Ana Sayfa Blog Sayfa 38

Bu Akşam Fashion Night Gecesi

0

Moda Tutkunları sevinçten uçuyordur eminim. Çünkü Vogue Türkiye tarafından bu sene dördüncüsü düzenlenen Fashion Night Out (kısaca FNO) bu akşam İstanbul’da yapılıyor. Tabi umarım hava biraz insaflı davranır ve o beklenen yağmur yağmaz:)

Eminim sizin de sabahtan beri cep telefonlarınıza çeşit çeşit markalardan “Fashion Night Out’a özel şöyle indirim yapıyoruz, böyle parti veriyoruz aman da davetlimizsiniz, gelmezseniz vallahi de hatırımız kalır, hem daha karpuz kesicez” gibi SMS’ler yağıyor ve ardı ardına, olur olmaz yerde “çling çlong” öttükçe biraz biraz sinirinizi zıplatıyordur:)
Henüz haberi olmayan ve “Fashion Night Out da ne ola ki?” diye şu anda ekrana şaşkın bakışlar atanlara kısaca açıklamak gerekirse;

fashion-night-out-istanbul-2014

Vogue dergisi tarafından moda ve perakende sektörünü canlandırmak amacıyla düzenlenen Fashion Night Out isimli bu uluslararası etkinlik, bu sene dünyada 19 ülkede gerçekleştiriliyor.
fashion-night-out-istanbul-2014

Moda konusunda önde gelen fotoğrafçıların, stilistlerin, tasarımcıların, modellerin, oyuncuların, spor ve cemiyet hayatından ünlü isimlerin katılımıyla gerçekleştirilen FNO’nun bu sayede büyük ses getirerek, satışlara katkı sağlanması ve ekonomiye hareketlilik getirmesi amaçlanıyor.

fashion-night-out-istanbul-2014

Son 4 senedir Vogue Türkiye tarafından İstanbul’da belirli noktalarda gerçekleştirilen “modanın en büyük alışveriş partisi” diyebileceğimiz bu etkinlikte bazı katılımcı mağazalar, sadece bu geceye özel olarak, yeni sezon ürünlerinde %20’ler oranında indirim yapıyorlar.

Bu seneki etkinlikler POP konseptiyle Nişantaşı, İstinye Park AVM ve Bağdat Caddesi’nde saat 18:00 ile 24:00 arasında düzenleniyor.

fashion-night-out-istanbul-2014
Geçmiş senelerdeki izlenimlerimden feyz alarak söyleyebilirim ki, hafta içi olmasına rağmen, sanki tatildeymiş gibi herkesin ağzı kulaklarında, mutlu mesut hallerde, en güzel cicilerini giymeye çalışarak, ailece veya arkadaşlarıyla katıldığı bir sokak festivali bu:)

fashion-night-out-istanbul-2014-niğsantasi
Mağaza önlerinde ikramlar ve hediye çekilişleri yapanlar var, fotoğraf çekilmesi için standlar kuranlar var… Bazen DJ performansı, bazen Trio gibi her taraftan farklı bir müzik sesi geliyor.

fashion-night-out-istanbul-2014

İnsanlar, genelde nerede, nasıl bir indirim var, nerede hangi promosyon malzemeleri dağıtılıyor, nerede hediye çekilişi var, hangi ünlü hangi mağazada, “aman koşayım da sıraya girip, resim çektireyim hemen, hatta çekinmeden yukarıdan aşağıya güzelce bir süzeyim , millet neler giymiş, neler takmış takıştırmış” diye merak içerisinde şık şıkırdım hallerde oradan oraya uçuşan bir kelebek misali dolanıyorlar:)

Unutmadan Burcu Esmersoy hayranlarına da müjdemi vereyim. Efendim kendisi bu akşam Bağdat Caddesi’ndeki Beymen Club mağazasında olacak:)

fashion-night-out-burcu-esmersoy

Gece boyunca kaç yüz kere o çapkınca göz kırpmalarından yapar bilemem ama, olur da biri size denk gelirse, aman diyeyim, hemen havaya girmeyin! Çünkü pek çok davette bir araya geldik ve fark ettim ki, Burcu artık onu otomatikman yapıyor, yani bir çeşit istemsiz hareket haline gelmiş:) Yoksa spor haberi bile sunarken böyle göz kırpmasını başka bir şeye yormaya gerek yok değil mi ama? Sonra “amanın o da benden hoşlandı, o da beni seviyor, yok yok belli ki kız ilk görüşte bana aşık oldu!” diye boş yere gaza getirmeyin kendinizi. Lakin Burcu’nun bana da bir kokteyl esnasında göz kırpmışlığı var, tabi ben de kendisine aynı şekilde verdim karşılığını:) Güzelliği yanında, çok da sempatik bulduğum bir kız:) Herkes ona bakarsen, ne yapsın? Bir tepki vermesi gerekiyor en nihayetinde:)
burcu-esmersoy

Ben de bazen yolda, bana gözlerini dikip bakan kişilere gülümsüyorum, genelde alışık olmadıkları için, herkes şok geçirip bir anda başka taraflara bakmaya başlıyor. Neden ki yahu? Siz de gülümseseniz, bir selam verseniz, öylece meraklı meraklı bakmaktan daha şeker olmaz mı?

Neyse efendim… Biraz da bu özel gecenin sponsorlarından ve aktivitelerinden kısaca bahsedeyim madem…

fashion-night-out-istanbul-2014

Bu senenin ana sponsorlarıdan Doğuş Otomotiv Volkswagen Binek Araç, bu gece bir hazine avı düzenliyormuş ve #vfnoturkiye ve #VWSciroccofno hashtag’lerinden görevlerini öğrenip tamamlayanlara ait fotoğraflar vogue.com jürisi tarafından değerlendirilecekmiş. Hazine avcılığı konusunda kendine güvenenlere duyurulur:) Ödüller ise 1 iPad mini, 5 Beats hoparlör ve 10 Urbanears kulaklık…

Diğer ana sponsor olan Koleston ise kurduğu standla, Miss Vogue kapak kızı olma şansı veriyor. Ayrıca isteyen kızlarımız, örgü barında saçlarını ördürüp #kolestonlamissvogue hashtag’iyle fotoğraflarını paylaşarak sürpriz hediyeler kazanabiliyormuş.

Bu gece Nişantaşı-İstinye Park AVM veya Bağdat Caddesi’nde, her nerede olursanız olun, FNO’ya katılan herkese şimdiden iyi eğlenceler. Umarım ennnn sevdiğiniz ve almak için deli gibi sabırsızlandığınız o ciciler, bu akşam güzeeel bir indirimde olsun!  🙂

usengecsef.com
www.facebook.com/usengecsef
www.twitter.com/usengecsef
www.instagram.com/usengecsef

Dayanılmaz Kokusu ile Akasya AVM Sinemasından Sin City-2 İzlenimlerim

1

Size daha önceden İstanbul Acıbadem’de bu sene açılan Akasya AVM hakkındaki ilk izlenimlerimi şurada anlatmıştım hatırlarsanız.

Pek çok iyi mağazanın bir arada olduğu marka karmasıyla Anadolu Yakasının en ferah ve büyük alışveriş merkezlerinden biri olduğunu düşündüğüm için, havanın o gün fazla sıcak ve nemli olmasını da fırsat bilip, geçenlerde bir Pazar günü, vizyondaki filmlerden “Sin City-2″yi izlemek üzere Akasya AVM’ye gittik.

sin-city-2-film-analiz-usengec-sef
Biletleri alırken, 3D gözlükle birlikte, 2 kişi için 47 TL ücret ödeyerek sinema bölümüne girdiğimizde, orta alanında bulunan halıflekslerden geldiğine inandığım küf kokusunu, “burnu” olan birisinin fark etmemesi imkansızdı:)

Filmin gösterileceği salona girdiğimizde ise, artık küf kokusu yerini, ayıptır söylemesi tuvalet kokusuna bırakmış bir hava hakimdi.

Ekranda reklamlar dönerken, içerisi de zifiri karanlıkken maalesef girmiş ve yerimize oturmuştuk. Kokudan çok fazla rahatsız olmama rağmen, sevgili eşimin sinema izleme hevesini kırmamak adına, çıkıp bir yetkili bulup, durumun vehametini anlatma fırsatım olamadı. Zaten günlerden Pazar olduğu için, karşımda müdür pozisyonunda gerçekten yetkili biri olmayacağını da tahmin ettim.

Derken ekrana bir baktım ki, o anda hangi reklamı gösterirlerse göstersinler, tüm oyuncular “Hulk” gibi yemyeşil. Geçici bir durumdur diye beklerken, uzun bir süre yeşil ekrana bakıp durdu herkes. Makinist odasında kimse görünmüyor. Bunu fark etmediğine göre belli ki bantları takmış ve çıkmış.

akasya-avm-sinema-cinemaximum
Nedeeen sonra bir anda yayın kesildi. Hiç bir açıklama yapılmadı bile. Işıklar açılınca ne görelim? Herkesin oturduğu koltuklar ve yerler nasıl pis! Mısır patlakları, lekeler ve toz kaplamış her yeri. Bardak koyma yerleri ise önceki müşterilerin çöpleri ve boş şişeleriyle dolu zaten. Yanımdaki ve önümdekiler de aynı şeyden şikayet etmeye başladılar. Derken bir anda, pek yakında bölümü atlanarak, hemen film başladı. Neyse ki bu sefer yeşil değil:)

akasya-avm-sinema-cinemaximum
Bu havasız ve kötü kokan ortamda nefes almak istemediğim için, Allah’tan o anda yanımda bulunan hastane maskelerden taktım ve film boyunca onun içinde nefes almak zorunda kaldım. 3 boyutlu gözlüğü de takınca, maskeden çıkan sıcak hava buharlaşarak, gözlüğü buğulandırdı. Anlayacağınız film mi izledim, eziyet mi çektim anlamadım.

maske1

Ara verildiğinde ise, hemen çıkıp durumu konuşmak istedim, ama aynen tahmin ettiğim gibi yetkili bir müdür yoktu. Konuştuğumuz kişi ise şikayetimizi dinleyip, hemen ilgileneceğini söyledi ama salona tekrar girdiğimizde “oda spreyi” sıkıyordu. “Bu koku, hiç bir oda spreyiyle geçecek gibi bir şey değil ve içerisi o kadar havasız ki” dedim. Ben yine maskemi taktım mecburen…

akasya-avm-sinema-cinemaximum
Durumu instagram hesabımdan paylaştığım için, Pazartesi olunca bana en kısa sürede geri dönüş yapacaklarını düşündüm ama maalesef hiç kimse henüz ilgilenmedi. Beğendiğim şeyleri yazdığım gibi, memnun olmadığım ve hayal kırıklığı yaşadığımda da, objektif bakış açım gereği, bu izlenimimi de sizinle paylaşmamak olmazdı.

sin-city-2-jessica-alba-eva-green

Bu arada filmi nasıl buldun derseniz, Frank Miller’ın kendi çizgi romanından beyazperdeye uyarladığı Sin City-2/Günah Şehri-2’de bu kez, birinciden farklı olarak, hem Jessica Alba’nın canlandırdığı striptizci “Nancy” karakteri, hem de Eva Green’in hayat verdiği Ava Dwight” karakteri olarak, bu sefer uğruna ölünücek veya öldürülecek 2 kadın var. Birinci filmdeki gibi”Film Noir” tekniğiyle hazırlanan ve ağırlıklı siyah-beyaz olan filmde, kullanılan ışık oyunları ile enfes görüntüler ortaya çıkarılmış. İlk filmdeki farklı konuların finalinde harika bir şekilde bağlanmasını, bu filmin finalinde o kadar iyi başaramadıklarını düşünsem de, az önce anlattığım şartlarda bile olsa, izlenmeye değer buldum. Hele de, mis gibi kokan, iyi havalandırılmış temiz ve konforlu bir sinemada olsa, kim bilir nasıl da keyifli olurdu 🙂
————————————————
1 Kasım 2014

Yukarıdaki yazım yetkililere ulaşmış olacak ki, gerekli önlemleri alıp, ilgili geliştirme ve uyarıları yaptıklarını belirttiler. Yaşanan sıkıntıdan dolayı özür dileyerek, yeni haliyle de görmem için beni sinemalarına davet ettiler. Kayıtsız kalsalardı, bir daha gitmeyi düşünmüyordum açıkçası… Bu sayede sinema bölümündeki sorunların giderilip giderilmediğini, kendi gözlerimle görmek istedim. “Pek Yakında” filmi de bunun için güzel bir bahane oldu ve hangi gün geleceğimi haber vermeden “çat kapı” gittiğim sinemadan, bu sefer memnun kaldım:) Cem Yılmaz’ın Pek Yakında’sından izlenimlerimi buradan okuyabilirsiniz.

usengecsef.com
www.facebook.com/usengecsef
www.twitter.com/usengecsef
www.instagram.com/usengecsef

Bir Cumartesi de Böyle Geçti:)

5

Son bir kaç haftasonumuz hem oldukça aktif, hem de dinlendirici geçiyor. Yani aslında tam da hepimizin hayalini kurduğu gibi, biraz ondan, biraz bundan…

Dışarı çıkmayı planladığımız an, sevdiklerimle birlikte zaman geçirecek olmamın getirdiği mutluluğun ifadesi olarak baştan aşağı Şeker Pembelerine büründüm:) Sevdiği bir rengi giymesi bile harika bir enerji veriyor insana:)

usengec-sef-pembe-araba

Hava köpük köpük bulutlu da olsa, mavi gökyüzünün tadını çıkarmak için, dışarda kallavi bir kahvaltı yaptık önce…

mavi-gokyuzu-gunes-yaz-bulut

Hafta içi sabahlarını, hızlı hızlı atıştırılan, hatta, işe veya okula yetişme telaşından, çiğnenmeden yutulan kahvaltılarla geçiştirenler için, ara ara böyle dışarıda yapılan sakin kahvaltılar güzel bir ödül gibi…

brunch-kahvalti-usengec-sef

Yanında da Mantar, Soğan ve Patatesli leziz bir Köy Omleti ve tabiki de sıcacık bir Çay… Oh! Değmeyin keyfimize:)

brunch-kahvalti-usengec-sef
Hafta sonunda, “iki güncük tatilim var zaten, aman bana ilişmeyin” diye sırf yayılır ve tembellik ederse insan, evet, belki dinleniyor ama, monotonluktan çıkmadığı için, başka hiç bir keyif almadan Pazartesi sabahı tekrar işe dönmüş olmanın sevimsizliğini yaşıyor ki, bazılarımız buna “Pazartesi Sendromu” diyor. Üstüne üstlük, sevdiklerine kaliteli zaman ayırmadığı için, biliyor ki, onlar da bazen dillendiremese de kendisine içten içe azcıcık kırılıyorlar. Bazen şuralarına kadar gelip, dır dır dır çenelerine vurduğu da oluyordur tabi:) Çünkü haftasonundan beklentiler maalesef genelde biraz büyük.

mutlu-aile-tatil-cocuk

Eğer kimseyi kırmamak, herkesi mutlu etmek için, devamlı “oraya buraya, her yere yetişeyim” derdine düşenlerdenseniz de, bu sefer de hem trafikte helak oluyorsunuz, hem de “bir tarafınız” rahat yüzü göremeden, hadiiii yine koştur koştur, pestil halde işe tekrar geri dönüyorsunuz… Bu sefer ne mi oluyor? Hani o “Pazartesi Sendromu” denen illet, yine sizi sarım sarım sarmalıyor:)

O yüzden bence en ama en ideali, dediğim gibi; azcık ondan, azcık bundan:) Fazla kasmadan, mümkün olduğunca dengeli, stresten uzak ve bol huzurlu bir haftasonu geçirmek. Hem siz, hem sevdikleriniz mutlu… Oh mis…

Biz de brunch’dan sonra, deniz kenarında ve parkta biraz yürüyüş yaptık.

yuruyus-gunes-usengec-sef

Havanın hala oldukça güzel sayılabileceği şu günlerin değerini bilmek gerek… İlla dışarıda bir cafe’de yemeniz gerekmez, hazırlayın bir sepet, gidin siz de güzel bir parka. Alın kitabınızı da… Farklı ve keyifli bir şeyler yapmak size iyi gelecek, göreceksiniz:)

deniz-gunes-usengec-sef-yat-tekne-marina
Yürüyüş esnasında fark ettik ki, Fenerbahçe Parkı fotoğrafçılarına poz vermeye çalışan bol bol gelin ve damat doluydu o gün… Bir de tabi parkın en önemli sakinleri olan ve her biri başka bir köşede mışıl mışıl pinekleyen bir sürü birbirinden tatlı kedicik vardı etrafta.

Denize nazır olan masalı banklarda, kendi getirdikleri yiyeceklerle, püfür ağaç gölgesinde ailece kahvaltı yapanlar, oraları tutmak için kim bilir sabahın kaçında gelmişlerdi bilinmez ama eminim aldıkları keyife değmiştir:)
deniz-gunes-tatil-usengec-sef
Sizler-bizler, evden çıkmaya üşenirken, birileri çok fazla masraf etmeden de hayatın tadını çok güzel çıkarıyor kendince… Feyz almak lazım herhalde:)

usengecsef.com
www.facebook.com/usengecsef
www.twitter.com/usengecsef
www.instagram.com/usengecsef

Peynirli Milföy Böreği Tarifi

24

Geçenlerde bir anda börek aşkım depreşti ama, öyle uzun uzadıya uğraştıracak bir şey değil de, daha ziyade, hızlıca ortaya çıkacak ve hemen keyfini çıkarabileceğim bir börek yapmak istedim. Leziz ama hani şöyle biraz daha tembel işi:) Baktım buzlukta milföy paketi var. Hemen 6 tanesini çıkardım yaydım bir tabağa. Onlar çözünürken, ben de harcını hazırladım, hemen içlerine koydum, kapattım, üstünü bol susam ve çörek otuyla da süsledim mi, verdim fırına… Yarım saatte “Kıyabilirsen, beni ye!” diye bağıran mini mini çıtır çıtır böreklerim oldu. Hemen yanına sıcacık bir çay da demlediniz mi, işte 5 çayına enfes bir lezzet şöleni sizi bekliyor. O zaman gelsin Üşengeç Şef’den Peynirli Milföy Böreği Tarifi

Adım adım Resimli Peynirli Milföy Böreği Tarifi

Malzemeler
(6 adet Börek için)

  • 6 adet Milföy Hamuru
  • 1 Avuç dolusu Maydanoz
  • 3 Kibrit Kutusu Ezine Beyaz Peynir
  • 1 Yumurta Sarısı
  • Çörek Otu
  • Susam

İlk olarak, benim Milföyler derin donduruca oldukları için, 6 tanesini dışarı çıkartıp, biraz çözünmelerini sağlıyorum.

peynirli-milfoy-boregi-tarifi-usengec-sef

Fırın tepsisine yağlı kağıt serip, sıvıyağ ile bir yardımıyla biraz yağlıyorum.

peynirli-milfoy-boregi-tarifi-usengec-sef
İç harcı için, maydonozların saplarını ayıklayıp, güzelce bol suda yıkıyorum.
peynirli-milfoy-boregi-tarifi-usengec-sef
Sonra da kesme tahtası üzerinde iyice kıyıyorum.
peynirli-milfoy-boregi-tarifi-usengec-sef

Sıra geliyor Peynirleri de hazırlamaya…
peynirli-milfoy-boregi-tarifi-usengec-sef
Bir bıçak yardımıyla peynir dilimlerini de iyice minik minik kesiyorum.
peynirli-milfoy-boregi-tarifi-usengec-sef

Maydanoz ve peynirleri birbirine karıştırıp, çatal yardımıyla iyice eziyorum.

peynirli-milfoy-boregi-tarifi-usengec-sef

peynirli-milfoy-boregi-tarifi-usengec-sef
Artık iç malzemem de hazır olduğuna göre, Milföyleri tek tek doldurup, kapatabilirim.

Baklava şeklinde kapatmama engel olmayacak kadar miktarda malzemeyi (yaklaşık 2 yemek kaşığı kadar gibi), milföylere göz kararı pay ediyorum.

peynirli-milfoy-boregi-tarifi-usengec-sef
Hamuru zorlamadan ve delmeden kapatıyorum.
peynirli-milfoy-boregi-tarifi-usengec-sef
Hem iyice kapandığındanemin olup, malzemenin sonradan kendine bir aralık bulup, oralardan taşmasına engel olmak, hem de güzel bir şekil vermek için en kolay yöntem, bir çataldan yardım alarak, kenarlarına aşağıdaki gibi hafifçe bastırmak….
peynirli-milfoy-boregi-tarifi-usengec-sef
Hepsine aynı işlemi uyguluyorum.
peynirli-milfoy-boregi-tarifi-usengec-sef

Artık sıra geldi üstünün süslemesine…

Bunun için 1 yumurtanın sarısına ihtiyacım var. Yumurtanın sarısı ile beyazının kolayca nasıl ayrılacağını bilmeyenler, daha önce anlattığım bu yazıma tıklayabilirler.
peynirli-milfoy-boregi-tarifi-usengec-sef
Yumurta sarısını bir çatal yardımıyla iyice çırpıyorum. Sonra da bir fırça veya el yardımıyla milföylerin üstüne tek tek sürüyorum.

peynirli-milfoy-boregi-tarifi-usengec-sef
Üzerine çok yakıştırdığım Çörek Otundan biraz serpiyorum.
peynirli-milfoy-boregi-tarifi-usengec-sef

Ve benim için bir böreğin olmazsa olmazı Susamdan da bol bol serptim mi, artık böreğim fırına gitmeye hazır ve de naaazır:)
peynirli-milfoy-boregi-tarifi-usengec-sef

peynirli-milfoy-boregi-tarifi-usengec-sef
Fırınımı yaklaşık 3-5 dakika kadar 175 C dereceye ön ısıtıyorum.
peynirli-milfoy-boregi-tarifi-usengec-sef
Fırının orta gözünde, böreklerimin üstü kızarana dek pişiriyorum.

peynirli-milfoy-boregi-tarifi-usengec-sef
Bu süre fırın özelliklerine göre değişmekle birlikte yaklaşık 25-30 dakika sürebilir. Arada fırın camından ne alemdeler diye bakar ve karar verirsiniz artık:)
peynirli-milfoy-boregi-tarifi-usengec-sef

peynirli-milfoy-boregi-tarifi-usengec-sef
5 çayı saati böreklerin üzerine akşam güneşi de vurunca oooff değmeyin keyfime 🙂
peynirli-milfoy-boregi-tarifi-usengec-sef
www.facebook.com/usengecsef
www.twitter.com/usengecsef
www.instagram.com/usengecsef

Bel Fıtığımız Varsa Neler Yapmalı? Neler Yapmamalı?

1

İlk görüştüğüm doktorun “aman ileride bacakların tutmaz, sinirler kaybolursa gelir gelmez, yürüyemezsin, mazallah o olur, bu olur” diye korkutmalarıyla acilen Bel Fıtığı Ameliyatı olmuş tezcanlı birisi olarak, öncelikle size naçizane tavsiyem sadece “bir tanecik doktor” görerek, hemen ameliyata yatmamanız olacaktır.

“Neden?” derseniz, yıllar geçti ve ben hala fıtıkla uğraşıyorum. Ne yapayım? Sorun çözülemedi ki… 🙁 Doktora kalsa yine ameliyat edecek. “Aman canım, olmadı, bir plaka takarız” diyor sanki fermuar var belimde aç-kapa kolaydı!…

bel-fitigi-teshis-tedavi-ameliyati

Cem Yılmaz’ın askerlik anılarını anlattığı stand-up şovunu izleyenleriniz hatırlar. Askerde bacağında çekiyor diye revir doktoruna görünür. Sıkıntılarını anlattığında, “olur öyle!” der doktoru… Çözüm olarak da aslında midedeki asit için önerilen bir ilaç olan Talcid vererek yolladığını, daha sonra Gata’da hastalığına “Fıtık” teşhisi konulduğunda da, her 3 kişiden birinde olan bir “amele hastalığı” çıktı diye nasıl bozulduğunu ve ameliyat olmak zorunda kaldığını anlatır…:)

Aynı kaynınız, değil mi? :))

Sıklıkla ağır yük kaldıranların başına geldiği için, “amele hastalığı” diye inşaat işçilerine mal edilen bu rahatsızlık, gerçekte ise marketten çıkarken bir kaç poşet bile yüklenseniz, düzgün ve dengeli taşıyamayınca, bir yanlış hareketinizi bekleyen sinsi bir şey…
bel-fitigi-teshis-tedavi-ameliyati

“Haadi bismillah” diye poşetleri Naim Süleymanoğlu edasıyla kavrayıp, yukarı kaldırdığınız anda, “kırt” diye bir ses gelir belinizden ve hoooop! işte artık siz de fıtıksınızdır. Bu kadar basit ve ani…

alisveris-bel-fitigi-teshis-tedavi-ameliyati
Peki o zaman… Neler yapmalı? Neler Yapmamalı? Öğrenmek isterseniz lütfen buraya tıklayın.Sosyal Medya Hesaplarım:


usengecsef.com
www.facebook.com/usengecsef
www.twitter.com/usengecsef
www.instagram.com/usengecsef

Kayısı Yumurta Tarifi

43
Kayısı yumurta tarifi

Eğer siz de benim gibi yumurtanızı “Kayısı” kıvamında pişmiş şekliyle sevenlerdenseniz, (ki gelen mesajlardaki ricalarınıza bakılırsa bayağı bir çoğunluktayız) bugün size güzel bir haberim var:) Yumurtayı rafadan ya da çok katı haliyle sevmeyen biri olarak, “elektrikli ocakta” veya “gazlı ocakta” pişirirken bulduğum bu formülle artık çok mutluyum. Her seferinde aynı sonucu alıyorum ve birazcık tuzlayıp, afiyetle yiyebiliyorum. O zaman şöyle Üşengeç Şef’den adım adım fotoğraflı nefis bir Kayısı yumurta tarifi gelsin mi, ne dersiniz?

Çünkü en uygun fiyata alınabilecek, en lezzetli hayvansal protein olduğu için dengeli ve sağlıklı beslenme için, yumurtayı hayatımızdan eksik etmememiz gerekiyor. Eğer allerjisi filan da yoksa ve tadını seviyorsa en azından haftanın bir kaç sabahı, bir haşlanmış yumurta ile kendini ödüllendirmeli insan:) Ben de bu sebeple, bugün sabah kahvaltısını hazırlarken, kendime yumurta haşladığım esnada, kayısı kıvamında nasıl pişirilebileceği konusunda sizlere de yol göstermek adına, üşenmedim ve tek tek fotoğrafladım. Hadi o zaman gelsin Kayısı Yumurta Tarifim:)

Adım Adım Resimli KAYISI YUMURTA TARİFİ

Malzemeler (1 Porsiyon)

  • 1 yumurta
  • Cezvede üzerini öretecek kadar su
  • Çay kaşığının ucu kadar (1 fiske kadar) Tuz (Opsiyonel)

İlk olarak uygun bir cezve içine, göz kararı olarak, az sonra pişireceğim yumurtanın üzerine gelecek seviyeye kadar sıcak su dolduruyorum.

resimli Kayısı Yumurta Tarifi
Kayısı yumurta tarifi

Sonra 1 kaşık yardımıyla veya elle, çok yumuşak ve hassas bir şekilde yumurtayı bu suyun içine bırakıyorum ki çatlamasın.

kayisi-yumurta-resimli-tarifi-usengec-sef
Yumurtanın tam üstünü kapatacak seviyede su olması yeterli. Biraz eksikse bunu çok az daha sıcak su ilave ederek tamamlayabilirim.
kayisi-yumurta-resimli-tarifi-usengec-sef
İçine çok az da Tuz ilave edersem, hem pişerken çatlamamasına faydalı olur, hem de soyarken daha kolaylık sağlar.
kayisi-yumurta-resimli-tarifi-usengec-sef
Şimdi işlemi hızlandırmak için cezvenin üzerini bir kapakla kapatıyorum ve ocağın altını iyice açıyorum.
kayisi-yumurta-resimli-tarifi-usengec-sef

kayisi-yumurta-resimli-tarifi-usengec-sef
Yaklaşık olarak 2 ya da en fazla 3 dakika kadar sonra, su fokur fokur kaynamaya başlıyor ve artık cezvenin kapağını açıyorum.
kayisi-yumurta-resimli-tarifi-usengec-sef
İşte tam şu anda ocağın altını, elektrikli ocaklarda orta ateşe alıyorum. Gazlı ocaklarda ise kısık ateşe alıyorum ve süre tutmak için saate bakıyorum.
kayisi-yumurta-resimli-tarifi-usengec-sef
Kaynamaya başladıktan sonra tam olarak 7 dakika bu şekilde pişirmeye devam ediyorum.

Eğer çok çok az daha (Yani 1 tık daha) sıvı halde olmasını isterseniz ise 6 dakika yeterli. İkisini de deneyin bir ara.. Hangisini en çok sevdiğinize karar verince zaten, artık hep o süreyi tutarsınız siz de:)

Bu süreyi ocağın başında beklememek ve o sırada diğer işlerinizi halledebilmek, örneğin işe/okula gidebilmek için koşturup, hazırlanmak isterseniz, kolaylık olması açısından isterseniz, siz de benim gibi saat veya cep telefonunuzdaki alarmı kurabilirsiniz mesela.

Süre tamamlandığında, cezveyi akan soğuk suyun altında tutup, yumurtanızı elinizi yakmadan dikkatlice içinden alıp, bir müddet daha soğuk suya tutarak, istediğiniz sıcaklığa geldiğinde, kabuklarını kolayca soyabildiğinizi göreceksiniz:)

kayisi-yumurta-resimli-tarifi-usengec-sef
Çok az da tuz ekince, tadından yenmez hale geldiğini unutmadan ekleyeyim:)

kayisi-yumurta-resimli-tarifi-usengec-sef
Kayısı yumurta tarifi

Afiyet şeker olsun!

Kıyma Nasıl Dondurulursa, Gerekince Daha Çabuk ve Sağlıklı Çözülür?

17

İşte bugün sizinle, farklı metodlar deneye deneye, nihayetinde en doğrusunu bulduğum ve acilen lazım olduğu anda, istediğim miktarda dondurulmuş kıymayı en hızlı ve sağlıklı şekilde çözmek için en iyi yöntem olduğuna inandığım, o çok gizli formülümü paylaşacağım. Ama başka kimseciklere söylemek yok. Aramızda! 🙂

Farz edin ki kıymayı kasaptan veya marketten aldınız ve eve geldiniz. Belki 500 gram belki 1 kg, her ne kadarsa artık… Diyelim ki hemen o anda kullanmayacaksınız ve ara ara yemeklerinize katarak ufak ufak miktarlarla, uzun sürede tüketmek niyetindesiniz. Eee derin dondurucuya nasıl kaldıracaksınız o zaman? Hadi bakalım cevap verin! I-ıh! İşte öyle değil… Aaaa hayır canım, ne alaka? Heh tabi tabi öyle yapın da, sonra çözülmek nedir bilmesin. Efendim efendiim? Sabahtan dışarı çıkarıp, akşamında kullanmak mı? Eyvaaah eyvah! :))
kiyma nasil saklanir

“Eeeh! O değil, bu değil… Biliyorsan lütfen anlat da, biz de aydınlanalım” dediğinizi duyar gibiyim kuzucuklarım:) Tamam o zaman, ricanızı kırmayıp, kendi denemelerimden yola çıkarak, bildiğim, duyduğum, işe yarayan ve yaramayan tüm yöntemleri, nedenleriyle anlatıyorum madem:)

Kıyma Dondururken ve Çözerken Yaptığımız Yanlışlar Nelermiş ki? 🙂

Yanlış 1: Kalın Kalıplar halinde saklamak

Ben eskiden kıymayı (diyelim ki 500 gr kıymayı) eve getirdiğimde ilk iş, göz kararı 100’er gramlık kadar 5 ayrı baton kalıba ayırır ve tek tek poşetleyip, derin dondurucuya kaldırırdım. Ama iş dönüşü akşama bir yemek hazırlarken, acilen içine katmak gerektiğinde, o kalıp haldeki miniminnacıcık kıyma bile, bekle bekle çözülmek nedir bilmezdi. Ocağı açıp, tencereye atsan, çevir çevir, hala tek parça… Demek ki bunu böyle yapmamak lazımmış. Bunu öğrendim, bu biiiiir!

Yanlış 2: Eti Naylon Poşet İçinde Sıcak Suda Bekletmek

Poşetle kaldırılan kıymaları ya da etleri, hızlı çözünsün diye poşetiyle birlikte sıcak suya daldıranlar olduğunu biliyorum. Aman diyim! Bu işlem de bakterilere zemin hazırlarmış, yapmasak iyi olur. Bu da ikiiii!

Yanlış 3: Mikrodalga ile çözündürmek

Tam anlamıyla yanlış demek, biraz hakkını yemek olur, son dakika eti çözdürmek gerekli olduğunda tabi ki de yapılabilir. Hatta benim de Mikrodalga ile ara sıra mecbur kalıp tavuk çözündürmüşlüğüm olmuştur zamanında. Ama gramajına kadar girip, ne kadar hassas ayar bile yapsam, tavukları sert bir şekilde hafiften pişirmeye de başladığı için yemeğin yumuşaklığını etkiledi diye pek sevmedim, bu da üüüç. Zaten herkesin evinde Mikrodalga olmadığına ve çok da masum bir alet olmadığı söylendiğine göre, bunu da geçiyorum:)

mikrodalga

Yanlış 4: Oda Sıcaklığında Çözündürmek

Bir kaç saat önce dolaptan çıkarsak da, oda sıcaklığında kendi kendine eritsek derseniz, böyle yapınca da sıcaklığın da etkisiyle içinde bakteri üremesini çok hızlanıyormuş mazalllah. Etti mi size dööört?

Yanlış 5: Buzdolabına Alarak Çözündürmek

Sabahtan veya bir gece öncesinden, sonra lazım olacağını hatırlayıp, -18C derecelik derin dondurucudan, +4 C derecelik buzdolabına aldınız diyelim… ki ben bunu, “altına uygun bir ekstra kap kullanarak, eriyen suların dolaba bulaşmasına engel olduğunuz müddetçe” iyi bir yöntem diye biliyordum, ama böyle bile olsa, bakteri üretimini durdursa da, çözülme işlemi nedeniyle suyunu dışa saldığınından, “besin değerinde kayıplara” sebep olduğu için uzmanlar tarafından tavsiye edilmiyormuş. Aaaa ama, deliriciyimmm! Bu da mı gol değil Hakim bey? 🙂 İşte oldu beeeş!

“Beş kardeş de geliyor ama, aaa bu ne yahu! Ne yapsak yanlışmış meğer!:(” diye moralinizi bozmayın diyeceğim, ama durun hele sık yapılan hatalar daha bitmedi ki 🙂 Hem doğrusunu hep beraber öğrenelim ki, bazen sebebini bir türlü bulamadığımız gıda zehirlenmelerinin de önüne geçelim, değil mi ama?

Yoksa sağdan soldan duyuyorum da, gün geçmiyor ki birinin motoru (!) bozulmasın, “Ay bilmemkim de alttan-üsten gidiyormuş zavallı”, “yazık! fena feci cır cır olmuş” haberleri gelmesin:) Konunun önemini hatırlatması açısından açık konuşmakta fayda olduğuna kanaat getirdim bir an için. Ben bile durumu böylesine “adeta yaşatır gibi” dramatize edebildiğim için, kendi kendime şaştım kaldım:)))Günlük koşuşturmamız esnasında bilinçli davranıp, biraz özen gösterek, dondururken uygulayacağımız pratik yöntemler, daha sonra, hem çok daha kolayca çözdürmemize, hem de gıda zehirlenmelerini önlememize yardımcı olacaktır eminim.

kiyma-kolay-cozulmesi-icin-nasil-dondurulmali
Hiç yaptığınız olmadı mı sizin de? Kıymanın tamamını dondurucudan çıkarıp, eritip, bir kısmını kullanıp, kalanını o an lazım olmadığı için, yine dondurucuya koyarsınız hani ne fena sonuçlar yaratabileceğini hiç bilmeden? Mesala “bu kadar köfte bu akşamlık bize yeter” diye? Oysa lojistikte “soğuk zincirini kırmak” denilen bu işlem, öylesine yanlış ki, al sana göz göre bir cırcır sebebi! :))

Neymiş o zaman? İki lokma yemek uğruna zehirlenip, yatak döşek halsiz kalıp, arada da tuvalete depar atmak, hatta iğnelik, serumluk hale gelmek istemiyorsak, bundan böyle “buzu çözünen bir ürünü, asla ve asla tekrar dondurmuyormuşuz”.

Marketten dondurucu reyonundan aldığınız ürünler için de bu konu geçerli… Eğer hemen kullanmayacaksanız, eve gelir gelmez hiç dışarda bekletmeden, hemen dondurucuya yerleştirin. Tavuk, balık, kıyma, kırmızı et gibi farklı farklı etleri, çeşitlerine göre birbirinden ayrı olarak paketleyip saklamaya özen gösterin.

etler-kolay-cozulmesi-icin-nasil-dondurulmali

Çiğ etlerle ellerinizi değdirerek bir işlem yapacağınız zaman, mümkünse tek seferlik eldivenlerden takın.
cig-et-eldiven-kullanin

Yok eğer buna fırsat olmadıysa da ellerinizi ve kullandığınız kesme tahtası, kaşıklık, süzgeç, bıçak gibi malzemeleri, etle, tavukla işiniz bitince, hiç bekletmeden hemen iyice yıkayın ve eğer bulaştıysa mutfak tezgahını da iyice temizleyin ki bakteri üreyemesin.

cig-et-degmis-malzemeleri-yikayin

cig-et-degmis-malzemeleri-yikayin
Bazen kullanılan tavuk ya da et oldukça taze olmasına rağmen, zehirlenme vakaları duyarsınız hani? O neden olabiliyormuş biliyor musunuz? Hazırlanın! Şok olacaksınız!

Diyelim ki tavuk eti kestiğiniz bir kesme tahtası ve bıçak var kullandığınız… İyice yıkamadan, belki sadece yalancıktan şöyle bi’ sudan geçirerek, bir müddet sonra da aynı kesme tahtasında, aynı bıçakla Salata hazırlıklarına başlıyorsunuz…

Orada oluşan ve gözle göremediğiniz zararlı bakteriler, sizin ruhunuz bile duymadan, sinsice domateslerinize, marulunuza filan bulaşıyormuş. Sonra da salatada bakterilerin fink attığı o kısım, sofrada kimin çatalına denk gelirse artık, o zavallıcık biraz sonra başlıyormuş barsak kramplarıyla kıvranmaya ve şekilden şekle girmeye…

Eee bu durumda bilmeden, siz de kimi suçluyorsunuz tabi? Aklınıza ilk gelen şaibeli ürünü… Yani bu konuda “adı çıkmış 9’a, inmez 8″e olan “tavuk” oluyor bu gayr-i ihtiyari:)) Hiç aklına gelir mi insanın mis gibi yıkanmış, hatta belki kesilmeden önce sirkeli sularda bile bekletilmiş bir salatanın böyle bir şeyi yapabileceği? 🙂

O yüzden tekrarlıyorum, çiğ et, kıyma, tavuk, balık için kullandığınız şeyleri, işiniz biter bitmez hemen iyice yıkamak önemli.

cig-et-degmis-kesme-tahtasini-yikayin

cig-et-degmis-tezgahi-temizleyin
O zaman saklarken benim de uyguladığım Kolay Yöntemin Detayları Gelsin mi Artık? Haydi Başlıyorum o zaman!

Kıyma Nasıl Dondurulursa, Gerekince Daha Çabuk ve Sağlıklı Çözülür?

Kıymayı ilk alıp eve geldiğinizde, eğer hemen parça parça ayırıp, peketlemeye eğer o anda zamanınız yoksa, hiç dışarda bırakmadan, hemen buzdolabına koymaya özen gösterin.

İlk fırsat bulduğunuzda (mümkünse aynı gün içinde) sonra ne yapmak için kullanacağınızı ön görerek (mesela, yemeğe ilave etme, köfte yapma, burger köftesi hazırlama vs gibi) o miktarlara uygun şekilde göz kararı olarak belli miktarlara ayırın.

kiyma-kolay-cozulmesi-icin-nasil-dondurulmali

Köfte Kıyması Saklama

Ben kıyma alır almaz, köfte için kullanacağım kadarını, hemen malzelerini ekleyerek hazırlayıp, bu şekilde ayrı bir plastik kutuda en altına ve aralarına yağlı kağıt sererek saklıyorum. Bu sayede kaba ve birbirlerine yapışmamış oluyorlar ve ihtiyacım olduğunda, istediğim kadar miktarını, çözülmesini beklemeden hemen kullanabiliyorum.

Merak edenler için, “Köfte harcı nasıl hazırlanır” onu da adım adım resimli en kolay anlaşılır tarifiyle burada anlattım.

kofte saklama

Yemeklere İlave Edilecek Kıymanın Saklanması

Yemeklere tad vermesi için daha sonra kullanacağım kısmını ise yaklaşık 100’er gramlık miktarlara ayırıp, her birini tek tek bozdolabı poşetlerine alıyorum.

kiyma-kolay-cozulmesi-icin-nasil-dondurulmali
Sonra bir kullanımlık bu kıyma, poşetin içindeyken, düz bir tezgah üzerine koyup, poşetin üzerinden elimle bastırarak, o kıymayı mümkün olduğunca incecik hale getiriyorum ve poşetin ağzını düğümlüyorum. Bu bir normal buzdolabı poşeti de olur, kendinden kilitlenen poşet de… Yeter ki hava kalmayacak ve sonradan hava almayacak şekilde sıkıca kapatılabilsin.

kiyma-kolay-cozulmesi-icin-nasil-dondurulmali

Hem bu sayede, olur da daha sonra, değişik bir yemek için kullanmam gerekir ve bu minik miktar bana az veya fazla gelirse, ince olduğu için kolayca kırarak ya da keserek azaltabilir ya da istediğim miktarı diğer poşetten ekleyip, artırabilirim. Harika değil mi ama? 🙂

kiyma-kolay-cozulmesi-icin-nasil-dondurulmali
Derin dondurucudaki diğer malzemelerden tamamen ayrı olarak muhafaza etmek için, sonrasında tek tek tüm poşetleri, bir kapalı kabın veya poşetin içine toplu olarak koyup, ağzını iyice kapatıyorum. Aynı mantıkla bir başka yöntem olarak, kıymaları, aralarına yağlı kağıt koyarak yine ince katmanlar halinde birlikte de paketleyebilirsiniz tabi:)

Böyle ince halde dondurunca, lazım olduğunda o an derin dondurucudan çıkarıp, ocağa bir tencere veya tavaya biraz yağ koyup kızdırdığınızda ve donmuş kıymayı erimesini hiç beklemeden eklediğinizde, en sağlıklı şekliyle, kısık ateşte bile hemen çözülüp, kolayca ve zahmetsizce pişmeye başlıyor.
kiyma-kolay-cozulmesi-icin-nasil-dondurulmali

Yoksa Canınız Bu Aralar Leziz Bir Hamburger mi Çekiyor?

Eğer hayalini kurduğum o enfes Hamburgeri ilk fırsatta evde kendim hazırlamaya karar verdiysem, ihtiyaç anında pratik olması için köftesini kıymayı aldığım gün hemen hazırlayıp, yassı yuvarlak şekil verip, aralarına yine yağlı kağıtlar koyarak bir kapalı poşetle dondurucuya kaldırıyorum.

Üşenmeyip, baştan yapılan bu işlemler, sonrasında büyük kolaylık ve zaman tasarrufu sağlıyor:) Herkese tavsiye ederim:)

Bu ve bunun gibi önerilerimi ve adım adım resimli tariflerimi seviyorsanız, Hürriyet Bumerang Ödüllerinde “En Çalışkan Blog” adayı olan, üşenmek nedir bilmeyen Üşengeç Şef’inize siz de destek olabilirsiniz. Ön elemeyi SMS oylaması ile yaptıkları için, tüm oylarınız benim için çok kıymetli:) Oy vermek için Üşengeç Şef’e OY VER  ‘e tıklayınız.

Bir saniyeliğine size zahmet vereceğim belki, ama şu ödülü de bu sene alalım artık yahu:)

usengecsef.com
www.facebook.com/usengecsef
www.twitter.com/usengecsef
www.instagram.com/usengecsef

Trileçe Tatlısı Tarifi

193

Bir önceki yazımda uzun uzadıya anlattığım gibi, ilk tadışta aşık olduğum Balkan Tatlısı ya da Arnavut tatlısı olarak bilinen ve Latin Amerika ülkelerinin de sahip çıktığı Trileçe’yi evde de yapmayı aklıma koymuştum. İlk denememde, tamamen meraktan, bir çılgınlık edip, pişirirken kekin yarısını da kakaolu yaptım. Sonuçları görüp, buna değip değmediğine karar vermek için, arada bu tarz denemelere ve yeniliklere şans vermek lazım tabi 🙂 Ama bence kakaolu kek olması çok fark etmedi yani siz aşağıdaki tarifi normal şekliyle uygulayın, boşuna zahmete girmeyin:) İşte karşınızda Trileçe Tatlısı Tarifi…

Bu arada eğer bu malzemelerden birine ihtiyacınız olursa Türkiye’deki Online Market Alışverişi Siteleri‘ne göz atmanızı tavsiye ediyoruz.

Adım Adım Resimli Anlatımıyla TRİLEÇE TATLISI TARİFİ

Malzemeler: (Yaklaşık 12 Dilimlik)

Kek Kısmı İçin:

  • 5 yumurta
  • 10 çorba kaşığı Toz Şeker
  • 3/4 su bardağı Sıvı Yağ
  • 5 çorba kaşığı İrmik
  • 10 çorba kaşığı Un
  • 1 paket Kabartma Tozu
  • 1 paket Vanilya

Sütlü Sosu İçin:

  • 4 su bardağı Süt (Orijinal tadını bekleyenler İnek, Keçi ve Manda sütü karışımı kullanabilirler 🙂
  • 3 çorba kaşığı Toz Şeker
  • 1 kutu (200 ml) Krema

Karamel Sosu İçin:

(Eğer hazır Karamel Sos kullanmayacaksanız)

  • 3 çorba kaşığı toz şeker
  • 1 çorba kaşığı Tereyağ
  • 200 ml Krema

İlk iş olarak 5 yumurtanın sarılarını ve beyazlarını birbirinden ayırmamız gerekiyor. Bunun için isterseniz, “Yumurtanın sarı ve beyazı kolayca nasıl ayrılır” yazıma göz atabilirsiniz.

trilece-tatlisi-resimli-tatli-tarifi

Yumurta sarılarını bir kasede toplarken, beyazlarını derin bir cam kaseye alıyorum.

trilece-tatlisi-resimli-tatli-tarifi

İçine 10 çorba kaşığı Toz Şeker ekliyorum.

trilece-tatlisi-resimli-tatli-tarifi
trilece-tatlisi-resimli-tatli-tarifi

İyice beyaz ve köpüksü haline gelene kadar mikserle çırpıyorum.

trilece-tatlisi-resimli-tatli-tarifi

Artık içine yumurta sarılarını da ekleyebilirim.

trilece-tatlisi-resimli-tatli-tarifi

Yine mikserle en yüksek ayarda güzelce çırpıyorum.

trilece-tatlisi-resimli-tatli-tarifi

Sıra geldi Sıvıyağ ilave etmeye…

Normalde tarif 1 bardak sıvıyağ diyordu ama ben 3/4 su bardağı Sıvı yağ kullandım. Hiç de eksikliğini hissetmedim.

trilece-tatlisi-resimli-tatli-tarifi

Söylenen miktarda Un ve İrmiği de ekliyorum.

trilece-tatlisi-resimli-tatli-tarifi
trilece-tatlisi-resimli-tatli-tarifi

Son olarak da Kabartma Tozu ve Vanilyayı katıp, bir kaşık yardımıyla köpüğünü söndürmeden tekrar karıştırıyorum.

trilece-tatlisi-resimli-tatli-tarifi
trilece-tatlisi-resimli-tatli-tarifi

Artık kek karışımım hazır olduğuna göre, dikdörtgen şekilli bir borcama dökmeden önce, piştikten sonra altının yapışmaması için yağlamam gerekiyor.

Bunun için çok az (örn: 1 yemek kaşığı kadar) sıvıyağ döküp, bir fırça ya da peçete yardımıyla kenarları dahil, her yerine yayıyorum..

Tepsi iyice yağlanınca artık kek karışımını her yerine eşit şekilde döküyorum.

trilece-tatlisi-resimli-tatli-tarifi
trilece-tatlisi-resimli-tatli-tarifi

İşte tam bu noktada, yazımın en başında anlattığım o Meraklı Melahat halim devreye giriyor ve “ayyyy, acaba kekin bir yarısını Kakao’lu yapsam, nasıl bir tad ortaya çıkardı?” diye işime burnunu sokuyor. (1 çay kaşığı kadar kakaoyu yarısına ekleyip, biraz mermerimsi şekiller yapıyorum.)

trilece-tatlisi-resimli-tatli-tarifi

Ama dedim ya bu kısımları siz “Allah Allah… Kekin bu tarafı neden koyu renkli ki?” diye şaşırmayın diye açıkladım, yoksa gerçekten çok ahım şahım bir sonuç almadığım için illa yapın demeyeceğim. Kısacası siz bu kakaolu kısmın zahmetine hiç girmeyin, ben sizin yerinize zahmet ettim, değmiyormuş:)

trilece-tatlisi-resimli-tatli-tarifi

175 C dereceye önceden ısıttığım fırının orta gözünde, üstü biraz kızarana kadar pişiriyorum. Bu süre benim fırınımda ön ısıtma süresi ile birlikte yaklaşık 45-50 dakikayı buluyor.

Her fırının özelliği ayrı olduğu için, kapağını açmadan, camından bakarak 35-40 dakikadan sonra arada nasıl gidiyor diye takip etmenizde fayda var. Bu aşamada içinin de tam piştiğine emin olmak için en iyisi, bir kürdan batırıp çıkarın. Eğer kürdan, bulaşmamış yani temiz olarak çıkıyorsa pişmiş demektir:)

trilece-tatlisi-resimli-tatli-tarifi

Keki fırından çıkardıktan sonra biraz ılınırken, o esnada ben de sütlü sosunu hazırlıyorum.

SÜTLÜ SOSUN HAZIRLANMASI

4 su bardağı soğuk Süt, 1 kutu Krema ve 3 çorba kaşığı Toz Şekeri bir kaseye alıp, mikserle köpürtene kadar çırpıyorum. Pişirme yapmıyorum.

IMG 9387
trilece-tatlisi-resimli-tatli-tarifi
trilece-tatlisi-resimli-tatli-tarifi

Şimdi sıra bunu Kekin üzerine dökmeye geliyor. Ama öncesinde, keki bir bıçak yardımıyla güzelce dilimlere ayırıyorum.  Ama sosu iyice çekmesi için bir işlem daha yapmam gerekiyor.

Elime yine bir kürdan alıyorum…

trilece-tatlisi-resimli-tatli-tarifi

…ve üşenmeden kekin üzerinde mümkün olduğu kadar çok yere bu kürdanı dibe kadar batırıyorum. Gıcık olduğunuz birine batırıyormuşsunuz gibi düşünün, terapi niyetine, oh mis! :))

trilece-tatlisi-resimli-tatli-tarifi

İyice kürdanladıktan sonra, hazırladığım sütlü sosu kepçe yardımıyla Kek’e döküyorum.

trilece-tatlisi-resimli-tatli-tarifi
trilece-tatlisi-resimli-tatli-tarifi

Sütü iyice çekmesi için yaklaşık 1 saat kadar kenarda beklemeye alıyorum.

trilece-tatlisi-resimli-tatli-tarifi

TRİLEÇE TATLISI TARİFİ için KARAMEL SOSUN HAZIRLANMASI

Evde o anda hazır Karamel Sos bulunmadığı için, ben “hadi tembellik etmeyeyim de bu sosu da kendim hazırlayayım” dedim ve yaptım. Güzel oldu mu? Fena değil… Ama laf aramızda, daha sonra denediğim hazır Karamel Sosla ve hatta ilaveten eklediğim Çikolatalı Sosla bence çok çok daha güzel oldu. Dolayısıyla ister hazırlayın, ister hazırını kullanın, tercih sizin:)

Karamel sos için 3 çorba kaşığı Toz Şekeri bir tencerede eritiyorum.

trilece-tatlisi-resimli-tatli-tarifi
trilece-tatlisi-resimli-tatli-tarifi

Biliyor musunuz o kar beyazı şeker, eriyince, Karamel rengini alıyor. Önceden bilenler gülmesin valla buna ilk şahit olduğum zaman, ben şok olmuştum:)

trilece-tatlisi-resimli-tatli-tarifi

Biraz köpürmeye başlayınca, içine 200 ml’lik Kremalardan ilave ediyorum.

trilece-tatlisi-resimli-tatli-tarifi-karamel

Karıştırıyorum ve içine 1 çorba kaşığı Tereyağ ekleyip, yine karıştırıyorum.

trilece-tatlisi-resimli-tatli-tarifi-karamel
trilece-tatlisi-resimli-tatli-tarifi-karamel

Karamel sosunu, sütlü sosu çeken Kekin üzerine eşit şekilde sürüyorum.

Sonradan unutulup hepsi yenmeden fotoğraflayabilmek için ben ilk iki dilimi, biraz erken kesmek durumunda kaldım. Eğer dayanabilirseniz tabi, siz acele etmeyin 🙂

trilece-tatlisi-resimli-tatli-tarifi

Trileçenin üzerini güzelce streç filmle kapatıyorum ve buzdolabına iyice soğumaya gönderiyorum. Mümkünse bir kaç saat beklemeli:)

trilece-tatlisi-resimli-tatli-tarifi

Kendi hazırladığım Karamel sosuyla olan ilk dilimim şöyle görünüyordu.

karamelli-trilece-tatlisi-resimli-tatli-tarifi

Bu, beni o an için çok mutlu eden ve 30 saniyede biten bir dilim oldu ama tam da kesmedi. Çünkü bu tatlıyı ilk kez tanıdığımda üzeri Karamel ve Çikolata soslarıyla süslenmişti. Gönül biçare halde onu arıyordu:)

Üşenmedim çıkıp market market dolaştım ve Carte d’or’un plastik şişedeki hazır Karamel ve Çikolata soslarını buldum. İşte bu sayede manzaram da şöyle değişti.. Off! Hatta, of ki ne of! 🙂

karamelli-trilece-tatlisi-resimli-tatli-tarifi
Adım Adım Resimli Karamelli Trileçe Tatlısı Tarifi

İşte Karamelli Trileçe Tatlısı tarifinin sonuna geldik. Oldukça hafif ve lezzetli bir tatlı… Ben çok sevdim:)

Unutmadan söyleyeyim, geçenlerde bir yerde de üzeri Frambuaz soslu olanından görünce, “Karamel’den de iyi olamaz canım” diye çekine çekine sipariş vermiş bulundum ki, frambuaz tadı baskın olmasına rağmen, o da gerçekten enfesti.

trilece frambuaz

Hangisini seviyorsanız artık yapmayı siz de öğrendiniz işte:) Şimdiden afiyet olsun:)

Tanıştığım Günden Beri Trileçe Diye Sayıklıyorum:)

3

Geçenlerde hayatımda ilk kez Trileçe denilen ve “Arnavut Tatlısı” olarak da bilinen bir lezzetle tanıştım ve üstü Karamelli bu hafif tatlıyı gerçekten öylesine güzel yapmışlardı ki, tek kelimeyle bayıldım. Ondan sonraki günler boyunca, her yerde kolay kolay bulunmayan bu tatlının ismini “Trileçe…. Trileçeeee” diye sayıklayınca, iş başa düştü ve evde yapıp, hevesimizi almamız şart oldu:)

trilece-tatli-karamel-arnavut

Instagram hesabımdan kendi yaptığım tatlının resimlerini paylaşınca, bir anda Trileçeciler aşka geldi ve “Üşengeç Şef bize de öğret” diye mesaj yağmuruna tuttular. Oysa orada kimin tarifine bakarak yaptığımı söylemiştim, ama bu kez de “illa sen anlat, biz başka tarif tanımayız” cevapları gelmeye başladı.

Tabi ki de, bu günlerin geleceğini önceden gördüğüm için, yaparken bir yandan adım adım fotoğraflamıştım. Gel gelelim, sizlere adeta “yaşatacak” şekilde böylesine basit dille ve detaylıca anlatması bile ne kadar meşakkatli bir bilseniz, bugüne kadar neden üşendiğimi anlardınız. İşte şimdi o büyük gün, neredeyse geldi çattı sevgili okurlarım…

Aa bu arada tatlıyı biraz araştırınca aslında İspanyol kökenli bir tatlı olduğunu öğrendim ve ismi de “Tres Leches” yani “3 Süt” anlamına geliyor. Çünkü orjinali; 3 farklı sütün kullanılmasıyla yapılıyor. Manda sütü, İnek sütü ve Keçi sütü… Ben tabi ki standart olarak kutu inek sütüyle yaptım ama çok iddialı bir şey ortaya çıkarmak isteyenlere hiç mani olmayalım, önden buyursunlar lütfen:)

İşte size bu sıkıcı ve puslu Pazartesi gününü, çiçekler açan, kelebekler uçuşan, güneşle ışıl ışıl parlayan enfes bir hafta başına çevirmek için süper bir fırsat:)

Mini mini birlerinizi, çalışkan ikilerinizi ve diğer tüm okula başlayan genç dimağlarımızı, 3 ay boyunca “On dönüm Bostan,Yan Gel Osman” modunda yayıldıktan sonra bir anda önlükleri çekip, sınıflara girmiş olmanın verdiği o falafoş olmuş modlarından, eve adım attıkları anda “şıp” diye çıkaracak ve”annnnecimm benim!” diye yanaklarınıza şapur şupur sevgi öpücükleri konduracakları bir tatlı geliyor yolda…

kedi-komik-kitap
İlk günden pestilim çıktı anne. Enerji lazım n’oolur üşenme de yap yaa:)

Gelsin mi?… Hazır mıyızzzzzzzzzzzzzzz? E biraz tezahürat ve bir de ana sayfada sağ üstteki “Bu siteye katılın”a tıklayıp, üye olmanızı rica ediyorum artık, bu kadar da üşengeçlik olmaz yani laf aramızda, adsız yorumlar da bi’ yere kadar:)

Kıymalı Bezelye Yemeği Tarifi

2

Bugün size “Hay Allah! Bu akşam için ne pişirsem? Çok da yorgunum, sabahtan beri ayaklarıma kara sular indi, çalışmaktan beynim sulandı” dediğiniz anlarda derin dondurucunuzdan imdadınıza yetişecek ve kısa sürede en az zahmetle hazırlayabileceğiniz, aşırı pratik ve lezzetli bir Kıymalı Bezelye Yemeği tarifi vermek istiyorum.

resimli-kiymali-bezelye-tarifi

Adım Adım Resimli KIYMALI BEZELYE TARİFİ

Malzemeler: (3-4 Kişilik)

  • 2 yemek kaşığı Zeytinyağı
  • 50 gr kadar Az Yağlı Dana Kıyma
  • 1 Adet Kuru Soğan (ya da aynı miktarda Donmuş Soğan)
  • 2 Çarliston Biber
  • 1/2 Kırmızı Biber
  • 1 dolu çay kaşığı Domates Salçası
  • 1 silme çay kaşığı Biber Salçası (istemiyorsanız, kullanmanız şart değil)
  • 1 adet Domates
  • 1/6 tablet Et veya Tavuk Bulyon (İsterseniz hiç kullanmayabilir ya da evde hazırda varsa gerçek et suyu ekleyebilirsiniz)
  • 1 paket Super Fresh Donmuş Yemeklik Bezelye
  • Kaynar Su
  • 1 silme çay kaşığı Tuz

İlk olarak, zeytinyağını hafif kızdırdığım bir çelik tencereye Kıymayı alıp, karıştıra karıştıra kavurmaya başlıyorum.

resimli-kiymali-bezelye-yemegi-tarifi
resimli-kiymali-bezelye-yemegi-tarifi

Kıymalar biraz kahverengileşmeye başlayınca, onları tencerenin kenarlarına doğru alarak, ortasına bir boş alan açıp, oraya da yemeklik doğradığım soğanı ekliyorum. İsterseniz siz de benim gibi daha hızlı ve pratik olması açısından derin dondurucunuzda sakladığınız hazır doğranmış Donmuş Beyaz Soğan kullanabilirsiniz.

superfresh-donmus-sogan

Yok ben kendi soğanımı kendim doğrarım diyenlerdenseniz, arzu ederseniz, yemeklik soğan nasıl doğranır yazıma da bakabilirsiniz:)

resimli-kiymali-bezelye-yemegi-tarifi

Şimdi yıkayıp, küp küp doğradığım kırmızı biber ve çarliston bibeleri de Kıyma ve Soğana ilave ediyorum.

resimli-kiymali-bezelye-yemegi-tarifi

Onlar da pişince, içine Domates Salçası ve Biber Salçasını da ilave ediyorum ve karıştırarak onları da biraz kavuruyorum.

resimli-kiymali-bezelye-yemegi-tarifi
resimli-kiymali-bezelye-yemegi-tarifi

İçine 1 adet soyulmuş ve yemeklik doğranmış Domates ekliyorum.

resimli-kiymali-bezelye-yemegi-tarifi

Onlar de biraz pişince, içine yıkanmış ve ayıklanmış haldeki Super Fresh’in Donmuş Yemeklik Bezelye paketini boşaltıyorum.

resimli-kiymali-bezelye-yemegi-tarifi

Güzelce alt üst edip karıştırıyorum.

resimli-kiymali-bezelye-yemegi-tarifi

İçine istediğim miktarda, yani çok bol değil, Bezelyelerin seviyesine kadar Kaynar Su ilave ediyorum.

resimli-kiymali-bezelye-yemegi-tarifi

Bir silme çay kaşığı kadar Tuz ilave ediyorum.

resimli-kiymali-bezelye-yemegi-tarifi

Çok çok az bir miktar Et Suyu Bulyon ekliyorum. Bulyon eklemeyi siz de benim gibi sevmiyorsanız, gerçek et suyu ekleyebilirsiniz.

resimli-kiymali-bezelye-yemegi-tarifi

İyice karıştırıp, suda eridiklerine emin oluyorum.

resimli-kiymali-bezelye-yemegi-tarifi

Tencerenin kapağını kapatıp, ocağın altını orta ateşten, kısık ateşe alıyorum.

resimli-kiymali-bezelye-yemegi-tarifi

Arada Bezelyelerden bir-iki tane alarak, biraz soğutup, tadına bakıyor ve istediğim yumuşaklığa geldiklerinden emin olduğumda ocağın altını kapatıyorum.

resimli-kiymali-bezelye-yemegi-tarifi

İşte Kıymalı Bezelye yemeğimiz, bu kadar kısa sürede yenmeye hazır ve de nazır 🙂

Yanına eş zamanlı olarak pişirebileceğiniz ve sizlere daha önceden tariflerini adım adım resimlerle anlattığım Sade Pilavla, Şehriyeli Pilavla ya da benim gibi daha sağlıklı olsun derseniz, Bulgur Pilavı ile enfes olur kanaatindeyim:) Üşenmek yok, hadi ama yaparsınız, aslansınız :)))

Şimdiden Afiyet olsun…

Bol Köpüklü Türk Kahvesi, Lokum ve Likör Ritüeli…

1

Çocukluğumdaki bayramlar deyince ilk olarak Cici Annemin hediye ettiği mendiller geliyor aklıma… Bir de apartmandaki en yakın arkadaşımla, bayramlarını kapıdan el öpüp kutlayarak kutladığımız komşulardan biriktirdiğimiz harçlık, şeker ve çikolatalar… İçi yumuşak ve kiraz dolgusu tadında olan çikolatalar pek modaydı o zamanlar… Bana ağır gelirdi tadı, onları pek sevmezdim ama fındıklı-fıstıklı drajeler her zaman en favorilerimdi. Bir de karamelli bonibon ve şekerli leblebi tozu vardı ki, tadı hala dün gibi aklımda…

turk kahvesi

Daha okula bile başlamadığım için henüz sayıları ve paraları anlamadığım yıllar… Abim sağ olsun bu durumumdan istifade, beni bakkala götürüp, en sevdiğim 3-5 şeyi kendi biriktirdiğim paralarla, sanki bana jest yapıp da o almış gibi kandırır, pahada hafif ama kendisi ağır, şangır şungur bir dolu bozukluğu, sanki çok matah birşeymiş gibi boynumda asılı minicik yan cüzdanıma tıkka basa doldurup, daha değerli olan tüm kağıt paralara çaktırmadan el koyarmış. Bunu artık aklım erdikten bayağı sonra öğrendim. Vay edepsiz! Ben de saf saf “Anne bak! Abim bana ne aldı” diye sevindirik olan tam bir şapşikmişim o zamanlar:)

Sizin de kim bilir, çocukluğunuzdaki bayramlardan, şimdi gülümseyerek hatırladığınız bunun gibi ne anılarınız vardır, değil mi? 🙂

Geçen hafta Hürriyet’in “Bumerang Deneyim Günleri” için “Hatırlamak Gerek Bazen” temalı ve özümüzdeki değerleri hatırlayıp ritüellerimizi canlandırmayı hedefleyen bir davet aldım ve bana işte tam da böyle bir bayram sevincini erkenden yaşatmaya yetti. Arife gecesinden bayramlık cicilerine sarılıp uyuyan çocuklar gibi heyecanlanıp, en sevdiğim renklerde giyinip kuşanıp, bu anlamlı davete iştirak etmek üzere yola çıktım.
usengec-sef-iyi-bayramlar

Cafe Cadde’nin ev sahipliği yaptığı bu etkinlikte, lezzetli bir öğle yemeği yediğimiz blogger arkadaşlarımdan oluşan uzun masamızda çok keyifli bir sohbet ortamı oluştu hemen.


turk kahvesi likor

Hayatımızın koşuşturmasında, kent yaşamının yoğunluğunda ve monotonluğunda unutmaya yüz tuttuğumuz değerlere ve lezzetlere değindik ve aslında kendimizi daha özel hissettirecek bu tarz ritüellerden neden vazgeçmememiz gerektiğini hatırladık hep beraber.

Yazar Sema Temizkan Hanım ile geçmişe gidip, Beyoğlu’ndaki Mısır Apartmanında geçen çocukluğundan başlayarak, ailesinin nesiller öncesinden gelen bayram geleneklerini ve hatıralarını yad ettik.

bumerang

Bizi biz yapan değerlerimize, yani geleneklerimize ve eskiden daha çok sahip olduğumuz engin hoşgörümüze sahip çıkmak ve sımsıcak hatıralarımızı ara sıra tekrar canlandırmak nasıl da önemli şu hayatta…

Bizler de bu davet bahanesiyle, geçmişten günümüze dek “misafir ağırlama” kültürümüzün bir parçası olan kahvenin, likör ve lokum eşliğinde sunulmasının verdiği o nostaljik keyfi, “Hatırlamak Gerek Bazen” etkinliğiyle bir kere daha anımsamış olduk.

Arzu edenler, kahve sonrası, Mey içkinin, yeni likör markası olan Nazen’in, olgunluk dönemindeki meyvelerin etli kısımlarından hazırladığı likörlerinden Nane, Vişne, Acıbadem ve Ahududu çeşitlerini deneyimleme imkanı buldu.

Likor cesitleri

“Şimdi bol köpüklü bir kahve ile yanında Likör ve Lokum ikramı olsaydı da, biz de tadını çıkarsaydık ama, nerdeee?” diyenler için Dude Table, kültürümüzde dünden bugüne yer alan kahve ve likör ritüellerini 25 Eylül – 7 Ekim 2014 tarihleri arasında İstanbul, İzmir ve Ankaralılar ile de buluşturarak, şehrin en önemli kafe ve restoranlarında farklı sunum etkinlikleri organize edecekmiş. Bu esnada da önemli değerlerimizin konuşulup hatırlanacağı sohbetler edilirken, Türk Kahvesi eşliğinde çeşit çeşit likörler sunulacakmış.

Türk kahvesi hakkında biraz genel bilgi vermek gerekirse;

Üstündeki köpüklü kısım ne kadar bol ise, ona göre daha uzun süre sıcak kalacağı için “bol köpüklüsü” daha matah kabul edilen ve ince kenarlı porselen fincanda sunulunca, daha geç soğuyan Türk Kahvesinin, yanında ikram edilen su, aslında kahve keyfi sonrasında içmek için değil; esasında, kahveden önce ağzınızdaki diğer tadları silip, dilinizdeki lezzet tomurcuklarını, o an içeceğiniz kahveye sıfırlanmış halde hazırlamak için sunulmakta…

kave fali
Eh! Türk kahvesi içilir ve tüm ritüeller yerine getirilir de, Kahve falına bakılmaz mı? Tabi ki de Sema Hanım onu da eksik bırakmadı… Biz Hürriyet Bumerang’ın Yayıncı İlişkilerinden arkadaşım Ahmet ile kahvelerimizi yudumlarken, aynı ekipten dünya tatlısı Hilalciğime detaylı bir kahve falı baktı.
Harika haberlerle dolu, bol umut vaad eden, pek hayırlı şeyler söyledi. Hepsinin en kısa zamanda gerçekleşmesi dileğiyle:)

turk kahve fali
Dude Table’dan Funda Hanım ve Merve Hanım’la, ağırlıklı yemek üzerine olan keyifli sohbetimiz, diğer davetliler gittikten sonra da uzun uzun sürdü:)

Eğer siz de neşeli sohbetler eşliğinde, sevdiklerinizle yudumlayacağınız bol köpüklü bir Türk kahvesi nasıl yapılır öğrenmek isterseniz, daha önce adım adım anlattığım şu Türk Kahvesi Tarifime tıklayabilirsiniz.

proxy?url=http%3A%2F%2F4.bp.blogspot.com%2F obGcV4t h30%2FUT8h3WBX2UI%2FAAAAAAAAEyE%2F3I6XGE9Plr4%2Fs1600%2Fkopuklu turk kahvesi
İster Bitter çikolata ile ister çifte kavrulmuş lokum ile, ama en azından bayram ve özel günlerde, eski geleneklerimizi canlandırmak adına Likör eşliğinde ikram edebileceğiniz Türk Kahvesi için Atalarımız ne güzel söylemiş:

“Gönül ne kahve ister,

 Ne kahvehane…
Gönül bir dost ister…
 Kahve bahane!”

usengecsef.com
www.facebook.com/usengecsef
www.twitter.com/usengecsef
www.instagram.com/usengecsef

Tel Şehriyeli Pilav Tarifi

31

Pilavın her çeşidine biterim ama özellikle Tel Şehriyeli Pilavla başka bir aşk yaşarız. Bana kalsa “Nohutlu ve Tel Şehriyeli Pilav” filan gibi kombinler de yapabilirim ama sevgili eşim genelde bu tarz fazla malzemeli karışımlar yerine “Sade” Pilavcılardandır. Ama bakıyorum da sizler arasında da Tel Şehriyeli Pilav sevenler öyle çok ki, benden sık sık Tel Şehriyeli Pilav tarifi anlatmamı istiyorsunuz. Ah siz 40 yılda bir yemek yapmak istersiniz de, ben sizi hiç kırar mıyım? 🙂 Artık Sade Pilav tarifimden sonra, her birinizin birer “Pilav Ustası” olduğunuzu, gönderdiğiniz resimlerden, yazdığınız maillerden ve topladığınız takdirlerden anlıyorum. O zaman şimdi de bir üst level’a atlayalım veeee artık Tel Şehriyeli Pilav da yapabilelim ama değil mi?

Adım Adım Resimli Anlatımıyla TEL ŞEHRİYELİ PİLAVI TARİFİ

Malzemeler

(3-4 kişilik)

1 yemek kaşığı Tereyağ

1 yemek kaşığı Zeytinyağı

1 bardak Yasmin Pirinci (siz isterseniz Baldo pirinci de kullanabilirsiniz, tercihinize kalmış)

1/2 çay bardağı Tel Şehriye (ya da Arpa Şehriye- her ikisinde de formül aynı)

2 su bardağı Kaynar Su

Arzu ederseniz 1/4 tablet Et veya Tavuk Bulyon (Ben artık hiç kullanmıyorum. Siz de istemezseniz hiç kullanmayabilir ya da evde hazırda et suyu/tavuk suyu varsa onu da kullanabilirsiniz tabi)

1 silme çay kaşığı Tuz

Tel Şehriyeli Pilav Tarifinin Yapılışı

İlk olarak, orta ateşte, mümkünse teflon bir Pilav tenceresine zeytinyağını ve tereyağını koyup, biraz karıştırarak, eritiyorum.

sehriyeli-pilav-resimli-tarifi
Tel Şehriyeli Pilav Tarifi

O esnada bir bardak Pirinci, tel süzgeçe döküp, akan su altında, suyun beyazlığı gidene kadar, iyice yıkayıp, nişastasından arındırıyorum.

sehriyeli-pilav-resimli-tarifi
sehriyeli-pilav-resimli-tarifi

Tenceredeki yağ ufaktan kızmaya, minik minik köpürmeye başlayınca, önce içine Şehriyeyi döküp, yine orta ateşte karıştıra karıştıra yakmadan kavuruyorum.

sehriyeli-pilav-resimli-tarifi
sehriyeli-pilav-resimli-tarifi
sehriyeli-pilav-resimli-tarifi

Onun rengi koyulaşınca (ama kahverendi olmasın, resimdeki gibi olması yeterli) içine yıkayıp, iyice süzdüğüm pirinçlerimi de ekliyorum.

sehriyeli-pilav-resimli-tarifi

Karıştıra karıştıra beraber kavurarak, beyaz olan pirinçlerin renginin artık biraz daha şeffaf hale dönüştüğüne şahit oluyorum.

sehriyeli-pilav-resimli-tarifi

Artık içine kaynar Su dökme zamanı geldi. Kettle’da kaynattığım 2 bardak suyu, elimi tencereden yükselecek buharla yakmamaya dikkat ederek, üzerlerine ilave ediyorum.

sehriyeli-pilav-resimli-tarifi

Bir karıştırıyorum.

sehriyeli-pilav-resimli-tarifi

İçine arzu ediyorsam çok azcık Et Bulton katıyorumç Dediğim gibi istemezseniz, bunu yapmak zorunda değilsiniz.

sehriyeli-pilav-resimli-tarifi

Bir silme çay kaşığı kadar da Tuz ilave ediyorum. Siz daha çok ya da daha az tuzlu seviyorsanız, bunu kendinize göre ayarlayın lütfen:)

sehriyeli-pilav-resimli-tarifi

Şimdi yine güzelce bir karıştırıyorum ve artık kapağını kapatıyorum.

sehriyeli-pilav-resimli-tarifi
sehriyeli-pilav-resimli-tarifi

Bu aşamada hemen altını da en kısığa alıyorum. Benim ocağımda 10 seviye varsa, ben 1 seviyesine getiriyorum ki, en hafif ateşte güzel güzel yavaş yavaş pişsin pilavım.

sehriyeli-pilav-resimli-tarifi

Zaten 10 dakika gibi bir sürede suyunu çekiyor neredeyse… Aralarda kapağını açmıyorum ki, buharı kaçmasın. Tencere kapağının cam olması burada işime yarıyor:)

Artık suyu kalmadığını gördüğüm anca, kapağını açıp, yine de emin olmak için tahta kaşıkla pilavın ortasında bir yerlerden pilavı kenara doğru çekerek bir boşluk açıyorum ve bakıyorum ki, o boşlukta hiç su görmüyorum, bu demek oluyor ki artık pilavım pişmiş ve artık ocağın altını kapatabilirim.

sehriyeli-pilav-resimli-tarifi

Elektrikli ocak kullanınca, o bölüm hala sıcak olduğu için, Pilav tenceremi ocakta artık altı sıcak olmayan bir yere alıyorum ve bir kağıt havlu koyup, üzerine kapağını kaparak, 5-10 dakika kadar demlenmeye ve dinlenmeye bırakıyorum.

sehriyeli-pilav-resimli-tarifi

Demlenme işlemi bitince, kapak terlemiş oluyor, onu o kağıtla silip, atıyorum. İşte enfes bir Şehriyeli Pilav karşımda afiyetle yenmek üzer bana bakıyor. Eh  sizi kırmayıp nasıl yapılacağını anlattığım gibi, onu da kırmam, hapur hupur yerim madem:)

sehriyeli-pilav-resimli-tarifi
Tel şehriyeli pilav tarifi