blank

Beyaz giyme toz olur, siyah giyme söz olur“, “Ah le yar yar“, “Ben sana dayanamam” (Bülbülüm altın kafeste) gibi birbirinden güzel türküleri, o muhteşem sesiyle en güzel yorumlayan değerli sanatçılarımızdan Sevgili Hüseyin Turan, Ramazan Bayramının ilk akşamında, canlı müzik performansı, her zamanki güler yüzü ve keyifli sohbeti eşliğinde, moderatörlüğünü ben Dilek Yeğinsü, nam-ı diğer Üşengeç Şefinizin yaptığı instagram canlı yayınımın çok özel sürpriz konuğuydu. Tam 1 saat süren müzik ziyafeti, şu aralar televizyonlarda hasret kaldığımız kalitedeki içeriğiyle, tam bir Bayram eğlencesi olarak sizlerden öyle büyük ilgi gördü ki, sık sık “Biliyorum Hüseyin Turan türkülerini sizler de çok seviyorsunuz, ama lütfen artık daha fazla kalp göndermeyin, internet yayınımız bu yoğunluğu kaldıramıyor” diye hatırlatmak zorunda kaldım. Büyük bir hayranı olarak, hepimizin onunla bir nebze de olsa hasret giderebilmesine vesile olabildiysem, ne mutlu bana. 🙂

Sanatçı Hüseyin Turan Türkülerini bağlaması eşliğinde Dilek Yeğinsü'nün Canlı Yayınında seslendirdi.
Dilek Yeğinsü Üşengeç Şef’in Canlı Yayın Konuğu Sanatçı Hüseyin Turan, en sevilen Hüseyin Turan Türkülerini canlı performansla bağlaması eşliğinde seslendirdi.

Geçtiğimiz haftalarda sizden gelen istek şarkılarına da yer vererek, bol müzikli ve sohbetli yaptığım canlı yayınlarımdan da sıkı takipçilerimin de çok iyi bildiği ve yayınımızın esnasında kendisine de belirttiğim gibi, Hüseyin Turan türküleri söylemeden tek günüm geçmiyor desem abartı olmaz. Türkülerle hiç arası olmayan eşim bile, benim sayemde onun eserlerine sempati duydu ve çoğunun melodisine artık aşina. Müziğin pek çok türüne çok ilgili bir çocuk olarak, kendimi bildim bileli, türkülerin bende yeri ayrıdır. “Iyy Türkü mü?” diye hor görmeye çalışanları gördükçe üzülürüm. Dünya müziği, bizim halk müziği motiflerimize yönelmiş. Müzik otoriteleri alt yapılarında bu eşsiz soundları kullanarak haftalarca bir numarada kalıyorlar ama sen elindekinin değerini bilmediğin için, özünden mi utanıyorsun? diye sorasım geliyor onlara.

Sağolsunlar, albümlerinde geleneksel türkülerde çok yaygın olmayan enstrümanlara da yer veren Hüseyin Turan misali sanatçılar sayesinde, yeni nesillerin de türkülerle tanışmasına ve bu sayede bu eşsiz mirasın geleceğe taşınmasına katkı sunmalarına da ayrıca memnun oluyorum.

Türkü nedir? En etkilendiğim Türküler hangisi?

Genellikle halkın sevincini, üzüntüsünü, hasretini, isyanını, inancını yansıtan; hece vezniyle ve ezgili söylenen, anonim yazarlar tarafından üretilen eserlere “türkü” deniliyor. Hareketli ve coşkulu olan türküleri nispeten herkes seviyor aslında da… Önemli olan ardındaki yüzlerde yıl öncesine dayanan hikayeleri araştırıp, öğrenerek, daha ağır türküleri de anlayabilmek.

Mesela “Uyan Sunam Uyan” türküsü… “Şafak söktü yine… Sunam Uyanmaz” diye başlayan bu eserin kendi hikayesi oldukça dramatik olduğu kadar, babam daha çok küçükken annesi Hak’ka yürüdüğünde, büyükbabamın, gramofondan bu şarkıyı dinleyip hüzünlendiğini öğrendiğimden beridir, her duyduğumda gözlerim dolu dolu olur. Hele o an babamla berabersek, biz iki duygusal insan, özellikle de “Bunca diyar gezdim gözlerin için / Niye küstün bana el sözü için / Dilerim Mevlamdan sızlasın için / Uyan sunam uyan derin uykudan” dendiği an, kendimizi hiç tutamayız, gözümüze bir anda “toz kaçar.”

Üst üste ağır sağlık sorunları yaşamış birisi olarak, Aşık Daimi‘nin “Bu da gelir bu da geçer” (Ne ağlarsın benim zülfü siyahım) türküsü benim hayat felsefemi yansıtan türkülerdendir desem yeridir. Ayrıca “Beyaz giyme söz olur“, “Ah le yar yar“, Musa Eroğlu’nın “Mihriban“ı ve Neşet Ertaş’ın Ah Yalan Dünya“sı da, insanı alır başka diyarlara götürür adeta. Hele “Bülbülüm Altın kafeste“yi, kendi doğum yeri de olan Selanik’e ait aşk ve gurbet türküsünü çok seven canım Atam Mustafa Kemal Atatürk’ün görüntüleriyle hazırlanan videosuyla izlersem, hiç dayanamam. Sizin en etkilendiğiniz türküler hangisi? Haydi bana aşağıya yorum olarak yazın!

Hüseyin Turan Canlı Performans Müzik Yayınını Maalesef Kaçırdım. Acaba Şimdi İzleyebilir miyim?

Dinlediğim tüm Hüseyin Turan şarkıları da, ister neşeli, ister ağır olsun, işte hep bu derece etkileyici gelir bana. Tam bir “Türkü aşığı” olan ve 24 saat çalsa yine bıkmayan sevgili babam da çok sever kendisini, gerek sesini gerekse efendi kişiliğini. Hatta annemle babama, “Bayramda Hüseyin Turan ile canlı yayınımız var!” deyince, hemen “Ah çok sevindim. Hangi kanalda?” diye nasıl da heyecanlandılar, canlarım yaaa.

Özellikle şu aylarda, Korona sebebiyle, sonumuzun ne olacağını bilemeden, birbirimizden ayrı gayrı, evlerde kala kala, hepimizin hissettiği iç kararmasına adeta ilaç gibi gelen bir tınısı, bir tılsımı var sesinin. Başka sanatçılardan dinlediğimde sıradan bulduğum türküleri bile ondan dinleyince çok sevebiliyorum. Canlı yayınımı kaçıranlar Üşengeç Şef instagram hesabından IGTV’deki Hüseyin Turan yayınıma buradan ulaşabilirler.

Sadece ben de değil, Ekşisözlük gibi genelde bir şeyleri veya birilerini eleştirme üzerine kurulu olan platformlarda bile Hüseyin Turan entry’sine girin ve okuyun, herkes tarafından inanılmaz seviliyor, çünkü bunu fazlasıyla hak ediyor. Çünkü müziği sevmiş, içselleştirmiş, kendini müziğiyle ifade ederken de, bunu hiç bir zaman iş gibi görmemiş, mütevazı ve güzel bir insan o. “Sanat ruhun parazitini alır, güzel bir ayar yapar” diyor, hem sadece müziği de değil, sanatın her çeşidini aynen böyle görüyor.

Hüseyin Turan Türküler Senfonisi - Hüseyin Turan Türküleri
Hüseyin Turan Türküler Senfonisi – Hüseyin Turan Türküleri

Hüseyin Turan ve 120 kişilik senfoni orkestrası ile TÜRKÜLER SENFONİSİ

Daha önce Ted Senfoni orkestrası ve Çukurova Devlet Senfoni orkestrası gibi büyük orkestralarla da türkülerini icra eden sanatçının, en yeni ve heyecan verici projesini de canlı yayın programımız esnasında kendisinden öğrendim. Sizlerle de paylaşayım isterim.

“Türküler Senfonisi” isimli bu çalışmanın ilki 28 Ocak’da muhteşem bir konserle, Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi’nde İzmirli sanatseverlerle buluşmuş. Yaşadığımız bu bereketli topraklara, eşsiz coğrafyamıza, kadim dostluklara ve türkülerimize gönül ve emek vermiş değerlerimize ithafen, hassasiyetle hazırlanmış bir Dünya Prömiyeri niteliği taşıyan, birbirinden seçkin türkülerin, solist Hüseyin Turan tarafından seslendirildiği ve dünyaca ünlü orkestra şefi Hakan Şensoy yönetiminde 120 kişilik dev bir senfoni orkestrası ve koro eşliğinde gerçekleştirildiği bir konser hayal edin!

Aralarında “Haydar Haydar”, “Fuzuli Kantatası”, “Uzun İnce Bir Yoldayım”, “Çalın Davulları Çaydan Aşağıya”, “Bir Fırtına Tuttu Bizi”, “Edremit’in Gelini” gibi türküler kadar, hareketli Karadeniz Havaları’nın da folklor ekibi eşliğinde seslendirildiği eserler, o gece izleyicileri kim bilir nasıl da büyülemiştir. Aşık Veysel’in, Fuzuli’nin, Kul Nesimi’nin zaman mefhumundan bağımsız, benzersiz eserlerini, senfoniyi oluşturan 120 ayrı enstrümandan eşzamanlı olarak tınlayan melodilerle, böylesi bir orkestra düzenlemesiyle dinlemek hangimize nasip olur ki? Hayal etmesi bile müthiş bir heyecan veriyor değil mi? Şu karantina dönemlerimiz bi’ bitsin, hepsine kavuşacağız inşallah! Dolayısıyla biraz daha sabır…

SANATÇI HÜSEYİN TURAN BİYOGRAFİSİ

1967’de Erzincan’ın Tercan ilçesinin Beykonak köyünde, 8 kardeşin 5.si olarak dünyaya gelen Hüseyin Turan, ilkokul 1. sınıftan sonra ailesiyle İzmir’e yerleşti. Okuldan arta kalan zamanlarında yıllarca bir ayakkabı atölyesinde çalıştı. Lise yıllarında, kırık bir bağlamayı tamir ettirerek ve üzerine notaları yazdırarak, kendi kendine bağlama öğrenmeye başladı ve bu sayede müziğe merakını keşfetti. Liseyi bitirip düğün orkestrasına girdi. Ege Üniversitesi Halk Oyunları Ekibine katılarak, Üniversiteler arası halk oyunları yarışmalarında, 3 Türkiye birinciliği ve 1 dünya birinciliği elde etti.

1985’de Dokuz Eylül Üniversitesi Muhasebe Bölümüne girdi. 3 sene eğitime devam ettikten sonra, tek dersten kaldığını öğrendi. Gönül verdiği müzikle ilgili bir alana devam etmek istediğinden Ege Üniversitesi Türk Müziği Devlet Konservatuarı’na girdi. Unutmadan… Daha sonra, aftan yararlanıp, kalan tek dersini de verip, üstelik okulun mezuniyet töreninde konser vererek, Muhasebe bölümünden de mezun oldu. Konservatuardan arkadaşlarıyla Grup Laçin’i kurdu ve İstanbul‘a gelerek birlikte 2 albüm çıkardılar. 1997 yılında ilk solo albümü “Hüseyin Turan” çıktı ve ilk albümün ilk klibi Aşık Mahzuni Şerif‘in Kirvem adlı şarkısına çekildi. Ardından gelen ve aşağıda listelediğim albümlerinde ve konserlerinde yüzlerce esere yorumuyla hayat verirken, an itibariyle toplamda 12 solo albüme imza atmış bulunuyor.

2010 yılında TRT Müzik kanalında, canlı yayında Karanfil” adlı programda Musa Eroğlu, Arif Sağ gibi büyük ustaların yanında Türk Halk Müziği’ne emek veren sanatçıları ağırladı. 2013 yılında TRT Türk kanalında, repertuarı izleyicilerin belirlediği “Dilek Ağacı” adlı programda da kulağımızın pasını silmeye devam etti.

Onur Ünlü’nün senarist, yönetmen ve yapımcısı olduğu 2014 yapımı, polisiye komedi türündeki sinema filmi “İtirazım Var”da da misafir sanatçı olarak, “Eşrefoğlu Al Haberi” ve “Ah Bana Bana” adlı türküleri seslendirdi. Bu filmi dün akşam ilk defa izledim, vizyona girdiğinde nasıl kaçırmışım diye hayıflandım.

Yoğun konser programıyla sevdikleri ile buluşan ve efendi kişiliğiyle gönülleri fetheden Hüseyin Turan’ın mutlu bir evliliği ve “Leyla İzmir” adında bir kızı var. Tam bu noktada bi’ maşallahınızı alırız sevgili okuyucularım. 🙂

Hüseyin Turan Albümleri ve Hüseyin Turan Türküleri)

  • 1997 yılında “Hüseyin Turan”albümü (Kirvem, Acem Kızı, Sarardım ben sarardım…)
  • 2000 yılında “Aklıma Düştü Gözlerin” albümü (Ah le yar yar, Yaraylıyam Değme, Ahu dilber…)
  • 2002 yılında “Turna Sesi” albümü (Beyaz giyme, Merdo, Havada Turna sesi gelir…)
  • 2004 yılında “Hoş Geldin” albümü (Asiye, Yağar yağmur, Evlerinde bir ipekten halı var…)
  • 2005 yılında “Kilit” albümü (Alaydım elin elime, Sendeki kaşlar, Gül kuruttum…)
  • 2007 yılında “Adı Karanfil” albümü (Uyandım sabah ile, Kınıfır, Maden dağı, acayip hayvanlara benziyirsen…)
  • 2010 yılında “Leyla Nefesi” albümü (Leyla, Ahu gözlüm, Nerdesin, Evlerinin önü handır…)
  • 2012 yılında “Dolu” albümü (Edremit’in gelini, Sen elin ben elin, Üçbin yılına selam…)
  • 2014 yılında “Süveyda” albümü (Ey güzeller şahı, Harman yeri, Karagözlüm…)
  • 2016 yılında “Ki” albümü (Sendeki Kaşlar, Beyaz giyme, Söylemedim, Kınıfır, Şinanari…)
  • 2017 yılında “YAAli Ehl-i Deyişler” albümü (Kerbela, Bir tipiye yakalandım, Nasip olur Amasya’ya varırsan…)
  • 2018 yılında “Türe” albümü (Gül bülbül, Bir ela gözlüden şikayetim var, Ay yüzlü sevgili…)

Yayınıma canlı performansınız ile renk kattığınız için tekrar sesinize nefesinize sağlık Sevgili Hüseyin Turan! Bize türküleri sevdirdiğiniz ve bu güzelim mirasa katkı olduğunuz için de kendi adıma size minnettarım.

Hep söylüyorum ya… “Mideyi olduğu kadar ruhu da beslemek lazım” diye. İşte bu yüzden “Üşengeç Şef” deyince, aklınıza illa ki bir “Mutfak şefi” gelmesin diyorum, çünkü ben; hayatı dev bir orkestra gibi gören bir Orkestra Şefiyim aslında… Beni rol model alanlarınız için, ruhumuzu beraber besleyelim, kendimi geliştirirken, sizleri de motive edeyim, yeni değerler katayım, yeni vizyonlar açayım istiyorum naçizane. O zaman bundan sonraki özel konuklu canlı yayın sürprizlerimi kaçırmamak için beni Instagram’daki Üşengeç Şef hesabımdan da takip etmeyi unutmayın! Geçmiş bayramınız mübarek olsun! Herkese kucak dolusu sevgiler…

SİZ DE DÜŞÜNCENİZİ PAYLAŞIN

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz