Ana Sayfa Blog Sayfa 3

Kaan Sekban Gösterisinde Zorlu PSM’de Hunharca Güldük

0
blank

Kaan Sekban Saçmalar“… Onu ilk olarak eşimin, instagramdaki skeçlerinden birini izlettirmesiyle tanıdım. Çocuklarına “karakteri gelişsin diye”(!) asla “Hayır” diyemeyen yeni nesil bir babayı canlandırıyor ve “Ya evet! Bizim çocuk belki arkadaşının kafasını kırdı, ama n’ooldu? Kırmaması gerektiğini; öğrenmiş oldu” diye tatlı tatlı anlatıyordu. Etrafımızda da çocuklarına böyle davrananlar çok olduğu için, bu canlandırmaya epeyce gülmüştük. Beyaz yakalıları ti’ye aldığı esprilere de “Bayılıyor olunca”(!) bakalım bu gün ne paylaşmış diye neşeyle izlemeye başladık. İnanılmaz bir yetenek olan Kaan Sekban‘ın tüm stand-up gösterileri öylesine ilgi görüyor ki, biletler anında tükeniyor, salonlar dolup taşıyor. Biz bu hafta Sevgili Kaan’ın nazik davetiyle, Zorlu PSM‘deki gösterisini izleyebilen şanslı insanlardan olduk. Unutmadan… Biletleri tükenmiş olsa bile, bir kaç tane ekstra bulabileceğiniz bir yöntem var, yazımın devamında onu da anlatacağım. Bu çok gizli (!) tüyoyu da kimse vermez, ona göre! 🙂

kaan sekban bilet fiyat
Kaan Sekban Saçmalar- Stand-up Gösteri – Zorlu PSM

Peki Kaan Sekban Kimdir?

İyi bir eğitim alan Kaan Sekban 10 yıl boyunca bir bankada çalışıyor. İçindeki uhdenin oyunculuk olduğunu fark ettiği andan itibaren, diğer iş arkadaşları tatil zamanlarında bol bol gezip veya dinlenip keyif yaparken; o ise kısacık yıllık izinlerinde bile varını yoğunu; yurt-içi ve yurt-dışında aldığı oyunculuk ve müzikal atölyelerine harcayarak, bu hayaline kavuşmak için bir ton borca girmek pahasına kendisine yatırım yapmayı seçiyor. Bankacılıkta hak ettiğini düşündüğü terfiyi almak için ilk cesaretlendiği anda, sonuç hüsran olunca, kurumsal hayata veda etmek durumunda kalıp, tasını tarağını toplayıp çıkıyor.

Kaan Sekban Saçmalar’ın Instagram’daki “Yakam Beyaz Beynim Ayaz” skeçleri

Oyunculukla ilgili bir kaç denemesi oluyor, ama devamında sektörden beklediği ilgiyi göremeyince, sıcak ve samimi aile hayatında, bir günün nasıl geçtiğinden örnekler veren bazı youtube videoları çekmeye başlıyor. Facebook üzerinden “kendi evinden” yaptığı canlı yayınlarına ilginç şekilde, ünlü isimlerden “Konuğun olmak isterim” talepleri de gelince, mini talk showlarıyla yavaş yavaş tanınmaya başlıyor. “Kaan Sekban Saçmalar” isimli instagram hesabında beyaz yakalı hayatı hicvettiği “Yakam Beyaz, Beynim Ayaz” skeçleriyle plaza dünyasında olan biteni öylesine güzel şekilde anlatıyor ki, kurumsal hayatı bundan 10 sene önce bırakmış birisi olarak, adeta o yıllara ışınlanıyorum.

Kaan Sekban’ın Beyaz Yakalıdan Stand-up Gösterilerine Uzanan Serüveni

Skeçleri müthiş ilgi görünce, Mayıs 2018 itibariyle tek kişilik Stand-up gösterine başlayan Kaan Sekban, sadece beyaz yaka veya plaza esprilerine odaklanmıyor; sosyal hayatında yaşadığı tuhaflıklar, aile ilişkileri ve sosyal medya da onun malzemeleri arasında. Müthiş gözlem gücü sayesinde, gündelik yaşamdaki basit şeyleri bile, öylesine doğal, öylesine komik ve öylesine akıcı şekilde aktarıyor ki, bence insanlar tarafından bu denli sevilmesinin en önemli sebeplerinden birisi bu, diğeri de iyice yozlaşan toplumda, hala belden aşağı espriler ve küfürler etmeden de komik olunacağını en seviyeli şekilde göstermesi diyebilirim.

Instagram’da yaptığı Canlı Yayınlarda merak edilenleri cevaplıyor

Kendisi aşırı sempatik ve mütevazi kişiliğiyle, herkesin şovundan en mutlu şekilde ayrılması için aileden biri gibi tek tek ilgileniyor. Buna minik bir örnek vermem gerekirse mesela bu gözler bizzat şunu gördü: Gösteri esnasında sorup, Beylikdüzü, Büyükçekmece veya Tuzla gibi uzak semtlerden veya İzmit, Bursa gibi yakın şehirlerden geldiğini öğrendiği izleyicilerine, özel olarak, “Ayaklarınıza sağlık!” dediği yetmezmiş gibi; şov esnasında klasikleşen hareketini yapıp, kapanış öncesi sahnede çektiği seyircili videosunu aynı gece instagramda paylaşırken, “Sevgili Dostlar herkese çok teşekkürler. Uzaktan gelen dostlar, eve sağ salim vardığınızda lütfen haber edin!” yazmış. Gerçekten de herkes altına yüzlerce mesaj yazarak “Evet Vardık!” diye geri bildirimde bulunurken, o akşam nasıl eğlendiklerini de yorumlarında anlata anlata bitirememişler.

kaan sekban gosteri bilet fiyat
Kaan Sekban Saçmalar- Stand-up Gösteri – Zorlu PSM

Kaan Sekban 3 saatlik gösteri sonrası, hayranlarına kitap imzalıyor ve fotoğraf çektiriyor

Daha da takdir edilesi olan, Kaan Sekban’ın 3 saat boyunca süren bu tek kişilik stand-up gösterisinden sonra, instagramdan gelen tüm bu yorumlara tek tek cevap verip, ilgilenmesi… Sık sık evinden canlı yayınlar yaparak oradan da sevenleriyle etkileşime geçmesi.

Bilmediğiniz bir şey daha… Şov bitti diye hemen kulise kaçıp yok olmuyor. İlk defa gördüğüm bir konseptle, gösterinin ardından insanlar fuaye alanında sıraya giriyor ve kendisine kitaplarını imzalatıp, beraber fotoğraf çektiriyor. Yani o yorgunluğun üzerine bile, yüzünde kocaman içten gülümsemesiyle, hayranlarıyla tek tek ilgileniyor.

Kaan Sekban’la “Daha Genç Görünümlü Bir Yüz”e Kavuşmak Mümkün

Zorlu PSM’deki showundan önce kulisinde görüşüp sohbet ettiğimiz Sevgili Kaan Sekban, temposu hiç düşmeyen, tam 3 saatlik show’uyla, gülmekten çene kaslarımız ağrıtsa da, gösteri sonunda tıka basa dolu olan 750 kişilik salondan ayrılırken tüm izleyicilerin, durmaksızın gülmekten “adeta estetik yaptırmış gibi” güzelce gerilip toparlanmış bir yüzle ve ışıl ışıl gülen gözlerle salondan ayrıldığına bizzat şahit oldum.

Sadece İstanbul, New York, Amsterdam, Londra değil; gösterisini büyük ilgi gösteren her şehre, herkese ulaştırmaya çalışıyor

New York, Amsterdam Londra gibi yurt dışındaki en önemli noktalarda aylar öncesinden tükenen biletleriyle büyük ses getirirken, Zorlu PSM’nin 2500 kişilik devasa salonlarını kolayca doldururken, aynı zamanda yurt içinde büyük-küçük ayırdetmeksizin, olabildiğince çok şehre giderek, kendisine gösterilen sevgi ve ilgiye tüm mütevazılığıyla karşılık vermek için çabalıyor.

Popüler kültürden aşina olduğumuz bazı isimler gibi küfürle, argoyla doldurarak kolaya kaçmayı tercih etmeden yaptığı gösterilerine de,
sağ olsun aynı onun gibi insanlar gelip, keyif aldığına göre; benim her zaman dile getirdiğim “daha nazik, daha empatik, daha seviyeli bir toplumda yaşama” özlemim konusunda sayesinde hala bir umut olduğunu gördüğüm için, bu özellikleriyle de ayrıca gurur duyduğumu ayrıca belirtmek isterim.

kaan sekban usengec sef gosteri bilet
Kaan ve Dilek Yeğinsü (Nam-ı diğer; Deklancheur ve Üşengeç Şef )
Kaan Sekban Saçmalar- Stand-up Gösteri – Zorlu PSM

Kaan Sekban’a Bilet Kalmamışsa, İşte Size Çözüm:

Kaan Sekban “Birinin kahkahası diğerinin gülümsemesi olsun” diye anlamlı bir eğitim bursu seferberliğine imza atmış. Bu sayede gösterilerine bilet bulamadığınızda, Givinapp aracılığı ile Türk Eğitim Vakfı‘na yapılan “davetiye hediyelibağışlarla 2019’da genç kızlarımızın eğitimine en az 100.000 TL fon sağlamayı hedefliyor. Normal bilet 70 TL iken, bu şekilde sadece 100 TL’ye, hem o aylar öncesinden tükenen biletinize kavuşmuş, hem de çok hayırlı bir amaca destek vermiş oluyorsunuz. Bir taşla iki kuş misali 🙂

“Yılın En İyi İş Kitabı: Kaan Sekban’ın yazdığı “Tebrikler Kovuldunuz”

Kaan Sekban’ın 2018 Haziran’da yayınlanan “Tebrikler Kovuldunuz” kitabı kısa sürede çok satanlara girmiş. Plaza hayatı içinde, çalışanlar ve yöneticiler arasında, ast-üst seviyesine göre, yıkama-yağlama, menfaatine göre adam kayırma, hor görme, başından savma ve bir “hiç gibi” hissettirme üzerine ve tabi IK’cılara da (İnsan kaynakları departmanı) bol bol gönderme yapan, entrika dolu ilişkilerden dem vuran ve bizzat başından geçenlere yer verdiği “otobiyografik” mizahi içeriğine rağmen, çok ilginçtir ki; “Tebrikler Kovuldunuz” kitabı; “Platin Dergisi” tarafından yönetim, liderlik ve IK dalında “Yılın en iyi iş kitabı” seçilmiş. Bu durumda “Acaba kitabımı hiç açıp okudular mı?” diye kendisi de merak etmiş doğal olarak:)

kaan sekban kitap tebrikler kovuldunuz
Kaan Sekban Saçmalar – Kitap: “Tebrikler Kovuldunuz”

Cem Yılmaz Kaan Sekban için ne dedi?

kaan sekban cem yilmaz
Kaan Sekban Saçmalar – Cem Yılmaz

Cem Yılmaz’ın gösterisini izledikten sonra “En zoru da bir kişiyi güldürmek; Kendini! Sen onu başarmışsın bir kere. Kendi hikayesini anlatan insanlara hasretiz biz. Cem de hep kendi anlattığı şeylere kendi gülüyor derler. İşte “Ben kime gideyim?” diyordum. Bugün bir fırsat yarattın” sözleriyle naçizane beğenilerini dile getirdiği Sevgili arkadaşım Kaan Sekban…
Sayende senin deyiminle yine “hunharca güldük. İyi ki varsın… Yolun açık olsun!

Dilek Yeğinsü Röportajı -Evo’s Angels Dergisi

1
blank

2019’un ilk sayısı için, Türkiye’nin İlk Tescilli Dijital Dergisi Evo’s Angels’ın Ocak Sayısında “Ayın Blogger’ı” bölümünde harika bir röportaj ve fotoğraf çekimi gerçekleştirdik. Aylık 1.000.000 kişinin okuduğu, Ödüllü bir dijital dergi olan Evo’s Angels’ın kurucuları; Sevgili Evrim Yaşlak ve Evren Yaşlak, birbirine her daim destek olan, çok çalışkan, dünya tatlısı iki kardeş. Bir çok haber sitesine destek de veren dergi için her ay önde gelen isimlerle özel çekimler gerçekleştiriyorlar. Evo’s Angels 2019 Ocak sayısındaki Üşengeç Şef Dilek Yeğinsü röportajına buradan ulaşabilirsiniz. Gelelim çekimin yapıldığı günden deneyimlerime…

Evo’s Angels ile Üşengeç Şef Dilek Yeğinsü Röportajının Fotoğraf Çekimi Nasıl Geçti?

Ocak sayısında yayınlanması için sorularını cevapladığım röportajın, bu kez görselleri için Çağlayan‘daki fotoğraf stüdyosuna doğru yola koyuldum. Aralık ayının sonlarına doğru, buz gibi ve karlı bir İstanbul sabahıydı. Çoktan seçmeli olsun diye, bol bol alternatif getirdiğim için, adeta uzun bir yolculuğa çıkıyor gibi yanımda “çekçekli bavulumla” gelmiştim. Beni güler yüzlü sıcak ve kalabalık bir ekip karşıladı.

dilek yeginsu usengec sef roportaj 2a
Evo’s Angels Dergisi – Dilek Yeğinsü Röportajı – Ocak 2019

İlk İş: Kostüm Seçimi ve Kombin Oluşturma

Kahvelerimizi yudumladıktan hemen sonra, her birisini evde tek tek deneyerek, tüm aksesuar ve ayakkabı kombinasyonlarıyla hazırlayarak bavulda getirdiğim kıyafet alternatiflerimi Sevgili Evrim ve derginin Art Direktör’ü Gizem Uzunalan ile birlikte inceleyerek aralarından en beğendiğimiz 2 kostümü seçtik.

dilek yeginsu usengec sef roportaj 3a
Evo’s Angels Dergisi – Üşengeç Şef Dilek Yeğinsü Röportajı – Ocak 2019

Kıyafetler belirlenir belirlenmez konsepte uygun olarak, zaman kaybetmeden hemen çekim makyajıma başlandı. Benim gibi fazla mükemmeliyetçi bir insan için en zoru; kendim gibi insanlar bulmaktır. Burada yaptığımız programa saati saatine uyuluyordu ki bu benim için çok takdire sayan bir şeydi. İşini sevmek ve önem vermekle alakalı olduğuna inanıyorum bu durumun. Evren ve Evrim’in de pozitif enerjisiyle, adeta bir İsveç saati gibi her şey tıkır tıkır, hiç ertelenmeden tam zamanında gerçekleşti.

dilek yeginsu usengec sef roportaj 4a
Evo’s Angels Dergisi – Üşengeç Şef Dilek Yeğinsü Röportajı – Ocak 2019

Sıra Geldi Çekim Makyajının Yapılmasına

Makyöz Çağla Sertgel, ilk giyeceğim siyah beyaz pötikare kolej etekli spor tarzıma göre, hafif tonlarda bir makyaj yaptı önce. Daha sonra kırmızı abiye kıyafeti giydiğimde, makyajın tonları da bir anda değişti ve daha gece makyajı haline dönüştürüldü tabi.

dilek yeginsu usengec sef roportaj 5a
Evo’s Angels Dergisi – Üşengeç Şef Dilek Yeğinsü Röportajı – Ocak 2019

Saçlarım Ahmet Cobain’in Ekibine Emanet

Bir sonraki aşamada Garaj Nişantaşı’ndan Ahmet Cobain’in ekibinden Gökhan Bey saçlarıma fön çekerek ilk şeklini verdi. İkinci çekim için ise kırmızı kıyafete yakışır sofistike bir imaj bulduk bana hep beraber.

Stüdyo Işıkları da Hazırsa, Haydi Fotoğraf Çekimi Başlasın!

Derken Fotoğraf sanatçısı İlker Uzunalan ve ekibiyle ve Özkan Aydoğan’ın vizyonuyla, işin en keyifli kısmı olan stüdyodaki fotoğraf çekimimiz başladı. Ben poz verirken, o esnada Evren Yaşlak da sağolsun, benim telefonumla, instagram hikayelerimde paylaşmam için başdöndüren anlık videolarımı çekiyordu. “Başdöndüren” derken mecaz değil, gerçek anlamıyla söylüyorum, muziplikten, adeta bir aksiyon kamera gibi, öylesine hareketli çekmiş ki, izlerken farkettim, gerçekten insanın başı dönüyor 🙂

dilek yeginsu usengec sef roportaj 6a
Evo’s Angels Dergisi Ekibi- Üşengeç Şef Dilek Yeğinsü Röportajı – Ocak 2019

“Bu Fotoğraf Kesin Kalsın! Bak bu Gidebilir” 🙂

Çekimler aynen planladığımız sürede başarıyla tamamlanınca, sıra geldi çekilen onlarca fotoğraf arasında, en beğendiklerimi seçmeye… İşte burası en zor ama bir o kadar da eğlenceli kısmı: İyilerin arasında en iyiyi seçmek… Ardından Kürşad Karakuş’un editleriyle son aşamaya gelen o fotoğraflar, işte şimdi Ocak sayısında sizlerin karşısında. Üstelik Editör Leo Demirciyan ile yaptığımız Üşengeç Şef Dilek Yeğinsü röportajı ile birlikte…

Keyifle okumanız dileğiyle…

Yarıyıl / Sömestr Tatilinde Çocuklarla Gidilecek 5 Yer

2
blank

Bütün çocukların aylardır beklediği, ebeveynlerin ise “Bir an önce bitsin!” diye gün saydığı 15 günlük sömestr tatilinin ilk haftası işte bitti gitti bile. 4 Şubat’ta başlayıp 14 Haziran 2019’a kadar sürecek olan 2. kanaat dönemi öncesi, karne ve tatil heyecanı ile gezmek ve gönüllerince oynayıp eğlenmek isteyen çocukları ve onları 15 gün boyunca nasıl oyalayacağını şaşıran anne ve babaları çok iyi anlayabiliyorum. Bu konuda gelen yoğun talep ve sorular üzerine sizler için, yarıyıl Sömestr Tatilinde Çocuklar ile Yapılacak keyifli aktiviteler ile ilgili güzel bir liste oluşturdum. Hazırsanız haydi başlayalım!

KIDZANIA – AKASYA AVM

Özellikle soğuk havalarda hem ebeveynler mağaza ve cafelerde oyalanabildiği;  hem de çocuklar keyifli vakit geçirebildiği için, aileler en çok alışveriş merkezlerini tercih ediyor. Anadolu yakasındaki Akasya Avm’nin içine yer alan Kidzania da 4-14 yaş arası çocukların, ortalama 5-6 saat sıkılmadan vakit geçirebileceği bir yer.

Kidzania akasya avm cocuk
Kidzania – Akasya AVM

Geçtiğimiz sene bize kalmaya gelen yeğenimizi götürdüğümüzde, Kidzania’nın büyüklüğü ve farklı aktivite seçenekleri karşısında biz bile şaşırmış kalmıştık. Çocukların gerçek hayattaki birbirinden farklı meslek ve aktiviteleri deneyimlediği, onların tabiri ile bu “Çocuklar Ülkesi” tam 8000 m2’lik bir alana kurulmuş. İçinde pizza restoranından, üniversiteye, dondurma fabrikasından, hastaneye, süper marketten, gizli ajan eğitim merkezine, itfaiye-gazete vs gibi pek çok farklı bölüm barındıran Kidzania’da çocuklar bir arada sosyal becerilerini geliştirirken fiziksel aktivitelerde de bulundukları için enerjilerini doğru bir şekilde atabiliyorlar. İçeride güya bu işlerde çalışarak (!) kazandıklarını harcamaları için, bu ülkenin kendine ait bir para birimi bile var.

Siz ise bu sırada ister çocuğunuza eşlik edebilir ya da isterseniz onları görevli kişilere emanet edebilirsiniz. Mesela annesi onu içeri teslim edip, alışveriş yaparken, biz bize emanet olduğu günde, bütün günü onunla birlikte aynı heyecanı yaşayarak çok mutlu geçirmiştik. Çocuğunu yalnız bırakmayı tercih etmeyen ebeveynler için beraber katılabilecekleri takı yapımı, şefler akademisi gibi aktiviteler de mevcut.

Kidzania akasya avm cocuk 1
Kidzania – Akasya AVM

Kidzania Bilet Fiyatları: Saat 10.00 – 20.00 arası açık olan Kidzania’da bilet fiyatı normalde çocuklar için  95TL, yetişkinler için ise 35TL. Ancak sömestr tatili için çocuklara %10 indirim yapmışlar haberiniz olsun.

KIDZANIA İletişim Bilgileri:

Adres: Akasya AVM. Çeçen Sk.. No:25 Acıbadem Üsküdar İstanbul

Tel: (0850) 200 54 39

İSTANBUL AKVARYUM – AQUA FLORYA AVM

Açıldığından beri çok duyduğum ama bize çok uzak mesafede olduğu için bir türlü denk getiremediğim Aqua Florya AVM’nin içinde yer alan İstanbul Akvaryum dünyanın en büyük tematik akvaryumu. Hepimizin büyük keyifle izlediği “Kayıp Balık Nemoçizgi filmindeki o büyüleyici mavi dünyayı ve Japon balıklarını ve tabi çok daha fazlasını birebir görebileceğimiz bu ortam sadece çocuklar için değil, biz yetişkinler için de unutulmaz bir deneyim bence.

aqua florya cocuklarla haftasonu 1
İstanbul Akvaryum – Aqua Florya AVM

Akvaryumdaki bölümler Karadeniz’den Pasifik Okyanusu’na doğru coğrafi bir rotaya göre oluşturulmuş. 17 farklı tema ve 1 adet yağmur ormanına sahip. “Sadece belli mesafeden görmek bize yetmez, birebir deneyimlemek isteriz” diyenler için ise balık besleme, köpek balıkları ile dalış gibi ekstra ücretli farklı aktiviteler de mevcut.

İstanbul Akvaryum Giriş Ücreti Nedir? Bireysel girişlerde 2-12 yaş Çocuk: 55 TL , Yetişkin 85 TL; 3 kişilik aile ise 225 TL iken internetten alımlarda hepsi %10 indirimli.

İstanbul Akvaryum’a Nasıl Gidilir? Taksim, Sultanahmet ve Sirkeci’den kalkan servisler ile de ulaşım sağlayabilirsiniz.

İSTANBUL AKVARYUM İletişim Bilgileri :

Adres: AQUA FLORYA AVM, ŞENLİKKÖY MAH. YEŞİLKÖY HALKALI CAD. NO: 93 FLORYA / İSTANBUL

Tel : 444 9 744

MADAME TUSSAUDS İSTANBUL – BALMUMU HEYKEL MÜZESİ

Dünyanın en ünlü balmumu heykel müzesi Madame Tussauds’yu bilmeyen yoktur. Merkezi Londra’da yer alan, 250 yıllık tarihe sahip bu müzeyi, Amsterdam da dahil olmak üzere pek çok farklı şehirde deneyimledim. Gerek yakın arkadaşlarınızla gerekse de çocuklarınızla keyifli saatler geçirip, pek çok hatıra fotoğrafı çekebileceğiniz çok keyifli bir alternatif. Taksim Beyoğlu‘nda İstiklal Caddesi üzerinde  yer aldığı için diğer uzak aktivitelere göre çok daha merkezi konumda.

madame tussauds istanbul balmumu muzesi
Madame Tussauds İstanbul Balmumu Heykel Müzesi

Müze içerisinde yer alan heykel koleksiyonu müzik, film, spor, kültür, tarih ve liderler ve VIP party olmak üzere 6 kategoriye ayrılmış.  Çocuklar televizyonda gördükleri Murat Boz, Rihanna, Lady Gaga gibi müzik, spor ve film yıldızlarının birebir heykelleri ile vakit geçirirken siz de Barış Manço, Zeki Müren, Adile Naşit gibi unutulmaz isimler ile hasret giderebilir, Mimar Sinan, Albert Einstein, Leonardo da Vinci gibi isimleri yakından görebilirsiniz. Müzenin kuşkusuz en etkileyici ismi de tabi ki, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu sevgili Atamız; Mustafa Kemal Atatürk.

ataturk madame tussauds heykel muzesi
Madame Tussauds İstanbul Balmumu Heykel Müzesi

Madame Tussauds İstanbul Balmumu Heykel Müzesi Bilet Fiyatları: Tek girişlik ve VIP olmak üzere 2 farklı bilet seçeneği var. Tek girişlik biletler kapıda yetişkin için 65TL, öğrenci ve 3-14 yaş çocuk için 52TL iken, internetten alınan indirimli biletlerde fiyatlar yetişkin için 52TL, ve 3-14 yaş çocuk için 42TL’ye iniyor. VIP biletin bence tek artısı ise girişte sıra beklemeden müzeye girebilmek.

madame tussauds istanbul balmumu muzesi 1
Madame Tussauds İstanbul Balmumu Heykel Müzesi

MADAME TUSSAUDS İSTANBUL BALMUMU MÜZESİ İletişim Bilgileri

Adres: Hüseyinağa Mah. İstiklal Cad. No: 56 Beyoğlu İstanbul

Tel: 444 3 253

İSFANBUL TEMA PARK (VIALAND)

Eğer siz de “Sadece gezmek bizi kesmez, çocuklarıma bol aksiyonlu, heyecanlı gerçek bir eğlence sunmak istiyorum” diyenlerdenseniz, önereceğim en çılgın seçenek İsfanbul Tema Park, yani eski adı ile Vialand. Yerli Disneyland olarak da bilinen bu devasa tema park, girişinde yer alan şato ve farklı farklı aktivite seçenekleri ile gerçekten de Disneyland’leri aratmıyor.

istanbul tema park vialand cocuk
İsfanbul Tema Park (Vialand)

Çocuklar için Minik Kaşifler, Atlıkarınca, Neşeli Çiftlik, Kahraman İtfaiyeciler gibi girişte ufaklıkların boylarına göre kabul edildiği pek çok farklı aktivite var. Adrenalin tutkunu ebeveynler için ise meşhur Roller Coaster’ı Nefeskesen, 360, Adalet Kulesi gibi pek çok seçenek sunulmuş. “Yok! Ben sakin sakin takılıp, azcık nostalji yapayım” diyenler için ise “Bir Zamanlar İstanbul” bölümü düşünülmüş. Eyüp’te yer aldığı için mesafe uzak gelebilir, ancak İsfanbul’un içinde sadece tema park değil, alışveriş merkezi, restoranlar, sinema ve bowling salonu da var; böylece gitmişken ailece bütün bir günü burada eğlenerek geçirebilirsiniz.

İsfanbul Tema Park Giriş Ücreti: Not: Karnesi ile gelen öğrencilere sömestr tatili boyunca %50 indirim varmış. İsfanbul Günlük Bilet Ücreti: 89 TL Zindan Korku Tüneli, Jungle Park ve Safari Bileti: 30 TL

İSFANBUL TEMA PARK İletişim Bilgileri :

Adres: Yeşilpınar mah. Şehit Metin Kaya Sk. No:11/1 Eyüp

Tel: (0850) 210 85 63

İSTANBUL OYUNCAK MÜZESİ

Anadolu yakasında oturan ve öyle çok uzaklara gitmeden çocukları ile keyifli saatler geçirmek isteyenler için ise benim önerim Göztepe’de tarihi bir köşkte bulunan İstanbul Oyuncak Müzesi. Şair ve yazar sevgili Sunay Akın’ın 20 yılda tamamen kendi emekleri ile, farklı ülkelerdeki açık arttırmalar, antikacılar ve koleksiyonlerden topladığı çok özel oyuncaklar ile oluşturduğu bir müze burası.

istanbul Oyuncak Müzesi
İstanbul Oyuncak Müzesi

Gerek bulunduğu köşk, gerekse içerideki tarihi oyuncaklar sizi bir anda adeta zamanda yolculuğa çıkarıyor. Biz büyüklere nostalji yaşatırken, çocuklara ise dünya tarihini oyuncaklar ile öğretiyor. 

Pazartesi günleri hariç 9:30-18:00 saatleri arasında hizmet veren İstanbul Oyuncak Müzesi‘nde hem çocuklar hem de yetişkinler için sürekli yenilenen bir eğitim ve atölye çalışmaları takvimi oluşturulmuş. Bez bebek yapımı, oyuncak ev yapımı, ritim atölyesi, gölge tiyatrosu, sinema atölyesi, kukla oyunu, takı tasarımı gibi pek çok faaliyetin yer aldığı bu etkinlik takvimine İstanbul Oyuncak Müzesi’nin web sitesinden kolayca ulaşabilirsiniz.

İstanbul Oyuncak Müzesi Bilet fiyatları: Tam 15 TL, İndirimli 12 TL.

İSTANBUL OYUNCAK MÜZESİ İletişim Bilgileri :

Adres: Ömerpaşa Cad. Dr. Zeki Zeren Sk. No:17 Göztepe Kadıköy / İistanbul

Tel: (0216) 359 45 50

Tabi ki bitmedi. Gidilecek daha tonla yer var. Yetmediyse, işte size bir kaç öneri daha…

İstanbul’da Haftasonu veya Tatilde Çocuklarla Gezilecek Diğer EğlenceliAktivite Adresleri

Legoland Discovery Centre İstanbul (Bayrampaşa İstanbul)

Rahmi Koç Müzesi (Haliç İstanbul)

Sakıp Sabancı Müzesi (Emirgan Sarıyer İstanbul)

Snowpark (Torium AVM Esenyurt İstanbul)

Minopolis Çocuk Şehri (Marmara Forum AVM Bakırköy İstanbul)

İstanbul Modern (Asmalımescit Beyoğlu İstanbul)

Kidzmondo İstanbul (Trump AVM – Mecidiyeköy Şişli istanbul)

Macera Adası (Akbatı AVM – Esenyurt İstanbul

Dolmabahçe Sarayı (Dolmabahçe Beşiktaş İstanbul)

Jurassic Land İstanbul (Forum İstanbul AVM – Bayrampaşa İstanbul)

Mehmet Naci Aköz Uçurtma Müzesi (Üsküdar İstanbul)

Miniatürk (Sütlüce Beyoğlu İstanbul)

Barış Manço Müzesi (Moda Kadıköy İstanbul)

ViaSea Akvaryum ve Tema Park (Viaport Marina – Tuzla İstanbul)

İstanbul’un 5 En İyi Fine-Dining Restoranı

0
blank

2019’a girdik gireli kar alarmları, grip salgınları derken genel olarak keyifsiz günler geçiriyor olsak da, eh malum yazın da gelmesine daha aylar olduğuna göre, bu depresif ruh halinden kurtulmak için kendimizi şımartacak aktivitelere yöneliyoruz. Bunun da en özel ve unutulmaz yollarından biri, tabi ki en sevdiğinizle yaşayacağınız bir “fine dining” deneyimi. Kısaca özetlemek gerekirse; en kaliteli malzemeler kullanılarak yapılan yemeklerin, en üst seviyede hizmet kalitesi ile sunulduğu restoranlara “fine dining” deniliyor. Lezzet, dekorasyon, sunum, ambiyans gibi her detayın misafiri özel hissettirmek için, en incelikli haliyle düşünüldüğü bu tür restoranlar güzel anılar biriktirmek için ve özel günleri kutlamak için de birebir. O zaman haydi gelin sevdiklerinizle geçireceğiniz en unutulmaz anlar için size üst düzey bir deneyim sunacak, İstanbul’un en iyi mekanları arasındaki İstanbul’un en iyi fine-dining restoranlarına göz atalım!

İstanbul’un en iyi fine-dining  restoranları

MİKLA

2005’de The Marmara Pera otelin teras katında açılan Mikla, rafine Anadolu yemeklerinin modern sunumunun yanında eşsiz manzarası ile de keyifli bir gece için doğru bir seçim. Şef Mehmet Gürs’ün “Yeni Anadolu Mutfağı” konsepti ile oluşturduğu bu menü, gastronomi tutkunlarına adeta bir Michelin kalitesi sunuyor.

mikla restaurant
İstanbul’un en iyi fine-dining  restoranları Mikla Restaurant – The Marmara Pera İstanbul – İstanbul En İyi Mekanlar

2015 yılında “Dünya’nın En İyi 100 Restoranı” arasına giren Mikla; 2018 yılında “Dünyanın En İyi 50 Restoranı” listesine 44. sıradan girerek, global anlamda “En iyiler” arasında yer bulan ilk Türk restoranı oldu. Geçtiğimiz Aralık ayındaki İncili Gastronomi ödül töreninde de “5 inci ödülü”ne layık görülerek, yerel ve uluslararası platformlarda üstlendiği öncü çıtayı bir kere daha tescillemiş oldu.

Mikla Restaurant İletişim Bilgileri :

Adres: The Marmara Pera Hotel Teras Katı, Meşrutiyet Cad.No:15 Beyoğlu İstanbul

Tel: (0212) 293 56 56

SPAGO ISTANBUL

İstanbul’un en iyi Fine-Dining mekanları listesi yapıp da; “çiftlikten masaya” akımının öncülerinden, 2 Michelin yıldızlı ve 24 senedir Oscar ödül törenlerinin resmi partilerini düzenleyen dünyaca ünlü ikonik şef Wolfgang Puck’ın restoranı Spago Istanbul’u saymamak tabi ki de olmaz.

spago istanbul
İstanbul’un en iyi fine-dining  restoranları Spago Istanbul – St Regis Istanbul Terası – İstanbul En İyi Mekanlar

Spago’nun Amerika dışındaki ilk uluslararası restoranı olan Spago Istanbul, St. Regis Istabul otelin muhteşem manzaralı teras katında hizmet veriyor. Amerikan, Asya ve İtalyan mutfaklarından esinlenerek oluşturulmuş, mevsimin en taze yerel ürünlerine göre sürekli değişen menüsü ile Spago misafirlerini adeta gastronomik bir yolculuğa çıkarıyor. Spago ilk açıldığında yazdığım yazıya buradan ulaşabilir, geçtiğimiz aylarda yaptıkları Beverly Hills Pop-up Menüsü hakkında izlenimlerime de buradan ulaşabilirsiniz.

Ünlü ikonik şefin kendisi ile daha önce pek çok kez bir araya gelip sohbet etme, karşılıklı İngilizce röportaj gerçekleştirme ve hatta beraber mutfağa girip, o meşhur Somon füme pizzasından beraber yapma şansına sahip olduğum ve işine olan tutkusunu birebir gözlemlediğim için, Spago Istanbul’un benim için ayrı bir yeri olduğunu da belirtmeden geçemeyeceğim. Büyük ilgi gören Üşengeç Şef Dilek Yeğinsü’nin o efsane Wolfgang Puck röportajı burada tıklayarak siz de okuyabilirsiniz.

usengec sef spago wolfgang puck
İstanbul’un en iyi fine-dining  restoranları Spago Istanbul – Şef Wolfgang Puck ve Üşengeç Şef Dilek Yeğinsü – İstanbul En İyi Mekanlar

Spago İstanbul İletişim Bilgileri

Adres: St Regis Istanbul Hotel Teras Katı, Teşvikiye Mah. Mim Kemal Öke Cad. Şişli İstanbul

Tel : (0212) 368 08 08

FRANKIE ISTANBUL

Şehrin en önemli moda ve sanat merkezlerinden Nişantaşı’ndaki The Sofa Hotel’in çatı katında yer alan, eşsiz boğaz manzarası sahip Frankie, şık sunumları, mevsimine uygun ürünler ile, ayda bir yenilenen menüsü ve haftanın 6 günü sunduğu canlı müzik performansları ile İstanbul gastronomi ve eğlence hayatına renk katan mekanlardan bir diğeri…

Geleneksel lezzetleri, yenilikçi dokunuşlar ve “kişiye özel” servis kalitesi ile sunan Frankie, bu sıradışı deneyim anlayışı ile İstanbul’daki fine dining’in en güzel örneklerinden.

“Her geceye farklı bir müzik” teması ile sunulan, yerli ve yabancı müzisyenlerin canlı performansları, her seferinde farklı deneyimler yaşayabileceğiniz bir ortam sunmakta.

Yüksek kapasiteli restoran bölümünün yanı sıra, birbirinden lezzetli kokteylleri tadabileceğiniz son derece şık ve modern bar ve lounge bölümleri de bulunuyor. Yaz aylarında tek bir dokunuşla üstü tamamen açılarak bir terasa dönüşen mekanın keyfi de bambaşka oluyor.

Frankie İstanbul ile ilgili yazdığım detaylı yazıya buradan ulaşabilirsiniz.

Frankie İstanbul İletişim Bilgileri

Adres: The Sofa Hotel Nişantaşı terası, Teşvikiye Cad. No: 41-41/A K.8 Nişantaşı – İstanbul

TEL: (0212) 230 66 66

frankie nisantasi
İstanbul’un en iyi fine-dining  restoranları Frankie Istanbul – The Sofa Hotel Nişantaşı Terası – İstanbul En İyi Mekanlar

BRASSERIE NOIR

Fine-Dining denince akla hep Avrupa yakası geliyor; “Peki İstanbul Anadolu yakasında şöyle keyifli bir gece geçirebileceğimiz özel bir mekan yok mu?” diyenler için, işte size Anadolu Yakası’nın en iyi mekanı:Brasserie Noir“. Bağdat Caddesi’nin 3 sene önce açıldığı günden bu yana en şık ve seçkin mekanlarından biri olan Brasserie Noir kısa sürede sofistike dekorasyonu, özel ışıklandırması, enfes yemekleri, özenli sunumları, güleryüzlü ekibi ile Cadde’nin gastronomi ve eğlence hayatının bir tanesi olarak İstanbul’un en iyi mekanları arasında olmayı fazlasıyla hak ediyor.

brasseir noir anadolu yakasi en iyi mekan
İstanbul’un en iyi fine-dining restoranları Brasserie Noir – Anadolu Yakası’nda- İstanbul En İyi Mekanlar

İsminin Fransızca olması sizi yanıltmasın, mekanın sahibi Oğuz Kaan Ermeç’in de belirttiği gibi; menü, Dünyadaki en yeni mutfak trendlerinden “fun kitchen” ekolü ile oluşturulmuş. Bu sebeple ördek konfit, kuzu karski, şatobriyan gibi klasik lezzetlerin yanı sıra, ıslak hamburger, kokoreç gibi sokak lezzetlerini de en kaliteli malzemlerle hazırlanmış haliyle, menüde bir arada görmek mümkün.

120 kişi kapasiteli mekanda farklı tercihlere göre, sakinlik veya romantizm isteyenler için şömine köşesi olduğu gibi kalabalık gruplar için geniş masaların yer aldığı bölümler de yer almakta. Dönem dönem canlı müzik performansları da yapılan mekanda Su Soley, Cenk Eren gibi isimler sahne alıyor. Ayrıca özel günler için 30 kişiye kadar davetler verebildiğiniz bir de Private Room‘u bulunan Brasserie Noir‘da, unutulmaz kutlamalar yapmak da mümkün.

Brasserie Noir İletişim Bilgileri:

Adres: Bağdat Cad. No:455 1/B Suadiye Kadıköy İstanbul

Tel: (0216) 380 00 05

ZUMA ISTANBUL

D.ream grubun lokomotif mekanlarından olan Zuma 2016’dan beri İstinye Park’ın markalar sokağında konumlanmakta. Başarılı şef Rainer Becker tarafından mutfağında bulunduğu Zuma’nın bu şubesi de,  yine Becker’ın Tokyo’da yaşadığı yılların ilhamı ile tasarladığı ve rahat-şık bir ambiyansa sahip “Izayaka” tarzına göre dekore edilmiş. Doğal malzemeleri İstanbul’un canlı enerjisi ile birleştiren zengin detaylı bu şık dekorasyon, geniş iç restoran alanı, lounge alanı, özel olarak tasarlanmış bar ve teras bölümünü kapsıyor.

zuma istinye park
İstanbul’un en iyi fine-dining  restoranları Zuma Restaurant – İstinye Park – İstanbul En İyi Mekanlar

Menüde ise otantik Japon mutfağının modern yorumlarının özgün sunumlar eşliğinde takdim edildiği imza tatları yer almakta.

Gecenin ilerleyen saatlerinde, DJ’lerin after-hour performansları ile İstanbul sosyal hayatının en trend gece mekanlarından birine dönüşen Zuma, hem lezzet hem de eğlence için keyifli bir adres. Zuma hakkında kaleme aldığım izlenim yazısına buradan ulaşabilirsiniz.

Zuma İstanbul İletişim Bilgileri

Adres: İstinye park No:461  Sarıyer İstanbul

Tel: (0212) 232 22 96

Sizin de çok beğendiğiniz ve bu listede olmasını arzu ettiğiniz İstanbul’un en iyi fine-dining restoranları için önerileriniz varsa, yorum olarak bırakabilirsiniz.

Sevgilerimle…

Gabbro – İstanbul’daki En İyi Canlı Müzik Mekanları

0
blank

İsviçre denilince akla genelde; dünyanın en kaliteli saat markaları, en leziz çikolataları, nefis peynirleri, kırmızı çakıları ve bolca da kış sporları gelir. Benim için bir de Heidi ve Peter‘dir İsviçre. Heidi’nin yemyeşil Alpler‘deki cennet misali köyünde yaşayan tonton dedesinin pişirdiği o dumanı üstünde, yumuşacık pofuduk ekmeklerdir hatta. Sanırım en bilinen İsviçre markalarından biri de dünya çapında 30’dan fazla otel ve resort’uyla sektördekilerin adeta bir “okul” olarak değerlendirdiği Swissôtel‘dir. Zincirin Türkiye‘deki amiral gemisi olan “Swissôtel The Bosphorus” özellikle, bünyesinde yer alan Chalet, Cafe Swiss, 16 Roof gibi birbirinden iddialı mekanları ile İstanbul yeme-içme hayatına yön verirken, yaklaşık 1 sene önce aralarına Gabbro Resto-Bar da katıldı. İşte ben de bu yazımda sizlere, Serhat Kılıç‘ın canlı müzik performansı ve özel sahne showlarıyla, bolca eğlendiğimiz bir Cumartesi akşamında Gabbro‘dan izlenimlerimi anlatmak isterim.

swissotel gabbro dilek yeginsu 3
swissotel gabbro serhat kilic muzik 3

Öncelikle mekana girdiğiniz anda o muhteşem Boğaz manzarasıyla büyüleniyorsunuz. Sade ve şık dekorasyonuyla ve Salı’dan Cumartesi’ye haftanın beş günü, birbirinden iddialı isimlerin sahne aldığı programlarıyla, şehrin kaliteli canlı müzik mekanı eksiğini gideren, İstanbul‘un modern Resto-Bar’ı olmuş Gabbro.

80’lerdeki “Ergün Plak” “Serhat Kılıç” da Gabbro’da Sahne Alıyor

Gelelim bizim de gittiğimiz Cumartesi akşamına! Sahnede Serhat Kılıç… Onu son dönemde 80’ler dizisindeki “Ergün Plak” karakteriyle çok seviyorsunuz. Bunu o gece yaptığımız canlı yayınlara onunla ilgili gelen mesaj yağmurundan anladım. Aynı zamanda tiyatrocu ve TV programcısı da olan Serhat Kılıç, Gabbro‘daki eğlenceli özel sahne şovlarıyla konukları adeta mest ediyor desem yalan olmaz.

Şöyle bir örnek vereyim: “Gitme Sana Muhtacım” şarkısını önce Zeki Müren edasıyla söyleyip, ardından “Peki bu şarkıyı acaba Bob Marley söylese nasıl olurdu?” deyip, Reggie versiyonunu yapıyor. Öylesine kanıksıyorsunuz ki, bu haliyle de hemen dilinize takılıyor! Program boyunca, bir saniye bile yerinde durmuyor. Mekanın içinde elinde mikrofon, şarkı söylerken her köşeyi geziyor, istek şarkı da alıyor. Herkesle iletişim halinde olan tam bir enerji deposu desem yeridir.

swissotel gabbro serhat kilic muzik
Serhat Kılıç Canlı Müzik Performansı -Gabbro Resto-Bar / Swissotel The Bosphorus

Ben kendisinden Queen‘den bir şarkı istedim ve We will rock you‘yu söyledi, coşturdu herkesi. Arada Unchain my Heart‘ı da, Çukur dizisinin meşhur şarkısı “Bu hayatın heyecanı meyecanı yok“u da seslendirdi. İsterse Louis Armstrong gibi çılgın bir sese sahip oluyor, isterse daha sakin bir tonla Ajda Pekkan‘dan veya MFÖ‘den klasikleşmiş şarkılarla nostalji yaşatıyor. Arzu ederseniz, onun performansından minik bir kupleyi de bu videodan izleyebilirsiniz.

swissotel gabbro serhat kilic muzik 1
Serhat Kılıç Canlı Müzik Performansı -Gabbro Resto-Bar / Swissotel The Bosphorus

Gabbro Resto-Bar’da canlı müzik ve lezzet bir arada

Pazar günleri hariç, her gün saat 17:00’den gece 02:00’ye kadar hizmet veren Gabbro‘da arzu ederseniz, akşam yemeği de alabiliyorsunuz. Menüsü otantik Avrupa yemekleri içeriyor diyebilirim.

swissotel gabbro dilek yeginsu
Gabbro Resto-Bar / Swissotel The Bosphorus

Swissotel the Bosphorus‘un 20 yıl boyunca Londra, Dubai, Çin gibi dünyanın önemli merkezlerinde yaşayan Şef kökenli genel müdürü Uğur Talayhan‘ın seçkin dokunuşları kadar, Executive Şef Ali Ronay‘ın da, aynen otel içindeki diğer tüm yeme-içme mekanları gibi, Gabbro’nun menüsüne de oldukça özendikleri belli oluyor.

swissotel gabbro serhat kilic menu 2
Porcini Tart – Gabbro Resto-Bar / Swissotel The Bosphorus

Siz de benim gibi mantar sevenlerdenseniz Gabbro‘da karamelize soğan, kereviz püresi ve roka salatasından oluşan “Porcini tart” ile veya röşti patates, ançuez gremolata, ekşi mayalı ekmek ve kış salatasıyla servis edilen “İlik ve trüf mantarı” ile başlangıç yapabilirsiniz.

swissotel gabbro menu
İlik ve Mantar – Gabbro Resto-Bar / Swissotel The Bosphorus

Ana yemek olarak, taze taze servis edilen kral yengeç, istakoz kuyruğu, kum midyesi, somon füme, jumbo karides ve istridyeden oluşan “Deniz mahsülleri tabağı”nı muhakkak deneyin derim.

swissotel gabbro deniz mahsulleri
Deniz Mahsulleri Tabağı – Gabbro Resto-Bar / Swissotel The Bosphorus

Kırmızı et tercih edenlerdenseniz, ağır ateşte pişmiş “Dana kaburga” veya ızgara kemikli “Ribeye” alabilir, yemeğin sonunda da vanilyalı dondurma ve orman meyveleriyle servis edilen çıtır milföylü “Napolyon” ile oldukça hafif ve tatlı bir kapanış yapabilirsiniz.

swissotel gabbro napolyon pasta
Napolyon Pastası – Gabbro Resto-Bar / Swissotel The Bosphorus

Gabbro’daki Canlı Müzik Akşamlarında Hangi Gün Kimler Sahne Alıyor?

Gabbro‘da Salı akşamları Ömür Gedik ve Ferda Anıl Yarkın sevenleriyle buluşurken, Çarşamba akşamları İskender Paydaş ve Orkestrası geniş repertuardaki şarkıları, kendi tarzlarıyla yorumluyormuş. Yazın onları Bodrum’da izlemiş ve çok beğenmiştim, eminim buradaki programları da çok keyiflidir.

Perşembe akşamları ise sahneyi Bora Gencer alırken, Cumaları Jazz’ın güçlü ismi İpek Dinç Yüce‘den buradaki videodan da örneğini göreceğiniz tarzda nefis jazz şarkıları dinlemeniz mümkün.

Gabbro Resto-Bar İletişim Bilgileri

Adres: Swissotel the Bosphorus – Vişnezade Mahallesi, Acısu Sokaği No:19, Beşiktaş/İstanbul

Tel: (0543) 326 81 11 

Yeni Yılda Yeni Nesil Fitness ile İncelme – 360Fit

0
blank

Bir söz vardır, çok inandığım: “Her istediğini yersen, her istediğini giyemezsin” diye… Ama işte gönül bu! Ne yardan, ne de serden vazgeçmek istemiyor! Hem sevdiğimiz her şeyi yemek, hem de her daim formda görünmek hepimizin hayali. Bu yüzden de hayatta her şeyde olduğu gibi “denge” kurmak önemli. Düzenli spor ve hareketli yaşam bu dengeyi sağlamada en büyük yardımcımız evet, ama bir yandan da hepimiz, günlük koşturmacamızda zamasızlıktan şikayetçiyiz. Bu yüzden bize şöyle; çok kısa bir süre harcayarak, harika sonuçlar alacağımız bir sistem lazım diye araştırırken, 360Fit‘in methini duydum. “Yeni yılda Yeni Bir Ben” motivasyonuyla, bu merkezdeki “Yeni nesil fitness” olarak kabul edilen aletleri, bölgesel incelme konusunda, benimle aynı dertten muzdarip olan eşimle birlikte, düzenli olarak gidip kullanarak edindiğimiz deneyimleri de, her zamanki gibi sizlerle paylaşmak istedim. Baştan söyleyeyim; Benim bu güne kadar, böylesine kısa sürede ve kendimi heba etmeden bu denli terleyip toksin atmışlığım hiç olmadı!

360fit usengec sef fitness merkezi 1
360Fit Bağdat Caddesi’nde Vacu Magic ile Kalori Harcarken…

Ah biz “Yemek İçin Yaşayanlar”…

Eğer siz de iştahlı biriyseniz, ne demek istediğimi anlarsınız. Hele hele de benim gibi inanılmaz derece hamurişi ve tatlı düşkünü birisi için, sanki bu durum yeterince zor değilmiş gibi, bir de kanser sebebiyle halen gördüğüm östrojen hormonu baskılayıcı tedaviler, özellikle göbek bölgesini yağlandırmak konusunda adeta benimle yarış halinde. Kısa bir süre için diyet yapmak tamam ama, bunu bir yaşam tarzı haline getirme noktasında zorlanıyorum çünkü ben “sevdiği yemeği yiyerek çok mutlu olan” bir insanım. Bana öyle et, balık, tavuk filan vermeseler de olur ama; makarna, mantı, kek, börek, pizza, pasta, çikolata, inanın hepsi çocuklarım gibi 🙂

360fit bagdat usengec sef kilo kontrol

Belki dışardan görseniz, hele de kışın bu bol bol şeylerin moda olmasıyla, göbek filan güzelce kamufle edildiği için, siz de herkes gibi bana “Hadi canım abartıyorsun, fiziğin ne güzel işte” diyeceksiniz ama inanın kendimi iki yanından sıkılmış ve her şey ortada toplanmış bir “Diş Macunu” gibi hissediyorum çoğu zaman. Baktığınızda belki kilolu değilim ama bölgesel olarak incelmem gerekiyor ki bu da en zoru. Hem alın işte “yılbaşı geldi geliyor” derken neredeyse Şubat ayı oluyor. Yaza ne kaldı? Eee o zaman da bol kazaklar giyemeyeceğimize göre, şimdiden bir şeyler yapmak lazım. Çünkü öyle Mayıs’a kadar beklenip, son dakikada saçma sapan şok diyetlerle verilmeye çalışılan kilolar, yine ışık hızıyla geri geliyor. Soruyorum bazen kendime, ye ye nereye kadar?Ama diyorum ya çok da keyif alıyorum sevdiğim şeylerin tadına varabilmekten… Eh madem öyle, bunu dengelemek için, haydi o zaman spora! 🙂

360Fit ile ilk tanışmam

İlk olarak afişlerindeki cihazlar dikkatimi çekti, hemen evimizin yakınında da bir tane açıldığını öğrenince “İşte bu bir işaret” dedim. 360Fit’in Bağdat Caddesi‘ndeki şubesine bilgi almaya diye gittiğimizde öğrendim ki, verilen hizmetler benim tahmin ettiğimden çok daha fazlasıymış. Tam da ismindeki gibi 360 derece bir kilo kontrol merkeziymiş meğer burası. Yani aynı çatı altında, hem vücut şekillendirme, hem bağımlılık tedavileri, hem de diyetisyen kontrolünde kişiye özel diyet hizmeti veriyorlar.

Bağımlılıktan Kurtaran BioRezonans Cihazı ile Sigara, Alkol veya Tatlı bağımlılığına Bye Bye

Tek tek bütün bölümleri gezdirip, anlattılar. Burada mesela bir Biorezonans cihazı var. Bağımlılık tedavisi yapıyor. Sigara bağımlılığı, alkol bağımlılığı, hatta ve hatta benim gibi hamurişi, tatlı-çikolata bağımlılığından kurtarıyormuş insanı. Ters frekans vererek. sadece 1 veya bir kaç seansta üstelik. Aldığım fiyatlar da makul geldi bana. Mesela sigara bağımlısı birisi, eğer kendi de bırakmak istiyorsa, tek seansta bile kurtulduğu oluyormuş ki, bunun ücreti 30-35 paket sigaraya denk geliyor diye kabaca hesapladım.

Beni gece-gündüz hamurişi ve profiterol düşünmekten kurtaracak böyle bir sistemin varlığını duyunca, ay ben bi’ sevin bi’ sevin! Oleyyy! Meğer benim olayım buymuş. Tatlıya ve hamulu şeylere olan iştahımı birazcık kapatsam zaten ben filinta gibi olurum. “Bana hemen bir randevu ayarlayalımmm!” derken öğreniyorum ki, vücudunda benim gibi vida veya metal protez olan birisine uygun değilmiş, yerlerini oynatabilirmiş, ühüüüü. Ben ağlamayayım da kimler ağlasın! Neyse moral bozmak yok! Hala ful motive haldeyim. Elimizdeki imkanlara odaklanalım madem.

360Fit Şubeleri Nerede?

Deneme dersine gittiğimizde şansımıza karşımıza merkezin müdavimlerinden olan bir arkadaşımız da çıkınca, hemen “Nasıl memnun musun?” diye sorduk tabi. Halinden gayet mutlu olduğunu görünce, en motive hallerimizle, bir de hatıra fotoğrafı çektirdik ve dedik ki biz de başlıyoruz.

Instagramdaki hikayelerimizde, takipçilerimizle burada alışılagelmiş spor salonlarından farklı aletlerle spora başladığımızı, eğlenceli hallerimizle paylaştığımızda, o kadar çok ilgi gördü ki, pek çok soru aldık. En çok sorulan sorulardan biri de Bağdat Caddesi dışında başka yerleri olup olmadığıydı. 360Fit‘in ayrıca Nişantaşı, Levent’de de şubeleri olduğunu duyanlar, bir sevindiler ki sormayın. Spor merkezinin eve ya da işe yakın olanı makbul tabi. Yoksa insan üşeniyor, kendimden biliyorum 🙂 Yıllardır bir havuz üyeliğim var ama, çok da uzak olmamasına rağmen, sıkı takipçilerimin yüzerken yaptığım yayınlardan da bildiği gibi, toplasanız belki 30 kere gitmemişimdir. Şimdi bir saat yüzmek için, bu havada git oralarda ıslan, duş al, saçını kurut, giyin geri gel filan. Hep bir bahane. Spor salonlarının en sevdiği üye türü bunlar oluyor biliyorsunuz, “hayalet üye” diyorlar bize. Bir gazla toplu parayı ödeyip, 3-5 kereden sonra bir daha da salona uğramayan, uğrayamayanlar 🙂

360fit usengec sef fitness merkezi nisantasi
Solda:Dilek, Şirvan ve Kaan’ın 360Fit Hatırası – Sağda: Magic Wave Infraredli Masaj yatağı

İlk olarak 360Fit’in Diyetisyeni ile Görüştük

Burada az sonra bahsedeceğim yeni nesil fitness aletlerinden paket olarak aldığınızda diyetisyen hizmeti de içinde veriliyor. Yani “Bakalım etkisini görecek miyim?” diye mesela 1 aylık veya 2 aylık bir paket alabiliyorsunuz. Yıllık üyelik filan olmadığı için, gereksiz masraflar da etmemiş ve boşuna kendini fena gibi hissetmemiş oluyor insan.

Biz de ilk olarak diyetisyen ile görüştük ve gerekli ölçümlerimizi yaptırarak, vücuttaki yağ, kas, su oranlarımızı öğrendik. En yeni kan tahlillerimizi de inceledi. Sonrasında hangi yemekleri sevdiğimizi de dinleyen diyetisyen, kendi yaşam tarzımıza en uygun, haftalık bir diyet listesi hazırladı.

Gün içinde protein, yağ ve karbonhidrat anlamında alınması gereken değerleri hesaplayıp, ara öğünlerle de desteklenerek, hiç aç kalınmayan, bol su tüketilen, uygulaması zor olmayan bu listeyle, örneğin kahvaltıda klasik peynir-domates, ekmek vesairenin dışına çıkartarak vücudu şaşırtmayı planlıyor. Bu durum bizim de işimize geldi tabi. Bu sayede bir çiyalı omlet tarifi aldım ki, kime öğretsem bayılıyor:) Vitamin ve mineral yönünden zengin, ev yapımı sağlıklı çorbaların da dahil olduğu güzel yemekler yapma konusunda iş başa düştü tabi:) Üşengeç Şef bir anda üşenmeye fırsat kalmaz halde kendini mutfakta buldu ama olsundu:) Yumurtalı Ispanaklar, balkabağı çorbaları, cacıklar… Ah daha neler neler yapıyorum. Instagram’daki takipçilerim adım adım fotoğraflı yemek tariflerimi kolayca takip ediyor. Hesabım tabi ki: Usengecsef

360fit bagdat cad diyetisyen diyet

Vacu Magic ile Başlıyoruz

Derken Vacu Magic ile tanıştık. Bildiğimiz yürüme bandının bir uzay kapsülü gibi olanı desem, bilmem nasıl olur? Aleti kullanmaya başlamadan önce, bedeninize göre balık adam kıyafeti malzemesinden etek benzeri bir elbise giydiriliyorsunuz, belindeki kemeri de taktıktan sonra, aletin içine geçiyorsunuz. Eteğin uçlarını, aletin kenarlarındaki bölüme geçiriyorlar ve bu sayede göbekten aşağısında bir vakum sistemi devreye giriyor. Yok yok! Öyle “hüpppp” diye sizi içine çeken bir şey değil tabi. Sadece normalden biraz daha fazla enerji harcatan, hani sanki suda yürüyormuşsunuz gibi bir his bu. Alttan bir de infrared veriyorlar ki, bu da ısı vererek, daha da fazla kalori harcamanıza ayrıca destek veriyor. Bu ısının ne kadar olduğu da çok merak edildi. Sanki böyle sıcak bir kaloriferin yakınındaymışsınız gibi, rahatsız etmeyen, hoş bir sıcaklık diyebilirim. Daha fazlası değil, merak etmeyin 🙂

360fit usengec sef fitness dilek yeginsu 3

İşte başlıyorum yürümeye. Önce 2,5 hızıyla bir deniyorum, aşırı yavaş ve basit geliyor. Eteğin kenarlara geçirilmesi sayesinde, ortada sabitlendiğim için, değişik bir hissiyatı var. 3,5 derken 4,5 yapıyorum hızımı. Hiç de yorucu değil. Deneye deneye kendime 5 ile maksimum 5,5 hızında, yine öyle koşturmaca gerektirmeyen bir hız belirliyorum ve yarım saatlik yürüyüşümü tamamlıyorum. O esnada ister kulaklığınızı takın müzik dinleyin, ister sevdiğiniz bir diziyi telefonunuzdan veya Ipad’inizden filan izleyin. Zamanının nasıl geçtiğini anlamıyorsunuz bile.

360fit bagdat cad vacu magic 1
Vacu Magic – 360Fit

Salonda gözlemlediğim kadarıyla kadını-erkeği, kullanan herkes Vacu Magic‘den keyif alıyor. Çünkü sadece 30 dakika içinde 2000 Kaloriye kadar enerji harcıyor. Ben genelde 5 ve en fazla 5,5 hızında yürüyerek yarım saat içinde 1700 kalori harcadım ve eteği çıkarttığımda, benim gibi normal yürüme bandında, ne kadar hızlı yürüse de, asla terlemeyen birisi bile çok güzel terletmiş ve toksin atmış haldeydi, işte bunu gözlerimle de gördüğüm içn ayrıca sevindim.

360fi tvacu magicf fitness deklancheur

Magic Roll ile Kan Dolaşımını Artıran Bölgesel İncelme Masajı

Ardından geçiyoruz Magic Roll denilen alete. Ahşap tambur şeklinde bir sistem bu. Öne veya arkaya doğru dönüyor ve vücuttaki kan deveranını masaj yaparak artırıyor ve bu sayede metabolizmayı da hızlandırıyormuş.

Arzu ederseniz her bir hareketi 1’er dakikadan yaparak, toplamda 15 dakikada işinizi bitiriyorsunuz. Ya da diyelim ki iç bacak veya sırtınıza masaj yapılmasını istemiyorsunuz da, benim gibi en çok göbek ve yan yağlardan şikayetçisiniz, o durumda da manuel olarak çalıştırıyorlar ve hoca eşliğinde, sadece özellikle istediğiniz bölgelere uyguluyorsunuz. Yağlı bölgelerde insanın hiç canını acıtmıyor. Sırtta ise omurgayı filan fazla bastırmamak gerekiyor, yoksa ahşap döner sistem o anda hissetmeseniz de, ertesi gün kemiklerde biraz ağrıya sebep olabiliyor.

360fit usengec sef fitness deklancheur

Oturduğunuz yerde önce ayak tabanlarından başlayarak yapılan bu masaj sistemiyle, tüm vücutta kan deveranının arttığını, zaten baktığınızda da görebiliyorsunuz. Ben özellikle göbek çalıştığım için bittikten sonra bir kaç dakika o bölge kırmızı oluyor. Oh diyorum ne güzel işte dolaşım artsın, yağlar yansın! “Muffin top” da denilen belin kenarlarındaki yan yağları yukarı doğru masaj yapması da çok hoş.

360fit usengec sef fitness dilek yeginsu

Reformer ile Hoca Eşliğinde Aletli Pilates

Senin göbeğin mi var ki Allah aşkına diyenlere, yukarıdaki fotoğrafımı göstereyim. Maşallah bu aralar iştahım öylesine açık ki. Gece gündüz pasta kek börek yesem, hiç şikayet etmem diyebilirim. O yüzden benim hayatımda spor şart. Bir diyetisyen tarafından ara ara kontrol edilmek de önemli. Bir de pilates yapmayı çok sevdim. Bacağımdaki sakatlanma sonrası oluşan belimdeki kaymaya ve mevcuttaki boyun kireçlenmesi ve bel fıtığından dolayı yaşadığım kas spazmlarına çok iyi geldi. Reformer aleti ile hoca eşliğinde haftada 2 gün pilates yapmak bu aralar kendim için aldığım en iyi kararlardan biri oldu. Fibromiyaljim de (Yumuşak doku romatizması) olduğu için sanırım bu sporu ömür boyu hiç bırakmadan sürdürmem gerekecek.

Magic Vib, Power Plate’in “infraredli” versiyonu gibi

Bu aletlere ilaveten bir de Power Plate benzeri Magic Vib diye yine infraredle ısı da veren, titreşimli bir alet daha var. Kilo vermede oldukça işe yarayan bu alet, maalesef benim gibi, vücudunda vida olanlara uygun olmadığı gibi, bel veya dizlerinde problem olanlara veya vertigo sıkıntısı yaşayan, “kulağındaki kristalleri yerinde oynamış” kişilere uygun değil. O yüzden ben onu kullanamıyorum. Eşimden ve arkadaşlarımdan gördüğüm kadarıyla, titreşimli bir taban üzerinde bir takım hareketler yaparak dengede durmaya çalıştığınız bu uygulama da sadece 15 dakika sürüyor.

Youtube Kanalımızdaki Eğlenceli 360Fit Videomuzu Hemen İzlemelisiniz

360Fit’deki deneyimlerimizin yer aldığı videoya buraya tıklayarak ulaşabilir, hemen şimdi izleyebilirsiniz. Eğer beğenirseniz Beğen tuşuna basmaya ve bu tarz videolarımızın devamının gelmesi isterseniz, kanalıma abone olmaya da üşenmezsiniz değil mi? 🙂

Magic Wave ile Infraredli Masaj Yatağında Dinlenme

Anlayacağınız burada Vacu magic ile 30 dakike ve Magic Roll ile 15 dakika çalışıyorum. Diğer aletler bana kalçamdaki kırık dolayısıyla geçen sene büyük bir ameliyat geçirdiğimde takılan vidalarım sebebiyle uymuyor ama olsun, bunlara da fazlasıyla “şükrediyorum”. Oradan geçiyorum Wave Magic denilen yatağa uzanıyorum. Minnak minnak masajlar yapan, yine infrared ışınlı bu yatakda, 15-20 dakika kadar uzanıp dinleniyorum. Videonun sonunda halimden de gördüğünüz gibi, mışıl mışıl bebek gibi uyuduğum ender yerlerden birisi bu alet.

360Fit ile haftada 1’er saatten sadece 2 gün spor yeterli

İşte toplamda 1 saatte sporumu yapıp, terimi atıp, dolaşım masajımı yaptırmış ve masaj yatağında dinlenmiş, adeta yenilenmiş halde çıkıyorum salondan ve bunu haftada sadece 2 gün yapmam yeterli. Üşenmeye kaytarmaya hiç gerek kalmıyor:)

360Fit İletişim Bilgileri:

Lokasyon: Nişantaşı, Levent, Bağdat Caddesi

Tel: (0532) 708 25 52

Web: 360fit.com.tr

Evo’s Angels Dergisi – Dilek Yeğinsü Röportajı

0
blank
Evo's Angels Dergisi - Ocak 2019 - Dilek Yeğinsü / Üşengeç Şef Röportajı
Evo’s Angels Dergisi – Ocak 2019 – Dilek Yeğinsü / Üşengeç Şef Röportajı
Evo's Angels Dergisi - Ocak 2019 - Dilek Yeğinsü / Üşengeç Şef Röportajı
Evo’s Angels Dergisi – Dilek Yeğinsü / Üşengeç Şef Röportajı – Sayfa 1
Evo's Angels Dergisi - Ocak 2019 - Dilek Yeğinsü / Üşengeç Şef Röportajı
Evo’s Angels Dergisi – Dilek Yeğinsü / Üşengeç Şef Röportajı – Sayfa 2
Evo's Angels Dergisi - Ocak 2019 - Dilek Yeğinsü / Üşengeç Şef Röportajı
Evo’s Angels Dergisi – Dilek Yeğinsü / Üşengeç Şef Röportajı – Sayfa 3
Evo's Angels Dergisi - Ocak 2019 - Dilek Yeğinsü / Üşengeç Şef Röportajı
Evo’s Angels Dergisi – Dilek Yeğinsü / Üşengeç Şef Röportajı – Sayfa 4
Evo's Angels Dergisi - Ocak 2019 - Dilek Yeğinsü / Üşengeç Şef Röportajı
Evo’s Angels Dergisi – Dilek Yeğinsü / Üşengeç Şef Röportajı – Sayfa 5
Evo's Angels Dergisi - Ocak 2019 - Dilek Yeğinsü / Üşengeç Şef Röportajı
Evo’s Angels Dergisi – Dilek Yeğinsü / Üşengeç Şef Röportajı – Sayfa 6
Evo's Angels Dergisi - Ocak 2019 - Dilek Yeğinsü / Üşengeç Şef Röportajı
Evo’s Angels Dergisi – Dilek Yeğinsü / Üşengeç Şef Röportajı – Sayfa 7
Evo's Angels Dergisi - Ocak 2019 - Dilek Yeğinsü / Üşengeç Şef Röportajı
Evo’s Angels Dergisi – Dilek Yeğinsü / Üşengeç Şef Röportajı – Sayfa 8

Mardin Gezisi

1
blank
usengec sef mardin gezilecek yerler
Kaan ve Dilek Yeğinsü – Mardin Hatırası

Şimdiye kadar gördüğümüz her yerden çok daha farklı ve büyülü bir güzelliği olduğuna dair methini öyle çok duymuştum ki, Sofra Dergisi ve Türk Telekom‘dan, #SofraBuluşmaları kapsamında 2 günlük Gastronomik Mardin Turu daveti gelince, bu harika ekiple, Mezopotamya’nın incisi Mardin‘i gezme fikrini çok sevdik. Toplamda 36 saat geçirdiğimiz Mardin’de, dolu dolu bir programla hem Sevgili Nedim Atilla‘nın anlatımıyla şehrin en ikonik yerlerini ziyaret ettik, hem de tarihi dokusuna, harika coğrafyasına ve dünya iyisi insanlarına hayran kaldığımız bu taşın, inancın ve lezzetin şehri kabul edilen, “Medeniyetler beşiği” kadim toprakların her köşesinde güzel anılar biriktirdik.

Mardin’e Ulaşım Nasıl?

Sabah erkenden uçacağımız için, tüm ekip İstanbul Atatürk Havalimanı‘nda buluşup, Türk Hava Yolları’nın tarifeli uçağıyla yaklaşık 2 saatte Mardin Havaalanına vardık. Buradan şehir merkezine gitmek üzere minibüslere binebildiğiniz gibi, araç da kiralayabiliyorsunuz. İlk iş, tur otobüsümüze atladık ve Artuklu’daki 5 yıldızlı Erdoba Elegance Hotel‘e eşyalarımızı bırakarak, hiç zaman kaybetmeden şehri keşfe çıktık. Dile kolay, Sümerler, Hititler, Asurlar, Urartular, Persler, Romalılar, Selçuklular, Bizanslılar, Araplar, Osmanlılar dahil olmak üzere tarih boyunca pek çok farklı kültüre ev sahipliği yapan bir şehir Mardin.

usengec sef dilek kaan yeginsu mardin
Üşengeç Şef ve Deklancheur ile Mardin Gezisi Başlasın!

Mardin Nerede?

İpek Yolu üzerinde yer alan ve Yukarı Mezopotamya‘nın en eski yerleşimlerinden olan Mardin, Güneydoğu Anadolu bölgesinin de önemli şehirlerinden biri. “Gecesi gerganlık, gündüzü seyranlık” deniliyor Mardin için. Tabi bu söz Eski mardin için geçerli olmalı. Çünkü yeni Mardin çarpık yapılaşma, çanak anten karmaşası ve betonlaşmadan bayağı bir nasibini almış maalesef.

Mardin’e Hangi Aylarda Gitmeli?

İstanbul’da hava 2 C dereceler civarında ve bol sağanak yağmurlu olmasına rağmen, şansımıza Aralık ayında bizi güneşli ve enfes bir gökyüzü karşıladı Mardin’de. Bizden önceki 2 gün boyunca devamlı yağmur yağmış oysa. Tedbiren yanımıza termal içlikler, eldivenler, atkılar almıştık ama gün içinde en çok güneş gözlüğüne ihtiyacımız oldu desem yeridir. Güneşin tepede olduğu saatlerde, mantomuzun önü açık şekilde hiç üşümeden gezdik. Hava kararırken tabi karasal iklimin gereğiyle, aniden serinledi, Allahtan her türlü hazırlığımız vardı ama hiç yağmur yağmaması rahatça gezmemizde büyük kolaylık oldu gerçekten.

mardin gorulecek yerler 2

Mardin Gezisi

Öğrendiğimiz kadarıyla, eğer her yeri yemyeşil haliyle görmek istiyorsanız, Nisan Mayıs en güzel aylar. Yazın aşırı sıcak olduğunu söylememe gerek yok sanırım. Bu arada konaklama için Eski Mardin’deki otantik mimarili otelleri seçerseniz, şehrin en ikonik yerlerine yürüyerek ulaşabilirsiniz.

usengec sef mardin gezi
Üşengeç Şef Dilek Yeğinsü ile Mardin Gezisi

Mardin’de Görülecek Gezilecek Yerler

Mardin’de görülmesi gereken yerlerin başında “Kartal yuvası” da denilen Mardin Kalesi ve eski Mardin’deki sarı rengi taş mimarili konaklar geldiği gibi, inanç turizmi kapsamında en çok Hz. Muhammed’in ayak izinin bulunduğu Hatuniye Medresesi, Sakal-ı Şerif’in bulunduğu Ulu Cami, Zinciriye ve Kasımiye Medreseleri; ayrıca Süryanilerin kutsal kabul ettiği Turabdin Dağı’ndaki Mor Gabriel Manastırı ile Meryem Ana Kilisesi, Kırklar Kilisesi, Deyrulzafaran Manastırı, Mor Yakup Manastırı, Mor Dimet Manastırı ve Yezidilerin Midyat köylerindeki tapınakları, Darka Antik Kenti, Mardin Kent Müzesi ve Sabancı Müzesi de ziyaret edilecek diğer önemli noktalar arasında.

Mardin’in Hoşgörülü ve Efendi İnsanları

Mardin’de tanıştığımız insanlar inanılmaz efendi, güleryüzlü ve misafirperver olmasıyla gönlümüzü kazandı. Binlerce yıldır farklı din ve dillere mensup insanların ”hoşgörü” içerisinde yaşamasının bunda büyük etkisi olsa gerek. Dar dar sokaklarında dolaşırken mimarisi, tarihi ve kültürel değerleri ile insanı tarihte gezintiye çıkaran kadim bir şehir burası.

Değerli Şairlerimizden Nursen Deliktaş, Mardin için şu dizelerinde ne güzel söylemiş…                 

Taşın ve İnancın Şehri Mardin

Hala bulamadıysan bu dünyada manevi huzuru
Ya da varsa seni üzen bir sürü elemin derdin
Görmen gereken bir tek yer var dünyada şu an
Sükûnetin, inancın, mantığın, kardeşliğin mekanı
Taşın ve inancın şehri Mardin… Mardin!

                                                 Nursen Deliktaş

Eski Mardin

Eski Mardin’de evler yöreye has sarı kalker taşı kullanılarak, taş işçiliğiyle
dağın yamacına üst üste teras şeklinde inşa edildiğinden, hiç bir ev, bir başkasının güneşine ya da manzarasına engel değil. Hepsi Mezopotamya’yı selamlar halde… Yolun tek yönlü aktığı, tek bir caddesi bulunuyor. Caddenin alt ve üst sokakları öyle dar ki araç giremiyor, çöp toplamayı bile belediyenin kadrolu eşekleriyle yapıyorlarmış düşünün artık. Bu bölge pek çok tarihi cami, kilise, eski konaklardan oluşuyor. Kendinizi burada, zamanda yolculukla Ortaçağ’a ışınlanmış gibi hissedebilirsiniz. Ana cadde üzerinde ise tarihi oteller, dükkanlar ve yerel el sanatları icra eden zanatkarlar yer alıyor.

mardin gezilecek yerler 1

Eski Mardin – Mardin Gezisi

Biz Mardin’de Nereleri Gördük?

İlk olarak Kasımiye Medresesi’ni ziyaret ettik. Yapımına Artuklular döneminde başlanan ve 15.yüzyılda tamamlanan bu medrese, Mardin’in en önemli eğitim kurumlarından biri ve içerisinde cami ve türbe de yer alıyor.

Yaklaşık Mardin’den 1 saatlik araba yolculuğu sonrasında Midyat‘a geldik. Midyat’ın hemen her köşesinde, barışın simgesi, beyaz güvercin sembolleri dikkat çekiyor.

Öğle yemeğinde Midyat Çağ Sofrası‘nın Kaburga dolması, Bitlis Büryani, Erzurum Cağ kebabı da bulunan menüsünden, önce kapalı lahmacun da denilen Sembüsek, ardından bol acılı bir sebzeli türlü ve karışık Midyat tabağından tadıldı.

mardin cag kebabi kaburga dolmasi
Cağ Kebabı
mardin ne yenir
Karışık Midyat Tabağı

Ardından Midyat’a 22 kilometre uzaklıktaki Yayvantepe köyünde bulunan Mor Gabriel Süryani Manastırı‘na vardık. 397 yılında kurulan mabet, dünyanın en eski faal manastırlarından biri. Yani tam 1621 yıllık. ibadethane yerini ve kutsal bölümlerini, tarihi bilgileriyle birlikte rehber Kuryakos Acar’dan dinledik.

mardin kasimiye medresesi
Mor Gabriel Manastırı – Mardin Gezisi
mardin mor gabriel manastiri
Mor Gabriel Manastırı – Mardin Gezisi

Gün batımına doğru kahvelerimizi içmek üzere Midyat’taki Devlet Konuk Evi‘ne çıktık. Onca yokuş ve merdiven sonrası cafe bölümünün kapalı olduğunu duymak hayal kırıklığı olsa da, terasına çıkıldığında karşılaşılan Midyat manzarası ve özellikle bu enfes balkonu için değerdi. Burası ilk olarak “Sıla” dizisinin çekilmesiyle tanınmaya başlamış ve daha sonra pek çok diziye ev sahipliği yapmış. Siz de görmek isterseniz, Midyat-Mardin dolmuşları ile Midyat’a geldiğinizde, Gümüşçüler Çarşısı’ndan 250 metre kadar yukarıda yer alıyor.

mardin hukumet konagi usengec sef
Midyat Devlet Konuk Evi

Akşam yemeği için Cercis Murat Konağı‘ndaydık. Şehrin en iyi restoranlarından kabul edilen mekan, eski bir Süryani konağında yer alıyor. Burada birbirinden lezzetli mezelerle, enginarlı yaprak sarmasıyla başlayan gecede, canlı müzik eşliğinde Mardin yöresine ait güzel türkülerle, önce yerlerimizde, sonra dans pistinde eğlenilen keyifli saatlerle geçirdik. Sonrasında güleryüzlü ekibin tüm çalışanlarının dahil olduğu davullu zurnalı bir şovla, kazan kebabı sunumu yapıldı.

mardin cercis murat pasa 1

Cercis Murat Konağı – Mardin
mardin cercis murat pasa eglence

Cercis Murat Konağı – Mardin
mardin cercis murat pasa kaburga

Cercis Murat Konağı – Mardin
mardin cercis murat pasa kaburga 1

Cercis Murat Konağı – Mardin

Ertesi gün kahvaltıdan sonra Mardin çöreğine yarenlik eden çaylarımızı Mezopotamya Çay Bahçesi‘nin enfes manzarasına karşı, masmavi ve muhteşem bir gökyüzü altında yudumladık. Buradaki fotoğraflarımızda yüzünden gülümsemesi eksik olmayan dünya iyisi insan Yusuf Bey, arzu ederseniz size acı kahve (mırra) da yapabilirim dedi. Tadını merak ediyorsanız Mırranızı bu manzaraya karşı için derim 🙂

mardin mezopotamya cay bahcesi

Mezopotamya Çay Bahçesi – Mardin Gezisi
mardin sosyal tesis

Mardin Artuklu Üniversitesi Sosyal Tesisi ve Uygulama Oteli

Hemen karşısında yer alan Mardin Artuklu Üniversitesinin sosyal tesisi ve uygulama oteli olarak kiraladığı, eski PTT binası olan yapıya çıktığımızda ise bizi çay bahçesininkinden bile büyüleyici bir manzara karşıladı.

mardin gezilecek yerler 3i
mardin deklancheur

Mardin Artuklu Üniversitesi Sosyal Tesisi ve Uygulama Oteli

Mardin gezisinin bu durağında, Mardin’den 4 kilometre uzaklıkta bulunan ve adını safrandan alan Deyrulzafaran Manastırı‘na geçtik. 1932 yılına dek Süryanilerin patrikhane merkezi olarak kullanılan, 1500 yıllık tarihe sahip manastırın içinde kafe ve hediyelik eşya satan bir dükkan da var. Mardin çöreği ve kahvesi kadar, buradaki karanfilli ve safranlı çayın tadı ve kokusu da enfesti. Nedim Atilla’nın yaptığı keyifli bir sürprizle burada, zamanla unutulmamasını dilediği Kliçe Töreni adı verilen bir ritüel gerçekleştirdik ve bu gezi esnasında ilk kez tanışan insanlar olarak, gruplara ayrıldık ve elimizde tuttuğumuz Süryani çöreklerini paylaşarak, bugünden sonra da arkadaş kalma sözü verdik birbirimize.

mardin coregi kilice
Mardin Çöreği – Mardin Gezisi
mardin mezopotamya
Dara Antik kentine doğru giderken, Suriye sınırına 10 km uzaklıkta

Mardin’den Nusaybin’e giderken, 30. kilometre’de yer alan Dara Harabeleri’ni görmeye gittik. Rivayete göre burası Büyük İskender ile M.Ö. 336-330 yılları arasında hüküm süren Pers Kralı 3. Darius’un (Dara) savaştığı yermiş. Eskiden bu arazide top oynayarak büyüyen, daha sonra aşırı yağış nedeniyle toprağın çökmesi sonucu ortaya çıkan tarihi kalıntıların farkedilmesiyle yapılan kazı çalışmalarının yürütülmesinde büyük emeği olan ve kendi evinin altında da, geçmişte su sarnıcı olarak kullanıldığı düşünülen, “Yere Batan Sarnıcı”na benzeyen, akıl almaz bir bölümün, yine şans eseri keşfedildiği Mehmet Bey’in rehberliğinde gezdik buraları.

mardin dara antik kenti
Darka Antik Kent – Mardin Gezisi

Henüz sadece yüzde 5’i gün yüzüne çıkartılabilen Dara Antik Kenti, bir açık hava müzesi olarak ödül almış ancak maalesef daha %95’i hala yerin altındayken nedense ödenek kesilmiş. Tamamı çıkarılsa burası “Mezopotamya’nın Efes’i” olabilirdi diyorlar oysa.

Mardin’den Ne Alınır?

Mardin’den telkari tekniğiyle işlenmiş takılar, zanaatkarların el emeğiyle ince ince şekil verdiği bakır aksesuarlar, hayalet şeker de denilen mavi renkli badem şekeri, peksimet ekmeği, cevizli sucuk, Süryani şarabı, Şahmeran bileklikler, Mardin leblebisi, bıttım sabunu, kuruyemiş ve menengiç kahvesi alınabilir.

Mardin’de En iyi Gün Batımı Manzarası

Bu rüya gibi şehirde güneşi batırmak için en iyi noktalardan birisi olan Reyhani Kasrı Otel’in terasına çıktık ve işte bu büyüleyici manzara ile unutulmaz bir Mardin gezisinin de sonuna gelmiş olduk.

mardin gun batimi
Mardin’de Gün batımı
mardin gun batimi usengec sef

Reyhani Kasrı Otel – Mardin Gezisi

Bu 36 saatlik Mardin gezisini, adeta bizim yanımızdaymışcasına yaşamak isterseniz,Üşengeç Şef youtube kanalımdaki eğlenceli Vlog videomuzu buraya tıklayarak hemen siz de izleyebilirsiniz. Beğenirseniz beğen tuşuna basmayı ve bu tarz videolarımızın devamının gelmesini isterseniz, kanalıma abone olmayı da unutmayın.

Mardin’den herkese sevgiler!

“Buyur Burdan Kaç” Komedi Oyunu Galasından

0
blank

Sosyal Medyadaki çok değerli takipçilerimden olan dünya güzeli İpek Tenolcay, yeni tiyatro oyunları “Buyur Burdan Kaç“ın prömiyerine haftalar öncesinden davet edince, hiç kendisini kırar mıyım? Hemen unutmadan, o günü takvimde kendisine kapattım. Geçmişte Kurtlar Vadisi Pusu başta olmak üzere, Vatanım Sensin, Yaşamayanlar gibi pek çok televizyon dizisinde de rol alan Sevgili İpek Tenolcay ile, Profilo Kültür Merkezi‘nde yapılan oyunun bu ilk gösterisinin ardından düzenlenen galada bir araya geldik.

komedi-oyunu-tiyatro-buyur-burdan-kac
Buyur Burdan Kaç Komedi Oyunu

“Buyur Burdan Kaç” Komedi Oyununun Konusu

Cezaevinden kaçmak üzere, uzun uğraşlar veren Selim ve İsmail nihayet kazdıkları tünelden firar etmeyi başarmıştır başarmasına da, yaptıkları planlara göre, bir parka çıkmayı planlayan iki kafadar, kendilerini yalnız yaşayan iki kadının evinin salonunda bulurlar. Onların kaçtıklarını farkederek, peşlerine düşen bir polis amiri de aynı tünelden eve girer. Olaylar iyice sarpa sarar ve kahkaha tufanı başlar. Bakalım bu durumdan sıyrılabilecekler mi? Devamı bu keyiflli oyunda…

İpek Hanım’dan öğrendiğime göre, “Buyur Burdan Kaç” oyunuyla, Türkiye’nin pek çok yerine turneye gitmeyi planlıyorlar . Sayfalarından takip ettiğimüzere, şimdiye kadar Bursa, Eskişehir, Hayrobolu ve Gemlik’de de oynandı.  Sahnenin büyüsünden geri kalmamanız için tiyatrolarını üşenmeden kendi şehirlerinizde, sizlerin yanı başına kadar getirmeye çalışan, sahnelenmesinde özveri ile emeği geçen herkesi tebrik ediyorum. Siz de komedi tiyatrosu seviyorsanız, neşe dolu 2 saat geçirmemizi sağlayan bu naif ve sevimli komedi oyununu kaçırmayın derim.

Erkenci Kuş’da Can Yaman’ın Annesi

Not: Bu arada dünya güzeli İpek Tenolcay bu hafta yayınlanan “Erkenci Kuş” dizisine tatlı bir giriş yapıyor. Diziyi zaten çok seviyorum, bakalım Can Yaman’ın dargın olduğu annesi rolünde, senaryoya nasıl bir renk katacak, hep beraber görelim.

komedi-oyunu-tiyatro-buyur-burdan-kac

Buyur Burdan Kaç Komedi Oyunu

“Buyur Burdan Kaç” Oyuncuları Kimler? 

İpek Tenolcay, Serdar Sevtekin, Sezer Soykök,Cemal Gönen, Zeynep Buse Kale, Büşra Münevver Öztepe

komedi-oyunu-tiyatro-buyur-burdan-kac

Buyur Burdan Kaç Komedi Oyunu

“Buyur Burdan Kaç” Oyunu’nun Yakın Gelecek Programları

  • 21 Aralık Avcılar Belediyesi Barış Manço Kültür Merkezi/ İstanbul 
  • 22 Aralık Kadıköy Halk Eğitim Merkezi / İstanbul
  • 25 Aralık Kozzy Avm Kozyatağı Kültür Merkezi / İstanbul
  • 26 Aralık Zübeyde Hanım Kültür Merkezi / Eskişehir

Parlak Taytlarla Parlak Bir Yeni Yıl

5
blank
up and fit mor parlak tayt 1

Tayttan daha rahat bir kıyafet var mı? Sizi bilmem ama ben sonbahar ve kış aylarını sadece bir kaç jean ve bol bol da taytla geçiriyorum desem yeridir. Hem rahat, hem şık, hem de kombinlemesi çok kolay.  Üzerine uzun bir hırka ile düz bir t-shirtle de giyilebilir, güzel bir gömlekle de.  Eğer hayalinizdeki spor bir şıklıksa, en iyisi sweatshirt ya da boğazlı yaka bol kazaklar gibi uzun parçalarla beraber kullanmak… Üstelik olası kusurları örtmek için mükemmel bir çözüm değil mi ama? Doğru parçalarla kombin yaptığınız müddetçe, altına ister bir stiletto, ister uzun bir çizme, ister asker botu, ister bir spor ayakkabı giyin, her koşulda aynı  taytla, birbirinden keyifli ve farklı alternatifler yapmak sizin elinizde. Bu aralar benim favorim ise parlak taytlar. Ama hayalimdeki gibisini bulmak hiç de öyle kolay olmadı, neden mi? İşte anlatıyorum bakalım tanıdık gelecek mi? 🙂

Uzun Süre Hayalimdeki Gibi Bir Tayt Aradım

tayt-modelleri-nasil-kombinlenir
Tayt Nasıl Kombinlenir? Tayt Modelleri

Calzedonia

Benim için bir taytta aradığım en önemli özelliklerden birincisi, vücudu güzelce sarıp sarmalaması. “Göbek” sorunu olan birisi olarak, “Göbeği toparlayan tayt candır” diyebilirim. Bunun için zamanında Calzedonia‘nın Push up taytlarını pek övüyorlardı. Ben de siyah-lacivert ve kahverengi olmak üzere, ihtiyacım olabilecek tüm renklerini, kış boyunca beni idare edeceği düşüncesiyle, oldukça da yüksek bir fiyata aldım. Bedenime uygun diye verilen taytlar ilk giyimden sonra öyle bollaştı ki, taytlıktan çıktı. Daha sonra bu sıkıntıyı dile getirmek için dükkana uğradığımda, “Aaa yanlış almışsınız. Bedeninizden 2 beden küçük almalıydınız” dediler. Bunu keşke baştan söyleselerdi değil mi ama? Bu kez temkinli davranıp sadece siyahından satın aldım. Giyerken aşırı darlığından dolayı zorlandım ama göbeği öyle güzel toparlıyordu ki, kendi kendime dedim: “İşte bu!” nihayet aradığım taytı buldum. Meğer yine bulamamışım. “Push up model” diye aldığım o tayt da, yürürken göbek nahiyesindeki ilave dikişli bölgenin bir anda kendi kendine hooop diye ters dönmesiyle, göbeği açığa çıkarır hale gelmesin mi? İki adımda bir durup taytı karnıma kadar çekiyorum, o iniyor ben çekiyorum. O gün ne debelendim o taytla görmeliydiniz. Şimdi bol olanları evde giyiyorum, Mis gibi ev taytı oldular anlayacağınız 🙂

H&M

Bir diğer tayt alışverişi denemem H&M‘den oldu. Pamuklu siyah taytlarından 3’er 5’er aldım. Ne de olsa fiyatları çok uygundu. (49 TL civarıydı sanırım) Ama onlar da pamuklu yapıda ve aşırı “basic” olmalarından dolayı, açıkçası şıklıkla uzaktan yakından alakaları olmadığı için, yine bana ev kıyafeti ve hatta uyurken pijama niyetine giydiğim altlık oldular. Bir kaç tanesini de pilates taytı olarak spor yaparken kullanıyorum, pamuklu ya, terletmediği için rahat oluyor. 

Cadde Mağazası

Sonra Cadde’de de yeri olan, uygun fiyatlı kıyafetleriyle bilinen, hatta online mağazası da olan dükkanlardan birine uğradım. Baktım rengarenk parlak taytlar getirmişler. Siyahından, şeker pembesinden, hatta saks mavisi ve cam göbeğinden, “Ay ne varsa hepsini alayım, ne kombinler yaparım ben bunlarla!” diye sevindim. Fiyatlar yine 60-70 TL civarıydı sanırım. Bu seferki taytlarım parlak olduğu için canlı renklerle çok da şık olacaktı, en azından benim hayalim öyleydi.

Derken siyah olanını, bir kazağın altına giydiğimde farkettim ki, kazakla birbirine değen kısımları tiftiklendi. Bütün bel çevresi tüylü tüylü bir şey oldu. Kullanılamaz hale geldi daha ilk seferden anlayacağınız. “Ucuz etin yahnisi” denir ya hani…. Saks mavisi ve cam göbeği rengini başka şeylerle değiştirdim.  Siyah taytın halini görünce hiç ses etmediler değişim yaparken:) Şeker pembe olanını geri vermeye kıyamadım, pembeye olan aşkım malumunuz. Ama giymek de içimden gelmiyor tabi, bozulacak diye:)

gümüş-parlak-tayt-up-and-fit-bagdat-caddesi
Up and Fit Gümüş Parlak Tayt

Up and Fit Tayt

Uygun fiyatlısı-daha pahalısı, farklı farklı markaları derken, hayalimdeki gibi bir tayt bulma konusunda tam da umudumu yitiriyordum ki, instagramda “Up and Fit” adıyla 3 yıldır “sadece” tayt üretimi üzerine uzmanlaşan bir markanın parlak taytları gözüme oldukça hoş göründü. 

Sayfalarına girip incelediğimde, uzun zamandır hiç bir taytta görmediğim “Lycra” onayı dikkatimi çekti. Bu özelliği sıkıca toparlayacağı, dizlerinin çıkmayacağı, kolay kolay “falafoş” olmayacağı konusunda, kalitesine güvenmem için önemli kriterlerden biri oldu.

gümüş-parlak-tayt-up-and-fit-lycra

İyi de peki online alışveriş yaparken, deneyemeyeceğime göre, şimdi ben hangi bedeni alacaktım? “Ah! Ama yanlış beden almışsınıııız” muhabbeti yaşamak istemiyordum yine. Dolaplarım zaten yukarıda anlattığım sebeplerle, maalesef  dışarıda giyilemeye müsait olmayan taytlardan geçilmiyordu. Aa bir baktım “One size” yazıyor. Tek beden mi? Herkese sadece tek beden mi? Evet web sitesindeki ürün açıklamalarında “45kg ile 75kg arası tüm vücut tipleri için uygun. XS-XL arası tüm bedenler için uygun.” yazıyordu. “Gerçek Lycra farkı, işte bu olmalı” dedim kendi kendime. Üstelik indirimle, fiyatı 199’dan 149 TL’ye indirmişler.

gümüş-parlak-tayt-up-and-fit-fiyat

Tam hayal ettiğim gibi çıkınca, diğer renklerinden de sipariş verdim. Ne de olsa kargo ücretsiz. Kombinlerimde kullanıp, bol bol fotoğraf çektirmeye şimdiden başladım bile. Sadece kendinize değil, yılbaşı, doğumgünü vs. özel günler için sevdiklerinize ne hediye alacağınızı düşünüyorsanız,  tek beden olmasının avantajıyla, beden bilme derdi olmadığından sürpriz yapmaya da çok elverişli. Bana tüm renkleri alınsa, harika olur bak mesela. 🙂

Benim gibi bir tayt sevdalısına, aldığınız ve memnun kaldığınız model ve markalardan şöyle dizleri çıkmayan, göbeği güzeeelce toparlayan, insanı olduğundan ince gösteren güzel taytlar keşfederseniz, sizler de benzer şekilde bana tavsiyelerde bulunursanız çok memnun olurum. Mesela bu aralar deri (hatta rugan) görünümlü ama elastiklikten de geri kalmayan, siyah bir tayt arayışım hala sürüyor. İlk bulan birbirine haber versin olur mu? 🙂

Haydi sevgiyle kalın.

MasterChef Türkiye’nin Kamera Arkasına Konuk Olduk

0
blank

Son dönemin popüler TV showlarında biri olan Masterchef Türkiye‘de, 13 hafta boyunca heyecan dolu bir yarışmayla, Türkiye‘nin dünya çapında ödüllü en iyi şeflerinden Mehmet Yalçınkaya, Hazer Amani ve Somer Sivrioğlu ile birlikte yemek pişirme şansı yakalamak ve 5 yıldızlı yemekler yapmanın püf noktalarını, zamana karşı canla başla yarışırken bizzat kendilerinden öğrenme şansına sahip olmak… Evet! Sosyal medyadan sıkı takipçilerimizin de, stüdyodan yaptığımız canlı yayınlardan bildiği gibi,  geçtiğimiz hafta MasterChef Türkiye setindeydik.

masterchef-turkiye-juri-hazer-somer-mehmet-sef
Masterchef Turkiye Jurileri

MasterChef Türkiye Jurileri Kimler?

Şef Mehmet Yalçınkaya

Çekim öncesi MasterChef Türkiye jurileriyle bol bol sohbet ettik. En başta da Sevgili Şefim Mehmet Yalçınkaya ile…. Takım elbisesi, arkaya taranmış saçlarıyla tarz sahibi, bu camiada tandığımız en pozitif, en iyi kalpli ve güzel insanlardan biridir o.

Geçtiğimiz yıl talihsiz bir kaza sonucu Femur kemiğinin kalça ile birleştiği yer olan, boyun kısmının kırılarak kopması sonucu büyük bir ameliyat geçirmiştim hatırlarsanız.  O yatalak olduğum dönemde bana ilik sularını saatlerce kaynatarak, bir an önce şifalanmam için Saray usulü reçetelerle, içine sebzeler de katarak en lezzetli şekliyle hazırlayıp gönderen, Wyndham Grand Kalamış‘ın Executive Şef‘i Mehmet Şefim’in yeri benim için çok ayrıdır. Ne kadar teşekkür etsem, hakkını ödeyemem.

Kendisi aslen Bolu’lu. Mutfakla ilk olarak 12 yaşında tanışmış ve kendisini tamamen işine adamış; kariyeri boyunca, Fransa’dan İtalya’ya, Katar’dan Almanya’ya, Yunanistan’dan Türkiye’ye uzanan bir yolculuğa sahip, yeniliklere açık, çok inovatif ve başarılı bir şef.

Şef Hazer Amani

Sevgili Hazer Şef, Güney Afrika’da Cordon Bleu’de aşçılık eğitimi almış, dünya şarapları ve şarap yetiştiriciliği konusunda master yapmış bir isim. Sportif tarzı ve güneş gözlükleriyle olduğu kadar, yarışmanın en sakin karakteri olmasıyla da takdir ediliyor.  O gün sete özellikle Mehmet Şef için getirdiği ve Bein Gurme‘de hafta içi her gün yayınlanan “Şef’in Dünyasında” programında hazırladığı Peru Usulü acılı çorba çok sevildi.

Yayınlarımızla birlikte sizlerden sorular ve selamlar yağmaya başladı. En çok sorulanlardan birisi de, ilginçtir ki: “Hazer Şef neden gözlük takıyor?” oldu. Gerçi açıklamıştı ama kaçıranlar için söyleyeyim gözünde oluşan bir rahatsızlık sebebiyle diye biliyorum.

İlk fırsatta Ataşehir‘deki yeni mekanı FireRoom‘da tekrar bir araya gelmek ve sokak lezzetleri sunan restoranında güzel bir burger yemek üzere sözleştik. Eşim (Instagram: Deklancheur) çok sıkı bir burger fanatiği biliyorsunuz. İyi bir burger için ülke ülke geziyor hiç üşenmeden.

masterchef-turkiye-juri-usengec-sef-hazer-sef

Şef Somer Sivrioğlu

Yüksek lisans yapmak üzere gittiği Avusturalya‘nın Sydney kentinde, genç yaşında açtığı “Efendy” isimli bir Türk restaurant‘ı bulunan ve Türk lezzetlerini dünyanın öbür ucunda bile en iyi şekilde temsil eden bol ödüllü bir şef kendisi. Stüdyoya, çekimin başlamasına doğru geldiği için sohbetimize en son katılan kişi Somer Şef oldu. Her zamanki gibi oldukça candandı. Ve onun hakkında en çok sorulan soru ise: “Somer Sivrioğlu aslen nereli? oldu.” Buradan da cevap vereyim: Somer Şef Eskişehirli’ymiş

İşte MasterChef Türkiye Stüdyosunun Mutfağı

Her şey hazır ve de nazır. Yarışmacıların sırayla stüdyoya girmesi bekleniyor. Sizler de mesaj yağmuruna tutup bizden, yarışmacılarla kamera arkası videolar bekliyorsunuz.

masterchef-turkiye-juri-kim-elendi-hakan-murat

Ama o esnada bir hafta sonraki bölüm çekiliyor olduğundan, biz önceki hafta kimin elendiğini sizler henüz bilmediğiniz için, iş etiği gereği, heyecanını bozmamak adına, yayınlamıyoruz. İstiyoruz ki heyecan dorukta TV karşısına geçin ve zamanı geldiğinde kendiniz öğrenin.

masterchef-turkiye-juri-kim-elendi-hakan

Juriye Sorduk: MasterChef Türkiye’de Şimdiye Kadar En Beğendiğiniz Yemek Hangisi?

Mehmet Şef ve Hazer Şef‘e sordum: “Bugüne kadar MasterChef Türkiye‘de en beğendiğiniz yemek hangisi oldu? İkisi de bu konuda ortak bir beğeniye sahipti ve cevap: “Beef Wellington” oldu. “Çocukların hepsi çok güzel yaptı, o açıdan çok iyiydi. İlk defa yapan için oldukça da zordur yapması.” dediler. Bütün dünyada bir Masterchef klasiği olan ve yapımı zor olduğu için normalde finallerde yer verilen Beef Wellington‘ı en iyi yapan kişi, Türkiye’deki yarışmada da bu sayede dokunulmazlık ödülü almaya hak kazanmış.

MasterChef Türkiye’de Kim Elendi?

4 Aralık’ta yayınlanan programın 28. bölümünde yarışmacılar yine elenmemek için kıyasıya mücadele etti. Eh yayınlandığına göre artık rahatça anlatabilirim: Rozet yarışında ilk rozeti kazanan Hakan, bu sayede elenmekten kurtulmuş oldu. İkinci rozeti de balıklı tartar yemeği ile Kerem kazandı. MasterChef Türkiye‘ye bu bölümde veda eden isim Eslem oldu.

MasterChef Finale Kalan İsimler Kimler?

Şu an itibariyle MasterChef Türkiye yarışmasında finale kalanlar şöyle: Meltem, Kerem, Uğur, Burcu ve Hakan

MasterChef‘in Büyük Ödülü de açıklandı. Bakalım 100 bin TL‘lik büyük ödülü ve MasterChef kupasını kazanacak şanslı isim bu 5 kişi arasından hangi yarışmacı olacak.

Bu arada MasterChef bir sonraki sezonda da devam edecekmiş. Yarışmanın jürileri Şef Hazer Amani, Somer Sivrioğlu ve Mehmet Yalçınkaya’nın  yarışmacılara mutfak disiplinini aşılamak ve faydalı bir şeyler öğretebilmek için nasıl uğraştığını bizzat yerinde gördüm. Büyük ödülü kim kazanacak, hep birlikte izleyip, görelim bakalım.

Eğer siz de mutfağa meraklıysanız, bu konuda size bir film önerim olsun hadi! Bradley Cooper‘ın başrolünde olduğu ve sorumsuz tavırlarıyla 2 Michelin Yıldızlı restoranını kaybeden bir şefin, iyi bir ekip kurarak 3. yıldızı almak için her şeye baştan başladığı etkileyici bir hikayeye sahip 2015 yapımı “Burnt” (Çok Pişmiş) filmini izleyebilirsiniz.

Gökhan Dumanlı İle İş ve İlişkide Tutku Yaratma Atölyesi

0

Onu geçmişte büyük keyif alarak katıldığım Zarafet Eğitimini anlattığım yazılarımdan olduğu kadar, katıldığı TV programlarından ve yazdığı kitaplardan da tanıyorsunuz. Kendisi kurumsal eğitimlerine devam ederken, geçtiğimiz ay itibariyle, hem çok keyifli, hem de farkındalık dolu interaktif bir atölye çalışmasına da başladı. “İşte ve İlişkide Tutku YaratmakAtölyesi’nin bu ilk etkinliğinde, Eğitimci Yazar dostum Sevgili Gökhan Dumanlı’nın konuğu oldum ve tüm katılımcılarla, iş ve sosyal yaşama dair uygulamalar eşliğinde, kaynaşarak eğlendiğimiz dolu dolu bir 2 saat geçirdik.

gokhan dumanli dilek yeginsu usengec sef 1

-Bi’ Bilsen! Öyle Yoğunum ki…

-Ah! Ya ben! Ya Ben!

Kime sorsanız hepimizde aynı şikayet… Çok yoğunuz. Çok meşgulüz. Hep bir koşturmaca hali… Baktığınızda her yerdeyiz, ama aslında hiçbir zaman hiçbir yerde olamıyoruz. İşteyken aklımız dışarıda, dışarıdayken bir başkasında ve nihayet o kişiyle beraberken de, ya elimizdeki telefonda, ya da yine başka başka diyarlarda…

Kendimize Sorular

Tutku Yaratmak” Atölyesinde farkındalık yaratmak için gelen örnek sorulardan bazılarını duymaya ne dersiniz? Haydi üşenmeyin ve bir kaç basit soru sorun siz de kendinize… Cevaplar tanıdık gelecek mi bakalım 🙂

  • Sabah gözünüzü açtığınızda ilk olarak ne hissediyorsunuz? “Öff yaa! Yine mecburen uyandık, şimdi gel de hazırlan ve yine yollara düş!” diye enerjisiz mi kalkıyorsunuz? Yoksa, “Ne şanslıyım ki bu devirde hala maaşı düzenli ödenen, iyi bir işim var” diye mi düşünüyorsunuz?
  • Peki güne ya da haftaya devam ederken motivasyonunuz ne? İş çıkışı veya hafta sonu bir an önce gelsin diye sürekli saatleri ve günleri sayanlardan mısınız ? Yoksa keyif alarak yaptığınız bir işiniz var da sizin için saatler adeta su gibi akıp geçiyor mu?
  • Gardrobunuzun karşısına geçtiniz diyelim…Öylesine ilk bulduklarınızı mı geçiriyorsunuz üzerinize, yoksa daha şık olmak için ekstra bir çaba gösteriyor musunuz?
  • Evden çıkmadan önce, keyif alarak yaptığınız bir rutininiz var mı peki? Bu sevdiğiniz bir şarkıyı dinlemek hatta belki biraz dansına da eşlik etmek de olabilir, dergi okurken kahvenizi yudumlamak da, kedinizle veya çocuğunuzla oynamak da…
  • Yüzünüzde gülümsemeyle kocaman bir “Günaydın” demeyeli ne kadar olmuştur karşılaştığınız kişilere?
  • Bulunduğunuz ortamlarda varlığınızla bir iz bırakmayı, siz oradan ayrıldıktan sonra bile yaydığınız enerjinin hissedilmesini istemez miydiniz?

tutku

Tutku Yaratmak için ne yapılabilir?

Tabii ki, daha mutlu, daha güçlü, daha cesur, daha başarılı, daha tutkulu olmayı; iş “söze gelince” herkes ister de, peki bunun böyle olması için, elinizden gelen her şeyi yaptığınıza emin misiniz? Bunun üzerinde bi’ durup düşünmeli… İşte ve ilişkilerde tutku yaratmak da, işte bu isteklere kavuşabilmek için önemli.

Yeni ve faydalı bir şey deneyimlemeli.

Yeni bir hobi edinmeli.

Ertelediğiniz ama yapmayı çok istediğiniz bir şeyi artık hayata geçirmeli.

Resim olur, müzik olur, fotoğraf olur, dans olur… Yeter ki sanatın bir dalıyla ilgilenmeli.

Düzenli yürüyüş, nefes egzersizi, pilates, yoga, her ne olursa… İçinde biraz hareket olsun illa ki.

Karşılık beklemeden birilerine bir yardımda bulunmalı. Maddi veya manevi…

Güzel bir film izlemeli.

Yeni bir şehir görmeli.

Yeni bir kitaba başlamalı, gibi gibi!

Haydi bakalım! Örnekleri çoğaltmak, sizin hayal gücünüze kalmış. Yeter ki iyi bir şeylere heves edin, kendinize keyif alacağınız yeni hedefler seçme konusunda olumlu ve cesaretli olun.

Bir de mümkünse naçizane tavsiyem; İşinizi sevin ya da sevdiğiniz işi yapın! 🙂 Hiç bir şey için geç değil…

İnsanı olumlu şeylere yönlendiren bu keyifli atölye çalışmasıyla yine yüreklere dokunan Sevgili Gökhan Dumanlı‘nın bir sonraki “Tutku yaratmak atölyesi” 8 Şubat 2019’da olacakmış. Diğer atölye çalışmalarını, yayınladığı kitapları ve katıldığı programları Instagramda @GokhanDumanli hesabından siz de takip edebilirsiniz.

Tutkularınızın peşinden gitmeniz ve hep mutlu olmanız dileğiyle…

En Çok Okunanlar

blank

Chef Mezze – Nefis Meze, Müzik ve Boğaz Manzarası

0
Bugün size İstanbul'da en iyi mekanlardan biri olan Chef Mezze ile ilgili izlenimlerimlerinden bahsetmek istiyorum. Yıllar önce ilk gittiğim anda, o enfes...
blank

Titanic Deluxe Belek