Ana Sayfa Blog Sayfa 10

MBFWI- 2018 Fashion Week İstanbul Moda Haftası

6

Türkiye’nin en önemli “Uluslararası moda etkinliği” kabul edilen ve Mercedes-Benz sponsorluğunda 11. sezonunu gerçekleştirmeye hazırlanan, Türk tasarımcıların en özel koleksiyonlarını görücüye çıkardığı İstanbul Moda Haftası’na sayılı günler kaldı. Yılda 2 defa düzenlenen Mercedes-Benz Fashion Week Istanbul‘un bu seneki Sonbahar/Kış 2018 sezonu, 27-30 Mart 2018 tarihleri arasında Zorlu Performans Sanatları Merkezi‘nde gerçekleşecek.

Amacı Türk tasarımcıları ve moda sektörünün yetenekli isimlerini hem ülkemizde, hem de uluslararası arenada desteklemek olan, Mercedes-Benz Fashion Week Istanbul‘un (Kısaca MBFWI) bu sezonunda en yeni koleksiyonlarını sergileyecek marka ve tasarımcılar arasında benim de yıllar önce, “Best Model of Turkey” finalisti olduktan sonra tasarımlarını severek giydiğim değerli modacı, Sevgili Bahar Korçan da yer alıyor.

Diğer isimler ise harf sırasına göre şöyle;  Belma Özdemir, Brand Who, Cihan Nacar, Çiğdem Akın, DB Berdan, Emre Erdemoğlu, Exquise, Gökhan Yavaş, Şpek Arnas, Lug Von Siga, Mehmet Korkmaz, Mehmet Elaidi, Meltem Özbek, Mercedes-Benz presents Atelier Kikala, Mercedes-Benz presents Sudi Etuz, Mert Erkan, Miin by Kadir Kılıç, Murat Aytulum, New Gen by IMA, Nihan Peker, Niyazi Erdoğan, Özlem Erkan, Özlem Kaya, Raşit Bağzıbağlı, St. Nian, Şiyar Akboğa, Tuba Ergin, Tuana Büyükçınar / Tuvanam, Urun, Zeynep Tosun

mbfw-fashion-week-istanbul-moda-haftasi-defile-takvimi-mart-2018

MBFWI Sonbahar/Kış 2018‘in defile takvimi de belli oldu. Ben programımın yoğunluğundan ötürü, yine her zamanki gibi çok seçici davranmak durumunda kaldım ve özellikle kıramayacağım canım arkadaşım Çiğdem Akın‘ın defilesi o gün olduğu için, kendime sadece 29 Mart Perşembe gününü planladım.

Bu vesileyle, Zorlu Performans Sanatları Merkezi‘nde (Kısaca Zorlu PSM‘de) yine aynı gün yapılacak olan defileler arasından ayrıca Cihan Nacar, Niyazi Erdoğan ve Tuvana Büyükçınar‘ın sevilen markası Tuvanam‘ın defilesini de izlemeyi düşünüyorum bakalım. Zamanım olsaydı Raşit Bağzıbağlı ve Nihan Peker‘in koleksiyonunu da ilk görenlerden olmak ve sizlere de anlatmak isterdim, ama maalesef her iki gün de önceden verilmiş sözlerim var.

Defileler haricinde Elle Türkiye, Vogue Türkiye ve Harpers Bazaar gibi dergilerin after party‘leri de olacak. Katılımcı marka ve tasarımcılar kadar, diğer etkinlikler ile ilgili daha fazla bilgiye MBFWI Sonbahar/Kış 2018′e tıklayarak ulaşabilirsiniz. Defileleri canlı izlemek isterseniz, MBFWI Facebook sayfasına göz atabilirsiniz.

Yeşil Çay Sevmeyenlere Ananaslı Doğadan Yeşil Çay

6

Uzun yıllar kimse bana yeşil çay içiremedi. Bir iki denemeye çalıştım, çünkü evet biliyorum ki çok faydalıydı; ama aynı “aerosol” yani sinek ilacı gibi bir kokusu ve tadı olduğuna kanaat getirmiştim bir kere. O yüzden “Almıym cınım, tişikkirler” diyordum ki, sağlıklı beslenme için başvurduğum Sevgili Diyetisenim Ceylan Akiş de günlük beslenme programıma 3 kupa yeşil çay ekleyince, işte orada bir kalakaldım. Neyse ki halimi anladı ve aynı sıkıntıyı yaşayanların Doğadan Yeşil Çay‘ın çeşitlerinden Açai ve Ananas Karışımını çok beğendiklerini söyledi, deneyeceğime söz verdim bir kere.

Ne diyeyim, ilk seferde çekine çekine hazırladım. Derken karşıma şaşırtıcı şekilde, nefis bir tadı ve kokusu olan, kolay içilebilir bir yeşil çay çıktı. Demek ki yapılabiliyormuş! Şimdi seve seve, günde 3 kere filan Doğadan Yeşil Çay içiyorum. Yeter ki Açai ve Anans karışımlı olanından olsun 🙂 Bir şans vermeyi kesinlikle hak ediyor.

Yeşil Çay Nedir? Yeşil Çayın Faydaları Nelerdir?

Aslında yeşil çay da, bildiğimiz siyah çayla aynı bitkinin yapraklarından üretiliyor. Ancak onun gibi fermente edilmediği için siyah çaya oranla çok daha faydalı. Çünkü Yeşil Çay yüksek anti-oksidan olması kadar, yapraklarında bulunan bitkisel özler ve kafein sayesinde vücudun yağ yakımını ve enerji harcamasını da artırdığı için, metabolizmayı hızlandırıyor ve kilo vermeye yardımcı oluyor. Yapılan araştırmalara göre, kanser hücreleriyle savaşması da bir başka önemli özelliği…

dogadan yesil cay satin al

Yeşil Çay Yağ Yakıyor ve Kilo Vermeye Yardımcı Oluyor, Ama Nasıl?

Sindirim sorunları yaşayanlarda da rahatlama sağladığı gibi, sindirim esnasında yağ emilimini engelleyip, glikoz düzeyini düzenlemesiyle, karbonhidratları yağa çeviren insülin salgılanmasını da azalttığı iddia ediliyor. Özellikle bel, kalça, göbek ve basen zayıflaması için günde 2-3 bardak kadar içmek faydalı ama aşırı kalorili beslenirken yeşil çaydan mucize beklemek de olmaz tabi ki. Gerçekçi olup, yeşil çayın tek başına fayda sağlamadığını bilmeliyiz yani.

Yeşil Çay Konusunda Kimler Dikkatli Olmalı?

Unutmadan… İçeriğindeki yüksek miktarda kafein sebebiyle, kandaki kafein oranını yükselttiği için yüksek tansiyonu olanlar dikkatli kullanmalı. Çarpıntısı olanlar, hamile ve emzirenlere de tavsiye edilmiyor.

Kafein sebebiyle, ben aynı kahve gibi, yeşil çayı da uykumu kaçırma riski olduğu için, belli bir saaten sonra tüketmemeye özen gösteriyorum. Daha çok sabah ve gündüz saatlerine yayıyorum, bu sayede herhangi bir rahatsızlık da vermemiş oluyor.

20 poşetlik bir kutusu 5,75 TL olan Doğadan’ın Açai ve Anans karışımlı Yeşil Çayını beğendim dedim ama, özellikle son bir kaç haftadır Migroslar’da bulamıyorum. Aman! Lütfen tedavülden kaldırmasınlar, valla üzülürümmmm 🙂

Kahve Dünyası’nın Tam Fıstıklı Roche Çikolatası Favorim

5

Allahım bu nasıl leziz bir çikolatadır! Bu gözler İsviçre’de de, Belçika’da dünyanın en güzel çikolatalarını da gördü. Her çeşidinden de merakla, heyecanla denedim, şans verdim ama benim için kesinlikle çikolata dediğin bol fıstıklı olacak. Eskiden isminden dolayı acı sanıp yemezdim ama şimdi Bitter’lisine bayılıyorum. Ve Kahve Dünyasının Roche (Roş diye okunuyor) isimli bu tam tane fıstıklarla dolu çikolatası gerçekten enfes ötesi.

Sütlüsü de var ama, diyorum ya benim için varsa yoksa bitter’lisi… Son haftalarda tek başıma toplamda 1 kg filan yemişimdir, duramıyorum, öyle çok seviyorum. Geçtiğimiz haftalarda, Bodrum‘a gittiğimizde Marina’daki Kahve Dünyası’na oturduk, herkes kahve içip Cheesecake filan yerken ben yine bunlardan ısmarladım. Ah! Biri bana dur desin! 🙂

kahve dunyasi roche fistikli cikolata 2

Kahve Dünyası Roche Çikolata’nın Lezzet Sırrı

Gaziantep’in meşhur boz fıstıklarından kullanmışlar. Hem de tam tane şeklinde ve içinde o kadar bol var ki… Miktar olarak %33 Antep fıstığı ve %100 gerçek çikolatayla ve her biri el yapımı olarak üretiliyormuş. Neden bu kadar sevdiğim anlaşıldı 🙂

250 gr’ı 28 TL olan ve  etrafımdan gördüğüm kadarıyla, tadına bakan herkesin müdavimi olduğu Roche isimli bu çikolatayı, eğer siz de fıstıklı çikolata sevenlerdenseniz, bir dahaki sefere Kahve Dünyası’na uğradığınızda, muhakkak bir deneyin derim.

İsabey Bağevi ve İzmir’de Canlı Caz Müziği Akşamı

8

Dile kolay 76 yıllık bir bağcılık ve şarapçılık hikayesi onlarınki… Sevilen Şarapları‘nın temelleri, dedeleri İsa Güner tarafından 1942 yılında atılmış. 3. nesil olarak bugün geldikleri noktada, ona layık olmaya gayret eden evlatlar olarak, sektördeki tecrübelerini, en yeni teknolojlerle harmanlayıp,  geleneksel değerlerine ve bağcılığa da her zaman gönül vermişler. Dedelerinin ismini dünya çapında ödüllere doymayan en değerli şaraplarına verdikleri gibi; İzmir’in en güzel yerlerinde birinde, üstelik bahçesinde tarihe tanıklık etmiş, 350 yıllık dev bir çınar ağacı da bulunan, 45 dönüm araziye yayılmış Sauvignon Blanc bağları içinde onun adını yaşatmak için İsabey Bağları ve Bağevi‘ni kurmuşlar.

usengec-sef-isabey-bagevi-sevilen-saraplari-izmir

usengec-sef-isabey-bagevi-sevilen-saraplari-izmir

İzmir‘de yaşayıp da hala gidip görmemiş olanlar ne çok şey kaybediyor bilseniz. Bu kadar sakin, dingin ve huzurlu bir yeri, üstelik bu denli bakımlı halde görünce İsabey Bağevi‘ne ilk gördüğüm anda vuruldum.

usengec-sef-isabey-bagevi-sevilen-saraplari-izmir

Aslında 2 günlük İzmir ziyaretinde niyetimiz, güya burada sadece bir gün geçirip sonrasında Efes harabeleri, Meryem Ana’nın evi gibi, yakın turistik yerleri de gezmekti. Ama yok! Canımız o huzurlu yemyeşil ambiyansı bırakıp hiç bir yerlere gitmek istemedi.

usengec-sef-isabey-bagevi-sevilen-saraplari-izmir

Bütün günü dev çınar ağacının gölgesinde öğlen yemeği, çay ve tatlılarla, akşam üstü bağlara karşı oturduğumuz Lounge bölümünde keyifli atıştırmalıklar ve şarap peynir tabağı eşliğinde, şehir hayatında belki de en çok ihtiyaç duyduğumuz şey olan, hiç bir yere koşuşturma telaşı olmadan geçirdik. Hatta başka bir gün Aydın’daki üretimhanelerini de gezdik, ilk defa aşama aşama üzümden şarap yapımını yakından görmüş oldum.

usengec-sef-isabey-bagevi-sevilen-saraplari-izmir

İsabey Bağevi Hangi Gün ve Saatlerde Açık?

İsabey Bağevi’nin Restaurant bölümü hem öğlen hem de akşam hizmet veriyor. Kış sezonunda sadece Pazartesileri ve Yaz sezonunda sadece Pazarları hariç; haftanın 6 günü saat 12:00’den itibaren bütün akşam açıklar. Ağırlıklı et olmak üzere, genelde Fransız ve İtalyan mutfağından çok başarılı örnekler sunuyorlar. Bu iddialı yemeklere, kendi ürettikleri dünya çapında ödüller kazanmış çeşit çeşit Sevilen şarapları eşlik ediyor.

usengec-sef-isabey-bagevi-sevilen-saraplari-schnitzel

Son gittiğimde enfes bir Dana Schnitzel yedim. Cheesecake ve Panna Cottası da çok başarılı. Kısaca burada tüm gün hem unutulmaz bir lezzet ve bağcılık deneyimi yaşayabiliyor, aynı zamanda kutlamalar, kır düğünleri, nişanlar, doğumgünleri, iş toplantıları ve davetler gibi özel etkinlikler de yapabiliyorsunuz.

usengec-sef-isabey-bagevi-sevilen-saraplari-cheesecake-tarifi

İsabey Bağevi İzmir’de Nerede?

Yeri İzmir Adanan Menderes Havaalanına sadece 5 dakika mesafede. Yani Uçaktan hemen inince hop gidin ve dakikalar içinde hemen havanız değişsin. Ya da İzmir’den başka yere uçuyorsunuz, öncesinde kendinize zaman ayırın, İsabey Bağevi’nde doğa içinde keyif yapıp, oradan havaalanına 5 dakikada geçin.

İsabey Bağevi’ne en kolay nasıl gidilir?

Arabasız gidecekler için İzmir’in raylı sistemi İzban büyük kolaylık! İzban’la Cumaovası istasyonuna gelerek Torbalı çıkışından sadece 50 metrecik yürüyerek ulaşabiliyorsunuz.
Aracınızla geliyorsanız da, İzmir’den Torbalı yönüne giderken, Havaalanı’nı geçtikten sonra İzban demiryolu üzerinden geçince, Gölcükler ayrımından “İsabey levhası”nı takip ederek
gidiliyor.

İsabey Bağevi’nde Caz Akşamı

Şimdi harika bir havadisim daha var. Hazır mısınız? İsabey’de dönem dönem canlı müzik performansları oluyor ve onlardan birisi de bu hafta sonu! Evet sloganları “İzmir JAZZ’a doyacak!” Gerçekten de 17 Mart Cumartesi akşamı İsabey Bağevi değerli sanatçı “Önder Focan Quartet” ile caz severleri mest edecek bir canlı müzik akşamına ev sahipliği yapıyor.

caz-canli-muzik-isabey-bagevi-sevilen-saraplari-izmir
Gitarda Önder Focan, aksafonda Engin Recepoğulları, Kontrbas’da Ozan Musluoğlu ve Davulda Ayhan Öztoplu bulunuyor. Üstelik o geceye özel bir fiks menü de hazırlamışlar. Enfes lezzetler ve müzik ziyafeti  bir arada!
İzmir’de bu tarz akşamlara çok sık rastlanmadığını düşünüyorum. Menü detaylarını @isabeybagevi ‘nin kendi instagram hesabından görebilirsiniz. Fiyatı da çok makul buldum. O yüzden, bu çok özel ve keyifli olacağı şimdiden belli olan, yemekli müzik akşamını kaçırmak istemiyorsanız, rezervasyonları dolmadan yerinizi ayırtın derim. Bilgi ve rezervasyon için Tel: (0232) 782 49 59 veya (0533) 492 44 75.

“Notre Dame de Paris” Müzikali Zorlu PSM’de

5

Hafta sonunun en güzel anları; hiç şüphesiz Zorlu PMS’de (Zorlu Performans Sanatları  Merkezi’nde) Notre Dame de Paris Müzikali”ni seyrettiğimiz saatlerdi… Victor Hugo’nun unutulmaz aşk hikayesi “Notre Dame’ın Kamburu”ndan uyarlanan “Notre Dame de Paris Müzikali“, yıllardır gittiği tüm şehirlerde büyük ilgi görür ama biz bir türlü denk gelemezdik. Daha ilk sahne aldığında bile, en çok izleyici sayısıyla Guinness Rekorlar Kitabı’na adını yazdıran bu müzikalin İstanbul’a geldiğini ve üstelik, en romantik hali olan, orijinal dili Fransızca’yla (alt yazılı olarak), Zorlu PSM ‘de 25 Mart’a kadar sahnelendiğini duyunca tabi ki sevinçten uçarak gittim. “Belle” şarkısını canlı olarak Fransızca dinlediğinizi düşünsenize! Rüya gibi…

zorlu-psm-notre-dame-de-paris-muzikali

Bu Pazar şansa hava bi’ harikaydı. Umarım evde kapanarak geçirmemiş, kısa bir yürüyüş için bile olsa dışarı çıkıp biraz temiz hava almışsınızdır. Geç bir sabah kahvaltısı ve kediciğimiz Baileys ile evde biraz tembellik sonrasında Zorlu AVM’nin açık teras kısmında güneşin tadını çıkararak kahvelerimizi yudumladık. Ardından da Zorlu PSM’ye geçtik.

zorlu-psm-notre-dame-de-paris-muzikali-usengec-sef

zorlu-psm-notre-dame-de-paris-muzikal-bilet-fiyat

İlk olarak 1998 yılında Paris’te perde açan bu dünyaca ünlü müzikal “Notre Dame de Paris”, 1800’lü yıllarda yaşamış “romantik akıma bağlı” Fransız şair, romancı ve oyun yazarı, Victor Hugo’nun kült eserinden uyarlanmış.

zorlu-psm-notre-dame-de-paris-muzikal-bilet-fiyat

zorlu-psm-notre-dame-de-paris-muzikal-bilet-fiyat

Notre Dame de Paris Müzikalinin Konusu

Kitabını illa ki okumuş veya belki daha önce filmini izlemişsinizdir. Fransız İhtilali sonrası, Fransa’nın karanlık günlerinden kesitler veren bir romandır kendisi. Fiziksel olarak çirkin, kambur ve acayip bir yaratık olarak simgelenen ve kilisede çan çalarak yaşayan bir zangoç olan Quasimodo ile kendisini koruyup kollayan kilise papazı Claude Frollo’nun, bir Çingene Kızı olan Esmeralda’ya olan aşklarını ve yaşadıkları ikilemleri romantik bir yaklaşımla ele alan etkileyici ve kült bir eserdir. Quasimodo’nun “Bana su verdi” repliğini hatırladığımda hala tüylerim diken diken olur.

zorlu-psm-notre-dame-de-paris-muzikal-bilet-fiyat

zorlu-psm-notre-dame-de-paris-muzikal-kambur-quasimodo

Notre Dame de Paris Müzikalinin Meşhur Şarkıları

Müzikleri Riccardo Cocciante’ye ve sözleri Luc Plamondon’a ait olan “Notre Dame de ParisMüzikali‘nde  “Belle”, “Vivre”, “Le Temps Des Cathédrales” gibi unutulmaz şarkıları orijinal dili olan Fransızca’da canlı dinliyorsunuz.

zorlu-psm-notre-dame-de-paris-muzikal-bilet-fiyat

Notre Dame de Paris” müzikleri ve konusu kadar, modern dansları, koreografisi, karakterleri ile insanı büyüleyen, 8 dilde, 20 ülkede, 4500’den fazla defa sahnelenen ve toplam 12 milyondan fazla bilet satışıyla rekorlar kıran tam bir başyapıt. Ve her zaman söylediğim gibi, iyi ki Zorlu PSM gibi dünya standartlarında bir sanat merkezimiz var ki bu tarz bir başyapıt, İstanbul’a, ayağımıza kadar da gelip, böylesine dev bir kadroyla ve teknik imkanlarıyla sahne alabilmiş.

zorlu-psm-notre-dame-de-paris-muzikal-bilet-fiyat

zorlu-psm-notre-dame-de-paris-muzikal-bilet-fiyat

İnsanların yaşamında kaderin etkisini ve yoksulluğun insanı köreltmediğini ortaya koyan bu eserin bir diğer özelliği de; 19. yy başlarında Paris şehir planlamacılarının bakımsız görünümünden ötürü yıktırmak istedikleri Notre Dame Katedrali’ne bu eseriyle dikkat çeken ünlü Fransız yazar Victor Hugo sayesinde katedralin yenlenmesinin sağlanmış olmasıymış.

zorlu-psm-notre-dame-de-paris-muzikal-bilet-fiyat

Notre Dame de Paris Müzikalinin ekibiyle tanışın!

Bununla yetinilmeyip, Zorlu PSM’de  güzel bir etkinliğe daha imza atılmış. Şöyle ki; 13-15 Mart ve 20- 22 Mart tarihleri arasında düzenlenecek imza günlerinde izleyiciler, müzikal sonrası Notre Dame de Paris ekibiyle tanışma şansı da bulacaklarmış.

zorlu-psm-notre-dame-de-paris-muzikal-bilet-fiyat

Salon hınca hınç doluydu. Biletler çok hızlıca tükendiği için, müzikalin gösterim sayısını artırmışlar ve toplamda 21 oyun sergiliyorlarmış. Hafta içi seansları 115 -275 TL arası ve hafta sonu seansları 135-295 TL arasında kategorisine göre değişiyor. Bu arada unutmadan oyunun 6 yaş ve altı çocuklar için uygun olmayacağını söyleyeyim. Zaten alt yazıları da okuyamayacakları için sizin gibi keyif alamayabilirler.

Notre Dame de Paris müzikali, 25 Mart’a kadar Zorlu PSM’de ana tiyatroda gösterimde. Biletler Zorlu PSM ana gişesi ve Biletix‘de.

Diyetisyen Ceylan Akiş’den Sağlıklı Zayıflama Tüyoları

5

Bugün Beslenme Uzmanı Diyetisyen Ceylan Akiş ile, Yaz’a formda girebilmek için ne zaman ve nasıl beslenirsek zayıflayıp, sağlıklı kilo verebileceğimizi konuşacağız ve kendisinden zayıflamaya yarayan mucize besinleri öğrenip, kolay diyet tariflerinden de birini alacağız. Sosyal medyadaki sıkı takipçilerim, onu artık yıllar içinde bizim yayınlarımızda sık sık göre göre, aslında kendisine oldukça aşinalar. Önce eşimin diyetisyeni olarak ona 2 ayda 12 kg verdirmesi, ardından insanı motive eden güleryüzü, tatlı diliyle ve yazdığı kolay uygulanabilir listeleriyle, hayatımın ilk diyetinde benim de hiç zorlanmadan 6 haftada 6 kilo vermemi sağlaması sayesinde, başta Diyetisyenimiz Ceylan Akiş olarak başlayan ve sonrasında yakın arkadaşlığa dönüşen bir hikayemiz var Ceylan’la.

Çocuk beslenmesi, hasta beslenmesi, hamile ve emziren anne beslenmesi de dahil olmak üzere, kişiye özel kilo verme ve kilo koruma programları hazırlıyor. Ofisinde bulunan özel bir cihaz sayesinde, diyet programı öncesi kişinin, kilosu ve sağlık hikayesi kadar önemli olan “gerçek bazal metabolizma hızı“nı ölçebiliyor ve bu sayede danışanlarının, hangi hızda ve hangi tempoda kilo verebileceğini, en doğru şekilde analiz edebiliyor.

Merhaba Uzman Diyetisyen Ceylan Akiş! Öncelikle seni tanımak isteriz. Bize kısaca kendinden bahseder misin?

Merhaba! Ben Ceylan Akiş. 1979, Bursa doğumluyum. İlk orta ve lise öğrenimimi Bursa’da tamamladıktan sonra, çok istediğim Beslenme ve Diyetetik eğitimimi almak üzere Ankara’ya gittim. Hacettepe Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik bölümünde lisans eğitimimi, sonra yine Hacettepe Üniversitesi’nde Sağlık Bilimleri ana bilim dalında yüksek lisansımı tamamlayarak Uzman Diyetisyen ünvanını aldım. Ortadoğu Teknik Üniversitesi, Uludağ Üniversitesi gibi çok değerli kurumlarda  çalıştıktan sonra, 2009 yılında kendi beslenme ve danışmanlık merkezimi kurdum.  O günden beri sağlıklı beslenme ve zayıflama üzerine yolculuğumuz devam ediyor.

Henüz Kış mevsiminin sonlarında olsak da yavaş yavaş Yaz tatili planları yapılmaya ve bikini hayalleri kurulmaya başlandı. Peki, Yaz’a formda girmek için en uygun diyete başlama tarihi nedir?

Aslında diyete başlamak için en uygun zaman, kişinin kendini psikolojik ve fizyolojik olarak en hazır hissettiği zamandır. Yani siz eğer kendinizi hazır ve güçlü hissediyorsanız, Pazartesi’yi veya ay başını ya da baharı beklemek son derece anlamsız. Ne zaman hazırsanız hiç vakit kaybetmeden başlayın! Ancak yine de kafasında bir program oluşturmak isteyenler varsa, “Bu işi Nisan ve Mayıs aylarına bırakmayın, geç olur” diyebilirim. Benim tavsiyem eğer programlı bir diyet yolculuğuna çıkacaksanız, en gec Mart ayında başlayıp, Yaz aylarına stressiz girmek en iyisi diyebilirim.

diyetisyen-ceylan-akis-istanbul-diyetisyen-tavsiye

Peki “Yaz için diyet yapmak” yerine beslenme alışkanlıklarımızda yapacağımız bazı küçük değişikliklerle de hazırlanmak mümkün müdür?

Tabii ki! Beslenmemizde yapacağımız ufak değişiklikler, uzun vadede hem inanılmaz sonuçlara yol açacak, hem bizi adım adım daha sağlıklı kılacak; üstelik uzun süre tekrar edildikleri için yeni alışkanlıklar olarak oturacaktır.

Sağlıklı beslenmeye faydalı olan, kendisi küçük, ama etkisi büyük alışkanlıklar nelerdir?

  • Günde en az 2 lt su için
  • Günde 3 bardak yeşil çay için
  • Tüm çay ve bitki çaylarınızda, çubuk tarçın kullanın
  • Baharatları sevin ve yemeklerinizi tatlandırmak için mutlaka kullanın
  • Mutlaka günde 3 ana öğün tüketin ve öğün atlamayın.
  • Her gün benzer zamanlarda öğünlerinizi tüketin. Unutmayın vücudunuz, düzen sever
  • Şekerli gıda ve içeceklerden uzak durun
  • Her gün mutlaka  çiğ sebze ve meyve tüketin.
  • Yavaş çiğneyin, öğün sürenizi 20 dakikaya çıkarmaya çalışın

Sadece bu kadar değişiklik bile yaşantınızda çok büyük gelişmelere neden olacaktır. Deneyin!

Peki ya kiloları korumak… Kışın mı Yazın mı daha kolay kilo alırız?

Aslında bilimsel olarak vücudumuz kışın yağlanmaya çok daha müsaittir. Zaten hareketimiz azalıp, kapalı kapılar ardına hapsolunca, daha çok ve maalesef yaramaz bir şekilde yemeye başlar, sonuçta da kilo alırız. Ancak yaz aylarında da tatilller ve sosyal ortamlar maalesef en büyük diyet tuzakları… Özellikle gec saatlere kadar oturulan masalarda yenilen ve içilenler çok fazla olur, ve sonuçta da göbekler hemen kendini belli etmeye başlar. Bu yüzden bu masalara otururken hangisinden, ne kadar yiyeceğinize önceden karar verip, tabağınıza belirlediğiniz miktarda besini almak çok önemlidir.

Yine benim tavsiyem; bu sofralara çok aç oturmamak için 1 bardak ayran, yoğurt veya süt gibi bir besinle, o derin açlığı biraz köreltmek ve böylece yemek sırasında  beynin devreden çıkmasını önlemektir.

Ayrıca gec saatlerde yediklerinizin, sebze gibi su içeriği fazla ama enerji içeriği düşük besinlerden seçilmesi de çok faydalı olacaktır. Yazın hareket imkanımız da fazla olduğundan, beslenmedeki ufak değişiklikler, bir de fiziksel aktiviteyle desteklenince sonuçlar çok daha heyecan verici olacaktır, göreceksiniz.

diyetisyen-ceylan-akis-istanbul-diyetisyen-tavsiye

Son olarak bize zayıflamaya yarayan mucizevi besinlerden bahseder misiniz?

Doğanın bize sunduğu tüm besinlerin aslında mucizevi olduğunu söyleyerek başlamak isterim. Elmayı da, lahanayı da ya da yumurtayı da incelediğimizde hepsinin vücutta farklı etkileri olduğunu görürüz. Ama biz diyetisyenlerin diyet programlarında daha destekleyici olduğu için kullanmaktan hoşlandığımız bazı özel besinler de yok değil. Tabi bu besinlerin; vücutların ihtiyaçlarına göre, doğru zamanda kullanımı, maksimum verim alabilmek açısından çok önemlidir.

Bir kaç örnek vermek gerekirse;

Mesela su atıcı grubumuz vardır; Ananas, semizotu yeşil yapraklılar (maydanoz, dereotu), bamya, yaz kabağı

Metabolizma hızlandırıcılar: Tüm biber çeşitleri, baharatlar ve protein kaynakları

Tatlı ihtiyacı gidericiler; Tarçın, balkabağı, elma, elma sirkesi

Barsak düzenleyiciler: Kabak çekirdeği, balkabağı, bamya, yulaf ezmesi gibi bu liste uzar gider. Ama aslında işin özü her besin grubundan dengeli bir biçimde vücudunuza alabilmektir.

Sizden web sitenizde de yer alan, sağlıklı tarifleriniz arasından bir Nohutlu Pazı Yemeği Tarifi istesek?

Malzemeler:
1 kg ıspanak veya pazı
1-2 orta boy domates
1 orta boy soğan
1 su bardağı haşlanmış nohut
2 yemek kaşığı zeytinyağ
2-3 diş sarımsak
1 tutam tuz
Baharatlar

Yapılışı:

Ispanak veya pazıyı  yıkayıp doğradıktan sonra rendelediğimiz veya ince ince doğradığımız domatesleri ve rendelediğimiz soğanı 2 yemek kaşığı zeytinyağ ve baharatlarla pişirin. Pişme işlemi biterken haşlanmış  nohutu  ilave edip 5 dk birlikte pişirin. Üzerine istediğiniz baharatları ekleyip servis yapabilirsiniz. Afiyet olsun.

diyetisyen-ceylan-akis-istanbul-diyetisyen-tavsiye

Son olarak Üşengeç Şef okuyucuları, sağlıklı beslenerek kilo vermeye karar verip, bu konuda sizden destek almak istediğinde Uzman Diyetisyen Ceylan Akiş’e nasıl ulaşabilirler?

Ceylan Akiş – Uzman Beslenme ve Diyet Uzmanı

Adres: Mısra Sokak (Eski Cami Sokak) No:5 D:1 Feneryolu Kadıköy/İstanbul

Tel: (0531) 868 88 52

Instagram: @uzmdytceylanakis

www.ceylanakis.com.tr

Bu keyifli röportaj için teşekkürler.

Eti Lifalif Yulaf Ezmesi Sabah Kahvaltılarımda Favorim

9

Dönem dönem abur cuburla fazla haşır neşir olunca, şöyle bir durup kendimize geldiğimizde, artık sağlıklı ve düzenli beslenmeye döndüğümüz süreçlerden birine daha girdik. Çünkü biliyorsunuz hayatta her zaman ve her şeyde denge önemli. Devamlı her istediğimizi yersek, her istediğimizi giyemeyiz. Şunun şurasında Yaz geldi geliyor, eli kulağında… Hem sağlığımız için, hem de görüntümüzü iyileştirmek için, arada bir de olsa durup, bir kendimize çeki düzen vermeli. Benim gibi abur cubur ve hamur işine düşkün birisi bile bunu yapabiliyorsa, bence siz de yapabilirsiniz. Sevgili Diyetisyenim Beslenme Uzmanı Ceylan Akiş‘in bize kazandırdığı bir kahvaltı alternatifi olan probiyotik yoğurtlu Meyveli Yulaflı kahvaltı da, klasik kahvaltılara alışık olan  vücudumuzu şaşırtmak için çok faydalı. Meyveli Yulaflı Kahvaltı tarifi yazımdan detaylarını okuyabileceğiniz bu öğün için ben yüksek lif içeriği ve zengin protein kaynağı olarak, Eti Lifalif Yulaf Ezmesi kullanıyorum.

Yulaf Ezmesinin Faydaları

Sağlıklı karbonhidrat olması, yüksek lif ve protein oranı sayesinde sporcuların da, spor sonrası beslenmede gözdesi olan yulaf ezmesi, içine katılan şeker miktarı az olan sağlıklı meyve ve kuru meyveler, ceviz, badem, fındık, tarçın ile ve probiyotik yoğurtla birlikte tüketildiğinde gerçekten oldukça lezzetli oluyor. Biz eşimle çoğu kez tatilin sonlarına doğru artık, açık büfe kahvaltılarda her gün çok fazla ve karmaşık çeşidi br arada görmekten bıkıp, “Ah evimize dönsek de meyveli yulaflı kahvaltımızdan yesek artık, valla özledik” dediğimizi bilirim.

eti-lifalif-yulaf-ezmesi-kahvalti-tarifi

Sindirim sistemini de destekleyen ve 30 gram kadarı yaklaşık 107 kalori olan yulaf ezmesini, biz kahvaltımıza 1 yemek kaşığı olarak ekliyoruz. Üzerine de bir elma rendeliyorum mesela. Misss! Eğer 1 yemek kaşığı çiya tohumu ekliyorsam, bu kez yulaf ezmesi kullanmıyorum. Kandaki yüksek kolesterolü düşürmeye ve kan şekerini sabit tutmaya da yardımcı olan Eti Lifalif Yulaf Ezmesi’ni ben şahsen sütle değil, yoğurtla daha çok seviyorum.

Yulaf Ezmesi Nasıl Hazırlanır?

Bazları yulaf ezmesini su veya süt ile pişirerek de kullanıyor. Buna üşenirseniz, bir başka yöntem de geceden yulaf ezmesini, süt veya suyla, iyice karıştırdıktan sonra, üstü streç filmle kapalı bir kaseye veya kapaklı minik bir kavanozla buzdolabına kaldırmak olabilir. Bu sayede sabah kalktığınızda yulafın şişmiş halde yemeye hazır bulacaksınız. Soğuk soğuk yemek istemezseniz, yine biraz ısıtabilirsiniz, o tamamen size kalmış.

Yulaf Ezmeli Kahvaltıma Neler İlave Edebilirim?

İstediğiniz meyveleri doğrayın içine. Fındık badem, ceviz vs ufalayıp ekleyin. tarçın da kan şekerini dengeleme yardımcı olduğu için toz halinde çok yakışıyor. Ya da ben biraz tatlı olsun isterim derseniz, çok az da olsa, içine bal da ilave edebilirsiniz şekersiz yemeye alışana kadar. Gluten intoleransınız yoksa bir deneyebilirsiniz.

500 gr’lık paketler halinde marketlerde bulabileceğiniz Eti Lifalif Yulaf Ezmesi fiyatı 5,50 TL civarında ve azar azar tüketildiği için bizi uzun süre idare ediyor.

Sağlıklı ve dengeli beslenebileceğiniz, istediğiniz kiloda kalabileceğiniz, bol enerjik güzel günler dilerim.

Dimes Taze Sıkma Portakal Suyu Cam Şişesiyle Favorim

8

Küçükken de çok severdim, ama şimdi nedense portakal suyu içmeyi ihmal ediyorum. Aynı muzlu sütte olduğu gibi, hazırlanıp verildiğinde afiyetle yudumlarken, çocukluğumdaki “anne kahvaltısı”na yolculuk ediyorum oysa ki. Ah! İşte sebebini buldum: Sanırım portakal sıkmaya üşeniyorum. 🙂 İşte bu yüzden sabah sabah yaptıkları tatlı bir jestle tanıştığım ve  %100 taze sıkma portakal suyunu, cam şişede sunan Dimes Moments bu aralar yeni favorilerim arasında…

Sabahın 7:00’sinde Köprü Trafiğinde Çile Çekerken… Sürpriiiiiiiz!

Geçenlerde sabahın 7:00’sinde Boğaz Köprüsü‘nün tampon tampona trafiğinde Altunizade bağlantısındaydık ki, Dimes’ci arkadaşlar bu çileyi çekenleri düşünüp, keyifli bir kahvaltı sürprizi hazırlamışlar meğer. O saatte oradan geçen araçlara, radyo kanallarından da anonslar yaparak, Dimes’in yeni ürünü olan cam şişe içindeki taze sıkma %100 Portakal suyu ve taptaze sandöviçler ikram ederek, sabah neşesi oldular. Tam da eşimle beraber katılacağımız toplantı öncesi nerede ne yesek diye konuşurken, arabada kahvaltı yapmış olduk:)

Sonrasında web sitelerine baktım. Konsantre edilmeden, mevsiminde sıkılmış yerli portakallar kullanmışlar. “%100 sıkma meyve suyu” olduğu konusunda iddialılar. Diyorlar ki: “Koruyucusuz, uzun raf ömürlü, sıkma meyve suyu kategorisini Türkiye’de ilk biz çıkardık.”

dimes-moments-portakal-suyu-ufak-tefek-cinayetler

“Ufak Tefek Cinayetler” Dizisinde “Anne Kahvaltısı”ndaki Dimes Moments Taze Sıkma Portakal Suyu

Bu turuncu şişeyi Ufak tefek Cinayetler dizisinde Arzu‘nun çocukları Nilay ile Ayaz‘a hazırladığı sabah kahvaltılarında ve hatta Merve ile kızının kahvaltısında da görmüşsünüzdür. Sloganı “Hayata Başka Bak!” olan marka, kendi de hayata başka açıdan bakmış olacak ki; bu yeni ürününün tanıtımı için, Türk kanallarındaki en çok izlenen dizilerden biri olan “Ufak Tefek Cinayetler“le bir içerik işbirliği yapmış. Gerçek zamanlı sosyal medya entegrasyonu ile zenginleştirilen çalışma oldukça yoğun ilgi görmüş. Hatta markanın instagram hesabı, dizideki sahnenin yayınlandığı andan itibaren ilk saatlerde her dakikasında 40 yeni Instagram takipçisi kazanmış.

dimes-moments-taze-sikma-portakal-suyu-cam-sise

Elleri Kolları “Dimesli” Bebek

Rakamlar bir tarafa da, benim esas hoşuma giden detay şu oldu: Duyduğuma göre sosyal medyadaki etkileşimlerde, ürünü arayıp, bulamadığını söyleyen bir kişi olmuş ve Dimes, 1 saat içerisinde, elleri kolları Dimes ürünleriyle dolu şekilde o kişinin kapısını çalarak müşteri memnuniyeti konusunda örnek teşkil edecek, güzel bir sürpriz yapmış kendisine. İşte “gerçek zamanlı pazarlama” diye ben buna derim.

Dimes Moments Taze Sıkma Portakal Suyu gibi Elma Suyu ve Nar Suyu da varmış

Dimes Moments Taze Sıkma Portakal suyunu, yerli portakalların hasat zamanı geldiğinde dalından toplayıp, ilk 24 saat içerisinde sıkıp, cam şişelere dolduruyorlarmış. 700 ml’lik ürünün fiyatı 6.90 TL. Sitelerinden gördüğüme göre aynı özelliklede nar suyu ve elma suyu da varmış. Onları da merak ediyorum ve unutmazsam ilk fırsatta denemek istiyorum. Özellikle cam şişede satılan ve içinde rendelenmiş gerçek elma bulunan lif kaynağı iyi bir elma suyuna asla hayır diyemem. 🙂

Kıştan kalan bu buz gibi günleri, bol bol vitaminle kendinizi koruyarak, en keyifli şekilde geçirmeniz dileğiyle…

Şubat Ayından Dizi – Kitap – Şarkı Favorilerimiz

11

“Rüzgar gibi geçti” diye düşünürken, Ocak ayına haksızlık ettiğimi fark ettim. Şubat gerçekten çok daha hızlı geçti. Öyle ki günler yetmez oldu. Hatta bu ay okuduklarım, izlediklerim ve dinlediklerim hep bi’ yarım kalmış gibi geldi bana… Belki de Şubat’ın 28 gün olmasının da bunda etkisi büyüktür. Yapamadığım her şey için bahanem “Ee ama bi’ 3 günüm daha olsa, kesin yapardım!” tadında geçti 🙂 Neyse efendim bizler “Üşengeç Şef Ekibi” olarak bu yeni tamamladığımız kısa ama tatlı Şubat ayında, yine en severek okuduğumuz kitapları, izlediğimiz dizileri ve dinlediğimiz şarkıları sizler için derledik. Umarız tavsiyelerimizi beğenirsiniz. Haydi başlayalım!

Üşengeç Şef Ekibi’in Sizin için Seçtikleri

Şubat Ayı – 5 Favori Dizi

 1- La Casa De Papel

Netflix kendisini aştıkça aşıyor bence. Öyle ki, uluslararası yayın haklarını almasaydı, biz bu güzel diziyle belki de tanışamayacaktık. La Case de Papel dizisi konu olarak bir darphane soygununu (Evet evet “banka” değil, hani şu para basılan yer yok mu?) 2 sezonluk bir serüvene yayarak; ama bu yaparken de, izleyiciyi hiç ama hiç sıkmadan, aksine tüm bölümleri bir anda izleme isteği uyandırarak yapan bir dizi.
la-casa-de-papel-dizi-izle-netflix-tavsiye
Orjinal dili olan İspanyolca ile, başta insana biraz aşırı doz gelse de, izledikçe ortak ve benzer kelimelerin de çokluğundan, kolayca uyum sağladığınız şahane bir dizi. Türkçe’deki “Rehine” kelimesi İspanyolca’da: “Rehén” diyeyim. Anladınız siz onu! 🙂
Biz hiç yapmadığımız bir şeyi yaptık ve 13 bölümü inanın peşpeşe bir gün içerisinde izleyip bitirdik ve buna rağmen tadı damağımızda kaldı. O gece Ekşi sözlük‘de “La casa de papel” başlığındaki entryleri okurken öğrendim ki, Netflix’de olmasa da toplam 6 bölüm olan 2. sezonu da yayınlanmış. Bu hafta sonu da oturup onu bitirdik ve bi’ rahatladık:) Profesör ve şehir adlarıyla takma isimler verdiği ekibinin soygun maceraları ve rehinelerle yaşadıkları, tam anlamıyla nefes kesici. Kesinlikle izleyin derim.
la-casa-de-papel-dizi-izle-tavsiye-banka-soygunu

2 – Altered Carbon

Bilim kurgu severleri şu tarafa alalım. Takip edenler mutlaka biliyordur, bu dizi daha çıkmadan aylar önce büyük ses getirip, bizleri de inanılmaz bir beklentiye sürükledi. Kendisi zaten bir kitap uyarlaması. Hatta uyarlandığı üçlemenin ilk kitabı da, vakti zamanında yazarına büyük ödüller kazandırmış. Altered Carbon dizisi konu olarak insanlar arasında bilinç transferini bayağı distopik bir şekilde anlatıyor. Ekibimizden Gizem bu diziyi çok sevdi. “Eğer “Blade Runner‘ı izleyip sevdiyseniz, bence bunu da seversiniz” diyor, bilesiniz. 🙂
altered-carbon-dizi-izle-tavsiye-netflix

3 – Downton Abbey

İngiliz yapımları genel olarak beni zorlayıp, izleme isteğimi kaçırsa da Downton Abbey bence pek hak ettiği değeri görememiş bir dizi. Öyle bir kadın düşünün ki, (Maggie Smith) girdiği her yeri ışıl ışıl yapsın, o rolünü canlandırsın ve siz izleyin. Çoğumuz onu Harry Potter serileriyle tanıyıp sevdik ama bu dizide de kendisine ayrıca bayıldım. O sıkıcı ve kasvetli ingiliz diyalogları Maggie Hanım ile beraber tatlı bir ninni oluyor adeta. Dönem dizilerini çok severim ve izlediklerim arasında en iyilerden birisi olabilir diyorum, ben daha ne diyeyim:)
downtown-abbey-dizi-izle-tavsiye

4 – Continuum

Tamamen bir rastlantı üzerine fragmanının ilgimi çekmesiyle başladığım tatlı bir dizi. Konusu hepimizin az çok aşina olduğu, gelecekten geçmişe dönen ana karakterin başına gelenlerle dolu bir senaryo… Yıl olmuş 2077. Her şey üst düzey teknolojiyle ilerliyor, lakin gelin görün ki, bu üst düzey teknolojinin içerisinde de her yerde olduğu gibi sıkıntılar baş gösteriyor. Bu sıkıntıları da kim çözecek bilin bakalım? Tabii ki ana karakterimiz! 🙂 Çok büyük beklentiler olmadan, çerez tadında izlenebilecek bir dizi.
continuum-dizi-izle-tavsiye

5 – Peaky Blinders

Şimdi az önce Downton Abbey izlediğim en iyi dönem dizisi dedim ve ama Peaky Blinders da ondan geri kalmıyor vallahi! Hemen gözünüzde canlandırmak için uğraşacağım, izin verin! Birinci Dünya Savaşı yeni bitmiş, gidişatın nasıl olacağını bilmeyen 1920’ler insanı… Her türlü statü farkı, had safhada… Böyle mükemmel bir dönem dizisi olamaz. Hafiften “Sons of Anarchy” tadında, çok özgün, kendine has bir dizi. Hele hele 2. Sezonda Tom Hardy‘nin de dahil olmasıyla kaçırılmaması gereken bir yapım.
peaky-blinders-dizi-izle-tavsiye

Üşengeç Şef Ekibi’nin Sizin için Seçtikleri

Şubat Ayı – 5 Favori Kitap

 1- İçindeki uyuyan güzeli uyandır – Alişan Kapaklıkaya

Ekibimizin dünya güzeli ve tam bir kitap kurdu olan Gizem Ustaoğlu’nun tavsiyesi…. Gizem diyor ki: “Bundan 1 yıl önce falandı sanırım, bir TV programında Alişan Kapaklıkaya‘ya denk geldim. Kendisini dinledikçe programı kapatamadım, hatta program sonunda da gözyaşlarıma engel olamadım. İnsan olmanın güzelliğini, hayattaki hırslarımızın ve egolarımızın ne kadar boş olduğunu çok güzel anlatıyordu. Dayanamadım kitaplarını da okumaya karar verdim ve ilk okuduğum kitabı bu güzel eser. Mutlaka okumanızı tavsiye ediyorum. İçinizdeki uyuyan güzeli uyandırmanız dileğiyle…”
icindeki-uyuyan-guzel-hesaplasma-kitap-tavsiye

2 – Hesaplaşma – Atakan Büyükdağ

 Araştırma kitaplarıyla aram, pek iyi olmasa da bu kitap ilgimi çekti gerçekten. Bir iki sefer kitap alışverişlerimde denk gelip, elim bir türlü kendisine gitmemişti ama şimdi kütüphanemin güzel parçalarından birisi. İkinci dünya savaşının iç yüzünü çok güzel anlatan bir eser.

3 – Ikigai – Japonların Uzun ve Mutlu Yaşam Sırrı 

Kimileri çok beğendi, kimileri de umduğunu bulamadı… Biz üşengeçşef ekibi olarak sevdik ama. Kitap özetlersek japonların uzun yaşamlarının sırrını veriyor gibi gösterse de işin özünün uzun yaşamak değil yaşanan günü en güzel şekilde yaşamaya yönelik tavsiyeler veriyor. Japon kültürü çok yalın ve güzel bie dille anlatılmış. Başucu kitabı olmayı hakediyor bizce.
iskender-pala-abum-rabum-ikigai-japonlarin-yasam-sirri

4 – İskender Pala – Abum Rabum

Uzun zamandır hasret kalmıştım İskender Pala’ya. Ve işte karşımızda yine bir İskender Pala klasiği: Abum Rabum. Heyecanlı bir polisiye hikaye okuyacağınızı düşünürken, aslında farklı alanlarda birçok konuda da bilgi sahibi oluyorsunuz kitabı okudukça.  Mezopotamya’nın tüm tarihini anlatırken bir yandan da Mezopotamya’nın casusların ortasında nasıl kaldığını çok akıcı bir dille anlatan keyifli bir roman.  Yani sadece Roma, Kudüs ve İstanbul ekseninde bir casusluk romanı olmakla kalmıyor, kendisi aynı zamanda Mezopotamya’nın sosyal, siyasi ve sanatsal tarihini de aktaran, nefes kesen bir polisiye

5 – Sun Tzu – Savaş Sanatı

tam bir strateji klasiği… Son günlerde Ufak Tefek Cinayetler dizisiyle tekrar gündeme gelmiş olsa da “Savaş Sanatı” aslında herkesin başucu kitabı olmalı. Sun Tzu adlı komutan tarafından M.Ö. 6. yüzyılda yazılan, askeri taktiklerin ve savaş üzerine söylenmiş sözlerin bulunduğu bu eserde, o zamandan bu zamana pek bir şeyin değişmediğini ve benzer taktiklerin hala geçerli olduğunu görüyor, savaşın farklı yüzlerinden, hayata dair farklı dersler çıkartıyorsunuz. İnsan ilişkileri için çok önemli bir cep kitabı. “Karşımdaki ile nasıl güzel güzel tartışabilirim?” diyorsanız mutlaka okuyun.

sun-tzu-savas-sanati-kitap-tavsiye-strateji

Üşengeç Şef Ekibi’in Sizin için Seçtikleri

Şubat Ayı -Yerli-Yabancı 5 Favori parça

Şubat ayı playlistimizden seçtiğimiz 5 favori şarkımız da şöyle:

  • Two Feet – I feel like I am drowning
  • Oğuzhan Koç – Beni iyi sanıyorlar
  • Mabel Matiz – Öyle kolaysa
  • Ekin Uzunlar – Son bir kez
  • Ed Sheeran – Shape of you
Önümüzdeki ay, bir sonraki favoriler yazısında görüşmek üzere… Şimdilik hoşçakalın! 🙂

“Avene Cold Cream” Kuruyup Çatlayan Eller için Favorim

4

Dermatoloğun söylediğine göre, bende kontakt dermatit varmış. Yani ne zaman alerjik tepki yaratan bir şeyle temas edersem cildimin o noktasında kızarma, kabarma, tahriş vs. sıkıntılar oluyor. Toza, baharda uçuşan polenlere, hatta yüne bile alerjim var. Olur da bilmeden giyersem, çok rahatsız oluyorum, hemen çıkartmak için deliriyorum. Ne zaman mecbur kalıp, ellerimi dışarıda bir avm vs yerlerdeki lavaboda bulunan kalitesiz bir sabunla yıkasam veya soğuk bir havada eldivensiz olsam veya elime çamaşır deterjanı gibi güçlü temizlik ürünleri, salça, limon vs gibi asidik bir şeyler değse, acilen yıkayıp durulayamazsam, hatta kolonya bile damlasa, sağ elimin üstü buruş buruş ve kupkuru olmaya başlıyor. Tüm denemelerim sonucunda, nihayet çatlayan ellerim için faydasını gördüğüm  Avene Cold Cream‘i bulmam bir hayli zamanımı aldığı için, ihtiyacı olanlarınız olabilir diye, bunu sizlerle de paylaşayım istedim.

Çatlayan Eller için Neler Denedim?

İlk başlarda egzamadan şüphelendim, ama değilmiş. İlgili her türlü kremi, merhemi, losyonu denemişimdir ama ı ıh. Kar etmedi! Norveç formüllü diye bilinen aşırı balsamlı kremlerden, bepantenlere, farklı markaların en yoğun el nemlendiricilerine kadar hiç bir şey de tam anlamıyla çözüm sunmadı. Bir ara hepsini sürüp, ellerime pamuklu beyaz eldivenler takar, adeta bir “pandomimci” gibi uyurdum. Aynı Michael Jackson eldivenleri gibi. Sadece onun gibi ışıl ışıl parlamayanı :)) Sabaha kadar kim bilir nasıl yumuşacık olmuştur diye o sıkıntıyı çekersiniz ve bir bakarsınız ki yoo, hiç bir mucize olmamış.

Antibakteriyel Jel Değdi. Ellerim Tahriş Oldu

Bir keresinde de doğum yapan yakın arkadaşımızı ziyaret ettiğimizde, odaya girmeden önce garanti olsun diye hastanede duvarda asılı olan antibakteriyel el temizleme jelinden kullandım diye aylarca üstü buruş kırış ve acıyıp çatlayan bir elim oldu. O günden beri asla dokunmam o tarz şeylere. Ellerime allerji yapmayan, kendi sıvı sabunumu da çantamda yanımda taşırım her yere.

avene-cold-creme-catlayan-eller-topuklar-icin-krem

Eller Öyle Kuruyup Çatladı ki, Adeta Timsah Derisi Çanta Yapılır:)

Bu kadar dikkat etmeme rağmen, geçenlerde ellerim yine böyle oldu. Bu sefer hem de neden mi? Sadece gözlük camlarını temizlemek üzere üretilmiş, minik hazır ıslak mendiller var ya, işte ondan! Aman Allahım! Görmeniz lazım halini. Timsah derisi gibi oldu, hatta “Yakında çanta yaptıracağım bu gidişle bundan” filan diye işi espriye vuruyordum, ne yapayım!

catlayan-kuruyan-el-bakim-kremi

Michael Jackson Eldvenleriyle Uyumaya Son!:)

Bir sürü şey denedim baktım yine tesir eden yok. En sonunda bir şans vermek için, termal sularıyla meşhur bir Fransız markası olan Avene‘in eller için hazırladığı Cold Cream‘ini kullandım. Hem balsam gibi aşırı yağlı bir formülü yok, yani Michael Jackson eldiveni takmama gerek kalmadı üstüne; hem de sabah kalktığımda elim tekrar normal haline dönmüş, hatta ekstra yumuşacık olmuştu. Yani hemen işe yaradı ve tabi ben ilk bakışta pek gözlerime inanamadım. 🙂

Avene Cold Cream; kuru ve çatlamış elleri nemlendirip yumuşatıyor.

Avene ürünleri, üzerinde yazdığına göre yapısında, Fransa‘nın güneyindeki küçük bir kasaba olan  Avene‘deki saf bir kaynaktan elde edilen, zengin mineraller ve cilt için faydalı elementler içeren doğal Avene termal suyu da içeriyor.

Sizin de çok kuruyup çatlayan elleriniz varsa ve benzer sıkıntılar oluyorsa ve başka şeylerden fayda göremediyseniz, Avene Cold Cream‘e de bir şans verebilirsiniz. Bu durumda siz de “For dry and damaged hands” yani kuru ve zarar görmüş (çatlamış) eller için olanını almalısınız. Çatlayan ayak topuklarında da kullanılabileceğini okudum. Fiyatı da çok uygun.  50 ml’lik boyu 17 TL civarı satışta görünüyor şu anda. Tabi bu ürün, eczanelerde satılan dermokozmetik bir ürün olsa bile, sizden ricam, siz yine de içeriğindekilere hassasiyetiniz varsa, bir araştırın ve kendi kararınızı kendiniz verin, olur mu? Ben deneyimlerimden fayda gördüğüm şeyleri, size yine objektif şekilde anlatmaya devam edeceğim.

Hepimizin yumuşacık, bakımlı ellere sahip olması dileğiyle…

“Bath and Body Works” Vücut Spreyleriyle Favorim

6

Yeni çıkan bir ürün olmasa da Bath and Body Works‘ün “Fine Fragnance Mist” olarak da geçen vücut spreyleri, kalıcılığı ve çeşit çeşit koku alternatifleriyle günlük hayatta severek kullandığım favorilerim arasında. Normalde ağır kokulardan kolayca midesi bulanıp, başı ağrıyan birisi olarak, deneme yaparken biraz temkinli davranmakla birlikte, bu mağazada zevkime uygun aromalar içeren çeşit çeşit kokular bulmayı ve aynı ürünün el sabunu, body mist, body lotion, mum gibi versiyonlarının da olmasını çok seviyorum.

bath and body works body mist spray

Bath and Body Works Mağazaları Nerede Var?

Bath and Body Works eskiden beridir Bağdat Caddesi mağazası sayesinde sık sık ziyaret ettiğim ve daha içeri adım atmadan önce bile, etrafa yayılan mis gibi kokular sayesinde mest olduğum, rengarenk ve enerji dolu bir markadır. Şimdi ise artık İstanbul’da sadece İstinyepark AVM’de, Ankara’da Ankamall’da ve Antalya’da Migros‘da var sanırım.Ürünlerin koku kalıcılığı çok iyi olduğu için yakınlarımda olmasından ne de memnundum oysa! Keşke caddeden gitmeselermiş. Buradan aldığım çilekli mum, belki 1 sene olmasına rağmen, hala ilk günki gibi kokuyor mesela.

Aralarında özellikle Bath and Body Works Amber Blush en favorim. Beğendiğim parfümlere bakılırsa alt notalarda Amber kokusunu sevdiğime iyice kanaat getirdim. Aynı kokunun vücut losyonunu da (Fiyatı 59 TL civarı) oldukça başarılı ve kalıcı. 236 ml’lik bu Fine Fragrance Mist diye geçen vücut spreyini ise oldukça uzun zamandır kullanıyorum, yani bayağı bir süre idare ediyor. Eğer o gün büyük çanta taşıyorsam, içinde illa ki bir tane oluyor.  (Fiyatı 74 TL civarı)

bath and body works body spray

Bath and Body Works Online Satış Mağazası Var mı?

Bath and Body Works‘de (Kısaca BBW olarak da geçiyor) bir ara aynı konseptli ürünlerden 3 tane alınca indirim kampanyası vardı. Onlar sayesinde “Be Joyful” ve “A thousand wishes” isimli 2 ayrı kokusunu daha deneme fırsatım oldu. Dönem dönem yarıyıl indirimi vs gibi makul indirimler oluyor. Türkiye’de kendilerine ait bir online satış siteleri yok ama diğer bazı bilindik sitelerde satılıyor, belki oralardan bulabilirsiniz. İlk önce bir deneyip, kendi favori kokunuzu da belirlemeden nasıl olur bilemem tabi ama, bu derece kalıcı bir body mist’i kolay kolay bulamadığım için, favorilerime ekleyeyim, bu da burada dursun dedim.:)

Jennifer Lawrence’ın Yeni Filmi Kızıl Serçe Galasından

21

Dün akşam TME Filmlerinin (The Moments Entertainment)  davetlisi olarak, Oscar Ödüllü Jennifer Lawrence‘ın “Kızıl Serçe” (Red Sparrow) isimli yeni filminin galası için Soho House‘daydım. Kuğu gibi süzülen başarılı bir balerinden, acımasız bir ölüm makinesine dönüşümünü gözler önüne sermesiyle dünya çağında merak uyandıran bu filmi, bir solukta ve ilk izleyenlerden olmak oldukça keyifliydi.

kızıl-serçe-jennifer-lawrence-sarışın-red-sparrow-film

139 dakika süren filmin Yönetmen koltuğunda, daha önce Açlık Oyunları (Hunger Games) serisinin üç filmini yöneten Francis Lawrence oturuyor.  Ve hayır, Jennifer Lawrence ile akraba değiller, sadece isim benzerliği 🙂 Filmin kadrosunda Joel Edgerton, Jeremy Irons gibi başka iyi oyuncular var.

“Kızıl Serçe” Filminin Konusu

“Spoiler” içermeden filmin konusundan kısaca bahsetmem gerekirse;

Kızıl Serçe filminde Jennifer Lawrence, hayatta annesinden ve bale yapmaktan başka tutkusu olmayan “Dominika” isimli Rus bir kızı canlandırıyor.

Ana karakterimiz başına gelen bir olay sebebiyle baleye veda etmek zorunda kalıyor.  Geleceğinin karardığını düşünerek, maddi-manevi boşluğa düştüğü bir anda, beden ve zihni bir silah olarak kullanmayı öğreten gizli bir istihbarat örgütü olan “Sparrow School“a katılıyor. Sonrası bol aksiyon, tutku ve macera…

kızıl-serçe-jennifer-lawrence-bikini-red-sparrow-film

Kızıl Serçe Filmi Yetişkinlere Özel

Umut Işığım” filmindeki performansı ile genç yaşında Akademi ödülüne layık görülen oyuncu , bu kez sadece yetişkinlere özel bir filmle karşımızda. Jason Matthews‘un aynı isimli romanından uyarlanan bir casusluk ve gerilim filmi olan Kızıl Serçe; içerik olarak genç izleyiciler için uygun bulunmadığı için  İngiltere’de 15+ ve Türkiye’de 18+ yaş sınırı getirilmiş.

kızıl-serçe-jennifer-lawrence-bikini-red-sparrow-film

Özellikle havuz kenarındaki ilginç modelli bikini sahnesiyle, henüz yayınlanmadan çok ses getiren filmde Jennifer Lawrence‘ın hem koyu hem açık renk saçlarla olan güzelliği, izleyicileri büyülüyor. Kızıl Serçe (Red Sparrow) 2 Mart’ta yani yarından itibaren vizyonda…

Casusluk, aksiyon ve macera filmi sevenlere şimdiden iyi seyirler!

Nazik ev sahipliği için Serap Oğuz Tan ve Mutlumedyacom’a teşekkürler. 🙂