Ana Sayfa Blog Sayfa 20

Mercedes-Benz Fashion Week ile İstanbul Modaya Doyacak

0

İşte yılın moda düşkünleri için heyecanla beklenen anı, yine geldi çattı. 11-15 Ekim 2016 tarihleri arasında, Zorlu Center Performans Sanatları Merkezi (PSM)’de gerçekleştirilen ve Türkiye’nin en büyük uluslararası moda etkinliği olarak kabul edilen Mercedes-Benz Fashion Week İstanbul (MBFWI), bugün itibariyle start verdi. Tasarımcıların İlkbahar/Yaz 2017 koleksiyonlarının görücüye çıkacağı bu etkinlik süresince,  moda sektörüne dünya çapında yön verenler, İstanbul’a gelerek bu defile ve sunumlara katılacak, trendleri yakından inceleyip, sonucunda satın alıp-almama kararlarını verecekler.

mercedes-benz-fashion-week-istanbul-mbfw-2016

Her yıl Mart ve Ekim aylarında, uluslararası moda takvimi doğrultusunda düzenlenen Mercedes-Benz Fashion Week İstanbul’un, 8.sinin gerçekleştirildiği bu sezonda, tasarımcılar arasında Çiğdem Akın, Özlem Süer, DB Berdan, Arzu Kaprol, Atıl Kutoğlu, Bahar Korçan, Dilek Hanif, Bora Aksu, Dice Kayek, Dilek Hanif ve Mehtap Elaidi gibi Türk modasının önde gelen isimleri de dikkat çekiyor.

Etkinlik resmi takvimi şöyle:

mbfw fashion week istanbul 2016 takvim

BeStyle Blogger Weekend’den İzlenimlerim

2

BeStyle Dergisi’nin Mayıs Ayı sonunda düzenlediği BeStyle Getaway Weekend’den sonra; modayı yakından takip eden bir LifeStyle Editör ve eski bir Best Model olarak, moda Bloggerlarıyla birlikte bu sefer de, bu yıl 5.si düzenlenen BeStyle Blogger Weekend’in davetlisiydim. Cuma sabahı, hep beraber havaalanında buluşarak, Pegasus’la yaptığımız kısa ve keyifli bir yolculukla Dalaman’a vardık.

bestyle-beliz-dilek-yeginsu-eser-usengec-sef

Bizi karşılayan transfer araçlarıyla Marmaris Kumlubük Mevkii’ne doğru yola koyulduk ve yaklaşık 2 saat sonra, konaklama yapacağımız Dionysos Otelin hemen yanında bulunan çiftliğe ulaştık.

bestyle-pegasus-usengec-sef-red-bull
Bol oksijenli bu ambiyansta, tamamen çiftlik ürünleriyle hazırlanan bir öğle yemeğinden sonra, herkes yol yorgunluğunu üzerinden atmıştı ve artık otelimize geçmeye hazırdık.
bestyle-blogger-weekend-usengec-sef-marmaris
Görkemli dağların yamacında kurulmuş müstakil evlerden oluşan bir köyü andıran bu otel, odanıza merdivenleri çıkarak gitmek biraz külfet gibi gelse de, konumunun verdiği avantajla, panoromik bir doğa ve deniz manzarasına sahip.

bestyle-blogger-weekend-marmaris

Odamıza geldiğimizde yatağın üzerini kaplayan hediyelerle karşılandık. Takip edenlerinizin bildiği gibi yaptığım Snapchat yayınlarında hediyeleri beraber açtık ve inceledik.

Logitech markasının sadece 180 gram, yani kuş tüyü hafifliğindeki Keys-to-go isimli bluetooth’lu bu harika klavyesi, hem iPhone’la, hem Android telefonla, ve hem de iPad’le kullanabildiği için, gün içinde insanı ağır notebooklar taşımaktan kurtardığından, devamlı çantamda bulunmasını istediğim en büyük yardımcılarımdan biri oldu.

The Body Shop ve Sisley’in kozmetik ürünleri ve Red Bull’un Yaz’a özel hazırladığı tropikal enerji içeceği kadar, su üzerinde bile kullanılabildiğini öğrendiğim Philips’in wireless speaker’ını da çok beğendim. Beni tüm Sosyal Medya hesaplarımdan takip ederseniz, belki bir sürpriz yapıp, bu ürünleri sizlere hediye etmek üzere düzenleyeceğim yarışmaları da kaçırmamış olursunuz, nasıl fikir ama? 🙂
bestyle-blogger-weekend-usengec-sef-logitech-pegasus
Diğer sponsor markaların ürünlerine, ara ara yine döneriz, şimdi havuz zamanı! İşte böyle bir havuzdan bahsediyorum. Konaklamamız boyunca, bu devasa havuzda, en çok rağbet gören şeyler, ananas ve donut şekilli deniz yatakları oldu:)
bestyle-blogger-weekend-usengec-sef-deklancheur
bestyle-blogger-weekend-usengec-sef-moda-blogger
Fotoğraf: Sarper Kesim

Akşam üstü hep beraber ılık havuzun keyfini neşeli bir “Hoş geldin Partisi”yle çıkardıktan sonra, akşam Mey Rakı’nın Nar Restaurant’da düzenlediği yemekte bir araya geldik. Yemek sonrası, o gün şansımıza biricik eşimin de doğum günü olduğu için, onun sürpriz pastasını da üfledik ve Dj performansı ile müzik ve dans dolu bir akşam yaşadık. Tüm hafta sonu boyunca yaptığım snapchat yayınlarımın özetini , Youtube kanalımdaki videoyla şuradan izleyebilirsiniz.

Ertesi sabah kahvaltıdan sonra bizi İnci Sandalet Atölyesi bekliyordu. Biliyorsunuz Türkiye’de ayağımın numara ve özelliklerine göre rahat ayakkabı bulma konusunda sıkıntı yaşadığım için,  genelde ayakkabı alışverişim için yurt dışına çıkmam gerekiyor. O yüzden sandaletimin hangi renklerde olmasını tasarladıktan sonra, üretim aşamasına diğerleri gibi hemen oracıkta İnci’nin tecrübeli ustaları tarafından geçilmesi yerine, benim için fabrikada özel bir sandalet tasarlanmasına karar verildi. Siyah tabanlı, siyah deri bantlı ve siyah püskül bağcıklı olarak kurguladığım sandaletlerim hazırlanıp geldiğinde bakalım nasıl olacak merak ediyorum.
bestyle-blogger-weekend-usengec-sef-marmaris
Fotoğraf: Sarper Kesim

İkinci günün öğleden sonrası, otele ait 2 tekneyle Marmaris’in mavi sularına açıldık. Az gittik uz gittik, dere tepe düz gittik ve sakin ve bakir bir koyda demir atarak, tertemiz ve buz gibi denize cup diye atladık hep beraber.
bestyle-blogger-weekend-marmaris

Otele geri döndüğümüzde deniz ve güneşin verdiği yorgunluğu, Spa’da Philips’in organize ettiği mini bir el ve ayak masajıyla attık.
bestyle-blogger-weekend-usengec-sef-marmaris

Akşam için bu kez otelin plaj kısmında bulunan meyhanesinde hazırlıklar yapılmıştı. BeStyle’ın Güzellik Editörü canım dostum Esra’yı ve Muko’muzu da yanımıza alarak, fotoğraf çektirmeyi ihmal etmedik.
bestyle-blogger-weekend-usengec-sef-deklancheur
Türk sanat müziği ve Yunan ezgileriyle, Ustaların karışımı eşliğinde yenilen keyifli bir akşam yemeğini, Red Bull’un bütün gece danslarla renklenen partisi takip etti.
bestyle-yeni-raki-ustalarin-karisimi-mey-icki
Marmaris’deki son günümüzde, Braun’un son model ürünlerinden olan Braun Silk Epil 9’un da tanıtıldığı eğlenceli bir workshopda, her birimiz kendi içimizden geldiği gibi renkli bir styling çalışması yaptık. Benim rengim tabi ki fuşya pembe olmalıydı:)

bestyle-blogger-weekend-usengec-sef-braun-silk-epil-9

bestyle-blogger-weekend-usengec-sef-marmaris
Marmaris Kumlubük’e zor da olsa “bye bye” dedikten sonra, Dionysos’un birbirinden çalışkan ve güleryüzlü ekibine ve sahiplerine misafirperverlikleri için teşekkür ederek, Dalaman Havaalanına doğru transfer araçlarımızla dönüş yoluna çıktık.

Ulaşım sponsorumuz Pegasus’la, İstanbul Sabiha Gökçen’e uçarken, dolu dolu geçen keyifli bir BeStyle Blogger Weekend’i daha, güzel dostluklar kurarak bitirdiğimiz için hepimiz çok mutluyduk.

Kurban Bayramı Ne Zaman ve Tatil Kaç Gün?

2

Tam da Pazartesi sendromunun ortalarındayken, eminim ki, arkadaş sohbetlerinde, en çok merak edilen konularan birisi de Kurban Bayramı tatilinin ne zaman olduğu ve kaç gün süreceği… Kamu görevlilerinin izin yasağının da kalkmasıyla, herkes Yaz’ın son günlerini, güzel bir bayram tatilinde ailece değerlendirme hayalleri kuruyor ne de olsa:) Şimdilik “büyük ihtimalle 9 güne uzatılacağı ama kararın henüz Bakanlar Kurulu’ndan geçmediği” açıklansa da, Türk turizminin bu sene arka arkaya aldığı yaralardan sonra, biraz canlandırılması adına, 9 güne illa ki uzatacaklardır gibime geliyor. Keşke açıklamayı son günlere bırakmasalar da, insanlar da ona göre planını programını baştan yapabilse değil mi ama? 🙂
kurban-bayrami-ne-zaman-kac-gun-2016

An itibariyle (yani henüz tatilin 9 güne uzatılma kararı açıklanmamış haliyle) 2016 yılı Kurban Bayramı tarihleri şöyle:
11 Eylül 2016 Pazar – Arefe günü
12 Eylül 2016 Pazartesi – Kurban Bayramı 1.Gün
13 Eylül 2016 Salı – Kurban Bayramı 2.Gün
14 Eylül 2016 Çarşamba – Kurban Bayramı 3.Gün
15 Eylül 2016 Perşembe – Kurban Bayramı 4.Gün

Bu sektörden ekmek yiyenleri ve bakmakla yükümlü oldukları ailelerini de düşününce, bayram döneminde, cennet vatanımızdaki tatil beldeleri, iç turizmin canlanmasıyla, o hayalini kurdukları yüzde 100’lük doluluk oranına ulaşabilir umarım. 🙂

Üşengeç Şef Dilek Yeğinsü Kimdir?

2

Blogumun Değerli Takipçileri,

Öncelikle “Üşengeç Şef”e olan ilginiz için sizlere teşekkür ederim. “Şef” denilince aklınıza hemen sadece “mutfak şefi” gelmesin, çünkü değilim… Belki de hayatı “dev bir orkestra” gibi gören, bir orkestra şefiyimdir, neden olmasın?:) Çünkü bu platform, sadece bir yemek ve mekan sitesi değil, yaşantımdan kesitler sunduğum LifeStyle bir blog aslında…

Bu blog öncelikle; sosyalliği seven, genelde kariyer odaklı olan ve yoğun günlük programı içinde, saatler sürecek yemekler yapmaya üşenerek, ağırlıkla dışarıda yemeyi ya da eve sipariş vermeyi tercih eden, ama arada sırada da olsa “sağlıklı, ekonomik ve lezzetli bir ev yemeği yapsam hiç de fena olmaz artık” diye içten içe düşünen, zaman, tecrübe ve heves yoksunu olan tüm Hanım ve Beylere; yeni evlilere, öğrencilere, çalışanlara ve bekarlara yönelik:) “Heh işte tam beni tarif ediyor” diyenler kaleyeeee mum diksiiin! :))
usengec sef dogum gunu 1
Yemek yapmayı hiç bilmeyen ya da sevmeyenlerden, “Üşengeç Şef’in adım adım resimli, kolay anlatımlı tariflerini, bi’ cesaret deneyip, ev ahalisi veya misafirleri beğendikçe daha çok heveslendiklerine ve mutfakla aralarının ısınmaya başladığına” dair mesajlar alıp çok seviniyorum. Oleeeyyy!!!:)

Sizlerden gelen olumlu dönüşler ve her girdiğim ortamda artık “Üşengeç Şef”in tanınıyor ve seviliyor olması beni daha da motive ediyor ve iyi bir şeyler yaptığımı hissettiriyor. Yoksa eğer sizler bana söylemezseniz, nereden bileceğim yazdıklarımın bir işe yarayıp yaramadığını, değil mi ama? 🙂

Unutmadan hemen şimdi lütfen 1 saniyenizi ayırın ve “Bloguma Üye olun” ki, yorum bıraktığınızda ben de sizleri tanıyabileyim:) Özellikle öğrencilerden, bekar yaşayanlardan ve yeni evlilerden aldığım beğeni mesajlarıyla çocuklar gibi seviniyorum bilesiniz:)

Geçenlerde birisi şöyle bir yorum bırakmıştı: “Siteniz de olmasa, aç kalacağız. Çok teşekkürler!” Valla okudum ve gözlerim yaşardı, ne diyeyim, duygusal insanım ben. Birilerine en ufak bir faydam oluyorsa, bu esnada bi’ nebze de olsa kalplere dokunabiliyorsam benden mutlusu yok! 🙂
usengecsef1

A bu arada “Her gün-her gün evde yemek yenmez. Arada çıkalım biraz da sosyalleşelim” diyenleriniz için ise, bir fikir vermesi açısından, bizzat kendi deneyimlerimle edindiğim “Mekan İzlenimlerim“e yer veriyorum biliyorsunuz…
“Amaç, sadece mideyi değil, ruhu da beslemek” olduğuna göre, güncel hayatın içinde yer aldığım etkinliklerden, sinema, tiyatro, sosyal sorumluluk projeleri, gala, workshop, defile ve davetlerden renkli ve eğlenceli anlatımlarıma da; ana sayfadaki “Katıldığım Davetler” bölümü altından ulaşabilirsiniz. Zaman zaman size kendi tecrübelerimden yola çıkarak Tatil, Alışveriş, Moda, Sağlık, Spor, Diyet gibi konularda da günlük yaşantımdan paylaşımlar yapıyorum.

usengec-sef

Yakın arkadaşlarımdan gelen ısrarlar üzerine başladığım “Üşengeç Şef” maceram, hastalıkta-sağlıkta, geceli-gündüzlü, dur durak bilmeden uğraş verdiğim ve karşılığında pek çok yeni dost ve okuyucu kazandığım bir yaşam tarzına dönüşüverdi. Yazılarım kendi bloguma ilaveten, aynı zamanda Hürriyet “En İyi Blog Oscarları” yarışmasında “En Çalışkan Blog” dalında bu sene Finalisti olduğum, Hürriyet Bumerang’ın Yazar Kafe’sinde, Milliyet ve Radikal bloglarında da yayınlanıyor.
Artık yayın hayatının 6. senesine giren “Üşengeç Şef“, bugün tamamen kişisel çabalarımla, ayda 1 milyon 200 bine yakın hit alan, 500 anahtar kelimede Google’da 1.sırada çıkan, Alexa değerleri Türkiye’de 5-6 bin gibi çok iyi bir aralıkta olan, gittiği ortamlarda bilinen, okuyucuları tarafından aileden birisiymiş gibi karşılanan bir durumdaysa aman ne mutlu bana. Burada bir durup, Maşallah diyelim 🙂
Çok kısaca kendimden bahsetmem gerekirse;

İTÜ Mezunu bir Mühendisim. Blog ismimdeki “Üşengeç” kelimesiyle paradoks yaratacak derecede çalışkan, düzenli ve detaycıyımdır. İnsanlara yardımcı olmayı ve paylaşmayı seven bir insan olduğumu sanırım adım adım resimli tariflerimi gördükten sonra söylememe gerek yok:) Eski “Best Model of Turkey”lerdenim ama yarışmanın ardından, bir kaç defile ve çekimde hevesimi aldıktan sonra, profesyonel anlamda modellik yapmayı tercih etmedim.

usengec-sef-hotel-konaklama-deneyim-izlenim

Geçmişte büyük şirketlerde Kurumsal İletişim ve Marka yöneticiliği görevlerinde bulundum. Diksiyon, Görgü Kuralları ve Fotoğrafçılık da dahil, Pazarlama, Kişisel Gelişim vs. konularında pek çok eğitim aldım. En son Boğaziçi Üniversitesi’nde Kadın Girişimci Yönetici Sertifika Programını tamamladım. En sevdiğim hobilerimden biri, akrilik boya tekniğiyle “hiperrealist” yani “aşırı gerçekçi” tablolar yapmak… Şu aralar deli gibi piyano çalmayı öğrenmeye takmış bulunuyorum ve çok düzenli gidemesem de, en azından ders almaya başladım:)
Benimle yeni tanışanlarınız için “Üşengeç Şef” hakkında bir şeyler söylemem gerekirse, özetle Bu Blogda şunları bulacaksınız…

Hepsi kendi deneyimlerimle sabit, samimi, akıcı ve bol eğlenceli bir dille hazırlanmış olmak üzere;

    Hiç yemek yapmayı bilmeyenlerin bile çok başarılı sonuçlar alıp, cesaretlenmesine vesile olacak adım adım fotoğraflı ve en basit şekliyle Yemek Tariflerim
  • Lezzetli yemekler yemeyi seven, bundan büyük keyif alan birisi olarak  Cafe ve Restaurantlardan Mekan İzlenimlerim

  • Tatillerimden Konaklama izlenimlerime yer verdiğim Hotel Deneyimlerim

    Günlük yaşantımdan paylaşımlar, Tatil, Alışveriş, Moda, Sağlık, Spor, Diyet gibi konularda Güncel Yazılarım
    Sergiler, Film Galaları, Tadımlar, Lansmanlar, Defileler, ve Workshoplar’dan izlenimlerime yer verdiğim Katıldığım Davetler

Bol keyif almanız dileğiyle,

Sevgilerimle 🙂

Üşengeç Şef

The Marmara Bodrum, Bodrum Kalesi’ne Karşı Uyanmak

0

Hazır havalar hala harika gidiyorken, bugün size bence Bodrum‘un, her sene gidip konaklamaktan büyük keyif aldığım, Yaz-Kış açık olan ve en buram buram “Bodrum” kokan oteli The Marmara Bodrum hakkında ilk gittiğimiz sene yazdığım deneyim yazımı hatırlatmak istiyorum. Keyifle okumanız dileğiyle….

Çocukluğumdan beri Bodrum’a geldiğimi Güvercinlik’ten itibaren başlayan, saflık ve sadelik timsali beyaz evlerle hissederim. “Bodrum Nüfus: 31600” yazan tabelayı geçip de, Bodrum’un merkezine doğru yokuş aşağı inerken, bir anda Kale, Marina ve pespembe begonvillerle kaplı bembeyaz evlerin tüm ihtişamı ile karşıma çıktığı an ise, sevincim doruğa çıkar. Şimdi işte tam da böyle manzaraya sahip bir otel düşleyin… Sabah uyandığınızda, “balkonunuzdan” demiyorum bakın; odanızda, yatağınızdan bile kafanızı çevirdiğinizde Bodrum’u “Bodrum” yapan o eşsiz manzarayı görebildiğiniz bir otel, yani “The Marmara Bodrum“.

The Marmara Bodrum, aslında Bodrum’un en köklü otellerinden bir tanesi. The Marmara markası benim için, özellikle Taksim The Marmara ile kalite anlamında hep bir çizgiyi temsil eder. Bodrum’daki oteli de senelerdir duyar ve merak ederdim. Otel, özellikle eşimin de eski dostu olan, yılların duayen otelcisi Nedim Akbayrak’ın, otel müdürü olduğunu öğrendiğimiz andan itibaren de, bizim için turumuzun mutlaka uğranılması gereken noktalardan biri haline gelmişti. Nedim Bey’in F&B’ye yani yeme-içme sektörüne yıllarını vermiş olması da, bir gurme olarak, beni ekstra heyecanlandırdı açıkçası.

the-marmara-bodrum-hotel-usengec-sef-audi-a3-araba

Otelin gitmeden bizi aşırı motive eden bir diğer özelliği ise, konseptinin (adult only) sadece yetişkinlere hizmet verecek şekilde, yani çocuksuz olması oldu. Açık konuşmak gerekirse, çocuk sahibi olmayan bir çift olarak biraz “dinginlik”, çoğu zaman çok hasret kaldığımız bir husus oluyor. Malesef bizim “yeni jenerasyon” bazı ebeveynlerin, etraftakileri düşünmeksizin alabildiğine serbest çocuk yetiştirme gayretleri, bizi dönem dönem “Silent Beach” ya da “Adult only” otel arayışına sokabiliyor. Bu noktada minik bir açıklama yapmak gerekirse, bizim çocuklarla hiç bir problemimiz yok, hatta oyun oynamayı da sevdiğimiz için çok da iyi anlaşırız. Sonuçta adı üzerinde; “çocuk” ve çocukluğunu yapacak! Onlarla ilgilenmeyen, mesela havuzun öbür tarafından “Anne bak! Anne bak!” diye bağırdığında, bi’ kafasını kaldırıp bakma zahmetinde bile bulunmayan ebevenylerde sanki esas sıkıntı:)

Neyse konumuza dönecek olursak, otelin yeri, yazımın başında da anlattığım o Bodrum tabelasını geçip de, yol sağa doğru yokuş aşağı kıvırıldığında geldiğiniz ışıklarda, hemen sağdan yukarı çıktığınızdaki tepede yer alıyor. Şu ana kadar otelle ilgili negatif söylenebilecek tek şey, yukarı doğru saptıktan sonra, yeterince yönlendirme tabelasının bulunmayışı olabilir.

the-marmara-bodrum-hotel-manzara-balkon-oda
Otel, Bodrum’a tepeden bakan konumuyla, gerçekten muhteşem bir Bodrum manzarasına sahip. Hatta internetteki forumlardan birinde “Saraylara layık manzarası” şeklinde bir yorum yazılmış ki, çok da haklılar. Merkezin kalabalığına maruz kalmadan, merkezde olmanın tüm avantajlarını bu sükunet içinde yaşaması ise apayrı bir keyif. Denizden 750 metre mesafede bulunduğu için, shuttle servislerle ulaşım sağlayarak, arzu eden misafirlere, anlaşmalı oldukları, Göltürkbükü’nde yer alan Flamm Beach’de deniz ihtiyacını karşılama imkanı da veriliyor. Güleryüzlü çalışanlarıyla, servis anlamında resepsiyonundan itibaren dikkat çeken otelin dekorasyonunda doğallık, sanat ve ince detaylar göze çarpıyor. Normalde belki gözden kaçırabileceğiniz özellikleri, size anlatan biriyle (ki bizim şansımıza Nedim Bey üşenmeyerek bize hepsini tek tek anlattı) gezdirildiğinizde hepsinin farkına daha iyi varıyorsunuz. Ben de ne yapıyorum? Öğrendiklerimi kendime saklamayıp, hepsini Snapchat takipçilerimle anbean paylaşıyorum biliyorsunuz. Bu otelden yaptığım canlı Snapchat yayınlarına da, Youtube kanalıma da yüklediğim için şuradan ulaşabilirsiniz.

Hepsi özel balkon veya terasa sahip odalarda lüks yataklar kadar, işlemeli ahşap mobilyalar da bulunan otelde, kendine has tasarım özelliklerinin korunmasına oldukça dikkat edilmiş. Örnek olarak, otel kordorları eski han kapılarından tek tek toplanan bir kilit koleksiyonuna ev sahipliği yapıyor. Aynı bu kilitlerde kullanılan tarzdaki devasa oda anahtarımızı bize verdiklerinde çok şaşırdık. Korkmayın bu anahtarı devamlı taşımak zorunda değilsiniz. istediğiniz takdirde resepsiyon size klasik bir anahtar da verebiliyor. 🙂

the-marmara-bodrum-hotel-manzara-suit-oda

Yatak odası ve oturma bölümünün ayrı olduğu, 45 metrekarelik Deniz Manzaralı Corner Süit odamıza girdiğimizde, o anda bizim için açılarak hazır edilmiş penceremizden manzarayı görüyor ve bir anda vuruluyoruz. “Allahım! Buram buram Bodrum dolu bir oda!” diyor eşim. Odanın tasarımı için, konforun ön planda olduğu, insanın içini açan modern detaylarla ve desenlerle hareketlendirilmiş sadeliğin birleşmesi denilebilir.Unutmadan! Banyodaki otomatik düğmeyle açabildiğiniz jaluzi sayesinde, kendi küvetinizde Bodrum kalesi manzarasında köpük keyfi yapabiliyorsunuz 🙂

the-marmara-bodrum-hotel-manzara-suit-oda

Hemen bu eşsiz güzellikteki manzaranın tadına doyasıya varmak üzere balkona çıkıyoruz. Sabah erken saatlerde otele giriş yaptığımız için, sabahın ilk çay keyfini burada çıkarmak paha biçilemez bir his. Bulunduğumuz tepe noktanın bir başka üstün avantajı da, o efsane Bodrum sıcağında insanı rahatsız etmeden esen “summer breeze”. Bu tam kıvamında esen meltem sayesinde, her daim doğal bir klimanız var anlayacağınız.

the-marmara-bodrum-hotel-manzara-suit-odathe-marmara-bodrum-hotel-manzara-suit-oda

the-marmara-bodrum-hotel-manzara-suit-oda

Oda-kahvaltı konseptteki oteldeki ilk kahvaltımız için otelin ana restoran bölümüne geçiyoruz. Bu arada otel gerçekten göründüğünden çok daha büyük. 12 bin metrekarelik bir alana yayıldığını, dolaşırken daha iyi anlıyorsunuz.Methini duyunca gezmeden edemediğim, özel davet ve kutlamalar için çok rağbet gören, kendine ait 220 m2’lik devasa terasa sahip, “Dolce Vita Süit” isimli kocaman süiti, özellikle balayı çiftleri çok beğenebilirler.

the-marmara-bodrum-hotel-manzara

Yatay olarak yapılmış ve 95 odası bulunmasına rağmen, kalabalık yaratmayacak ve manzaradan maksimum şekilde faydalanacak şekilde tasarlanmış.

the-marmara-bodrum-hotel-manzara

Aynı hassasiyete ana restoranda da dikkat edilmiş. Mimari dokunuşlar öyle detaylı ki, nereye oturursanız oturun, aynı anda sadece maksimum 16 kişiyi görebiliyorsunuz. Bu da sizi restoran dolu bile olsa, kalabalık duygusundan arındırıyor.

the-marmara-bodrum-hotel-manzara-bodrum-kalesi

Otelin öne çıkan bölümlerini, benim perspektifimden hızlıca bir gezmek isterseniz, işte tam da burada size harika bir video hazırladım.

the-marmara-bodrum-hotel-manzara-havuz-deniz

Kahvaltısı, kullanılan malzemeler açısından kaliteli ve yeterli bir kahvaltı. Açık büfe kahvaltının yanında özellikle peynirli omleti çok güzel yaptıklarını söyleyebilirim. Eşim normalde menemenci olmasına rağmen tüm kahvaltılarda o da omleti tercih etti.the-marmara-bodrum-hotel-manzara-havuz-kahvalti

Otelin Executive Şefi Zekeriya Bey, 1999 yılından yani otel açıldığından beri burada. Bunca senenin birikimi, kültürü ve misafir geri dönüşümlerinden edinilen tecrübelerle, menüler gerçekten oldukça başarılı şekilde kurgulanmış.

the-marmara-bodrum-hotel-manzara-havuz-kahvalti
Kahvaltınızı yine o muhteşem manzaraya, bu sefer bir de harika bir havuz manzarası da ilave edilerek püfür püfür esen terasta ediyorsunuz.Bu terasta benim aşık olduğum minik bir aslan görünümlü şeker şeyden de bahsetmeden olmaz. 🙂 Azmi otel tarafından sahiplenilmiş, artık aileden olan sessiz sakin br kedicik. Burada tatildeyken oğluşum Baileys’e olan hasretimi, bu sarman kedicikle giderme fırsatı buldum. Manzaraya hakim bu çiçeğin saksısında kendine yaptığı yer sayesinde, Bodrum her daim patilerinin altında:)

the-marmara-bodrum-hotel-manzara-havuz-kedi-komik

Bodrum Körfezi ve Kos Adası manzaralı, serbest şekilli açık yüzme havuzu tam benlik. Burada kaldığım süre boyunca denize gitme ihtiyacı hiç duymadım. Bütün gün gölgede kitap okudum, eşim arada Avrupa kupası maçlarını izledi, arada güneşlendi.

the-marmara-bodrum-hotel-manzara-havuz
Havuz kadar insanı ferahlatan bir başka şey de, havuz başında yudumlayacağınız Çilekli Milk Shake diyebilirim.
the-marmara-bodrum-hotel-manzara-havuz-kahvalti
Acıktığınızı hissederseniz, sizin de bizim gibi, hemen bir Club Sandöviçle midenizin sesini güzelce bastırmanız mümkün.
the-marmara-bodrum-hotel-manzara-havuz-yemek
İlk defa tecrübe ettiğim böylesi bir manzaraya karşı yüzmek o kadar hoş bir duygu ki, bu havuzdan hiç ama hiç çıkasım gelmiyor.

the-marmara-bodrum-merkez-en-iyi-hotel-havuz
Otelin su yeşili ferforje sandalyelerle dekore edilmiş bahçesi de centten bir köşe… Begonvillerle kaplı bu bölüm, tahmin edeceğiniz üzere, benim gibi bir pembe delisi için en favori yerlerden biri. 🙂 Burada yorgunluk kahvesi içmenizi tavsiye edeceğim ama bu otelde her şey o kadar dinlendirici ki, zaten yorgunluk hissi filan kalmıyor insanda.
the-marmara-bodrum-usengec-sef-cicek
“Koca bir sene çalıştım, kendimi biraz daha şımartmayı hak ettim” derseniz, sonuna kadara haklısınız. O halde The Marmara Bodrum’un Spa’sında bir masaj randevusu yaptırın kendinize. Size tavsiye etmek için, adını sorduğumda “Ayu” diye anladığım bir masöz kızımız, bana burada bir masaj uyguladı ki, çıktığımda yaptığım Snapchat yayınını şuradan izlerseniz, sırt ağrılarıma nasıl iyi geldiğini ve kendisine nasıl duacı olduğumu göreceksiniz. 🙂
the-marmara-bodrum-merkez-en-iyi-hotel-spa

Manzaralı koşu bandı kadar, Bodrum’u kanatlarınız altında hissedeceğiniz devasa pencereye hakim bu eşsiz jakuzisiyle de, Fitness Salonuna, muhakkak bir uğramanızı tavsiye edeceğim.
the-marmara-bodrum-jakuzzi-manzara-havuz
Akşam yemeği için, havanın kararmasını beklemeyin bence. Gün batımı da tahmin edeceğiniz gibi tek kelimeyle şahane.
the-marmara-bodrum-en-iyi-hotel-usengec-sef-manzara
Kuşkonmaz ve iç bakla satalası, Ege Otlu Kroket ve ılık piyaz yatağında servis edilen Ahtapot Kavurma menüde öne çıkan iddialı lezzetlerden sadece bir kaçı.
the-marmara-bodrum-en-iyi-hotel-restaurant-yemek
Bodrum’a gelip de “Çökertme Kebabı” yemeden olmaz diyenlerdenseniz, layığıyla yapılmış, kibrit patatesler üzerine yatırılmış, yumuşacık, leziz bir çökertme kebabını, bakır kaplarda yapılan bu şık sunumuyla The Marmara Bodrum’un A la Carte Restaurant’ında deneyebilirsiniz.

the-marmara-bodrum-en-iyi-hotel-cokertme-kebabi
Kapanışta eğer tercihiniz, hafif bir tatlıdan yanaysa çilekli milföyle yapılan “Kraliçenin Tatlısı” tam size göre.

“Ne münasebet efendim, bu leziz yemeğin üstüne tatlının da hakkını tam vermeliyim, ne de olsa tatildeyim!” derseniz o zaman yanında Bodrum mandalinalı sorbe ile sunulan “Chocolate Velvet Pasta” sanat eseri görünümü kadar, gerçek Belçika çikolatası olan Callebaut’la hazırlanan tadıyla da sizi büyülemeyi bekliyor, haberiniz olsun! 🙂

the-marmara-bodrum-en-iyi-hotel-cikolatali-pasta
Booking.com ve Tripadvisor gibi en prestijli seyahat sitelerinde de konaklayanlar tarafından yapılan puanlama ve yorumlarda “mükemmellik ünvanı” almayı hak eden, The Marmara Bodrum’dan, en kısa zamanda tekrar gelmemiz dileğiyle, arkamızdan su dökülerek, çok tatlı bir şekilde uğurlandık. 🙂

Merak edenler için son olarak; arabayla Bodrum Milas Havaalanı’na 15-20 dakika, Bodrum Yat Limanı’na 2 dakika ve Bodrum Kalesi’ne 1 km uzaklıktaki tesisin kendi bünyesinde ücretsiz otoparkı da mevcut olduğunu belirteyim.

The Marmara Bodrum İletişim Bilgileri:
 
Adres:Yokusbaşı Mah. Suluhasan Cad. No:18 48400 Bodrum Muğla Türkiye
Tel: (252) 999 10 10

Palmalife Bodrum Resort&Spa, Bodrum’un En Romantik Oteli

1

“Tatil” denilince en çok kafa dinlemeye ihtiyacı olan herkes için; ama özellikle de o eşsiz gün batımı karşısında romantizme doymak isteyen aşıklar için tasarlanmış bir otele gidiyoruz bugün sizinle; “Palmalife Bodrum Resort&Spa”… Bunu bir tek ben söylemiyorum, ilk görüşte otele tek kelimeyle aşık olan ve son 4 yıldır, her sene gelen Arjantinli çift gibi dünyanın farklı yerlerinden pek çok müdavimleri var. Biz de geçen sene çok sevince, baksanıza şimdi yine buradayız. İşin güzel tarafı, buradayken inzivaya çekilmek zorunda değilsiniz, çünkü sakinlik kadar, arada biraz hareket de isterseniz, 10 dakikada, dünyaca ünlü markaların yer aldığı mağaza, cafe ve restoranlarıyla meşhur Yalıkavak Marina’da olabilmek gibi bir avantaja sahip.

palmalife-bodrum-resort-usengec-sef-deniz-tatil

Yıllar içinde artık gelenekselleşen “Üşengeç Şef’in Hotel Deneyimleri” Turunun Bodrum ayağında, ulaşım sponsorumuz olan Audi’nin, bize özel tahsis ettiği Audi A3 Cabrio aracımızla Palmalife Bodrum Resort&Spa’ya gelmiş bulunuyoruz.

palmalife-bodrum-resort-usengec-sef-audi-a3

Tabi bu kadar seyahat edip, en güzel kareleri paylaştıkça, dışardan her ne kadar “hayat bana güzel” gibi dursa da ve şu anda “tatilde” bile sayılsam, bir proje yetiştirmem gerektiğinde (ki hep gerekiyor), gecem-gündüzüm, hafta sonum-tatilim yok benim. Her an, her fırsatta çalışmam gerekebiliyor. Şu anda bu yazımı bile saatlerin nasıl geçtiğini hiç farketmeden artık bütünleştiğim çalışma masamda, güneş doğarken kaleme alıyorum desem inanır mısınız? 🙂

Palmalife’daki odamıza yerleşir yerleşmez, yine çalışmam gerektiği için, hemen balkondaki şezlonga kurulup, notebook’umu da kucağıma aldım almasına da… Yeşil ve mavinin iç içe geçtiği, böylesine eşsiz bir doğa güzelliği karşısında adeta nutkum tutulmuşken, haydi gel de çalış şimdi! 🙂 Şu anda çok güzel bir rüyada olduğuma yemin edebilirim. Hatta ambiyans öylesine ilham verici ki, dünyanın en alakasız insanı bile şair olur çıkar bu manzara karşısında:)

palmalife-bodrum-resort-oda

Az önceki nefes kesen manzaraya, odanın içinde, rahat yatağınızda uzanırken bile hakim olduğunuzu kelimelerle anlatmak yerine, bir fotoğrafla göstereyim istedim, işte buyrun! Böyle bir sabaha uyanmayı kim istemez ki? 🙂

palmalife-bodrum-resort-oda-deniz-tatil

Otel 32 adet Comfort ve 8 adet Executive odadan oluşuyor. Dekorasyonda ahşap ağırlıklı, şık ve nispeten oldukça sade bir tasarım anlayışı hemen göze çarpıyor.

Niyetiniz kafa dinlemekse, balkonunuzdaki rahat şezlongunuza uzanıp, en sevdiğiniz kitabın sayfalarında kaybolun, mola verdiğinizde ufka dalıp, renkli hayallere dalın. Tatil programınıza bedeniniz kadar, ruhunuzu ve zihninizi de dinlendireceğiniz bir Spa deneyimi de katarak, iyi bir masajla kendinizi şımartmayı da düşünebilirsiniz.

palmalife-bodrum-resort-otel-deniz-tatil

Tatilinizin tadını doyasıya çıkarmak için, çocuklarınız Kids Club’da ya da çocuk havuzunda eğlenirken, siz de, muhteşem manzaralı açık havuzda keyif yapabilir ya da iskeledeki şezlonglarda güneşin tadını çıkarabilirsiniz.

palmalife-bodrum-resort-otel-deniz-tatil-usengec-sef

Palmalife Bodrum Resort&Spa’daki konaklamam esnasında, anlık paylaşımlar yaptığım snapchat yayınlarını Youtube kanalımda şuradan izleyebilirsiniz.

palmalife-bodrum-resort-otel-deniz-tatil

Daha aktif olmak isteyenler için fitness salonu, yoga ve pilates stüdyoları, bilardo, tenis sahası gibi imkanları da bulunan otelin, en güzel bölümlerinden birisi beyaz kumlarıyla tam 250 metrelik sahilinin bulunduğu “Palmabeach” isimli özel plajı…

palmalife-bodrum-resort-otel-deniz-palmabeach

Palmabeach’e otelden “buggy” denilen üstü açık golf arabalarıyla, 2 dakikada hemencecik getiriliyorsunuz.

palmalife-bodrum-resort-otel-deniz-tatil-palmabeach

Yemyeşil bakımlı çimenler, palmiye ağaçları ve Maldivlerden özel olarak getirilmiş bembeyaz kumlarıyla enfes bir plaj hemen karşınızda.

palmalife-bodrum-resort-otel-deniz-tatil-palmabeach

Bu tropik bitki örtülü kumsalda, plaj yürüyüşü yapmak, konforlu Cabanalarda uzanıp masajınızı almak, masmavi denizin tadını çıkarmak, ferahlatıcı kokteyller yudumlamak ya da kendine ait restoranında yeni bir şeyler denemek, gün içinde yapabileceğiniz aktivitelerden sadece bazıları…

palmalife-bodrum-resort-otel-deniz-tatil-palmabeach

Dalgakıran sistemi sayesinde, 30 metreye kadar yatların yanaşabildiği ve dalgalardan etkilenmeyen pırıl pırıl denizde yüzmek inanılmaz keyifli.

Eğer siz de benim gibi karides seviyorsanız, tropik sunumuyla ve şahane tadıyla tek kelimeyle hayran kaldığım spesiyallerden, ananas yatağında Karides Salata’yı muhakkak denemelisiniz.

palmalife-bodrum-resort-otel-deniz-tatil-karides-salata

Geçen sene ilk kez tattığımdan beri hayalini kurduğum bu salatayı, bir anda karşımda görünce ayaklarım yerden kesilerek yaşadığım sevinç, paparazzi kameralarına da, işte böyle yansımış 🙂

palmalife-bodrum-resort-otel-deniz-usengec-sef

Tüm otellerinin mutfaklarından sorumlu olarak, 10 yıldır Palmalife’da hünerlerini sergileyen güleryüzlü ve sempatik Executive Chef Gökhan Tasmalı, Türk, İtalyan ve Meksika mutfağından lezzetlere imza atıyor.

Burrata peyniri, enfes Somon sarma, orman meyveli taptaze tatlılar, menüden tavsiye edebileceğim lezzetlerden sadece bir kaçı.

palmalife-bodrum-resort-somon baligi-tatli

Sadece deniz değil, havuzun da tadını çıkarmayı ihmal etmeyin derim. Lakin Palmalife’ın 70 metrekare büyüklüğündeki sonsuzluk havuzu, kelimenin tam anlamıyla “sonsuzluk” hissi vaad ediyor.

palmalife-bodrum-resort-otel-deniz-tatil-havuz

palmalife-bodrum-resort-otel-deniz-tatil-havuz

Bu güzelim havuzda sessizliğin ve sakinliğin tadına doyum olmuyor, insanın hiç çıkası gelmiyor valla.

palmalife-bodrum-resort-usengec-sef-havuz

Akşam olunca, hava kararmadan ne yapın, edin ve otelin eşsiz gün batımı manzarasının keyfini sonuna kadar yaşamak için Sunset Restaurant’da yerinizi alın derim.

palmalife-bodrum-resort-otel-deniz-tatil-havuz

Ufuktaki renk değişimleriyle adeta büyülendiğimiz bu restorandan izlenen gün batımının, Gümüşlük’teki meşhur gün batımından daha iyi olduğu kanaatindeyiz eşimle birlikte.

palmalife-bodrum-resort-otel-deniz-gun-batimi

Akşam olmasına yakın gökyüzü pembeler, maviler sarılarla dolu renklerle bezenirken, Gökhan Şef de bütün maharetlerini sergileyerek, bizi yine kendisine hayran bırakıyor.

palmalife-bodrum-resort-otel-deniz-tatil-havuz

Güzel bir uykunun ardından, sabah uyandığınızda açık büfe sabah kahvaltısı sizi bekliyor. Burada, sabahın en güzel ve dingin saatlerinin tadını, her daim esmeyi seven o meşhur Yalıkavak rüzgarı sayesinde, sıcaktan bunalmadan, lacivert bir deniz manzarasına karşı çıkarmak büyük bir ayrıcalık…

palmalife-bodrum-resort-otel-deniz-tatil-manzara

Bodrum Merkez’e 15 dakika ve Bodrum Havalimanı’na 45 dakika mesafede, Yalıkavak Gökçebel Mevkii’nde yer alan Palmalife Bodrum Resort &Spa’dan ayrılırken, her yıl konakladığımız için artık güzel dostluklar kurduğumuz otelin genel müdürü Arzu Hanım’la, satış müdürü Aslı Hanım’la ve Gökhan Şef’le, ilk fırsatta tekrar bir araya gelmek üzere vedalaşma zamanı da geliyor.

palmalife-bodrum-resort-usengec-sef-arzu-aygen

Kıpkırmızı Audi A3 Cabrio aracımızla, aynı renk giyinerek, Palmalife Resort’dan eşimle birlikte yine mutlu mesut şekilde, güzel anılarla ayrılıyoruz. 🙂

palmalife-bodrum-usengec-sef-hotel-audi-a3-cabrio

 

Zorlu PSM MAG Dergisi Dilek Yeğinsü Yazısı

0
Zorlu PSM MAG Dergisi Dilek Yeğinsü / Üşengeç Şef Yazısı
Zorlu PSM MAG Dergisi Dilek Yeğinsü / Üşengeç Şef Yazısı
Zorlu PSM MAG Dergisi Dilek Yeğinsü / Üşengeç Şef Yazısı
Zorlu PSM MAG Dergisi Dilek Yeğinsü / Üşengeç Şef Yazısı

Nikki Beach Bodrum Bugün Açılıyor

0

Sıkı takipçilerimin de takdir edeceği üzere, en iyi mekanları sizler için bizzat gidip, yerinde deneyimleyerek, en objektif izlenimlerimle ilk kez ben yazmak ve sosyal medya hesaplarımdan paylaşımlar yapmak için, çok özen gösteriyorum. Biliyorsunuz, artık gelenekselleşen bu yazı dizilerimden birisini daha hazırlamak üzere, henüz bir kaç hafta önce Bodrum’daydım yine. Ben oradayken, dünyaca ünlü restoran ve beach zinciri Nikki Beach Bodrum, Türkiye’de kapılarını ilk kez açmak üzere, son hazırlıklarını yapıyordu ve işte 8 Temmuz’da gerçekleşecek o büyük gün geldi.

nikki-beach-bodrum-acildi

Dünyada ilk orijinal “lüks beach club” konseptini yaratarak; Miami Beach, Florida, Saint Tropez, Marbella, Marrakech, Ibiza, Porto Heli, Bali, Monte Carlo, Monaco ve Dubai gibi seçkin lokasyonlarda hizmet veren Nikki Beach Worldwide; özellikle bembeyaz dekoru ve çılgın partileri ile dünyaca meşhur bir kutlama ve eğlence mekanı olarak ülkemizdeki eğlence sektörünü yepyeni bir seviyeye taşımayı amaçlıyor.

nikki-beach-bodrum-party-eglence-deniz

nikki-beach-bodrum-party-eglence-deniz

Şu anda herkes bayram tatili için güneydeyken, ben İstanbul’un sakin ve dingin halinin tadını çıkarmayı istediğim için, özel davetlisi olmama rağmen, açılışta bu kez orada olamayacağım.

nikki-beach-bodrum-party-eglence-deniznikki-beach-bodrum-party-eglence

Ama Bayram tatili sonrası, o aşırı kalabalık güruh, evine döndüğü anda, çok sevdiğim Bodrum’a tekrar kavuştuğumda, ilk fırsatta gidilecekler listemin başlarında yer alan, Nikki Beach’i görüp, yine size izlenimlerimi anlatacağım.

nikki-beach-bodrum-party-eglence-sushi

İddialı menüsü, White Party, Amazing Sundays gibi ses getiren temalı partileri, in-house saksafon, perküsyon ve dansçıları ile ün salan, o imzalı eğlence anlayışını Bodrum’da da sürdürmeye gelen Nikki Beach’e yapacağım ziyareti, bu görkemli sushi gemileri ve deniz mahsüllü antreleri de düşündükçe, iple çektiğimi söylemeliyim:)

Makyaj Nasıl Yapılır? Adım Adım Günlük Makyaj Rutinim

0

“Çirkin kadın yoktur, bakımsız kadın vardır” sözüne aynen katılıyorum. Makyaj bence doğru uygulandığında bir kadını olduğundan daha da güzel gösteren, özgüvenini ve moralini artıran oldukça önemli bir faktör. Ağır makyaj yapmayı sevmeyen biri olarak, günlük makyaj tekniklerimi anlatmamı ve bilmeyenlere de öğretmemi isteyen çok fazla mesaj alıyorum. Bu yüzden ben de üşenmedim ve o her zaman çok sevdiğinizi belirttiğiniz taktiğimle, yani adım adım anlatımımla, günlük makyaj rutinimi uygulamalı olarak gösteren bir video serisi çektim.

gunluk-makyaj-nasil-yapilir-video-usengec-sef

Youtube kanalım Usengecsef‘den de izleyebileceğiniz bu videoları sizin için aşağıda kendi uyguladığım sıraya  göre yayınlıyorum. Bu tarz eğlenceli ve öğretici videolarımın devamının gelmesini isterseniz, izlerken, lütfen Youtube kanalıma abone olmayı ve videolarımı beğenmeyi de unutmayın olur mu? 🙂

Bölüm 1: Fondöten Nasıl Kullanılır?

Bölüm 2: Göz altı Kapatıcı ve Concealer Nasıl Uygulanır?

Bölüm 3: Pudra Nasıl Kullanılır?

Bölüm 4: Allık Nasıl Kullanılır?

Bölüm 5: Göz Makyajı Nasıl Yapılır?

Bölüm 6: Dudak Makyajı Nasıl Yapılır? Dudaklar Nasıl Daha Dolgun Gösterilir?

Bölüm 7: Kirpikleri Uzun Göstermek için Maskara Nasıl Kullanılır?

Titanic Deluxe Bodrum

2

İlk olarak 2016 yılında ziyaret ettiğimiz ve aşağıdaki yazıyı kaleme aldığım Titanic Bodrum‘dan Mayıs 2021 Güncellemesi: Titanic Deluxe Bodrum‘dan en yeni gelişmeleri bizzat görmek için, Üşengeç Şef Youtube Kanalında yayınlanan ve otelin her bir köşesini adım adım gezdiğimiz 4K Ultra HD Titanic Bodrum Yürüyüş Turu videosunu buradan izleyebilirsiniz.

Titanic grubu ile ilk tanışmamız, geçen sene İstanbul’da buz gibi geçen kış sonrası eşimle, “Gidelim de biraz kemiklerimizi ısıtalım” düşüncesiyle Nisan ayında Antalya’daki Titanic Deluxe Lara‘ya rezervasyon yaptırmamızla olmuştu. Kimseye haber vermediğimiz halde, tesistekilerin bi’ şekilde “Üşengeç Şef”in geleceğinden haberdar olup, bizi kapılarda karşılaması, özel ilgileri ve misafirperverlikleri, her gün ayrı bir A la Carte restaurant’a davet edilip Executive Şef’ler tarafından özenle ağırlanmamız sayesinde, Titanic personelinin sıcak ve samimi hizmet anlayışı ile ilk kez, o zaman tanışmış olduk. Aynı tatilimizde Titanic Belek’e yaptığımız kısa ziyaretimiz sonrasında, kurduğumuz sıcak ilişkilerle, grubun en yeni açılacak olan oteli Bodrum Deluxe hakkında bilgiler alıp, bu lokasyonda da hizmete girer girmez, yine gelmek üzere sözleştik. İşte bu yazımda şimdi size Titanic Deluxe Bodrum‘dan (Kısaca Titanic Bodrum) izlenimlerimi anlatıyorum.

Bir önceki yazımda da bahsettiğim gibi, yakın takipçilerimdenseniz, artık eşimle benim ne denli Bodrum aşığı olduğumuzu biliyorsunuzdur herhalde. 🙂 Haziran ayının gelmesiyle ve İstanbul’da Yaz sıcaklarının nihayet kendini iyice hissettirmesiyle, bizim de Bodrum zamanımız geldi ve bu sebeple bir otel turuna çıkmaya karar verdik. İlk durak olarak da sadece 5 hafta önce açılmış olan Titanic Bodrum’da soluğu aldık.

Yıllar evvel Güvercinlik’te yaşayan kuzenimin evinin terasından, karşı kıyıya bakarken; başlanılıp, devam edilmeyerek, atıl durumda kalan bir otel inşaatının nahoş görüntüsünü hatırlarım. O dönem başka bir gruba ait olan o yarım kalmış inşaatı, geçtiğimiz sene Titanic grubu satın alarak, kısa sürede o bölgeye yaptığı ciddi bir yatırımla muhteşem bir otel ortaya çıkarmış.

titanic-deluxe-bodrum-audi-a3-usengec-sef
Dilek Yeğinsü Üşengeç Şef Titanic Deluxe Bodrum

Bodrum gezimizin ulaşım sponsoru olan Audi A3 Cabrio doğru otele aracımızla gelirken, Güvercinlik koyuna yaklaştığımızda, karşıdan “Titanic” yazısını görünce gözlerim aynı Lara ya da Belek’deki gibi bembeyaz bir otel aradı. Onun yerine kahverengi bir otelle karşılaşınca, açıkcası “Nasıl yani?” diye bayağı bir şaşırdım. Benim için Bodrum demek beyaz demek, neden kahverengi? diye biraz söylenmiş olabilirim itiraf ediyorum:) Fakat otele ilk ayak bastığım andan itibaren, o önyargım yavaş yavaş kaybolmaya başladı. Yine de aklıma takıldı, “bunu muhakak yetkililerden öğrenmeliyim” dedim ve sorduğumda doğayla uyumlu olması için bu rengi seçtiklerini öğrendim. Uzaktan bakınca yoğun görünen o kahve renkli dış cephe tonu, otelin içindeyken insanı etkilemiyormuş, onu da fark ettim bu arada. 🙂


titanic-deluxe-bodrum-deniz-cabana-sahil-plaj

Titanic Bodrum ile Bodrum Milas Havaalanı arası sadece 20 dakika


Biraz otelin genel özelliklerinden bahsetmek gerekirse; otel havaalanına en yakın konumlardan biri olan Kuyucak Mevkii’nde yer alıyor. Uçaktan indikten 20 dakika sonra odanızdasınız. Oh mis! :)Otele geldiğinizde, sizi kocaman bir giriş binası karşılıyor. Dışarda hemen “buggy” denen golf arabaları gözünüze çarpıyor. Bodrum otellerinin genel yapısı gereği, denize dik yamaçlara yapılmış binalardan, burada da olduğu için, aralarındaki ulaşımı genel olarak buggy’ler sağlıyor. Bu yetmezmiş gibi, bir de üzerine, benim ilk defa bu otelde karşıma çıkan ve çok da hoşuma giden  bir sistem daha yapmışlar. Sahile giderken o dimdik yamaçlarda, siz hiç merdiven inip çıkmaya zahmet etmeyin diye, açık havada yürüyen merdivenler ile muhteşem bir çözüm getirmişler ki işte buna bayılmamak ne mümkün! 🙂

Odasından çıkıp da restoranlara, sahile ve havuzlara inerken Türkiye’nin herhalde en güzel manzaralı açık hava yürüyen merdivenleri ile tüm koyun enfes manzarasının keyfini alabildiğine çıkarıyor insan. Meşhur Bodrum yağmurlarında bu merdivenlerin durumunun nasıl olacağını soran eşim, aldığı cevapdan oldukça memnun kalıyor. Çünkü yine sağanak yağmurları ile ünlü olan Antalya’nın da, ilk gördüğümde çok beğendiğim, üst-geçitlere ulaşım sağlayan açık hava yürüyen merdivenlerini yapan firmayla çalıştıkları için, içlerinin rahat olduğunu söylüyorlar.

titanic-deluxe-bodrum-lobi-cicek-sampanya-cilek

Titanic Bodrum’da Deluxe Süit Odalar Nasıl?

Kapıda tüm misafirleri, lilyumların etrafa yaydığı mis gibi çiçek kokuları, şampanya, makaron ve çikolatalı çilekle karşılıyorlar. Check-in işlemimizi saniyeler içinde yapıp, hemen bizi odamıza yönlendiriyor. Biraz önce “oda” dedim ama ayıp ettim. Çünkü oda dediğim şey, 3 oda, 1 salon ev büyüklüğünde neredeyse. En üst bloklarda bulunan ve “Deluxe Oda” olarak geçen odamıza girdiğimizde gerçekten azımsanmayacak büyüklüğüyle, oturma odası, yatak odası, kocaman banyosu ile olduğu kadar; jakuzisi, muhteşem koy manzaralı devasa balkonu ile, dön dolaş, kolay kolay bitmeyen, acayip derece geniş ve ferah bir yer olduğunu farkediyoruz. İçerisi çok şık ve abartıdan uzak şekilde döşenmiş.

titanic-deluxe-bodrum-oda-suit-jakuzi-banyo-yatak

Odanın dekorasyonunda en çok hoşumuza giden şeylerden biri, düğün gecemizde konakladığımız İstanbul Fuat Paşa Yalısı’ndaki Kral Dairemizde de bulunan ve dilerseniz oturma grubuna, dilerseniz de yatağa doğru döndürebilebilen, bir tarafı ayna, diğer tarafı TV olan ünite oluyor.

titanic-deluxe-bodrum-oda-suit-tv-banyo-yatak

Odada her şey ihtiyaca göre en kaliteli mobilya ve aksesuarlarla, toprak ve marin tonlarında tasarlanmış. Fonksiyonellik ön planda. Merkezi klima sistemi çok kuvvetli. Hatta benim gibi sinüziti olduğu için klimadan hoşlanmayanlar da düşünülüp, odanın her iki kısmının da tavanına pervane sistemi yapılmış. Yatak benim standartlarımda biraz yumuşaktı ve uyurken içine gömülür gibi başladım ilk uzandığımda, ama sonra bir rahatsızlık çekmedim Allahtan. 🙂

titanic-deluxe-bodrum-oda-suit-jakuzi-banyo-yatak

Az önce “fonksiyonelik” dedim ya hani? Oradan yaptığım canlı yayınlarımı, Instagram hesabım “Usengecsef”den takip edenlerin görmüş olacağı, komik bir mutluluk ifadem var ki kelimelerle anlatılamaz, yaşanır! Neden mi? Odaya ilk girdiğimde, etrafı gezerken açtığım kapının ardından, Sex&The City filmindeki Carrie Bradshow’un efsanevi ayakkabı dolabını andıran devasa bir giyinme odasını görünce, nasıl sevinmişsem artık 🙂

titanic-deluxe-bodrum-oda-suit-jakuzi-banyo
titanic-deluxe-bodrum-oda-suit-jakuzi-banyo-bulgari

Az önce düğün demişken aklıma geldi, balayı süitlerinde aşağıdaki jakuzide olduğu gibi böyle çiçekli, meyveli, köpüklü möpüklü, minik sürprizli set-uplar yapıyorlar. Zaten Bodrum denilince aklıma oldum olası hep o şirinlik timsali 2 katlı meşhur bembeyaz evler, masmavi deniz ve fuşya rengi Begonviller gelir hemen…

titanic-deluxe-bodrum-oda-suit-jakuzi-banyo

Deluxe odamız, tüm bölümleriyle öyle keyifli ve öylesine yeterli geldi ki, kendi evimizde hafta içi sağlıklı yemeye çalıştığımız akşamlar hariç, ekseriyetle dışarda yemek yiyen çocuksuz bir çift olarak; haydi mutfağı da saymazsak, eşimle birbirimize, aslında normal hayatımızda da böyle dekore edilmiş, bu büyüklükte bir evde de rahat rahat yaşayabileceğimizi söylüyoruz. Zaten eşim artık her fırsatta İstanbul’dan Bodrum’a taşınmamızın ön hazırlıklarını yapıyor da, ben şimdilik erken olduğunu düşünüyorum bakalım 🙂

titanic-deluxe-bodrum-gunes-cabana-sahil-deniz-havuz

Titanic Bodrum’da Deniz ve Sahil Nasıl?

Odamızdan çıktığımızda ilk hedefimiz manzarasını balkonumuzdan gördüğümüz anda, bir an önce kavuşmak için sabırsızlandığımız plaja inmek oluyor. 350 metre uzunluğundaki plajın kumları özel olarak getirilmiş ve Maldivleri andıran bir beyazlıkta. Aqua mavisi denizi, soğuk ve tertemiz. Kendinize bir güzellik yapıp, süreyi uzatmadan tek seferde suya girdiğinizde, hemen alışıp keyfini çıkarmaya başlıyor ve müthiş ferahlıyorsunuz.titanic-deluxe-bodrum-gunes-cabana-sahil-deniz

Normalde diğer tesislerde ekstra bedel karşılığında kullanılabilen karbeyaz perdelerle bezenmiş Cabana’lar, burada standart olarak tüm otel müşterilerinin hizmetine sunulmuş. Anlayacağınız şu ana kadar gördüğüm kadarıyla Titanic, misafirini adeta aileden biri gibi görüp, onun rahatı ve konforu için hiçbir şeyden kaçınmamış diyebilirim.

titanic-deluxe-bodrum-gunes-cabana-sahil-deniz

Haziran ayının henüz başlangıcında ve Ramazan’ın da ilk haftasında olduğumuz için, Bodrum genelinde bir sakinlik hakim. Bu yüzden otelin her yerini sanki kendimize kapatmış hissini yaşıyoruz. Zaten en kalabalık zamanı da olsa bu cabana’ların perdeleri sayesinde, herkesten yalıtılmış şekilde plaj keyfi sürmek; arzuya göre açıp- kapatarak, ister güneşten korunup, ister doyasıya güneş banyosu yapmak da mümkün.

titanic-deluxe-bodrum-gunes-cabana-sahil-deniz

Bu arada plaja hizmet eden garsonlar sayesinde dilediğiniz içeceği ve özellikle takipçilerim tarafından merakla sorulan Türk Kahvesi servisini de cabana’larınıza alabiliyorsunuz söyleyeyim. 🙂 Snap yayınlarım esnasında, en çok gelen sorulardan biri de buydu da nedense… Konu Türk kahvesi olunca, akan sular duruyor demek ki 🙂

titanic-deluxe-bodrum-gunes-cabana-sahil-deniz
Titanic Bodrum’da Günlük Cabana Kiralamak İsterseniz….

Bunlara ilave olarak, otelin Maldivler denilince aklımıza o gelen o ilk görüntüyü andıran ve denizin üzerine doğru çıkma şeklinde tasarlanan, ahşap malzemeden hazırlanmış 8 adet de özel VIP cabana’sı var. Bunlar günlük olarak kiralanıyor. Cabana’ları kiraladığınızda, sadece burasıyla ilgilenen özel garsonlardan hizmet alıyorsunuz. Gün boyunca size soğuk havlusundan çilekli şampanyasına, meyvasından, dondurmasına, hatta su böreğinden, bardakta tereyağlı mısırına kadar, bol bol leziz ikramların yapıldığı ayrıcalıklı bir servise hazır olun! 🙂 Konumlarına göre 100€ ile 125€ arasında değişen fiyatları var ve otel dışından da kiralanabiliyor.

titanic-deluxe-bodrum-gunes-cabana-sahil-deniz

Unutmadan hakkını vereyim, bir Burger gurmesi sayılabilecek kadar, burger üzerine ihtisas yapmış olan biricik eşim, burada denediği Cheeseburger’i için “çok başarılı” yorumunu getirdi:)

titanic-deluxe-bodrum-burger-cabana-sahil-deniz

Titanic Bodrum’da Yemekler Nasıl?

Gelelim otelde servis edilen yemeklere… Ah! Hiç sormayın, benim aklım hala o yemeklerde! Tesiste ana restoranların haricinde, farklı mutfaklardan A la carte restaurantlar da hizmet veriyor. Denediklerimizin hepsi için şunu söyleyebilirim ki; kullanılan malzemeler bence gerçekten özenle seçilmiş ve oldukça kaliteli. Hatta yemek kalitesini size şöyle bir örnekle anlatmak istiyorum: Normalde etle çok arası olmayan biriyimdir ve genelde de ana restoran yemeklerinde et yemeğini tercih etmem. Burada da eşim tarafından mutlaka denemem istenen bonfile ile yapılmış soslu yemekten, “heves etmiş haydi şimdi kırmayayım” diye bir çatal aldım ki, amanın! Tadına, yumuşaklığına ve marinasyonuna gerçekten bayılıp, üşenmeden kalkıp, biraz daha aldım ki bunun tarihte pek örneği yoktur bende:)

titanic-deluxe-bodrum-deklancheur-usengec-sef

Titanic Bodrum’un Açık Büfe Ana Restoranı

Ana restoranda beni en çok etkileyen şeylerden biri de, yine ilk defa bu tesiste görmüş olduğum ve yemeklerin hemen yanında her birine özel olarak tek tek duran, tablet benzeri dijital cihazlar oldu. Bu cihazda 8 dilde yemeğin ismi bulunduğu gibi, aynı zamanda içeriği ve besin değerleri gibi bilgileri de görebiliyorsunuz. Yemeklerin içeriğindeki malzemelerden bazılarına, intoleransı olabilecek kişileri uyarmak amacıyla yapılmış. Yani hani nasıl gluten intoleransı vs. durumu olan insanlar vardır, işte bu inovatif çözüm, özellikle onlar için faydalı olabilecek, düşünceli bir davranış olmuş bence.

Açık büfe kahvaltısında hem inanılmaz fazla alternatif var, hem de kullanılan malzeme kalitesi ve uygulanan hijyen çok hoşuma gitti. Cevizin bile kalitelisini kullanmışlar ki, ben genelde bu tarz mekanlarda, bu tarz şeylerden de değerlendirme yaparım. Hatta “goji berry” bile vardı kahvaltıda ki, pahalı bir ürün olduğunu iyi biliyorum, başka da benzeri hiç bir otelde henüz karşılaşmadım sanırım:)

titanic-deluxe-bodrum-kahvalti-simit

Nerede kalmıştık? Heh! Restaurantlar… Snack restaurantta hazırlanan dönerin çok başarılı olduğunu duyduğumuzda, bir tadına bakıyoruz, pişme derecesini ve kıvamını oldukça başarılı bulduğumuz dönerin üzerine, bir de İskender sosu ilave ettirdiğimizde, tadı bir çok ünlü İstanbul İskendercisi’nden çok daha lezzetli oluyor.

titanic-deluxe-bodrum-doner-iskender-kebap

Titanic Deluxe Bodrum A La Carte Restaurantlar

Ana restaurant haricinde, Japon, Steakhouse, İtalyan ve balık konseptli olmak üzere Titanic Deluxe Bodrum’da tam 4 adet A la carte restaurant bulunuyor. Biz, kısıtlı bir zaman dilimi için burada olduğumuzdan, özellikle Bodrum bölgesinde bizim gibi sushi sevenler tarafından, eksikliği oldukça hissedilen Japon restaurantını denemek istiyoruz.

titanic-deluxe-bodrum-sushi-usengec-sef

Baştan söyleyeyim! Siz de bizim gibi, 5 sene boyunca İstanbul Zuma’da şeflik yapmış olan Ahmet Usta’nın başında bulunduğu “Nori” isimli Japon Restaurant’ını seçerseniz 14 course’luk efsane bir yemek, sizi bekliyor! İçinde Edemame, Shrimp Dynamite, birbirinden başarılı ve taptaze sushi ve nigiriler, Japon mutfağının önde gelen soslarıyla marine edilmiş etler, tatlı ekşi soslu tavuklar olan bu seri, insana gerçekten unutulmaz bir lezzet deneyimi sunuyor.

titanic-deluxe-bodrum-nori-japon-sushi-ahmet-zuma

Hatta şöyle söyleyeyim; yediklerimize o kadar bayılıyoruz ki, Bodrum seyahatimizin ilerleyen günlerinde, otel yetkililerini arayıp, özel rica ile dışarıdan aynı restorana tekrar gelip, o efsane sushi deneyimini tekrar yaşıyoruz ve tadına yine doyamıyoruz, yine doyamıyoruz! 🙂 Restaurant’a dışarıdan da giriş yapılabiliyormuş, bence Bodrum’daysanız ve Japon mutfağı seviyorsanız, kesinlikle ama kesinlikle gidilmeli ve güzel bir ziyafet çekilmeli! 🙂 Duyduğuma göre, yan masamızdaki aile, daha önce hiç Uzak Doğu mutfağını denemediklerini ama buradaki yemeklerden sonra müdavimi olabileceklerini belirterek ayrılmışlar, o derece! 🙂 Bu arada aklıma gelmişken bu konuda da merakınızı gidereyim, A la carte restaurantların, otel misafirleri için sembolik bir ekstra ücreti var ki, bunca servisin karşılığında şaka gibi geliyor insana 🙂

Şöyle bir düşünüyorum da, Bodrum’da adeta bir “Antalya oteli” konseptiyle oluşturulan Titanic Bodrum’un özellikleri, say say bitmiyor yahu! Restaurantlar haricinde “Bebek Kahve” adlı bir kahve ve nargile bölümü yapmışlar mesela… Gündüzleri 16:00’ya kadar hizmet veren bir waffle bölümü bile var ki aynı yerde, çeşit çeşit Carte D’or dondurmalar da ikram ediliyor. Evet! Her şey dahil sistemde, bunlar da dahil tabi:)

titanic-deluxe-bodrum-hotels-pastane-yemek

Titanic Bodrum’un İçinde Dondurmacı, Pastane ve Kahve Dükkanı da Var.

Of! Bir de pastanesi var ki, ah ben onu nasıl son gün keşfettim! Ben ettim siz etmeyin, o pastaneyi gider gitmez ilk günden bulun! Çok güzel düşünülmüş, pembe ve pastel tonlarında, geniş, ferah ve çok keyifli bir mekan burası. Teras bölümünde, özellikle akşamları, püfür püfür olan bu bölümden, aşağıdaki eğlence alanında yapılan gösteri ve konserleri seyretmek apayrı bir keyif. Bu arada büyük konserlerde görmeye alışkın olduğumuz, profesyonel bir sabit truss sistemi, sahnesi ve özel aydınlatmalarıyla kocaman da bir event alanı var ve burada her gece dünya standartlarında farklı şovlar seyredebiliyorsunuz. Biz konaklarken 1 gece Küba ekibi ve diğer bir gece de İskender Paydaş ve grubuna denk geldik ve Snapchat yayınlarımdan da izleyenleriniz olmuştur, her ikisi de oldukça keyifliydi.

titanic-deluxe-bodrum-balkon-deniz-havuz-konser-animasyon

Titanic Bodrum’da Çocuk Oyun Alanları ve Su Kaydırakları

Otelin 125 metre uzunluğunda dev bir havuzu olduğu gibi, yetişkinler ve çocuklar için ayrı ayrı kaydıraklı su parkları, çocuklar için kindergarden, yine çocuklar ve içindeki çocuğu koruyanlar için, farklı yaş gruplarına hitap eden oyun salonları bulunuyor.

Titanic Bodrum’un SPA’sında Masaj Keyfi

Spa’daki cilt bakımı ve masaj bölümleri ise, hepsi ayrı ayrı tüm detaylarıyla düşünülmüş. Balili kızlardan yorgunluk ve kas ağrılarını gideren bir masaj ve sonrasında Couple odasındaki gibi bir jakuzi keyfi yaşamak eminim pek çok kişinin tatil denilince illa ki hayalidir.  Terapistler çok kibar ve işinin ehli. Oda çok konforlu, sade ve zevkli tasarlanmış.

titanic-deluxe-bodrum-hotels-deniz-havuz

titanic-deluxe-bodrum-hotels-spa-masaj
titanic-deluxe-bodrum-hotels-spa-masaj

Titanic Bodrum’daki Koruda Ağaçlar Altında Kafa Dinlenmek de Mümkün

Spa’da başlayan rahatlık ve huzuru aynen kaldığı yerden devam ettirmek isterseniz, bu güzelim koruda, ağaçların altında salınan hamaklardan birini gözünüze kestirin derim. Yaz sıcaklarında püfür püfür havasıyla, doğal bir serinlik veren bir ağaç gölgesi de insana çok iyi gelebilir hani.

titanic-deluxe-bodrum-hotels-usengec-sef

Eşimle turizmden ve turistik tesislerden bahsederken, aynı fikirde olduğumuz, ortak bir söylemimiz vardır. Bu tarz insana dokunan hizmet sektöründe, işin içinden hizmet ekibini ve insan faktörünü çıkardığınızda, geriye kalan binaların hepsi, aslında aynıdır. İşte bu noktada Titanic Deluxe Bodrum bizim kalbimizi çaldı. Çünkü Genel Müdür’ünden, yeme-içme müdürüne, “Son Samuray” ismi verilen Buggy şöföründen (saç modelinden ötürü), garsonlarına , ilk karşılama ekibinden, en son çıkarken arkamızdan su dökerek arabamıza su koyma düşünceliliğine kadar, tüm detaylar ve kişiler, hepsi bir şekilde bizde güzel birer hatıra bıraktılar.

Otel sahiplerinin yeni jenerasyon temsilcilerinden Mert Aygün de aldığı kaliteli eğitimler ve formasyonu kadar, genç yaşına rağmen gösterdiği sorumluluk duygusu, yeni fikirlere açıklığı ve samimiyetiyle de ayrıca gönlümüzü fethetti.

mert-aygun-titanic-deluxe-bodrum-hotels-usengec-sef

İlginçtir ki, sizlerden Titanic Bodrum için yaptığım paylaşımlar sonucu, öylesine yoğun bir talep ve soru trafiği geldi ki, biz oteli gezip gösterdikçe, aslında bayrama daha bayağı zaman bulunmasına rağmen, o dönem için tüm standart ve deluxe odalar tamamen rezerve edildi bile. “Aradık, kalmadı denildi. Acaba siz bir şey yapabilir misiniz bize oda bulmaları için?” mesajı bile aldım hihihi. Olmayan şeyi ben nasıl oldurabilirim bilemedim ki:)

Özetle; yaşadığımız bu güzel deneyimden sonra, biz Titanic Deluxe Bodrum’dan çok memnun kaldık ve ilk fırsatta tekrar gitmek için de sabırsızlanıyoruz.

Titanic Deluxe Bodrum İletişim Bilgileri

Adres: Kuyucak Mevkii, Muğla Bodrum Yolu, 48450 Bodrum/Muğla
Telefon:(0252) 311 52 52

2016 Üşengeç Şef Bodrum Otel Deneyimi Turu

0

Sayın okurlarım, sevgili sosyal medya takipçilerim, Romalılar, yurttaşlar… Gözünüz aydın! Üşengeç Şef’iniz uzuuun bir Bodrum turundan döndü. Artık gelenekselleşen otel deneyim turlarımın bu sene ilkini, bildiğiniz gibi Haziran ayının başlamasıyla beraber Bodrum’a gerçekleştirmiş bulunuyorum. Bu turda özel şöförüm, kameramanım, asistanım, fotoğrafçım, sanat direktörüm, prodüksiyon şefim ve menajerimle birlikte, inanılmaz kalabalık bir ekiptik. “Aaa! Kim kimdiniz?” derseniz, sadece “biricik eşim ve ben” vardık hihihi. Ama yaptığımız çekimlerle, gerçekten anca böyle bir ekibin çıkarabileceği prodüksiyonların üstesinden gelmeye çalıştık. 🙂

usengec-sef-audi-a3-cabrio-bodrum-hotel-turu

Uzun ve yorucu, tabi hakkını da yemeyelim bir o kadar da, tatlı mı tatlı, keyifli mi keyifli bir turu daha başarıyla sonlandırmanın haklı gururunu yaşıyoruz şu anda. Bodrum’un en özel, en önde gelen otellerinden 5 tanesini daha sizler için gezip, elimden geldiğince tüm özelliklerini gözlemlemeye, içindeki restoranlarını ve facility’lerini deneyimlemeye çaba gösterdim. Aslında çoğunu da sizlerle beraber yaptık desem yalan olmaz. Nasıl mı? Özellikle başta Snapchat olmak üzere tüm sosyal medya mecraları sağolsun, her anımda benimle beraberdiniz. Gerek sorularınızla, gerek anlık mesajlarınız ve yorumlarınızla, bazen de “Yeter şefim! Sen orada, biz burada bittik!” nidalarınızla her anı neredeyse beraber yaşadık ve sizlere de elimden geldiğince yaşatmaya çalıştım. Yeri geldi aile odasını görmek istediniz, sizin içn buggylere atladım, tüm bölümlerini gezdim gösterdim, yer geldi “Çocuklar için ne imkanlar var?” merak ettiniz, sizin için kaydıraklı havuzlardan bile yayınlar yaptım, eh ben daha ne yapayım? 🙂

usengec-sef-bodrum-hotel-turu

Yıllardır yazdığım için benim ve eşimin Bodrum aşkımızı bilmeyen kalmadı sanırım aranızda. Hatta zaman zaman size eşimin Bodrum’a taşınmamızı istemesinden de bahsetmişimdir herhalde. Bu sene malesef turizmin kötü bir sezon geçiriyor olmasını da hesaba katarak, “Ülkemizin turizm alanında sunduğu güzelliklerin doğru tanıtımına ve sektöre nasıl daha faydalı olabiliriz?” diye düşünürken, Haziran’ın ilk haftasıyla beraber, sıcakların gelmesi ve Yaz’ın nihayet kendisi hissettirmeye başlamasıyla birlikte, “Durmayalım ve haydi gidip çalışalım” dedik.

Önceden gelen taleplerle, programımızı 4 otelle sınırlandırıp her birinde 2’şer gece kalacak şekilde bir plan yapmıştık başta. Turun ilk oteline giriş yapacağımız tarihten bir gün önce Bodrum’a gidip, Merkez’de oturan yakın bir arkadaşımızda kalarak, hep beraber Bodrum ritüellerimizi gerçekleştirdik. Yani anlayacağınız, eşimin Bodrum Döneri aşkı, bizim kaleye karşı kumsalda yediğimiz için dünyanın en lezzetlisi olduğuna inandığımız kumpirimiz, Barlar Sokağı, Marina, Ox Burger’de leziz bir burger paylaşımı, Halikarnas, Zeki Müren Paşa’nın evine uğrama ve “Dertli gönüllere giren, İşte benim Zeki Müren” şarkısı eşliğinde kendisini saygıyla anma, İstiklal Marşı ve kapanış şeklinde, yerine getirmekten çok sevdiğimiz klasiklerimizi, her sene olduğu gibi bu sene de yaşamaktan geri kalmadık yine 🙂

Planladığımız bu 4 otele giderken, tesisler arası transferimiz için her bir otel seferber oldu. Biz ise gönlümüzce Bodrum’u gezebilmek için, daha güzel bir şey yaptık ve Audi Türkiye’nin, bu keyifli turun içersinde, ulaşım sponsoru olarak yer alma teklifini kabul ettik. Tahmin edin sonra ne oldu? Kısa süre evvel kaleme aldığım BeStylish Get Away yazımdan da görmüş olacağınız gibi, BeStyle dergisinin hafta sonu etkinliğinde Alaçatı Alkoçlar Exclusive Otel’de test sürüşü yapmıştık hani hatırlarsanız? İşte bu test sürüşü esnasında yayınladığımız eğlenceli videolarımızdaki, takipçilerden büyük ilgi gören Audi araçlardan biri olan o kıpkırmızı A3 Cabrio, bir baktık ki hasretimize dayanamamış ve yine yanımıza gelmiş sağolsun! 🙂

Yukarıda da bahsettiğim gibi başlangıçta konaklama deneyimi yaşamak üzere planladığımız oteller kalış sıramıza göre şöyleydi:

  • Titanic Deluxe Bodrum
  • Mandarin Oriental Bodrum
  • Palmalife Resort & Spa
  • The Marmara Bodrum

usengec-sef-titanic-bodrum-hotel-turu Titanic Bodrum

usengec-sef-titanic-bodrum-hotel-turu

Titanic Bodrum

usengec-sef-mandarin-oriental-bodrum-hotel-turu Mandarin Oriental Bodrum

usengec-sef-mandarin-oriental-bodrum-hotel-turu
Mandarin Oriental Bodrum

usengec-sef-palmalife-resort-bodrum-hotel-turu Palmalife Resort&Spa Bodrum

usengec-sef-palmalife-resort-bodrum-hotel-turu
Palmalife Resort&Spa Bodrum

usengec-sef-the-marmara-bodrum-hotel-turu

The Marmara Bodrum

usengec-sef-the-marmara-bodrum-hotel-turu
The Marmara Bodrum

Sonrasında ise ne mi oldu? Bodrum’daki en iyi otellerden oluşan bu turumuzdan haberdar olan ve geçen sene açılmış olmasına rağmen, bizim ismini bu sene itibariyle sık sık duymaya başladığımız Caresse, a Luxury Resort& Spa yetkilileri de bize ulaşarak, Bodrum lüks oteller turumuzun onlarsız olamayacağını belirtti ve kendilerini de deneyimlememiz için, böyle bir turun içinde muhakkak yer almak istedikleri konusunda ısrar ettiler. İstanbul’da Hürriyet’in gerçekleştireceği bir yarışmada, önemli bir jürilik görevim bulunduğu için süremiz kısıtlı olmasına rağmen, eşimin de artık “Bağkur’a emeklilik dilekçesini verme” (!) limitlerini zorlayarak, onlardan gelen bu nazik daveti kıramadık ve nihayetinde turumuzu 2 gün daha uzatmaya kadar verdik.

usengec-sef-caresse-resort-bodrum-hotel-turu
Caresse Resort&Spa Bodrum

usengec-sef-caresse-resort-bodrum-hotel-turu
Caresse Resort&Spa Bodrum

Böylece turumuz Caresse Resort&Spa’nın da ilavesiyle, toplam 5 otel ve 12 güne çıktı. Peki, bu turumuzda neler mi yaşadık. Ohoo! “Nereden başlasam, nasıl anlatsam. Bodrum Bodrum” diye boşuna söylememiş MFÖ…

Bodrum Kalesi’ne karşı Cem Yılmaz’ın “Her şey Çok Güzel Olacak” filmine atıfta bulunurcasına, Audi aracımızla 35 C derecede güneşin altında çekim yaparken, o esnada şansına yoldan arabalarıyla geçen Üşengeç Şef hayranları tarafından sevgi gösterileriyle mi karşılanmadık? 🙂

usengec-sef-audi-a3-cabrio-bodrum-hotel-turu

Fotoğraf çekiminde kulağıma su kaçtığı için Bodrum’da Kulak Burun Boğaz doktoru mu aramadık? 🙂

Otel içinde “Son Samuray” tarafından kullanılan buggy’lere mi binmedik? 🙂

O çok sevdiğimiz, pembe-beyaz Bodrum’un, koyu gri gökyüzüyle kaplanmış, fırtınalar kopan, dolular yağan halini mi görmedik? 🙂

Üstü açık arabımızla Cennet Koyu’na hakim bir yamaçtan, sanki arabanın üzerindeyken havalara uçuyormuşuz gibi resimler mi çekmedik? 🙂

Artistik fotoğraf çekeyim derken, mis gibi koca 2 top dondurmayı “lap” diye denize düşürdüğümüze mi yanmadık? İşte az sonra deniz tuzlu, karamelli, çilekli olacak zavallı dondurmam, henüz başına geleceklerden habersizken…:)

usengec-sef-bodrum-hotel-turu-deniz-dondurma

Sizlerle anbean Snapchat üzerinden canlı yayınlarla paylaştığımız, dolu dolu yaşadığımız bu pek eğlenceli hikayelerin hepsini, merak edenleriniz için tüm detaylarıyla çok yakında bu sitede sırası ile yayınlayacağım. Bu esnada hangi otelin hangi özelliği iyi, yemekleri lezzetli mi, denizi güzel mi, havuzları nasıl, eğlencesi, animasyonu, pastanesi var mı, çocuklarla rahat eder miyim ya da sessiz sakin, huzur dolu bir tatil yaşama imkanım var mı gibi daha pek çok merak ettiğiniz sorunun cevabını, en objektif yorumlarımla kaçırmamak için mutlaka takipte kalın, olur mu?:)

Lazzoni Hotel’deki Üşengeç Şef Fan Club Buluşması

9

Üşengeç Şef takipçi buluşmasını, geçen sene ilk kez yaptığımızdan beri tadı damağımızda kalmıştı. Sosyal medya hesaplarımda, ne zaman bir kahve fincanı paylaşsam, “Üşengeç Şefim, haydi ama, buluşalım artık!” mesajlarını aldıkça, hem heyecanlanıyor, hem de nasıl bir organizasyon yapacağım konusunda karar vermeye çalışıyordum. Bir kaç kez niyetlenip, müsait olabilecek Cumartesi günleri için kamuoyu yoklaması yaptığımda, böyle bir davetin olmazsa olmazı olan en sıkı takipçilerimden, o gün sınavı olanlar, mesaisi olanlar veya şehir dışında olanlardan gelen ricalarla, erteleye erteleye, nihayetinde, güneşli ve güzel bir Yaz gününde bir araya gelmek üzere 4 Haziran tarihinde karar kıldık.

usengec-sef-fan-club-bulusma-lazzoni-hotel-halic-tekne-turu

Aaa! Bu arada unutmadan ondan da bahsedeyim. Baktım ki buluşmamıza ilgi çok yüksek, tüm misafirlerime zaman ayırıp, tek tek ilgilenebilmek adına, davetli sayımızı kısıtlı tutma kararı almam iyi oldu. Beni tüm sosyal medya hesaplarımdan ve web sitemden takip eden, tanıyan, ilgi gösteren sevenlerimi misafir etmek istediğim için, instagram hesabımdan kendi hakkımda eğlenceli bir kaç soru sorup, minik bir anket yaptım ki, cevapları zaten üşenilmeyip web siteme veya instagram postlarıma bakılınca hemen bulunabilen bu basit sorular, onlar için çocuk oyuncağı oldu:)

Derken büyük gün geldi çattı. Gelirken yanında da meteorolojiden sağanak yağmur haberlerini de beraberinde getirmez mi? Neyse dedik, öyle ya da böyle biz aklımıza koyduk ve buluşuyoruz.

Sabah erkenden kalkıp hazırlanmaya başladım. Benimle yüzyüze görüşmek için yağmur çamur demeden yollara çıkan değerli misafirlerime iyi ve bakımlı görünmek boynumun borcuydu. Yoğun yağış uyarısına rağmen, davetlilerimden bir an bile olsun, programımızı iptal önerisinin iması bile gelmedi ki, bunun bendeki değerini tahmin edebiliyor musunuz?:)

Sütlüce’de, hemen Haliç’in kıyısında, Haliç Kongre Merkezine de çok yakın bir konumda yer alan, 5 yıldızlı Lazzoni Hotel’e geldiğimizde, hava şartları nedeniyle, özellikle uzaktan gelenlerin biraz gecikebileceğini biliyorduk, ama olsun, bu hiç de sorun değildi.

Normalde Lazzoni’nin Haliç’e tepeden bakan enfes bir manzaraya sahip açık terasında yapmayı planladığımız davetin, yağmur sebebiyle içeri alınması da bizim keyfimizi hiç ama hiç etkilemedi.
usengec-sef-fan-club-bulusma-lazzoni-hotel-halic-tekne-turu
Beni benden iyi bilecek şekilde yazılarımı kaçırmayan, tam bir kitap aşığı olan dünya tatlısı Nursen Hanım; postlarımın altına bıraktığı “Oh! Mis Mis!” tarzı yorumlarıyla pozitiflik abidesi Sevinç Hanım ve şeker kızı Ezgi, o akşam mesaisi olduğu için Büyükada’daki restoranına dönmesi gerektiği halde, beni görmek için onca yolu gelen Şef Edebali Rıza; henüz 1 haftalık evli, çiçeği burnunda gelinimiz Esra ve kendi gibi güler yüzlü damadımız Ufuk; ALS Derneği’nin iyilik meleği Şenay Abla ve Kültür Bakanlığı sanatçısı olan değerli yazar, şair ve gazeteci canım annem; geçen sene bir organizasyon için gittiğim Bursa’da beni ziyarete geldiğinde tanışıp kaynaştığımız bir tanem Damla ve sevgili eşi Soner; yıllardır en yakın takipçilerimden olan Birol Bey, nazik eşi Figen Hanım ve minik oğulları Deniz’in de katılımıyla, anlayacağınız tek kelimeyle dört dörtlük bir ekiple Lazzoni Hotel’in en şık dekore edilmiş köşelerinden birinde, krallar gibi ağarlandık.
usengec-sef-fan-club-bulusma-lazzoni-hotel-halic-tekne-turu

usengec-sef-fan-club-bulusma-lazzoni-hotel-halic-tekne-turu

usengec-sef-fan-club-bulusma-lazzoni-hotel-halic-tekne-turu
Otelin ödüllü şefinin mutfağından çıkan tuzlular, tatlılar, çaylar kahveler derken, ilk tattığım andan beri lezzetlerine bayıldığım “By Trileçe” markasının da jest yaparak gönderdiği çilekli ve karamelli trileçeleriyle damaklarımız iyice bayram etti.

usengec-sef-fan-club-bulusma-lazzoni-hotel-halic-tekne-turu

Herkesin yıllardır tanışıyormuşcasına, hiç yabancılık çekmeden hemen birbiriyle kaynaştığı, keyifli sohbetlerle ve kahkahalarla renklenen bu özel günde, tam da hayal ettiğim gibi, tek tek tüm misafirlerimle yakından ilgilenme fırsatı buldum.

usengec-sef-fan-club-bulusma-lazzoni-hotel-halic-tekne-turu

Kutlama olur da pasta olmaz mı? Tabi ki hep beraber pasta kesme törenimizi de gerçekleştirdik. Hayatımda yediğim en taze ve en lezzetli kestaneli çikolatalı pastayı hazırlamış Lazzoni Hotel bizim için. Bir dilim aldım ama aklım kaldı valla, bıraksalar koca pastayı yiyebilirdim, hiç dur durak bilmeden:) Aldığım tüm kalorilere de, değerdi kesinlikle! 🙂

usengec-sef-fan-club-bulusma-lazzoni-hotel-halic-tekne-turu

Aslında o gün için en çok istediğim şey, sürpriz bir tekne gezisi düzenlemekti. Lazzoni Hotel’i geçen sene eşimle bir hafta sonu kaçamağı yaparak deneyimledikten sonra kaleme aldığım şu yazımda da bahsettiğim gibi, otelin kendine ait bir de teknesi mevcut. Eğer yağmur dursa ve güneş çıksa kim bilir nasıl da güzel olurdu diye içten içe dualar ederken, o da ne?! Mucizevi bir şekilde az önce dışarıda trafiği kilitleyen, her yeri seller götüren, o gri bulutlarla kaplı şehir, bir anda yerini pırıl pırıl masmavi bir gökyüzüne ve durgun bir denize bırakmaz mı? 🙂

Otelin tecrübeli, genç ve başarılı Genel Müdürü Gürhan Sayar’ın, her şeyin mükemmel olması için görevlendirdiği, adeta etrafımızda pervane olan misafir ilişkilerinden yetkililerle hemen başbaşa verdik ve durum değerlendirmesi yaptık. Evet! Hava tekne gezisi için çok elverişliydi. Oleeey! Misafirlerime bu sürprizimden bahsettiğimde hepimiz çok sevindik.:)

usengec-sef-fan-club-bulusma-lazzoni-hotel-halic-tekne-turu

Lazzoni Hotel’in özel teknesiyle çıktığımız Haliç turu, güzel bir anı olarak hafızalarımızda yerini aldı. Onu fark ettik ki, meğer hepimizin böyle güzel ve keyifli bir güne nasıl da ihtiyacı varmış.

usengec-sef-fan-club-bulusma-lazzoni-hotel-halic-tekne-turu

Buluşmamızın en başından en sonuna kadar Snapchat üzerinden her fırsatta yaptığım canlı yayınlardan oluşan videoyu eğer aşağıda açılmazda, şuradan da izleyebilirsiniz. İzledikten sonra severseniz, beğenmeyi, yorum bırakmayı ve kanalıma abone olmayı da unutmazsınız değil mi?

İzin verirseniz, bu seferlik bir değişiklik yaparak, Üşengeç Şef için hislerini biraz da onlardan dinlemeniz için, değerli Fan Club üyelerimden Damla ve Esra’nın bu özel gün için kaleme aldıkları ve beni çok duygulandıran yazılarına da burada yer vermek isterim.
 

“Üşengeç Şef’i instagramda ilk gördüğümde “uuu, kadının güzelliğine bak” dedim. Ve de “ne kadar güzel gülüyor maşallah, insanın içini ısıtıyor” dedim. Bu yüzü, günlük hayatımda bir kere sosyal mecrada da olsa görsem modum değişir dedim ve takip etmeye başladım. Bir de kendime benzettim sanki. Takibimden çok kısa bir süre sonra bir paylaşımına yorum yaptım ve cevap verdi. O zaman dedim ki, “Bu kadın gerçek”! Gösteriş değil paylaşımları, ne yaşıyorsa onu paylaşıyor. Yaklaşık 8-9 ay sonra Bursa’yı ziyarete geldi. Beni bir heyecan kapladı ve onu görmek istedim. Mesaj attım, “gel” dedi. “Vayy bee” dedim, işte bu, kadın bu, bana zaman ayıracak onbinlerce takipçinin arasından bana gel dedi, özel hissettim kendimi. (Eminin gidip görmek isteyen herkese gel derdi, o kadar da samimi ) Gittim, gördüm, tanıştım, kaynaştım… Sonra ne mi oldu? Biz abla-kardeş gibi olduk, hani zor zamanlarınızda yanınızda olan, aradığınızda aradan ne kadar zaman geçse de kaldığınız yerden devam edebileceğiniz dostunuz gibi… İşte Üşengeç Şef’in hayatıma kattığı tat böyle özetlenebilir; “Çilek tadında” 🙂

İstanbul’a yerleştik, bir hafta sonu görüşelim dedik bir türlü ayarlayamadık. Sonunda o güzel haber şefimden geldi 🙂 “Üşengeç Şef Fan Club Buluşması”. O gün açıköğretim sınavım vardı, 80 soruyu 25 dakikada yaptım çıktım. Nasıl kafama taktıysam artık, Beylikdüzü’nden Haliç’e zamanında yetişmeye, o soruları da çerez gibi yuttum ve çıktım sınavdan 🙂 Bir çıktım ki ne göreyim? Yağmur yağıyor, hem de ne yağmur! Sel götürüyor. Dedim tüm planlar alt üst oldu, tekne gezisi yapacaktık, tüh! Neyse dedim biz gidelim de. Tabi giderken yol tarifi aldığımız uygulamanın azizliğine uğradık, gittikçe geç kaldık, kaldıkça ben gerildim. En sonunda 1 saatten fazla gecikme ile de olsa otele vardık. Çok güzel bir lobide, kalabalığı aradım. Ve görür görmez hızlı adımlarla ilerledim. Eşimi bile arkada unuttum, o derece yani 😀 Veee sonunda yeniden bir aradaydık. Sarıldık, hasret giderdik. Ne güzel zayıflamış, çok özendim, “Maşallah” dedim içimden. Sonra herkesle tanıştım. Annesiyle tanıştım, çocukluk yaramazlıklarını dinledim ondan. (Anneciğin ellerinden öperim)

Derin bir sohbet, ikramlar, tatlılar, pastalar derken tekne gezintisine çıktık. Sadece şefimizi değil, ekibimizi de tanıma şansım oldu. Herkes arkadaş oldu, hatta gelemeyenleri de hatırladık ve onlardan bahsettik. (Elifciğime selam ;)) O gün bitmesin istedim. Daha anlatırdım ama yazım da çok uzun oldu sanki. Kısaca seni seviyorum Üşengeç şefim benim. En kısa zamanda yeniden buluşmak dileğiyle.

 
Sevgiler,”
Damla Özlem AŞCI

usengec-sef-fan-club-bulusma-lazzoni-hotel-halic-tekne-turu

“Ve sen harikasın…




Bazıları dikkat çeker, gülüşüyle, bakışıyla… 





Bazıları dikkat çeker, duruşuyla tavrıyla…





Bazıları dikkat çeker, çünkü onda seni ona doğru iten birşeyler vardır. 



 


Üşengeç Şef ile ilk tanışmamız, hatta daha doğrusu onunla karşılaşmam bir etkinlikte olmuştu. Uzun boyu, güleryüzü, giydikleri ile tam bir top model gibiydi. Sonra sosyal medyada buldum onu, bıkmadan usanmadan takip ettim. Sonra bir gün konuştuk ama nasıl mutlu oldum anlatamam size. Her gün hesabını takip eder oldum, bağımlısı oldum. Artık bende bir fan olmuştum. Sanırım olmuştum. Geçen sene ilk defa Caffe Nero etkinliğinde bir araya gelmiştik. Beni benden almıştı o tatlı diliyle, konuşması ile. Bu 2. buluşmamızdı ve ben yine oradaydım. Yağmur çamur demeden otele varmış ve onun gelmesini beklemiştim. Geldiğinde ışık saçıyordu her zamanki gibi. Maşallah ona! Güzel bir gün geçirmemize vesile olmuştu. O mükemmel birisiydi ve ben onunla vakit geçirmekten inanılmaz keyif alıyordum. O ailemizden birisiydi.


 

İyi ki varsın canım şefim! 🙂

Başarılarının devamını dilerim.”

Esra Salcıoğlu GÜR

usengec-sef-fan-club-bulusma-lazzoni-hotel-halic-tekne-turu

Ah ben daha ne diyeyim ki artık… Bu satırları okuduktan sonra, gözüme toz kaçmasaydı iyiydi.:) Artık gelenekselleşmesine karar verdiğimiz bir Üşengeç Şef Fan Club Buluşmasının daha sonunda, ilk fırsatta tekrar bir araya gelmek üzere, mutlu anılar biriktirmiş şekilde bu güzel günü tamamladığımız için çok mutluyuz. Bir sonraki buluşmamızda aramızda olmak isterseniz, gelişmelerden haberdar olmak için, tüm sosyal medya hesaplarımdan Üşengeç Şef olarak beni takip etmeyi unutmayın olur mu? (Sadece Snapchat’te Usengecsefiniz ismiyle varım, bilginize:)

usengec-sef-fan-club-bulusma-lazzoni-hotel-halic-tekne-turu
Bu arada unutmadan, instagram üzerinden yaptığımız eğlenceli bir yarışma ile bir davetlimiz, Lazzoni Hotel’in Spa’sında çift kişilik masaj ödülü kazandı. Şimdiden keyifleri bol olsun :)Satırlarıma bugünlük son verirken, Lazzoni Hotel‘e, böylesine unutulmaz bir davete ev sahipliği yaptığı için ve tüm misafirlerime bu güzel günü hatırlatacak nazik hediyeleri için teşekkürler…

>————————————————————————–
>
>Değerli Okuyucularımdan Minik bir Rica:
>
>Yorum yazmak ya da soru sormak isterseniz, öncelikle şuraya tıklayarak, bloguma üye olmayı unutmayın ki, yazılarınız “Adsız” çıkmasın ve ben de sizi tanıyabileyim, olur mu? 🙂
>

>Eğer gün içinde nerelerde bulunduğumu ve neler yaptığımı merak ediyorsanız da beni Snapchat‘te “Usengecsefiniz” hesabından takibe alabilirsiniz. “Snapchat kullanmayı henüz öğrenemedim ki ama ben” derseniz, onu da adım adım anlattım. İşte tam da burada🙂