Akdeniz esintili uluslararası mutfağı bulunan Sofra Restaurant’da veriliyor. Organik yumurta, bal ve ev yapımı reçeller, zeytin ve peynirler gibi kahvaltılık malzemeler yanında, farklı zevklere hitap etmek üzere tasarlanmış füme somon gibi, taze taze hazırlanan detoks içecekler gibi alternatifler de açık büfe mantığında sunuluyor.

mandarin-oriental-bodrum-kahvalti-sofra-restaurant
mandarin-oriental-bodrum-kahvalti-fume-somon

Milas-Bodrum Havaalanına 45 dakika, Bodrum merkeze ise 30 dakika mesafede bulunan Mandarin Oriental Bodrum’un keyfine hala doyamadığımız bir tatilin daha yine sonuna gelmiş bulunuyoruz. Gönlümüz buna hiç elvermese de, artık check-out yapma zamanı… Audi A3’ün bagaj kısmına bavullarımız yüklendiğine göre, işte artık ayrılık vakti maalesef.

mandarin-oriental-bodrum-audi-a3-cabrio-usengec-sef

Mandarin Oriental Bodrum’dan, İletişim Müdürü Sevgili Yeşim Doğukan’ı çıtayı devamlı yükselterek misafirlerine yaşatılan bu ayrıcalıklı deneyimden ötürü tebrik ederek ayrılırken, dünya çapında tüm Mandarin Oriental hayranı ünlülerin, otelin tanıtım filminde söylediği gibi diyorum ki: “I’m a huge fan of Mandarin Oriental” 🙂

mandarin-oriental-bodrum-usengec-sef-yesim-dogukan

Mandarin Oriental Bodrum İletişim Bilgileri

Adres: Cennet Koyu, Çomça Mevkii, 314. Sokak No:10 Göltürkbükü Bodrum, Muğla, Türkiye

Tel: (0252) 311 18 88

Caresse Bodrum Resort, Lüksün Bodrum’daki Adresi

0

2016 Yazı’nın ilk Bodrum Otel turu için planlarımızı yaparken, “Caresse Bodrum Resort&Spa” isimli tesisin methini çok duymaya başlamıştık. Kısa bir süre önce evlenen arkadaşlarımız da, düğün mekanı olarak bu oteli seçmiş, sosyal medyada paylaştıkları rüya gibi resimlerle merakımızı iyice arttırmışlardı. Gelgelelim programımız, Hürriyet Gazetesiyle birlikte gerçekleştireceğimiz bir yarışmada jurilik görevim gereği biraz sıkışık olduğu için, bu seferlik bu oteli turumuza dahil edememiştik. Seyahatimizin henüz ikinci durağında, bir gün kumsalda güneşlenirken telefonum çaldı. Arayan kişi Caresse yönetimi olarak turumuzu ilgi ve beğeni ile izlediklerini ve içinde muhakkak yer almak istediklerini, hatta onlar olmadan lüks segment otel turumuzun tam olamayacağını söyledi.  Ne diyeyim, bu kadar iddialı olmaları ilgimi çekti. İstanbul’da yapılacak yarışmadaki juri üyeliği görevimden affımı istemek pahasına, kendilerini kırmayarak davetlerini kabul ettim.

caresse-bodrum-resort-luxury-deniz-usengec-sef

Bodrum otel turumuzun ulaşım sponsoru Audi’nin bize özel tahsis etmiş olduğu, Audi A3 Cabrio aracımızla otele doğru hareket ediyorduk ki, tarif almak için otel yetkilisi ile görüşürken, tesisin, eski Fuga’nın yerine yapılmış olduğunu öğrenince, arabanın içinde bir anda çocuklar gibi sevinip heyecanlandık. Shrek’deki  gibi devamlı “Geldik mi? Geldik mi?” derken buldum kendimi 🙂 Çünkü eşimin ilk olarak taa 2003 yılında arkadaşlarıyla çok eğlendiği, bol konserli ve partili, unutulmaz bir tatil geçirdiği bu otele, daha sonra beraber de gitmiş ve özellikle bulunduğu koyu, sakinliği, “Adult only” olması gibi özelliklerinden dolayı ben de çok severek konaklamıştım. Caresse Bodrum, Fuga’nın bulunduğu alana yapılmış, yepyeni bir tesis olduğu için merakımı ekstra celbetti anlayacağınız.

Gümbet Koyu ile Bitez Koyu arasında, Asarlık Mevkii’nde bulunan Caresse Bodrum’a geldiğimizde gerçekten şaşırdığımızı itiraf etmeliyim. Çünkü baştan aşağı yenilenmiş, her tarafı tekrar sıfırdan özenle yapılmış bir tesis vardı karşımızda. Her ne kadar kumsal ve yukarıdan aşağı inerken kullandığımız yollar, hafif çağrışımlar yapmış olsa da, ilk defa geldiğimiz bir yer olarak, açık söylemek gerekirse özellikle eşim olmak üzere, ikimizin de ilk izlenimi çok çok pozitifti.

Tesis, özellikle İstanbullular’ın aşina oldukları inşaat firması sahibi Büyükhanlı ailesine aitmiş. Fuga’dan sonra, önce rezidans olarak yapılması planlanmış, ancak daha sonra dünyanın en önemli lüks oteller zinricine sahip Starwood markasıyla ortaklık yaparak, projeye bir de otel kısmı ilave etmişler ve ortaya Caresse, a Luxury Collection Resort&Spa Bodrum çıkmış. Biz özellikle mimariyi çok beğendik. Birazdan detaylı olarak değineceğim binaları, yerleşimi, sonsuzluk havuzu, kumsalı, iskeleleri gerçekten çok hoş olmuş.

caresse-bodrum-resort-luxury-deniz
Otele üst ana kapıdan giriş yaptıktan sonra sizi bir buggy ile rezidanslar arasından geçirerek, otel bölümünün girişine getiriyorlar. Burada hızlıca işlemleriniz yapılırken, soğuk ikramlarla da şımartılmaya başlıyorsunuz 🙂
caresse-bodrum-resort-luxury-suit-oda
77 odası bulunan otelde, deniz manzaralı süit odamıza geçtiğimizde gerçekten etkileniyoruz. Yatak odası, salon, makyaj odası, giyinme odası, çifte banyosu, teras ve bahçesi ile, bu “oda” denilen şey, İstanbul Kadıköy’de kentsel dönüşüm sonrası yapılan binalarda olsa, neredeyse 3+1 apartman dairesi diye satılabilir 🙂 Odanın şöyle de bir güzelliği var: Sürgülü kapılar sayesinde oda, ortadan ikiye ayrılabiliyor ve bize anlatıldığına göre aileler arzu ederse, bakıcılarıyla bu odayı kiraladıklarında bile, bu sistem sayesinde, konforlarından ödün vermeyerek konaklayabiliyorlarmış.
caresse-bodrum-resort-luxury-suit-oda
Oda gereksiz kalabalıktan uzak, minimalist ve fonksiyonel döşenmiş. Zaten Türkiye’nin önde gelen mimarlarından biri ile çalışmalarının yanısıra, bağlı oldukları Starwood The Luxury Collection zincirinin katı kurallarına da uygun olarak, büyük bir özenle düzenlenmiş. 2 adet dijital deck telefon, çift dev ekran tv, çalışma masası, espresso makinası gibi aletlerle modern bir fonksiyonellik sağlanırken, minibar gibi bir çok detay da odada kalabalık yaratmayacak şekilde gizlenerek dekorasyondaki sadelik korunmuş.

Birazcık aydınlıkta bile, hemen uykusu bölünen biri olarak, benim en çok hoşuma giden şeylerden biri yatağın hemen ucundaki, üzerinde kalp şekli bulunan “Love Tuşu” oldu. Bu tuşa bastığınızda bir anda odanın her 2 bölümünde de, panjurlar otomatik olarak kapanıyor, ışıklar sönüp sadece ayak hizasındaki loş ışıklar yanıyor ve oda kapısının dışındaki “rahatsız etmeyin tuşu” da otomatik olarak aktive oluyor.
caresse-bodrum-resort-luxury-oda-manzara--usengec-sef
O gün Bodrum’un genelinde, oldukça rüzgarlı bir gün olmasına rağmen, odanın teras ve bahçe kısmına çıktığımızda bizi muhteşem bir manzara karşılıyor. Bahçemizden bir kaç basamak ile sahile inebiliyoruz. Ayrıca sadece bize ait olan bahçe bölümü ve şezlonglar, hem bir mahremiyet sağlıyor, hem de kum yerine çimen tercih edenlere güzel bir alternatif sunuyor. Terasımızda denize karşı oturabilmemiz için 2 adet oturma grubumuz daha var. Kalabalık aileler için gerçekten ideal. Ayrıca unutmadan bahçede bir de tamamen size özel duşunuz var ki, denizden geldiğinizde ya da güneşlenirken serinlemek istediğinizde büyük konfor sağlayan bir detay olduğunu söylemeliyim.
caresse-bodrum-resort-luxury-oda-manzara
Caresse’in Espa marka SPA’sında bir masajla kendimizi şımartmaya karar verdiğimizde, artık öğlen olmuş bile. O zaman Spa randevusu öncesinde artık biraz biraz guruldamaya başlayan midelerimizi de, bir şekilde mutlu etmemiz lazım. Doğruca otelin 2 restoranından biri olan Glace Restaurant’a gidiyor ve hafif bir şeyler istediğimiz için başlangıçlardan Buratta ve salatalardan da Avokadolu Enginarı tercih ediyoruz.

caresse-bodrum-resort-luxury-deniz-manzara
caresse-bodrum-resort-luxury-deniz-manzara

Yemekten sonra oteli hızlıca bir gezip, Spa bölümünün yolunu tutuyoruz. Spa kısmı 2 katlı ve gerçekten çok hoş tasarlanmış. Luxury Collection markasının, tesisin her yerinde ne kadar özenle sirayet ettiğini anlayabiliyorsunuz. Bu sefer bir değişiklik olması için, içine plajdaki beyaz kumlardan doldurularak, ısıtılmış özel keselerle ayaklara ve tüm vücuda peeling etkisi de yapan, kendilerine özel bir masaj deneyimliyoruz.

caresse-bodrum-resort-luxury-spa
caresse-bodrum-resort-luxury-spa

İlk akşam yemeğimizi, o gece artan rüzgarın azizliği sebebiyle La Plage Restaurant yerine yine Glace Restaurant’ta almayı tercih ediyoruz. Buradaki tercihlerimiz, eşimin özellikle İstanbul’da çok isteyip de bulamamaktan şikayetçi olduğu bacaklı-saçaklı diye tarif ettiği kalamarlar, artık Bodrum Yarımadası’nın olmazsa olmazı Çökertme Kebabı ve Istakozlu Linguini oluyor.

caresse-bodrum-resort-luxury-restaurant

Sabah zengin açık büfeden seçtiğimiz nispeten masum kahvaltı tabaklarımızla, (ki eşim sadece müsli alıyor) terasta güneşin ışıldamaya başlaması ile bizim de enerjimiz hemen yerine geliyor.

caresse-bodrum-resort-deniz-manzara-kahvalti-yumurta

Masmavi Ege Denizi’nin enfes manzarasına karşı yapılan keyifli bir kahvaltı gibisi yok.

caresse-bodrum-resort-luxury-deniz-manzara
caresse-bodrum-resort-luxury-turk-kahvesi
caresse-bodrum-resort-luxury-deniz-manzara

İlk günü rüzgarın azizliği ile geçirmemiz sebebiyle, 2. günümüz için otelin “Design My Day” adlı birimine uğrayarak, kendimize yarım günlük bir tekne gezisi organize ediyoruz.

caresse-bodrum-resort-luxury-deniz-tekne-usengec-sef

Otelin biri büyük bir gulet olmak üzere, kendine ait ve günlük, haftalık, aylık olarak kiralanabilen toplam 3 adet teknesi var.

caresse-bodrum-resort-luxury-deniz-tekne-usengec-sef

Biz tercihimizi her zaman olduğu gibi çok sevdiğimiz motor yattan yana kullanıp, tekne ile önce Akvaryum tarafına gidiyoruz.

caresse-bodrum-resort-luxury-deniz-tekne-usengec-sef
caresse-bodrum-resort-luxury-deniz-tekne
caresse-bodrum-resort-luxury-deniz-tekne-usengec-sef
caresse-bodrum-resort-luxury-deniz-tekne

Burası fazla meşhur olduğu için, biraz kalabalık olduğundan ve rüzgarın da ters yönde olması sebebiyle, oradan ayrılarak, Caresse Bodrum’un da sembolü olan Bodrum açıklarındaki Kara Ada’da kimseciklerin olmadığı sakin bir koya demir atıp, hemen lacivert renkli buz gibi sulara balıklama dalıyoruz.

caresse-bodrum-resort-luxury-deniz-tekne

Benim hipoglisemi rahatsızlığım olduğunu bilen otel yetkilileri bizim için özel hazırlanmış sandviçler, meyva tabağı ve meyveli tatlılardan oluşan muhteşem bir lezzet şölenini, bize sürpriz yaparak tekneye yüklemişler. Harika bir güneş, harika yemekler, tertemiz bir deniz ve masmavi bir koy… İnsan “Yoksa cennette miyiz?” diye bir düşünmüyor değil hani 🙂

caresse-bodrum-resort-luxury-deniz-tekne-usengec-sef

Otele dönüp günün yorgunluğunu (“Ne yorgunluğu yahu?” dediğinizi duyar gibiyim, ama rüzgar çarpıyor valla:), kısa bir dinlenme ile attıktan sonra, La Plage restoranda, hemen deniz kıyısında, sakin ve dingin bir ambiyansta akşam yemeğine iniyoruz.

Kendimize güzel bir peynir tabağı ve şarap seçiyoruz. Ardından karidesli bir başlangıç ve otel yöneticilerinden methini çok duyduğumuz risotto alternatiflerini deniyoruz. Son olarak da tatlılar şenlendiriyor bu güzel Bodrum akşamını.

caresse-bodrum-resort-luxury-deniz-la-plage-yemek

Üçüncü gün hem oteldeki, hem de artık Bodrum turumuzdaki son günümüz. Eh doğal olarak, gönül verdiğimiz Bodrum’a bir müddet ayrı kalacağımız için biraz hüzünlüyüz.

caresse-bodrum-resort-luxury-deniz-havuz

Son günümüz de olsa, tesisin her noktası ayrı güzel ve biz de bu güzelliklerin sefasını son anımıza kadar sürmek istiyoruz. Eşim de ben de genel eğilimin aksine birer havuz severizdir. Ve otelin de harika ve adeta bize özel olarak ayrılmış hissi veren, sonsuzluk havuzları çok davetkar.

caresse-bodrum-resort-luxury-deniz-sonsuzluk-havuzu

Caresse Bodrum Resort&Spa’dan hazırladığım videoyu izlemek için tıklayınız.

Yüzmek acıktırıyor tabi, eşim “Ben ille de burger yemeden buradan gitmem” diye tutturuyor 🙂 Benim hamur işi düşkünlüğüm kadar, onun da bir Burger tutkunu olduğunu bilmeyen kalmadı tabi. Önceki gün burgerin ne kadar başarılı olduğuyla ilgili, otelin genç sahiplerinden Volkan Büyükhanlı Bey, kendisine tüyo vermiş meğer, o yüzden aklı kalmış bizimkinin. 🙂 Neyse öğle yemeğinde, o pek sevdiği burgerine kavuştu, ben de pideme… Gerçekten de her 2 yemek de en az anlatıldığı kadar lezzetliydi. Noktayı da “Çilekli Milföy Pastası” ile koyalım dedik. Dönüşte diyetisyen randesunu almışız ne de olsa, vicdanımız rahat 🙂

cilekli milfoy

Otele Fuga’dan kaynaklı duyduğumuz sempatinin üstüne, gerçekten yeni tasarımıyla plajı, denizi, mimarisi ile ve Starwood zincirine bağlı olmasının verdiği lüks algısıyla, biz Caresse Bodrum’u çok beğendik.

caresse bodrum audi

Bu arada otele yeni gelen Yunanlı Genel Müdür Makis Antonatos’la görüşmemizde aldığımız bilgilere göre, kışın da açık olan otelin; gerek etkinliklerle, gerekse konuklarına sunacakları ayrıcalıklarla, önümüzdeki dönemde adlarını çok daha fazla duyacağız.

Gönlümüzü bu güzelim Ege Rivierası’nda bırakarak, otelimizden ayrılırken, 5 farklı konseptte, birbirinden lüks ve en üst segmentteki oteli hep birlikte değerlendirdiğimiz bir Bodrum Turumuzun daha sonuna gelmiş bulunuyoruz. Sosyal medyada, bu turdan paylaşımlarımıza, aşağıdaki hashtaglerle ulaşabilirsiniz.

#Audileyaz
#A3cabrioileyaz
#A3lebodrumugeziyoruz
#Usengecsefinhoteldeneyimleri

Yeni Üşengeç Şef otel turlarında görüşmek üzere, gösterdiğiniz ilgi için tekrar çok teşekkürler.

Caresse a Luxury Collection Resort&Spa Bodrum İletişim Bilgileri

Adres: Adnan Menderes Cad.i No: 89, Asarlık Mevkii PK 225, Bodrum, 48400, Türkiye
Tel: (+90) (252) 311 36 36

Bodrum Turgutreis Marina’daki Simit Sarayı’nda Kahvaltı

1

Tam bir simit delisiyim. Öyle ki, karnım tok bile olsa, fırından yeni çıkmış, dumanı üstünde tüten simitlerin yanından asla almadan geçmem, geçemem! Ama tadı-tuzu, pekmezi-susamı filan, her şeyi yerli yerinde ve tam kıvamında olacak! Hamur hamur kalmamış ama fazla da kavrulmamışından şöyle! Bundan yıllar yıllar önce Amsterdam‘a varır varmaz, Dam Square‘de açılan ilk “Simit Sarayı“nı gördüğümde boş bulunup, mutluluktan havalara uçmuşluğum vardır ki, o halim hala nesilden nesile anlatılır 🙂  Yahu daha İstanbul’dan ayrılalı şunun şurasında 4 saat olmamış, bu neyin heyecanı değil mi ama? İşte bendeki durum böyle olunca, geçtiğimiz hafta Bodrum‘dayken, bir değişiklik olsun dedik ve kahvaltımızı, D-Marin Turgutreis‘de daha 1 hafta önce açıldığını duyduğumuz “Simit Sarayı“nda, fırından yeni çıkmış simitler eşliğinde marina manzarasına karşı yaptık.

simit sarayi bodrum usengec sef kahvalti

5 km uzunluğundaki kumsalıyla ve kıyı boyunca dizilmiş restoran ve barlarıyla Turgutreis, Bodrum’da dinlenmek ve keyif yapmak için ideal bir sahil kasabası. Genelde Bodrum’da Yaz-Kış konaklayanların yerleştiği ve hatta izlenimlerime göre, daha çok orta yaş ve üstü insanların, emekliliklerini geçirmek üzere tercih ettiği bir bölge burası. Aynen Cumartesi günleri kurulan yerel pazar gibi; cafe, restaurant ve mağazalarıyla, Turgutreis marina‘daki açık hava yaşam merkezi olan D-Marin Turgutreis de,  gerek bölge halkı, gerekse çevre tatil beldelerine gelen turistler tarafından oldukça ilgi görüyor.

simit sarayi bodrum turgutreis deniz manzara

Marinaya hakim bir konumda, hemen deniz kenarında bulunan Simit Sarayı‘na adım attığım anda, İstanbul’dan aşina olduğum bu tarz dükkanlara oranla, inanılmaz şık ve modern bir şekilde dekore edilmesi dikkatimi çekti. Girer girmez duvarda yemyeşil bir dikey bahçe göze çarpıyor. Kahvaltı sonrasında kahvemi muhakkak bu bölümde alırım diye plan yapıyorum, elimde değil:)

simit sarayi bodrum turgutreis

Tezgaha yaklaştığımda, şansıma mis gibi pişmiş, çıtır çıtır, bol susamlı simitler, tam da o saniye fırından çıkarılıyor. Allahım bayılazaiiiim! Bu çıkan partinin hepsi benim olsa hapur hupur bıkmadan yiyebilirim, o derece! Kaç çeşit şimit var soruyorum; Susamlı, ayçekirdekli, çubuk şeklinde, tahıllı ve çikolatalı simide ilaveten, şimdi artık çiyalı simit de üretiyorlarmış. 6 çeşit arasından gönlünüze göre seçin işte! Benim ilk göz ağrım olan susamlı simit, kahvaltımın olmazsa olmazı!

simit sarayi bodrum turgutreis 3

simit sarayi bodrum kahvalti 2

Bu arada her susamlı simidi de severim anlaşılmasın! Mesela Pastane tarzı simitlerle oldum olası aram yoktur. Kandil simitlerinin yeri ayrı tabi 🙂 Ama taze bir sokak simidinin lezzetini de hiç bir şeye değişmem.  Simit Sarayı’nınki de, sokak simidi lezzetinde ve hatta daha da iyisi… Çünkü yarı mamul üretimi; dünya standartlarında üretim yapan, son teknolojiyle donatılmış, dünyanın en yüksek kapasiteli dev tesislerinde, ISO kalite sistemlerine uygun olarak yapılıyormuş. Bugün geldiği noktada dünya çapında 22’den fazla ülkede, yaklaşık 430 mağaza ile yer alan global bir marka olarak, sadece İngiltere’de 20’nin üzerinde şubeleri varmış. Tüm bunları mekanın inanılmaz pozitif ve güleryüzlü işletmecisi olan Sevgili Murat Öztürk ile tanıştığımda, kendisinden dinledim.

simit sarayi bodrum turgutreis 1jpg

Murat Bey de benim gibi, dekorasyona ve ışıltıya meraklı, oldukça zevk sahibi; çocukluk ve gençliği, aynen eşim gibi Bağdat Caddesi’nde geçmiş birisi olarak, mağazanın her bir köşesine fazlasıyla özen gösterip, tek tek tüm detaylarıyla bizzat ilgilenmiş. Şimdiye kadar gördüğüm en şık tuvaletlerden biriyle, bir Simit Sarayı’nda karşılacaksın deseler, büyük ihtimalle inanmazdım herhalde:) D-Marin Turgutreis’den sonra, Bodrum’daki ikinci Simit Sarayı’nı yine çok yakında Midtown AVM’de açacaklarmış.

simit sarayi bodrum turgutreis borek

Kahvaltıya dönecek olursak… Standart kahvaltı tabağı olduğu gibi, arzu ederseniz çift kişilik spesiyal  serpme kahvaltı da alabiliyorsunuz. İçinde sahanda yumurtasından, peynir ve şarküteri çeşitlerine kadar pek çok şey var. Ve tabi ki bol bol da çay. Arzu ederseniz yanına su böreği, menemen, omlet gibi ilaveler de yapabiliyorsunuz.

simit sarayi bodrum turgutreis kahvalti

simit sarayi bodrum turgutreis teras manzara

Mekan iki katlı. Arzu ederseniz dışarıda hemen suyun kenarındaki masalarda oturmak mümkün olduğu gibi, klimalı ortam tercih ederseniz, içeride kapalı bölümü de var. Üst katta inanılmaz keyifli bir teras söz konusu. Çıkar çıkmaz kararımızı etkileyen şey bu manzara oldu. Çay, peynir ve simit eşleşmesiyle güne başlamak gibisi yok! Bir de üzerine hemen karşınızda fuşya rengi begonviller ve  bembeyaz teknelerin yer aldığı pek düzenli bir marina manzarası varsa, değmeyin keyfimize.

simit sarayi bodrum turgutreis usengec sef 1

Simit Sarayı’nda sadece simit yok tabi. Kekler, börekler, açmalar, poğaçalar, tatlı-tuzlu kurabiyeler, sandöviçler, çeşit çeşit tatlılar, pastalar… Hatta renk renk makaronlar bile yapmışlar. Denedin mi derseniz, valla onlara hiç sıra gelemedi çünkü kahvaltı oldukça doyurucuydu.

simit sarayi bodrum turgutreis pasta 2

simit sarayi bodrum turgutreis pasta

Eşimle, Murat Bey’in “Caddeli” olmasından dolayı pek çok ortak arkadaşı da çıkınca, konu konuyu açtı, bayağı bir sohbet ettik. Türk kahvelerimizi de içeride klimalı ortamda, ilk girerken gözüme kestirdiğim dikey bahçeli masada aldık.

simit sarayi bodrum usengec sef kahvalti 1

simit sarayi bodrum turgutreis kahve cay

“Türkiye’nin ve dünyanın dört bir yanında, mis gibi simitler yaparak, tüm dünyaya tadını ve adını duyurup, sevdirme hayali” ile başlayan Simit Sarayı’nın serüveni hızla devam ederken, biz de çok sevdiğimiz Bodrumumuz’daki ilk şubesinde bu vesileyle ilk kahvaltımızı yapmış olduk. Hayırlı uğurlu olması dileğiyle…

Simit Sarayı D-Marin Turgutreis Şubesi İletişim Bilgileri:

Turgutreis Mahallesi, Gazi Mustafa Kemal Bulvarı Bodrum/Muğla

Ramazan’da İftar Menüsü için Adım Adım Kolay Yemek Tarifleri

1

12 senedir takipçilerim bilir ki; Üşengeç şef tarifleri en acemilere ve en üşengeçlere bile harika yemekler yaptıracak kadar kolay anlatımlı ve pratiktir. Adım adım fotoğraflarıyla üşenmeden anlatırım ve derim ki; “Ben yapabiliyorsam, siz neden yapamayasınız ki?” İşte “Üşengeç Şef”, böyle böyle, yıllar içerisinde, bekar evlerinin, öğrenci evlerinin, yeni evli hanım kızlarımızın mutfaklarında mis gibi yemekler pişmesine naçizane vesile olarak, bugün Türkiye’nin en çok okunan web sitelerinden biri haline geldi ne de olsa. Biraz olsun faydam olabildiyse ne mutlu bana ki “Ben size balık vermiyorum, balık tutmayı öğretiyorum” desem, yeridir herhalde:) Ramazan ayını yarıladığımız bu günlerde, benden iftar menüsü için yemek tarifi önerileri isteyenleriniz ve bu tarifleri yine her zamanki gibi adım adım fotoğraflarla anlattığımda çok kolayca yapabildiğinizi belirten mailleriniz geliyor. İşte size iftar menüsü ve sahur yemeği için önerilerim… Üzerine tıklayarak yemek tariflerine kolayca ulaşabilirsiniz. Şimdiden ellerinize sağlık. Afiyet olsun!

iftar-menuleri-kirmizi-mercimek-corbasi-tarifi
İftar menüsü için Çorba tarifleri

İftar Menüsü için Üşengeç Şef’den Adım adım Fotoğraflı Çorba Tarifleri

Farklı besin gruplarını bir arada içerdiği, vitamin ve mineral açısından zengin ve besleyici olduğu için çorbalar, iftar sofralarının olmazsa olmazlarındandır. Ramazan ayında ılık ılık içimiyle, hem midenizi yemeğe hazırlamaya, hem de içinde bol su ihtiva ettiği için, kaybolan vücut suyunu yerine koymaya ve kan şekerini dengelemeye yardımcı olması da onu her daim sevmemizin bir başka sebebi.

Sebzeli Kırmızı Mercimek Çorbası

Domates Çorbası

Terbiyeli Çorba

adim-adim-resimli-mercimek-salata-tarifi-iftar-menuleri
İftar menüsü tarifleri

Üşengeç Şef’den Adım adım Fotoğraflı Salata-Meze ve Hamurişi Tarifleri


Unutmayın ki; Oruç süresince susuzluğu daha az hissetmek için iftarda ve sahurda domates salatalık gibi bol çiğ sebze tüketimi öneriliyor.

Yeşil Mercimek Salatası
Cacık
Cevizli Yoğurtlu Semizotu
Kolay Su Böreği
Kısır
Mücver

adim-adim-resimli-karniyarik-tarifi-iftar-menuleri

İftar Menüsü için Üşengeç Şef’den Adım adım Fotoğraflı Ana Yemek Tarifleri

Kabak
Karnıyarık
Kıymalı Bezelye
Biber Dolması
Köfte
Kıymalı Patates
Fırında Tavuk
Taze Fasulye
Yeşil Mercimek
Hazır Mantı
Nohut
Menemen

adim-adim-resimli-bulgur-pilav-tarifi-iftar-menuleri
İftar menüsü için pilav ve et yemeği tarifleri

Üşengeç Şef’den Adım adım Fotoğraflı Pilav Tarifleri

Sade Pilav
Şehriyeli Pilav
Bulgur Pilavı

adim-adim-resimli-enginar-tarifi-iftar-menuleri
İftar menüsü için zeytinyağlı tarifleri

Üşengeç Şef’den Adım adım Fotoğraflı Zeytinyağlı Tarifleri

Zeytinyağlı Barbunya
Zeytinyağlı Enginar
Zeytinyağlı Patlıcan
 
adim-adim-resimli-firin-sutlac-tarifi-iftar-menuleri

Üşengeç Şef’den Adım adım Fotoğraflı Kek ve Tatlı Tarifleri

Fırın Sütlaç
Çikolatalı Kek
Künefe
Trileçe
Cheesecake

ve tabii ki Ramazan’da İftar Menüsü’nün olmazsa olmazı

Güllaç

Size Ramazan ayı için pek çok alternatif sunarak, seçip beğenin ve aralarından istediklerinizi hazırlayarak, kendi iftar menülerilerinizi, zevkinize göre kendiniz yaratın istedim. Umarım üşenmeden hazırladığım bu adım adım resimli ve kolay anlatımlı tariflerim, birbirinden leziz yemekleri kolayca yapmanıza yardımcı olur. 🙂

Ve iftardan sonra da bol köpüklü bir Türk Kahvesi keyfi yapmayı arzu ederseniz de, işte onun da tarifi burada 🙂

İftar Menüsü için Üşengeç Şef’den Adım adım Fotoğraflı 

Bol Köpüklü Türk Kahvesi Tarifi

turk kahvesi tarifi
İftar menüsü için adım adım fotoğraflı bol köpüklü Türk kahvesi tarifi

Oruç ve dualarınızı Allah şimdiden kabul etsin.
Herkese Hayırlı Ramazanlar!