Ana Sayfa Blog Sayfa 37

Alura Boutique Hotel – Alaçatı 2014

0

Sevgili Barış Manço’nun şarkısındaki gibi şu anda dışarıda “hava ayaz mı ayaz”… Hiç ama hiç benlik değil doğrusu… Yaz sıcağında doğmuş, gerçek bir güneşli hava ve masmavi gökyüzü insanıyım ben… Perdeyi aralayınca, sırf ışıldayan güneşi gördüğümde bile, neşeyle dolmam ve enerjim tavan yapıp, hemen işlere koyulmak istemem, başka neyle açıklanabilir, bilemedim ki? 🙂

Bu yazın son günlerinde de olsa, ilk ve tek yaz tatilimiz için güneye inme planımız vardı. Gideceğimiz tarihten 1 hafta kadar önce, Bodrum’da açık hava düğünü olan genç bir çiftin, yaşanan fırtına ve şiddetli yağmur nedeniyle, iç çamaşırlarına kadar ıslanan davetlilerini, ters dönen şemsiyelerini, rezil olan masa süslemelerini duyunca, açıkçası, bavuluma bırakın mayoları, t-shirtleri; “hangi kazak ve ceketleri koysam, hatta çaktırmadan bir de bere sıkıştırsam mı acaba?” diye kara kara düşünmeye başlamıştım. Derken bir baktık ki, tatil haftamızda Allah’a şükür, şansımıza hava bir güzelleşti, pir güzelleşti.

alura-boutique-hotel-alacati-tatil

Geceden bavulumuzu hazırlayıp, sabah erkenden yolumuza koyulduk. Feribota binmek üzere Pendik’e vardığımızda güneş henüz yeni doğuyordu. Mahmur gözlerle de olsa keyfini çıkardığımız ufuktaki bu sıcak renk cümbüşü, bize harika geçecek bir tatilin sinyallerini veriyordu sanki:)

gunes-dogus-manzara-feribot

Yol boyunca kan şekerimiz inip çıkmasın diye, yanımızdaki çantaya Elma, Ceviz ve Badem gibi sağlıklı atıştırmalıklar hazırlamıştım. Bir de henüz tam olgunlaşmadığı için beklettiğim Avokadolarım vardı, çok komik ama onu da arkamızda buzdolabında yapayalnız bırakmaya gönlüm el vermedi. Bayağı bir espri konusu oldu yolda bize:) Yaaa!  Ne yapayım? Avokadosuz tatile çıkamıyorooammm! :)))

Güzel müzikler eşliğinde, bol bol su içmeyi de ihmal etmeyerek, hiç kendimizi kasmadan, rahat rahat Susurluk’a geldik. Oradaki Starbucks ilk gerçek molamız oldu. Mini bir kahvaltı sonrası, Çilekli Frappuccinolarımızı da alarak, yolumuza kaldığımız yerden devam ettik.

Ve işte Alaçatı’nın meşhur Rüzgar Gülleri fırıl fırıl dönerek, karşımızdaki tepelerden bizi selamlıyordu nihayet. Olleey! )

alacati-tatil-ruzgar-gulu

Geçen sene ilk kez gittiğimiz, ama artık onsuz bir hayat düşünemediğimiz, adeta evimizdeki konforun Alaçatıdaki adresi olan Alura  Boutique Hotel’in bahçe kapısından daha ilk adımımızı atar atmaz, “huzur” kelimesinin anlamı yine başka bir boyuta atladı. İnanılmaz bir duygu bu, anlatılamaz, yaşanır…

Gözlerinin içi gülen Erkan Bey, ilk olarak, olmak için en çok sabırsızlandığımız yerde, yani bahçedeki o rüya gibi köşede ağarladı bizi. Koca bir yıl haldır haldır çalıştıktan ve arada ne badireler atlattıktan sonra, işte yine buradaydık.

Bu cennet otelin her yerinde zarif zevkini yansıtan, güzel sahibesi İpek Hanım’ın özenle seçtiği mis kokulu taptaze lilyumlar arasında, beyaz ile mavinin en güzel tonları içindeki pofuduk yastıklara uzanıp, uyuşuk bir kedi misali mayışılmaz mı ama şimdi, siz söyleyin? 🙂

Oturduğum noktadan manzaram, insana derdi, tasayı unutturur cinsten, yani aynen şöyle… 🙂

alura-boutique-hotel-alacati-cicek

Evet… O gördüğünüz bir havuz. Olur da “özel beachlere gideyim” telaşına düşmeden, sakin sakin güneşlenip, kitabınızı okuyup, arada da bir girip serinleyeyim derseniz, havuzunuz da burada emrinize amade… İnsan daha ne ister?

alura-boutique-hotel-alacati-havuz

Yorgunluk kahvelerimizi yudumladıktan sonra, odamıza çıkıp yerleştik. Acıkan karınlarımızı doyurmak için, geçen sene methini duyduğum ama fırsat kalmadığı için tadına bakamadığım Güler Hanım’ın ev yapımın Mantısına geldi sonra sıra… Biraz pul biber, bol bol da nane… Mmm Mis 🙂

alura-boutique-hotel-alacati-yemek

Yemek sonrası biraz kestirmek ve yol yorgunluğunu atmak üzere, hemen şu üst kattaki, cumbalı odamıza çıktık.

alura-boutique-hotel-alacati-bahce

Odadan manzaram, masmavi bir gökyüzü, yemyeşil ağaçlar, taş evler ve rüzgar gülleri… Hava güneşli ve sıcak… Üstelik tatildeyim, uyumak için bundan güzel bir ortam olabilir mi değil mi ama?

alura-boutique-hotel-alacati-manzara

Üstelik bir Masal Prensesinin yazlık sarayından fırlamış gibi böylesine harika bir odada?

alura-boutique-hotel-oda

Dinlendikten sonra bahçenin dingin ortamında oturup, İpek Hanımcığımla neşeli bir sohbete daldık. Babasının çok özel üretim ve limitli seri organik kırmızı şarapları ve peynir tabakları derken, keyfimize diyecek yoktu.

Alaçatı’nın yeni açılan mekanları da dahil, “En iyi Ege Mutfağı nerededir?” diye güncel bir araştırma yapmıştık ve tüm öneriler en çok Asma Yaprağı’nda yoğunlaşınca, hiç tereddüt etmeden yine oraya rezervasyon yaptırdık.

Hadi bunu da bir sonraki yazımda anlatayım madem. Bu tatil resimleri içinizi ısıtıp, sizi bir müddet idare eder sanırım 🙂

Üşengeç Şef’e Oy Vererek Destek Olma Zamanı Geldi İşte:)

1

Aşağıdaki yazımda bahsettiğim oylama bugün itibaryle (10 Kasın 2014) tamamlanmıştır. İlgi gösteren herkese çok teşekkürler 🙂
—————————–
Sevgili Takipçilerim,

Hürriyet Bumerang Ödülleri’nde EN ÇALIŞKAN BLOG dalında aday olan “Üşengeç Şef”iniz için buraya tıklayıp 1 saniyede OY vererek, hatta mümkünse anne-baba-kardeş, eş dost, konu-komşu ve akrabalarınızın da (ücretsizce) OY kullanmasına vesile olarak, yanımda olur muydunuz? 🙂
hurriyet-bumerang-odulleri-usengec-sef

Tek yapmanız gereken, buraya tıklayınca ya da aşağıdaki resime tıklayınca açılan kutucuğa, cep telefonu numaranızı girip, kendinize kod göndertmek ve bir kaç saniye içinde cebinize gelen o numarayı, altındaki kutucuğa yazıp, oyunuzu kullanmak. İşte bitti gitti bile:)

UsengecSefOdul1

Sizlerle hayatlarınıza bir nebze de olsa renk ve tat katacak, eğlenceli ve faydalı birşeyler paylaşabilmek niyetiyle, yeni yazılar yazabilmek için sürekli araştırıp, kendimi geliştirmeye çalışırken, beni daha da yüreklendirecek böyle bir yarışmada “EN ÇALIŞKAN BLOG” seçilmek ve bu seneki Ödül Töreninde bu gururu da hep birlikte yaşamak dileğiyle…

bumerang usengec sef

Tüm destek verenlere şimdiden çok teşekkürler!

Herkese Sevgilerimle:)

usengecsef.com
www.facebook.com/usengecsef
www.twitter.com/usengecsef
www.instagram.com/usengecsef
www.youtube.com/usengecsef

Yeşil Mercimek Yemeği Tarifi

184

Sizlerden gelen e-maillerde, en çok anlatmamı istediğiniz yemek tariflerine, öncelik vermeye çalışıyorum. İşte onlardan birisi de, genelde herkesin çok sevdiği ve özellikle de diyet yapmaya çalışanların ve dengeli beslenmek isteyenlerin de, hem vitamin, hem lif deposu olması ve zengin protein içeriği sebebiyle tercih ettiği yemeklerden olan Yeşil Mercimek… Aslında karbonhidrat içermesine rağmen, sindirilmesi uzun zaman aldığı için, kana da yavaş yavaş karıştığından, insanı uzun süre tok tutan, kalorisi düşük ve hem sağlıklı hem de lezzetli, mucize gibi bir yemekten bahsediyoruz:) Haydi o zaman, hazırsanız başlıyorum Yeşil Mercimek Yemeği tarifime!

adim-adim-resimli-yesil-mercimek-tarifi

Ayrıca iyi bir folik asit kaynağı olan bu kurubaklagilden, haftada en az bir kere bu şekilde yemek olarak ve en az bir kere de daha önce tarifini verdiğim şekilde Mercimek Salatası olarak tüketmeyi biz çok seviyoruz. Haftasonu dışarıda olduğumuz için yemeyi biraz abarttığımızdan, en azından hafta içi bu şekilde, daha dengeli beslenerek, kilomuzu dengelemeye çalışıyoruz. Arzu ederseniz çorbalarınıza da ekleyebilirsiniz. Şahsen her çeşidine bayılırım, yeter ki mercimek olsun:) Bu kadar anlattıktan sonra beraber güzel bir Mercimek yemeği yapıp, yemek şart oldu. Haydi başlayalım! 🙂

Adım Adım Resimli Yeşil Mercimek Yemeği Tarifi

Malzemeler

(3-4 Kişilik)

  • 1 su bardağı Yeşil Mercimek
  • 1 çay kaşığı Tuz
  • Kaynar Su
  • 2 yemek kaşığı Zeytinyağı
  • 1 orta boy Kuru Soğan
  • 1/2 yemek kaşığı Domates Salçası (Arzu ederseniz az biraz Biber Salçası da ekleyebilirsiniz tabi:)
  • 1 Domates
  • 2-3 Çarliston Biber
  • 1 kırmızı kapya biber
  • 1/4 Et Bulyon Tablet (Ben bulyon kullanmayı sevmiyorum. Eğer elinizde varsa bunun yerine gerçek et suyu da kullansanız daha sağlıklı)
  • Pulbiber
  • Nane
  • Tuz

Mercimeğin, az önce saydığım bunca güzel özelliğini, yani besin değerini kaybetmemesi için doğru pişirilmesi önemli…
Bunun için ister kullanacağınız kadar mercimeği bir gece öncesinden, üstünü 2 parmak geçecek kadar tuzlu suya koyup, bekletin ve ertesi gün o suyunu döküp, temiz suyla yemeğini yapın, isterseniz de direkt aşağıdaki formülü uygulayın.

Ben genellikle bunca koşturmaca arasında, bir gece öncesinden suya koymaların filan unutulacağını düşündüğüm için, aşağıdaki kolay tarifimi anlatıyorum:)

Bu arada unutmadan baştan yazayım, mercimek yedikten sonra gaz problemi yaşayanlara, bunun olmaması için, yemeğin içine çok az Kimyon katması öneriliyor.

Şimdi efendiiiiim… İlk olarak 1 su bardağı mercimeği, içinde taş vs. olmadığına emin olduktan sonra (evet gerekirse ayıklayarak) bir tel süzgeçe alıp, akan su altında karıştırarak, iyice yıkıyorum.

adim-adim-resimli-yesil-mercimek-tarifi
Süzdükten sonra bir tencereye alıyorum.
adim-adim-resimli-yesil-mercimek-tarifi
İçine 1 çay kaşığı kadar Tuz…

adim-adim-resimli-yesil-mercimek-tarifi
ve üzerini 2 parmak geçecek kadar Kaynar Su ilave edip, ocağın altını açıyorum.
adim-adim-resimli-yesil-mercimek-tarifi
Eğer mutfakta olacaksanız, işlemi hızlandırmak için, kaynayana kadar, tencerenin kapağını tam kapalı da tutabilirsiniz. Ama dikkat edin, bir anda taşıp, ocağınızı batırmasın:)
adim-adim-resimli-yesil-mercimek-tarifi

adim-adim-resimli-yesil-mercimek-tarifi
Kaynamaya başladıktan sonra, taşmaması için artık kapağını yarım kapatıyorum.

adim-adim-resimli-yesil-mercimek-tarifi

Ara ara bir alt-üst edip karıştırarak, mercimekleri haşlıyorum. 10-15 dakika geçince, içinden bir tane mercimek alıp, biraz ılınınca tadına bakarak, istediğim yumuşaklık kıvamına gelmesine daha var mı diye kontrol ediyorum.
adim-adim-resimli-yesil-mercimek-tarifi
Eğer henüz süre gerekiyorsa, üzerine temiz kaynar su ilave edip,  biraz daha haşlıyorum.

adim-adim-resimli-yesil-mercimek-tarifi

Tekrar denediğimde, artık biraz biraz yumuşamaya başladıysa, şimdi mecimeğimin suyunu aynı tel süzgeçle lavabo içinde süzebilirim.

Burada aradığım özellik şu: Ne dişe çok gelir dirilikte olsun, ne de yumuşamaya ve şekli bozulmaya başlamış olsun. Tam ikisinin arasında olması en ideali:) Çünkü bu sadece ön pişirme, yani az sonra biraz daha pişireceğim zaten.

adim-adim-resimli-yesil-mercimek-tarifi
Bir elimle sıcak tencere tutup, diğeriyle fotoğraf  çekmeye çalışınca, bir titreklik durumu söz konusu olmuş. Amaç görmeniz ve fikir vermesi… Zaten anladınız siz onu:)
adim-adim-resimli-yesil-mercimek-tarifi

Şimdi onu süzdüm, o orada, haşlanmış halde beklerken, temiz bir tencereyi ocağa alıp, orta ateşte yemeğimin diğer malzemelerini pişirmeye başlıyorum.

İlk olarak 2 yemek kaşığı kadar Zeytinyağını hafiften kızdırıyorum.

adim-adim-resimli-yesil-mercimek-tarifi

İçine küp küp doğradığım soğanı ilave ediyorum. Yemeklik Soğan kolayca nasıl doğranır, emin değilseniz, daha önce ayrı bir yazıda anlatmıştım, isterseniz buradan hızlıca bakabilirsiniz.

adim-adim-resimli-yesil-mercimek-tarifi

Bu esnada ben de biber ve domatesleri yemeklik doğruyorum. Yemeklik Domates nasıl doğranır, eğer emin değilseniz, buraya tıklayabilirsiniz.

adim-adim-resimli-yesil-mercimek-tarifi
adim-adim-resimli-yesil-mercimek-tarifi

Karıştırdığım soğanlar diriliğini kaybedip, hafiften sararınca, (yani bir kaç dakika sonra) içine ince ince kıydığım çarliston biberleri ve kırmızı kapya biberleri de tat vermesi için ekliyorum.

adim-adim-resimli-yesil-mercimek-tarifi
Onlar da beraber pişerken, yarım yemek kaşığı kadar Domates Salçası ilave edip, beraber kavuruyorum.
adim-adim-resimli-yesil-mercimek-tarifi

adim-adim-resimli-yesil-mercimek-tarifi
Üzerine önceden haşladığım ve süzdüğüm Mercimeği ve onun üzerini kapatacak seviyede Kaynar Suyunu ekliyorum.
adim-adim-resimli-yesil-mercimek-tarifi

adim-adim-resimli-yesil-mercimek-tarifi

adim-adim-resimli-yesil-mercimek-tarifi
Silme çay kaşığı kadar Tuz ve (arzu ederseniz) biraz Pulbiber ve Kuru Nane de ekleyip karıştırıyorum.

adim-adim-resimli-yesil-mercimek-tarifi
adim-adim-resimli-yesil-mercimek-tarifi

adim-adim-resimli-yesil-mercimek-tarifi
Ocağın altını da kısık ateşe alıyorum ve tencerenin kapağını kapatıp, tatların birbirine geçmesi için, biraz daha pişiriyorum. Tam istediğiniz yumuşaklığa ve tada geldiğini, siz de arada içinden bir tane alıp, ılınınca tadına bakarak tam emin olabilirsiniz:)

adim-adim-resimli-yesil-mercimek-tarifi
Afiyet Olsun:)

MBFW İstanbul Moda Haftasından Eğlenceli Yansımalar

5

Mercedes-Benz Fashion Week İstanbul’un ilk gününde ara ara gül yüzünü gösteren, genelde bulutlu bir hava hakimdi. Toplantılarımı bitirip, DB Berdan Defilesini izlemek üzere, akşam üstü Antrepo 3’e geldiğimde, ben her zamanki gibi spor bir şıklık (!) sergilemeye çalışırken (ah bu magazin programı tabirine bayılıyorum:), çoğu moda tutkununun, tüm dikkatleri üzerine çekme konusunda hayli iddialı kostümler içinde olmasını yine neşeyle gözlemledim. “Bikini üstü”yle gelen hanım kızımız, “mor pelerin”iyle gelen oğlumuz vardı yahu, ne diyorsunuz? :))

Millet bu standın önünde, “son dudak bükücü”(!) halleriyle, olabilecek en şuh pozlarını vermek için, “Oscar Töreni’ndeki Angelina Jolie” misali, tuhaf şekillere girerek tek bacağını yırtmacının arasından çıkarmaya çalışırken, şu bendeki çocuksu, şapşik ve mutlu poza bir bakar mısınız ama? 🙂
usengec-sef-fashion-week-mbfw-istanbul

Defilenin başlamasına daha1 saate yakın zamanım olduğu için, ilk olarak, Mercedes-Benz Türk’ün Anterepo 3’teki etkinlik alanında konumlandırdığı Mercedes-Benz Lounge’un terasındaki enfes Tarihi Yarımada manzarasını seyre daldım bir müddet.

fashion-week-mbfw-istanbul-cruise-gemi
Bir tarafta güvertesinde turistlerin keyif yaptığı, hemen karşımızda demir atmış devasa Cruise gemileri, diğer tarafta da harika bir gün batımı hakimdi. Bir an defileleri, moda haftasını filan unuttum, hemen tatil havasına girdim. “Neredeyim?, kimim?” filan oldum, o derece kaptırmışım kendimi 🙂

mercedes-benz-fashion-week-mbfw-istanbul-cruise
Neyse ki az sonra, “hava almak” adı altında, “moda” ortak paydasında sosyalleşen kalabalık beni kendime getirdi:)

mercedes-benz-fashion-week-mbfw-istanbul

Cem Yılmaz’ın eski eşi, model Ahu Yağtu ve Pazarlama İletişimcisi Hocalardan Levent Erden de bu defile seansları arası, ayak üstü yapılan hararetli sohbetlerden nasibini alanlardandı.

fashion-week-mbfw-ahu-yagtu-cem-yilmaz

Arada ilginç tipler olduğunu söylemiştim ya size hani?

İşte bu başına kırmızı tabureyi tersten geçirerek imaj yapan beyefendi de, sonradan başka kaynaklardan öğrendiğime göre (yanlışsa günahı boyunlarına), çalıştığı şirketlerde, kendisine çok çektiren ve bir türlü üst mevkiini, yeni nesillere devretmek istemeyen “koltuk sevdalıları”na eleştirel bir bakış açısı getirmek istemiş kendince…. Eh bunu protesto etmek için “tabure” değil, “çalışma sandalyesi” kullansaymış madem o zaman, değil mi ama? :))

mercedes-benz-fashion-week-mbfw-istanbul
Görsel Kaynağı: Instagram

Mercedes-Benz Lounge’da rastladığım, baştan sona turuncular içindeki bu diğer Beyefendiyi de, Yalan Dünya’daki “Oh! Yoooo!” “Benim yağ oranım yüzde onnniki” deyip duran Çağatay Koçtuğ’a benzettim ama sanırım değil. 🙂

mercedes-benz-fashion-week-mbfw-istanbul

Yan taraftaki hanımın Bordo şapkası da tatlıymış, bak şimdi fark ettim:)

mercedes-benz-fashion-week-mbfw-istanbul

Bu arada “Fashion Week İstanbul”a 4 sezondur isim sponsorluğu yapan Mercedes-Benz de, Antrepo 3’ün orta alanında etkinlik boyunca iddialı tasarımlarından birini sergiledi. Zengin donanımı ve zarif sportifliğiyle “dünyanın en iyi otomobili” ünvanına sahip S-Serisi’nin sporcu kardeşi olarak kabul edilen yeni S-Serisi Coupé’yi bu sayede ilgililer yakında tanıma fırsatı buldu. Bizzat pervane misali etrafında dört dönenlere çok şahit oldum:)

mercedes-benz-s-coupe-fashion-week-mbfw

Hem modern ve sportif görünümü, hem de lüks ve sadeliği sentezlemesiyle herkesi büyüleyen bu araç, tahmin edeceğiniz üzere, son teknoloji ile donatılmış. Yalnızca otomobil dünyasında değil, uluslararası sanat camiasında da “moda görsel kampanyası” ile büyük yankı uyandırdığını belirteyim.

mercedes-benz-fashion-week-mbfw-istanbul
Yılda 2 kez yapılan “İstanbul Moda Haftası” ise, önce bölgesel, sonra global bir aktör olarak bakıldığında, gördüğüm kadarıyla gerek yabancı basının, gerekse uluslararası satın alma sorumlularının ilgisini çekerek, sektörün farklı oyuncularının ve sponsorların da desteğiyle, dünyaya Türk Modasını tanıtma yolunda oldukça etkili…

Defile ve stüdyo showları arasındaki sürelerde bile, bir sonraki gösteriye kadar kapı önlerinde uzun uzadıya kuyruklar oluşması da, bu ilginin bir başka göstergesi…

mercedes-benz-fashion-week-mbfw-istanbul
Peki bu güzel etkinliğin anısına, Mercedes-Benz Fashion Week Standı önünde, herkes poz verir de, arkadaşlarımla biz, geri kalır mıyız? Hiç de bile:)

mercedes-benz-fashion-week-mbfw-istanbul
Mercedes-Benz Fashion Week 2014 Hatırası:)
Ama böyle sade halimizle de olmuyor ki… Bir dahaki sefere hatırlatın da, biz de kafamıza bir “kuş” konduralım:))

usengecsef.com
www.facebook.com/usengecsef
www.twitter.com/usengecsef
www.instagram.com/usengecsef
www.youtube.com/usengecsef

Moda Haftası DB Berdan Defilesi: Tüketiyorum. Öyleyse Varım!

0

DB Berdan Defilesi, Mercedes-Benz Fashion Week İstanbul’un ilk gününde, Antrepo 3’deki Runway alanında gerçekleşti. Programımın yoğunluğundan ötürü, o gün izleyeceğim ilk defile bu olduğu için, size de oradaki ortamı yaşatmak amacıyla, bol bol fotoğraf çekmeye çalıştım.

mbfwi denizberdan defilesi 6

Modacı Hakan Akkaya, Cem Yılmaz’ın çocuğunun annesi Ahu Yağtu, 80’ler dizisinden Ayşe Tolga, Athena grubundan Hakan, eski modellerden Ebru Şallı gibi tanıdık simalar da koleksiyonu merakla bekleyen izleyiciler arasındaydı.

mbfwi denizberdan defilesi
Defile saati gelince ortam karartıldı, herkes sustu, nefesler tutuldu. Modeller, kıyafet, saç ve makyajlarının son kontrolleri yapıldıktan sonra kuliste podyuma çıkmak üzere sıraya girdi ve derken show başladı.

dbdenizbedan 1Koleksiyonun ilham kaynağı hakkında biraz bilgi vermek gerekirse;

Para, ün, sükse, çekicilik… Bunlar hızlı tüketim toplumunda en arzulanan, hatta düşlediğimiz yegane şeyler haline geldi maalesef… Hiç bir zaman elde olan yeterli gelmiyor. Bu güzellik konusunda da böyle, alışverişte de… Hep daha fazlası isteniyor.

mbfwi denizberdan defilesi 10

İşte Deniz Berdan ve Kızı Begüm Berdan’ın ortaklığından oluşan tasarım markası DB Berdan; Mercedes-Benz Fashion Week İstanbul’daki İlkbahar-Yaz 2015 koleksiyonunda bu duruma, ütopya karşıtı bir perspektiften bakmaya ve “tüketim hastalığı”na dikkat çekmeye çalışmış.
mbfwi denizberdan defilesi 5
20. yüzyılın hastalığı olan tüketim bağımlılığından ilham alan ve DB Berdan tarafından tasarlanan ve çizilen desenler, 1990’ların öncü trendlerinden “skate punk” esintili…

mbfwi denizberdan defilesi 3

Yer yer tüketim toplumunun simgesi alışveriş torbaları ve sticker detaylarla zenginleşen ve renk patlamalarının yoğun görüldüğü parçaların, degrade geçişlerle sakinleştirildiği ve sportif görünümde siluetlerden oluşan koleksiyonda, slogan içeren lastik detaylar ve dar kalıpların zıtlığında bol volümlü formlar ile abartılı ölçüde kalıplar öne çıkıyor.

mbfwi denizberdan defilesi 9

Dokularda çok parçalı tasarımlar, deriler, lazer kesimleri, fileler ve suni kumaşların, doğal pamuklarla birleştiği parçalar göze çarpıyor.

mbfwi denizberdan defilesi 4

Bir bütün olarak saç, makyaj ve aksesuarlarla büyük bir show’a dönüştürülmeye çalışılan defilenin makyajı; günümüzün güzellik anlayışının tasarımcının gözünden yansıması şeklinde, 90’ların “club kids” espritüelliğinde plastik ve sahte insanların adeta içlerini yansıtan nitelikte…

mbfwi denizberdan defilesi 8
DB Berdan, bu koleksiyonuyla; içinde tutamadığı tüketme isteği dışına çıkan ya da olmak istedikleri güzellik kriterlerine ulaşma yolunda çaba sarf eden yüzleri podyumda gözler önüne sererek, klişeleşmiş söylemleri ironi içerecek şekilde değiştirerek, herkesi, içindeki tüketim canavarıyla yüzleştirmeye ve tekrar düşünmeye teşvik etmeye çalıştığını itiraf ediyor.

db berdan 2

dbdenizbedan 3

dbdenizbedan 4

dbdenizbedan 5

dbdenizbedan 6

dbdenizbedan 7

dbdenizbedan 8

Defilenin finalinde, mankenlerin toplu geçişini izlemek için için lütfen videoya tıklayın.

P.F.Chang’s’in Yaratıcısı Philip Chiang’le Yeni Sushi Menüsünün Tadım Davetindeydim

3

Asya Mutfağı ve “casual dining” denilince dünya çapında 250’ye yakın şubesiyle, önde gelen restaurant zincirlerinden olan P.F. Chang’s’in Yaratıcısı “Philip Chiang”, geçen hafta İstanbul’daydı. Buraya kadar gelmiş sağolsun ve tutturmuş “Üşengeç Şef’le tanışmadan şuradan şuraya gitmem de gitmem!” diye… 🙂

Amerikan misafirperverliği ve Asya mutfağı esintilerini, sofistike ve modern bistro ortamında sunarlarken, bir de menülerine “Sushi a la P.F.Chang’s” isimli sushi menülerini de ekleyince, markanın kurucusu da “en iyisi geleyim de yeni Sushilerimizi, Üşengeç Şef’ime bizzat kendim anlatayım” diye istemiş olacak ki, “Eh şimdi, kırmak hoş olmaz” diyerek, nazik davetini kabul ettim ben de:))

philip-chiang-usengec-sef-pf-changs

“P.F. Chang’s markası ile bütünleşmiş olan iki görkemli at heykeli arasındaki kapısından, bu güzel buluşma için Etiler-Nispetiye Caddesi üzerindeki mekana girdim.

P.F.ChangsEtiler

İlk olarak Barmen arkadaşlar, “Sweet Dragon” isimli ve içinde Portakal suyu, Kızılcık suyu, Vodka ve Sake bulunan bir içecek hazırladılar.

philip-chiang-pf-changs-sake-koktely-sushi

Japonların pirinçten yaptıkları geleneksel içeceği Sake ile yapılan bunun gibi renkli Kokteyller yanında, sıcak ve soğuk içilebilecek 6 farklı Sake alternatifi sunuyorlarmış burada. Soğuk olanı belki o kadar etkilemez ama sıcak sake, hızlı içilirse, insanı bir anda “çakırkeyif” edebilir diyorlar, benden söylemesi:)

Sonrasında bizim için özel bölümde kurulmuş büyük bir masaya geçtik ve her zamanki gibi sipariş üzerine taze taze hazırlanan envai çeşit sushi ile bir anda etrafımız donatıldı.

Davetin sahibi, Mr. Philip Chiang, büyük bir misafirperverlik örneği göstererek, hem kendi yaşamı hakkında, hem de bu başarı öyküsünün nasıl başlayıp, nasıl geliştiği hakkında tüm soruları içtenlikle yanıtladı. Samimiyeti, hoşsohbeti ve güleryüzü sayesinde, eşim ve ben, kendisiyle bir anda “Best Friend” oluverdik:)

philip-chiang-pf-changs-etiler-sushi

Başlangıcı, Asya mutfağının olmazsa olmazı “Edemame” ile yaptık. Bu Soya fasulyesi gerçekten hem sağlıklı, hem de lezzetli bir atıştırmalık… Henüz tatmayanlar için, çekirdek gibi çitlenerek, sadece içindeki taneler yeniliyor diye anlatsam, yalan olmaz herhalde:)

philip-chiang-pf-changs-dragon-rolls-sushi

Yukarıda fotoğrafı bulunan ve menüde  “Dragon Rolls” diye geçen sushi ise, Avokado, Salatalık, Susam ve Acılı Ton balığıyla yapılıyor.

P.F.Changs DragonRoll 1

“Dragon” (Ejderha) ismi verilirken, üzerinde bulunan kırmızı biberlerin acılığından, ötürü, “ağzından alev çıkaran ejderhalardan esinlenilse de, öyle korkulacak bir acılığı olmadığını belirteyim:)

philip-chiang-pf-changs-sashimi-sushi

Bu güzeller de, P.F. Chang’s’in Sashimileri… Efendim, uzaktakinden yakındakine doğru tanıştırırsam, kendileri; Levrek Sashimi, Somon Sashimi ve Tuna Sashimi… Nasıl taze, nasıl tazeler anlatamam… 🙂

philip-chiang-sushi-a-la-pf-changs-etiler

P.F. Chang’s denilince anlata anlata bitiremediğim ve instagramda da en çok görseli paylaşılan ve bunu dünya çapında satış rakamlarıyla da ispat eden ve en çok sevilen lezzetlerinden olan “Dynamite Shrimp”i takipçilerim arasında artık duymayanınız kalmamıştır herhalde… Hani şu Martini bardağında, hafif acılı eşsiz sosu ve taze soğan eşliğinde sunulan o muhteşem karides?

philip-chiang-pf-changs-dynamite-shrimp
Heh işte bu! Şimdi o karidesin de Sushi’sini yapmışlar, inanabiliyor musunuz? İnsan yemeye kıyamıyor, bitecek diye! 🙂

philip-chiang-pf-changs-dynamite-shrimp-sushi
Sıra sıra inciyim… Sushilikte birinciyim! :))

Sohbet esnasında, Dynamite Shrimp’in özel ve gizli tarifi soruldu Mr. Chiang’a… Doğal olarak, açıklamak istemiyordu ama, ben bu sırrı bildiğimi ve izin verirse açıklayabileceğimi söyledim. Bir an için nefesini tuttu adamcağız. Ben de dedim ki: “Formülü şöyle: Biraz Karides veeeeee…. Bol bol da sevginizden katıyorsunuz, biliyorum”. Bunu duyunca rahat bir nefes aldı ve çok güldü:) Dedim ya esprili ve çok tatlı bir insan:) Ertesi gün gideceği Mısır Çarşısı gezisi için çok heyecanlıydı ve İstanbul’un sokak lezzetlerinden önerilerimizi istedi. Kokoreçinden, dürümüne bir sürü mekanın adreslerini topladı, fırsat bulduğu kadar denemek için:)

philip-chiang-pf-changs-dynamite-shrimp-sushi

Sushi ziyafetine geri dönersek; Kanikama, Avokado, Salatalık ve Susam ile yapılan “California Roll” ve Baharatlı Levrek ve Salatalıkla Yapılan “Bosphorus Roll”den sonra, “Rainbow” (Gökkuşağı) ismi verilen ve üzerindeki renklerle bu ismi fazlasıyla hak eden bir Sushi’ye geldi sonra sıra.

philip-chiang-pf-changs-rainbow-roll-sushi
Ton Balığı, Somon, Levrek, Avokado ve Susam Taneleri ile hazırlanan bu roll da bizden tam puan aldı.

Menüdeki tüm sushi çeşitleri, “Ponzu Sosu” denilen ve Soya Sosu, Sake, Portakal, Limon ve Misket Limonuyla hazırlanan bir sosla sunuluyor. Yanında gelen “Wasabi” ve pembe zencefil turşusu olan “Gari” zaten sushinin olmazsa olmazı… Bu konuda daha detaylı bilgi almak isteniz, daha önce yazdığım şu Sushi hakkında yazıma tıklayabilirsiniz.

Jumbo Karideslerle hazırlanan “Tempura Karides” ve Patlıcan, Kabak ve Havuçla hazırlanan “Tempura Sebze” de bu özel menünün diğer lezzetleri…
philip-chiang-pf-changs-shrimp-tempura-sushi

Sıra tatlıya gelince, çikolata aşıkları için “Great Wall of Chocolate” çıktı sahneye. Yanında taze çileklerle sunulan bu çikolatalı pasta, kesinlikle bir kaç kişinin rahatça paylaşabileceği kadar bereketli, devasa bir dilimle sunuluyor.

philip-chiang-pf-changs-great-wall-of-chocolate

Bir de benim gibi, “P.F.Chang’s’e gelip de, “Banana Spring Roll” yememek olmaz” diyenler için, Kızarmış Muz ve Dondurma ile sıcak olarak servis edilen bu hafif tarçınlı tatlıyı da, bu menüye dahil etmişler ya, bu enfes lezzetlerden sonra kapanışı nasıl yapacaklarını da çok çok iyi biliyorlar:)

philip-chiang-pf-changs-banana-spring-roll-desert
PF Chang’s İletişim Bilgileri

Etiler Mah. Nispetiye cad. No: 94 Beşiktaş/ İstanbul
Telefon : (212) 358 60 60
usengecsef.com
www.facebook.com/usengecsef
www.twitter.com/usengecsef
www.instagram.com/usengecsef

Marmaris’te Lezzetli Bir Nusr-Et Esintisi

4

Instragram hesabımın yakın takipçileri, paylaştığım birbirinden tatlı resimler sayesinde geçen hafta sonuna kadar güneyde tatilde olduğumu biliyorlar. Eh nasıl tatlı olmasın? Çoğunda “ben” varım:) Hihihi. A ama! Azcıcık da kendimi şımartayım, bunu da bana çok görmeyin yani:) Bu 8 günlük tatilcik, benim sizleri üzmemek adına burada hiç bahsetmediğim, bazı sağlık problemlerim sebebiyle bu yaz çıkabildiğimiz ilk ve son tatil oldu çünkü… Güneş ve havuz da yasak olunca, genelde gezip, yeni yerler ve yeni tatlar tanıma, arada da bol bol dinlenip, iyi kitaplar okumayla geçirdiğimiz mutlu bir anı oldu bizim için… Bol bol da resim çektim, güzel güzel anlatıp, size de bu soğuk günlerde, yazdan sıcak esintiler yaşatacağımdan, hiç ama hiiiç şüpheniz olmasın:)

Bugünkü yazımın bundan sonrası bol bol davetkar yemek resimleri içermektedir. Demedi demeyin!:) Nusr-Et’in methini daha önce gidenleriniz ya da kırmızı ete özel ilgisi olanlar, illa ki duymuştur… Marmaris’te deneyimlediğim yeni mekanlar arasında, öyle bir steak restaurantı vardı ki… Nusr-Et kalitesini ve lezzetini Marmaris’e getirmiş! Anlatmaya başlama önceliğini, tadı hala damağımda kalmışken, bu mekana vermek de şart oldu doğal olarak:)
d-resort-grand-azur-marmaris-steak-bar-restaurant

Bahsettiğim Steak&Bar isimli bu restaurant, Doğuş Grubu’nun Marmaris’deki yatırımlarından biri olan D-resort Grand Azur’un teras katında yer alıyor. Bakııın! İşte tam orada, en üstte, gördünüz mü? 🙂
d-resort-grand-azur-marmaris-steak-bar-restaurant

Teras dediysem, gece manzarasını hayal edin artık. Ay, Mehtap, Deniz, Havuz ve karşı kıyının ışıltıları…
d-resort-grand-azur-marmaris-steak-bar-restaurant

Gündüz ise masmavi bir deniz, yemyeşil ağaçlar ve sıra sıra dağlar karşınızda… Gündüzü ayrı, gecesi ayrı şahane desem, resimleri de görünce, abartmadığıma inandınız artık sanırım:)
d-resort-grand-azur-marmaris-steak-bar-restaurant
Durun! Üstü açık kısmından da bir bölümünün resmini göstereyim… Heh işte! Bu bölümdeki bu ahşap Long Table’a, duvardaki tablolara ve ortamın aydınlatmasına bayıldım.

d-resort-grand-azur-marmaris-steak-bar-restaurant

Mekan 120 kişilik ve her gün açık. Yazın 5 gün, kışın ise her gün canlı müzik var. Enstrümental piyano solo veya akustik romantik yerli yabancı müzikler… Yani bu piyano süs değil :))
d-resort-grand-azur-marmaris-steak-bar-restaurant

Mutfak şefleri ve servis elemanları Nusr-Et’de aldıkları eğitim sürecinden sonra burada görev almaya başlamışlar. Dolayısıyla hepsi işinin ehli…

“Dry-Aged” yani dinlendirilmiş et servisini, Marmaris’te esas prosedürüne uygun şekilde sunan tek restaurant burasıymış. Tüm etlerini İstanbul’da Yalçınlar’dan temin ediyorlarmış.

d-resort-grand-azur-marmaris-steak-bar-restaurant

Etleri, sıfır derecede özel “dry-aging” dolaplarında 21-28 gün arası özenle dinlendirip, başka hiç bir marinasyon ya da katkı maddesi kullanmadan, özel yapım piramit döküm ızgaralarında, meşe kömürü ateşinde pişiriyorlar ve üzerine sadece deniz tuzu ekerek, lav taşı üzerinde servis ediyorlar.

“Peki neler denediniz?” derseniz, tavsiye ettiklerimden size de kısaca bahsedeyim madem. Eğer seviyorsanız, başlangıçlardan bu Füme Antrikotu seçebilirsiniz.
d-resort-marmaris-steak-bar-restaurant-füme-antrikot

İlla pişmiş bir şey arzu ederseniz, Sucuk da olabilir. Ama açıkcası bu sucuktan ziyade, bu tarz mekanlarda ben, daha büyük dilimler halinde hazırlanan, antep fıstıklı sucuklardan servis edilmesini daha çok seviyorum. Zaten onlar da en kısa zamanda öyle yapacaklarmış ki, bence daha özellikli olduğu için, harika bir fikir:)

dresort-grand-azur-marmaris-steak-bar-restaurant-sucuk

Canınız Salata istediyse, siz de bizim gibi, Hellim peynirli böyle bir Salata alabilirsiniz. Arzu edenlere, Peynirli Salata veya Çoban Salata ve çeşit çeşit Ceasar Salatalar da yapılıyor.

d-resort-marmaris-steak-bar-restaurant-hellim

Genel konseptleri kırmızı et olmakla birlikte, talep edildiğinde piliç veya deniz balığı servisleri de varmış. Topluluk içinde, et sevmeyenleri de düşünmüş olmaları gayet güzel…

Ana yemeklerden, eşim Fileminyon’u seçti ve derece olarak “orta-iyi” pişirilmesini istedi. Aynen arzu ettiği kıvamda getirildi. Bu tarz mekanlarda illa bir “az pişmiş daha iyi olur” ısrarı vardır, bilenler bilir. Bu polemiğe hiç girmediler ve aynen müşterinin arzu ettiği kıvamda ve eti kurutmadan getirmeyi başardılar.
dresort-grand-azur-marmaris-steak-bar-restaurant-fileminyon

Ben ise her zaman en memnun kaldığım, en yumuşak kırmızı et çeşidi olan Lokum’u seçtim menüden. Leziz ve bereketli bir porsiyon geldi. Tabi ki, tek başıma bitiremedim, o derece bol! 🙂

dresort-grand-azur-marmaris-steak-bar-restaurant-lokum
Ana yemeklerin tamamı, garnitür ve soslar eşliğinde servis ediliyor. Seçenek olarak Mantar, Konyak, Tane Karabiber ve Dijon Hardallı soslar mevcut. Ben Bernaise sosu çok beğendim.

Garnitürler ise göz doldurucu… Izgara Portobello Mantar, Ev yapımı Patates Tava, Soğan halkası, Sote taze Ispanak her ana yemeğin beraberinde geliyor. Dolayısıyla buradan doymadan çıkmak mümkün değil. Bu yüzden eğer istemezseniz, ekmek getirmiyorlar, çünkü baştan ekmekle karnınızı doyurmanız bu kadar güzel lezzet varken, kendinize haksızlık olur diye düşünülüyor:)
dresort-grand-azur-marmaris-steak-bar-restaurant-garnitur

Tatlılara gelince sıra, anladığım kadarıyla en çok havuç dilimli baklavaları konusunda iddialılar… Bizim masamızla ilgilenen servis elemanı, iznimizi isteyip, baklavanın arasına Antep Fıstığı ile ürettikleri kaymaklı kesme dondurmadan özenle yerleştirip, tekrar kapattı. Bu baklava en çok övgü aldıkları tatlılar arasına boşuna girmemiş anlaşılan:)

d-resort-marmaris-steak-bar-restaurant-baklava

Üşengeç Şef’im, “Bu kadar anlattın, biz de gaza geldik ve neredeyse Dalaman’a doğru uçağa binmek üzereyiz. Peki fiyatlar nasıl?” derseniz, fikir edinmeniz için size menünün de resmini çektim.

dresort-grand-azur-marmaris-steak-bar-restaurant-menu

İçerideki ambiyansı görmek için, hızlıca bir videosunu izlemek isterseniz, işte buraya tıklayabilirsiniz.

O bölgede olduğumuzda, yine “gidilecekler listem”e eklediğim için, Stak&Bar’ın bir kartvizitini de almayı ihmal etmedim. Eh daha ne yapayım? 🙂

d-resort-grand-azur-marmaris-steak-bar-restaurant
Steak&Bar Restaurant iletişim Bilgileri

Tel: (0 252) 417 4050 Dahili: 3003 veya 2222
Adres: D-Resort Grand Azur
Cumhuriyet Bulvarı No: 17 Marmaris, Muğla

usengecsef.com

www.facebook.com/usengecsef
www.twitter.com/usengecsef
www.instagram.com/usengecsef

Broadway’in Ödüllü Müzikali “Beauty and the Beast” Zorlu Center PSM’de

0

Zorlu Center içindeki Performans Sanatları Merkezi’nin (PSM), Broadway ve West End müzikalleri gibi dünyaca ünlü gösteri gruplarının ve en iyi sanatçıların performanslarına ev sahipliği yapacağı konusunda oldukça iddialı olduğunu biliyordum ama açıkçası bu kadarını da beklemiyormuşum. Hangi gösteriyi izlemeye gitsem, etkileyici atmosferi ve inanılmaz akustiği karşısında tekrar tekrar büyülendiğim Ana Tiyatro’sunda, şimdi de sahnedeki 20. yılı onuruna düzenlenen özel turnesinin ilk durağı olarak, 8 – 26 Ekim tarihleri arasında sahnelenmek üzere, “Güzel ve Çirkin Müzikali” ya da orijinal adıyla “Beauty and the Beast” ilk kez İstanbul’a getirilir de, sizce ben bunu kaçırır mıyım? Hiç sanmam! 🙂
zorlu-center-psm-beauty-and-the-beast-muzikali

“Neden?” derseniz, bir kere hikaye tam bir klasik… Düşmanları tarafından tuzağa düşürülerek, bir büyü ile lanetlenen genç Prens Beast ile taşrada yaşayan ve güzelliği dillere destan Belle’in aşk hikayesi… Beast’in bu büyüden kurtulup, yeniden Prens olabilmesi için, kalbini aşka açmayı ve sevmeyi öğrenebilmesi gerekiyor. Bize de Broadway’e uyarlanan ilk ve en başarılı Disney filmi olarak tarihe geçen bu büyük aşka; göz alıcı kostümler, olağanüstü dekorlar ve unutulmayacak sahne performanslarını izleyerek şahitlik etmek kalıyor.

zorlu-center-psm-beauty-and-the-beast-muzikali

Yönetmenliğini Rob Roth ve koreografisini Matt West’in üstlendiği “Güzel ve Çirkin”in, senaryosunu ise “Aslan Kral”, “Alice Harikalar Diyarında” ve “Malefiz” filmlerinin de senaristi olan Linda Woolverton kaleme almış.

Bu klasik aşk hikayesini, eşsiz karakterler, muhteşem bir set ve görkemli kostümlerle tamamlayarak bir turne ile sahneye koyabilmek için, başta yönetmen, koreograf, kostüm, makyaj ve müzik olmak üzere, orijinal yaratıcı ekibi yeniden bir araya getirilirken, özel terzileri, kostüm ve makyaj danışmanları da dahil olmak üzere oldukça kalabalık bir kadro görev almış.
zorlu-center-psm-guzel-ve-cirkin-muzikali
“Güzel ve Çirkin Müzikali”, dile kolay tam 13 yıl boyunca sahnelenerek, Broadway’in en uzun soluklu ve en çok hasılat yapan gösterileri arasına girmiş. Bi’ düşünün… Bugüne kadar 8 farklı dile çevrilerek, 22 farklı ülkede, 28.000’den fazla sahnelenerek, 35 milyonun üzerinde izleyiciye ulaşmış…

zorlu-center-psm-guzel-ve-cirkin-muzikali-bilet
Disney ve Broadway’in en iyi müzikal dalında hem Tony, hem Olivier Ödüllerini kazanmış böyle bir müzikalin izleyicilerine katılarak, “Beauty and the Beast” ekibini ayakta alkışlayacaklar arasında yer almak, eminim ki benim için de unutulmaz bir deneyim olacak.

Tarih: 8-26 Ekim 2014

Mekan: Zorlu Center Performans Sanatları Merkezi (PSM) – Ana Tiyatro

Adres: Zorlu Center, Zincirlikuyu

Gösteri Saatleri:

Hafta içi Günler: Saat 21:00

Cumartesi Günleri: Saat 15:30 ve Saat 20:30

Pazar Günleri: Saat 14:30 ve Saat 19:30

Bilet Fiyatları:

Hafta içi: 67TL, 125TL, 172TL, 209TL, 255TL

Hafta sonu: 59TL, 112TL, 155TL, 188TL, 230TL

Öğrenci Biletleri: 20 TL (Belirli etkinlikler için geçerlidir)

Bilet satın almak için tıklayın.


usengecsef.com
www.facebook.com/usengecsef
www.twitter.com/usengecsef
www.instagram.com/usengecsef

Modanın Nabzı Bu Hafta Mercedes Benz Fashion Week’de Atacak

0

Bu hafta yine moda ile dolup taşan yoğun bir program beni bekliyor olacak. “Neden?” derseniz, “Mercedes Benz Fashion Week İstanbul” zamanı, yine geldi çattı.

Moda dünyasının heyecanla beklediği ve tasarımcıların yeni koleksiyonlarından en iddialı parçaları yetiştirmek için geceli-gündüzlü hummalı bir çalışma içine girdikleri bu etkinlik kapsamında, Tophane-Antrepo 3’te yer alan “Runway” ve “Studio” alanlarında 5 gün boyunca defile ve yaratıcı sunumlar gerçekleştirilecek.

mercedes-benz-fashion-week-mbfw-istanbul-2014
Moda haftası boyunca Antrepo 3 içindeki Mercedes-Benz Lounge, seçkin modaseverler için prestijli bir buluşma noktası görevi görürken, iddialı tasarımı, zengin donanımı ve zarif sportifliğiyle “dünyanın en iyi otomobili” ünvanına sahip S-Serisi’nin sporcu kardeşi olarak dikkatleri çeken yeni S-Serisi Coupé, Mercedes-Benz Türk tarafından orta alanda sergilenecek.

mercedes-benz-S-Serisi-Coupé-mbfwi-2014

13-18 Ekim 2014 tarihleri arasında katılımcı tasarımcıların “2015 İlkbahar-Yaz Koleksiyonları”nın sunulacağı ve Tophane-Antrepo 3‘te yapılacak olan Mercedes Benz Fashion Week İstanbul‘da yer alacak tasarımcıların listesi ve defile takvimi ise şöyle:

Mercedes Benz Fashion Week İstanbul13-18 Ekim 2014

13 EKİM 2014 PAZARTESİ

13.30 – Hatice Gökçe

14.00 – Zeynep Devooght

15.30 – Meltem Özbek

17.30 – Deniz Berdan

18.30 – Aslı Güler

19.00 – Ece Gözen

20.30 – Niyazi Erdoğan

21.45 – Raisa and Vanessa Sason

14 EKİM 2014 SALI

13:30 – Red Beard by Tanju Babacan

15:30 – İpek Arnas

17:30 – Selim Baklacı

18:30 – Merve Bayındır

19:00 – Emre Erdemoğlu

20:30 – Simay Bülbül

21.15 – Zeynep Tosun

15 EKİM 2014 ÇARŞAMBA

12:00 – Selma State

12:30 – Önder Özkan

14:00 – Benan Bal

15:30 – New Gen 1

18:30 – Kith & Kin

19:00 – Ayşe Deniz Yeğin

20:30 – Maid in Love

21:15 – Özgür Masur

16 EKİM 2014 PERŞEMBE

12:00 – Çiğdem Akın

12:30 – Lady Faith by Nazlı Soylu

14:00 – New Gen 2

15:30 – Özlem Erkan

17:30 – Nej

18:30 – Ready to Fish by Ilja

19:00 – Tuba Ergin

20:30 – Les Benjamin

21:15 – Mehtap Elaidi

17 EKİM 2014 CUMA

12:30 – Ekria + White Posture

14:00 – Burçe Bekrek

15:30 – Giray Sepin

17:30 – Zeynep Erdoğan

18:30 – Gülçin Çengel

20:30 – Hakan Akkaya

usengecsef.com
www.facebook.com/usengecsef
www.twitter.com/usengecsef
www.instagram.com/usengecsef

Yemeklik Domates Nasıl Doğranır?

1

Aslında adım adım resimli yemek tariflerimi anlatırken, olabildiğince detaylı olarak yemeklik Domates doğramanın basit yöntemini de göstermeye çalışıyorum ama her sefer-her sefer sizleri aynı aşamalarla sıkmamak ve bu kadar detaya girerek, çok fazla resim görünce, sanki meşakkatli birşey yapıyormuş gibi hissettirip, yemek yapmaktan korkutup kaçırmamak adına, artık kabuklarını soymayı ve doğramayı bazen tek resimde gösterdiğim de olabiliyor.

Ara ara bu konuda yardımcı olmam konusunda ricalarınız gelince, buna özel bir yazı ile değinmenin herkese kolaylık olacağına karar verdim. O zaman başlıyorum:)

İlk olarak iyice yıkadığımız Domatesin kabuklarını, aynen bir Elma soyar gibi soyuyoruz.

yemeklik-domates-nasil-dogranir

Sonra boylamasına 2’ye doğrayıp, her bir yarısından kök kısımlarını bıçak yardımıyla oyuyoruz.

yemeklik-domates-nasil-dogranir
Düz yüzeyleri kesme tahtasına değecek şekilde yarım domateslerimizi yan yana yerleştiriyoruz.

yemeklik-domates-nasil-dogranir
Dilediğimiz küçüklükte olacak şekilde birbirine paralel şekilde dilimliyoruz. (Mesela 1 cm aralıklarla)

İşte “Yatay” olarak dilimlemeyi bitirdik diyelim…

yemeklik-domates-nasil-dogranir
Daha sonra ister kesme tahtasının açısını 90derece değiştirin, ister siz çalışma açınızı değiştirin, isterseniz de domateslerinizin açısını değiştirin. Çünkü şimdi de dikey olarak dilimleme zamanı…

(“Ne dedi şimdi? Ben bir şey anlamadım” diyenler için şuna benzetebilirim belki: “Soldan-Sağa” Bulmaca çözdünüz de şimdi sıra “Yukarıdan-Aşağıya”lara gelmiş gibi düşünün:)))

yemeklik-domates-nasil-dogranir
Bu sefer de az önce kestiğinize dik olacak şekilde yine kısa aralıklarla (Yine 1 cm gibi) dilimliyoruz ve küp küp, minik minik yemeklik Domateslerimiz oluyor:)

yemeklik-domates-nasil-dogranir
usengecsef.com
www.facebook.com/usengecsef
www.twitter.com/usengecsef
www.instagram.com/usengecsef
www.youtube.com/usengecsef

Moda Partisi Fashion Night Out 2014 Nasıl Geçti Derseniz…

1

Önceki yazılarımda bahsetmiş olduğum gibi, Vogue Dergisi tarafından dünyada moda ve perakende sektörünü canlandırmak amacıyla başlatılan ve Vogue Türkiye’nin bu sene dördüncüsünü düzenlediği Fashion Night Out (kısaca FNO), geçen hafta İstanbul’da Nişantaşı, İstinye Park AVM ve Bağdat Caddesi’nde gerçekleştirildi.

fashion-night-out-burcu-esmersoy

Benim bu seneki tercihim, 3 sene önceki gibi yine Bağdat Caddesi’ndeki lokasyonu oldu. Hava bütün gün boyunca, oldukça kapalı ve son dakikaya kadar yağmur yağdı yağacak modda olmasına rağmen, saat 19:00 civarında dışarıda oldukça ılıman bir iklim olduğunu söyleyebilirim.

İlk olarak 2014 Sonbahar/Kış Koleksiyonunu incelemek üzere Beymen Club’da aldık soluğu…

Beymen Club’ın yeni marka yüzü Sevgili Burcu Esmersoy ile bol kahkahalı, hoş bir sohbet gerçekleştirdik.

fno-burcu-esmersoy-usengec-sef

Sonrasında ziyaret ettiğimiz Beymen’in önünde ise canlı müzik performansı sergileniyordu.

Bazı katılımcı mağazaların, sadece bu geceye özel olarak, yeni sezon ürünlerinde %20’ler oranında indirim yapacakları da açıklanmıştı ama buna rağmen, normal bir Cadde gecesinden bile daha az sayıda insan vardı sokaklarda maalesef…

Bu seneki POP temasından yola çıkarak, VFNO 2014 gecesine özel çanta illüstrasyonlarını Umut Karaman, tişörtlerini ise dünya modasında da adını başarıyla duyuran Türk markası Les Benjamins tasarlamıştı. Vogue standında yapılan satışlardan elde edilen gelir, Tohum Otizm Vakfı’na bağışlandı.

vogue-fno-2014-istanbul
Mac Cosmetics mağazasının önündeki standta görev alan bu kaptan kostümlü 2 abi, kendileriyle fotoğraf çektirmek için heyecanlanan genç kızları ortalarına alıp, beraber pozlar veriyorlardı.
fashion-night-out-2014-mac
Volkswagen Scirocco binek aracının ana sponsorluğunda gerçekleştirilen gecede sergilenen bu araba, ilgililere stand hostesleri tarafından tanıtıldı.
volkswagen-scirocco-fashion-night-out
Saatler henüz erken olmasına rağmen, Pandora mağazasındaki marka yüzü, Tülin Şahin tanıtımı çoktan bitmiş ve dağılmıştı.
pandora-fashion-night-out-tulin-sahin

GAP mağazası önünde yer alan bu minibüsün içinde ne tür bir etkinlik olduğunu öğrenmek hiç içimden gelmedi nedense. Sanırım tek tek fotoğraf çekiliyordu:) Caddenin yine en kalabalık sayılabilecek kuyruklarından biri, bu aracın önündeydi diyebilirim.

fashion-night-out-istanbul-2014

En büyük hayal kırıklığı ise, böyle bir gecede mağaza önünde Pop Corn veya Pamuk Helva dağıtarak, satışlarının artacağını ve müşterilerin içeriye akın edeceğini uman mağazalar oldu.

fashion-night-out-istanbul-2014-popcorn

Aynen New Balance Spor Ayakkabı mağazasında tanık olduğum bir dialogu aktarıyorum:

Müşteri: Bu geceye özel bir şeyiniz var mı?
Satış Elemanı: (gülümseyerek) Mısır!

Belki havanın düzeleceğine olan inancın yitirilmesinden, belki de yeterince anlamlı tanıtım yapılmamış olmasından mıdır bilinmez ama, şahsen geçen senelerdeki o coşkulu katılım ve eğlenceli ortam, “modanın en büyük alışveriş partisi” olarak kabul edilen bu seneki etkinlikte, mağazaların da bu tarz basit organizasyonları sebebiyle, bence biraz sınıfta kaldı sanki…

usengecsef.com
www.facebook.com/usengecsef
www.twitter.com/usengecsef
www.instagram.com/usengecsef

O Hayalinizdeki Duvar Kağıdı Hiç Bir Yerde Yok mu?

4

Geçtiğimiz Pazartesi günü, yeni Eğitim ve Öğretim yılının başlaması münasebetiyle, zaten günün her saati sıkışık olan İstanbul trafiğinin, bir de yüz binlerce öğrenci ve velinin de üzerine katılmasıyla, iyice felç olacağını bilen yetkililer, kendilerince bir takım önlemler almaya çalıştılar sağolsunlar. Ama bu derece detaycı ve programlı birisi olarak, sizce ben buna güvenir de, işimi şansa bırakır mıyım? Hiç sanmam:))

O gün sabahtan bir Basın Lansmanına davetli olduğum için, sabahın 5:30’unda kalkıp, 10 dakikada hazırlanarak, sevgili eşimle yollara koyulduk. Sabah diyorsam, evden çıktığımızda hava hala gece gibi karanlıktı ve o saatte bile yollarda trafik vardı, inanabiliyor musunuz? 🙂

usengec-sef-adim-adim-resimli-yemek-tarifleri

Geceden kılık kıyafetimi ve çantamı hazırladım ve işte böylece hızlıca hazır olabildim. Oh mis! Yoksa ben kiiim, evden 10 dakikada çıkmak kim? İnsanın kendini bilmesi gibisi yok:)))

Nihayet köprüye geldiğimizde artık gün ağarmaya başlamıştı ve Boğaz yine her zamanki gibi muhteşem gözüküyordu.
bogaz-koprusu-güneş-dogusu-istanbul
Bu kadar erkenden yollara düşünce, sabahın 6’sında Balbadem Pastanesi‘ne gidip, domatesli, peynirli, reçelli- meçelli mini bir kahvaltı yaptık.
zeytinli-acma-pogaca

Yanına da o çok beğendiğim Zeytinli Açmanın ve enfes Çekirdekli Simitlerinin tadına bakmadan duramadım tabi. Daha fırından yeni çıkmış, dumanı üstünde tütüyordu, nasıl karşı koysaydım yani? 🙂

susamli-simit-cekirdekli-simit

Renk renk çeşit çeşit kurabiyeler de vitrinde yerini almıştı ama onların sadece resimi çekmekle yetindim, Allah’tan fazla kurabiyeci değilim:)

kurabiye

Bir kaç saat ofiste çalıştıktan sonra, davetlisi olduğum Wallogy Tasarım firmasının Basın Lansman Kahvaltısına katılmak üzere The Plaza Hotel’in Roof’undaki Cento Per Cento’ya geldim.

Demek ki bugün serde Boğaz’la tekrar tekrar aşk yaşamak varmış, çünkü en üst kattaki manzara bu şekilde… “İstanbul Kanatlarımın Altında” desem, yalan olmaz sanırım? 🙂

bogaz-koprusu-istanbul-manzara

Gelelim Lansmana… Wallogy, Türkiye’nin dijital baskı teknolojisiyle üretilen ilk ve tek duvar kağıdını üreten firması. Tasarımlarında yaratıcılık, fonksiyonellik ve estetik ön planda tutulmuş.

wallogy-duvar-kagidi-katalog

8 farklı konseptte 500’ün üzerinde renk ve desen varyasyonundan oluşan zengin bir koleksiyon hazırlamışlar. Hem Türkçe, hem İngilizce olarak bu çeşitlere yer verdikleri, renk, renk, desen desen, çok şık ve detaylı bir katalogları var.

ozlem-suer-duvar-kagidi
Daha da önemli özellikleri ise insan sağlığı ve çevreye o kadar duyarlılar ki, su bazlı mürekkeple çalışan makineler ile yaşam ve doğa dostu tekstil tabanlı (Non-Woven) materyaller kullanıyorlar. Bu konuda uluslararası standartlara sahip olduklarını gösteren pek çok sertifikaları ve bünyelerinde çok ciddi bir tasarım ekipleri mevcut.
ozlem-suer-duvar-kagidi
Duvar kağıtlarının kumaş haline getirilmiş, bu görmüş olduğunuz tasarımları Modacı Özlem Süer’e ait…
ozlem-suer-duvar-kagidi

İlk koleksiyonun büyük bir bölümü ise, duvar kağıdı alanında en büyük tasarımcılarımızdan Necla Yılmaz’ın Kreatif Direktörlüğünde hazırlanmış. Bu arada sohbetimiz esnasında öğrendim ki, Necla Hanım da iyi bir Üşengeç Şef takipçisiymiş. Ne mutlu bana:)

cicek-desenli-duvar-kagidi-ev-dekorasyon

Evinizin bir anda havasını değiştirecek modeller var katalogda….  Baktım ve içim açıldı. Çocuk odasından, salona, banyodan mutfağa, salondan, yatak odasına, istenilen her mekanda kullanabilecek ve her köşeyi zevkle tasarlayabilecek o kadar çok alternatif var ki…

duvar-kagidi-ev-dekorasyon

Sıkı takipçilerim bilir, ben, biraz daha minimalist ve avant-garde ortamları  severim aynı şunlar gibi…

duvar-kagidi-ev-dekorasyon
 duvar-kagidi-ev-dekorasyon

Modern ve çarpıcı birşeyler arayanlara da şöyle bir doku tasarlamışlar mesela:)

duvar-kagidi-ev-dekorasyon

duvar-kagidi-ev-dekorasyon
Daha çiçek desenleri ve vintage sevenlere ise bu ve bunun gibi pek çok model hazırlamışlar.

duvar-kagidi-ev-dekorasyon
Çocuk odalarını da unutmamışlar tabi.

duvar-kagidi-cocuk-odasi-ev -dekorasyon
Şu anda İstanbul’daki Adress İstanbul’a ilaveten, Ankara, Bursa, Kayseri, Denizli ve Amasya’da satış noktaları bulunuyormuş. Duvar kağıtlarına ilaveten yastık, perde ve Lamba başlıkları üretimine de geçeceklermiş. Anlayacağınız dolu dizgin girmişler dekorasyon pazarına… Hayırlı uğurlu olsun Wallogy:)
wallogy-duvar-kagidi-katalog

usengecsef.com
www.facebook.com/usengecsef
www.twitter.com/usengecsef
www.instagram.com/usengecsef